üniversitedeki eğitimin iyice kalitesizleşmesi

son 20-30 yıldır hem lisans düzeyinde hem lise düzeyinde eğitim kalitesinde çok ciddi bir düşüş var dediğiniz gibi. aileler,öğrenciler(birey olarak),hocalar,devlet politikaları,görevli kurumlar hepsi birlikte bunun sorumlusu. bu tarz büyük sorunlarda hiçbir zaman tek sorumlu olmaz hatta çoğnulukla sorumlu bir bütündür. türkiye'de hem halk tabakasında hem devlet tabakasında ''bilim'' ve ''akıl'' rehberi bilinci yok. eğitim bilinci yok. aileler, çocuğum okusun da geçinecek kadar maaşlı bir işi olsun zihniyetinde,çünkü kendileri de öyle oldular ve öyle yetiştirildiler. öğrencilerden zaten bahsetmeye bile gerek yok. kimsenin öğrenmeye niyeti yok,lisede olmayabilir ama üniversitede bile bu istek yoksa orada öğrencinin hatası var. bilgiye ulaşmak istemiyoruz para kazanmak istiyoruz. halbuki bu çağda bilgi olmadan para kazanılamayacağını da bilmiyoruz. daha yaşadığımız çağı tanımıyoruz,kitap okumuyoruz çünkü. kitap okumasak bile internetten istediğimiz bilgiye ulaşabiliriz,onu da yapmıyoruz. herkesin tek derdi goygoy ve kaç like almışım erasmus yapanlar veya bir şekilde avrupa ünilerinde bulunmuş olanlar bu kıyaslamayı çok daha iyi anlayacaktır.
devlet politikalarına değinmek isterdim ama böyle bir mevcut politikamızın olduğunu düşünmüyorum. sağ-sol çatışmalarından beri türkiye'de bir eğitim politikası yok. var diye iddia edenler gösterebilirse tartışabiliriz.
kurumlar da aynı şekilde. belirsizlik içinde günlük kararlar alınıyor. öğrencileri düşünen yok. akademisyenlerin tavsiyelerine uymayı bırakın okuyan bile yok.
lise düzeyinde hoca kalitesini tartışmaya bile açmıyorum orada bir şey kalmadı. akademisyenlerimizde de bir düşüş var. çok iyi hocalarımız mevcut fakat eski türk hukukçuları çok çok iyiydi. en azından kendi alanım hakkında konuşayim. derslerde alanlarındaki hukuk doktrinlerini okuduğumuz hocalar o kadar kıymetliydi ki çalışmaları yabancı hukukçular tarafından da referans alınıyordu,yabancı hukuk eğitiminde,doktrinlerinde örnek veriyorlardı,kıyaslıyorlardı. dünya çapında bilinir,çok değerli,eğitimli akademisyenlerdi. osmanlı'nın son dönemlerindeki hukuk eğitimi bile iyiydi. şuanki eğitim genel olarak diğerlerine kıyasla daha iyi olsa da(tıp ve diş hariç) geçmişe göre yetersiz.
bunu tersine çevirmek istiyorsak ülkede topyekün eğitim seferberliği başlatmamız gerekiyor öyle sadece devlet kurumlarının yapacağı bir şey değil bu. sadece liderlik etmeliler. asıl yapılması gerekeni aileler ve öğrenciler yapmalıdır. bunun için de belli bir refah seviyesi gerekiyor.
6 ay önce

puive neler olduğunu bilmiyorum

(pi: @oxygen) sana kapının anahtarlarını vermediler mi sitedeki gelişmelerden haberin yok :(
6 ay önce

yerli otomobil tanıtıldı

45. bu şekilde önemli finansal ve yapısal hedef ve beklentileri olan türkiye varlık fonu ve şirket gerekçede ifade edildiği gibi 6102 sayılı türk ticaret kanunu hükümlerine tabi ancak bir devlet şirketi formunda, birçok konuda muafiyet ve istisnalara sahip olarak özel bir statüde kurulmuştur. kanun koyucunun türkiye varlık fonu ile anonim şirket statüsünü haiz kendine özgü bir kuruluş olan şirket hakkında söz konusu hedef ve beklentileri yerine getirirken klasik yöntemlerin dışında farklı bir çalışma ve denetim usulü benimsediği anlaşılmaktadır. bu bağlamda fon ve şirket ile alt fon ve şirket tarafından kurulacak diğer şirketler, anayasa’nın 160. maddesinde sayıştay denetimi öngörülen merkezî yönetim bütçesi kapsamındaki kamu idareleri ile sosyal güvenlik kurumları arasında yer almadığı gibi aynı madde uyarınca bunlar hakkında inceleme, denetleme ve hükme bağlama işleri de takdir yetkisi kapsamında kanunla özel olarak da sayıştaya verilmemiştir. ayrıca söz konusu fon ve şirkete genel bütçeden doğrudan bir kaynak aktarımı da yapılmadığı dikkate alındığında özel bir statüye sahip olarak kurulan ve farklı bir çalışma usulü öngörülen türkiye varlık fonu ve şirket ile alt fonlar ve diğer şirketler hakkında 6085 sayılı sayıştay kanunu’nun uygulanmaması hakkında dava konusu kuralın anayasa’nın 160. maddesine aykırı bir yönü bulunmamaktadır.



46. öte yandan anayasa’nın 165. maddesinde “sermayesinin yarısından fazlası doğrudan doğruya veya dolaylı olarak devlete ait olan kamu kuruluş ve ortaklıklarının türkiye büyük millet meclisince denetlenmesi esasları kanunla düzenlenir.” hükmü yer almaktadır. devlet gelir ve giderleri ile malları üzerinde denetimle ilgili olarak anayasa’da sayıştay denetimi yanında kabul edilen diğer yöntem anayasa’nın 165. maddesinde belirtildiği üzere kanun gereğince kurulan ve denetimin türkiye büyük millet meclisi tarafından yapılması öngörülen sistemle gerçekleştirilen denetimdir. bu bağlamda denetim bakımından tek yetkili organ sayıştay değildir. kanun koyucu bazı durumlarda sayıştaydan başka kurumlara da denetim görevini verebilmektedir. ancak anayasa’nın 165. maddesi dikkate alındığında kurulacak denetim sisteminin mutlaka türkiye büyük millet meclisi denetimini sağlayacak bir nitelikte olması gerekmektedir.



47. türkiye varlık fonu, anayasa’nın 165. maddesi içinde sayılan bir kamu kuruluşudur. 1961 anayasası’nın 127. maddesinin son fıkrasında sadece kamu iktisadi teşebbüslerinin türkiye büyük millet meclisi tarafından denetlenmesi öngörülmüşken 1982 anayasası’nın 165. maddesinde “sermayesinin yarısından fazlası doğrudan doğruya veya dolaylı devlete ait olan kamu kuruluş ve ortaklıklarının” denilerek kapsam genişletilmiştir. nitekim maddenin danışma meclisindeki gerekçesi aynen 1961 anayasası’nda olduğu gibi “kamu iktisadi teşebbüslerinin türkiye büyük millet meclisi tarafından denetlenmesi usul ve esasları kanunla düzenlenmelidir” şeklinde iken madde, millî güvenlik konseyinde yapılan değişiklikle şimdiki durumunu almıştır. bu gerekçede “payının yarısından fazlasına devletin sahip olduğu kamu kuruluş ve ortaklıklarının türkiye büyük millet meclisi’nce, yüksek denetleme kurulu raporlarıyla, düzenlenecek diğer raporlar da esas alınarak denetlenmesine imkân verecek şekilde madde yeniden düzenlenmiştir.” ifadelerine yer verilmiştir. dolayısıyla anayasa’nın 165. maddesi “kamu iktisadi teşebbüsleri denetimi” başlığını taşıyor ise de bütçe içi ya da bütçe dışı kamu kaynaklarından oluşan, tüzel kişiliğe sahip ve bir kamu hizmeti yapmak üzere bir amaca tahsis edilen fonların da türkiye büyük millet meclisince denetlenmesi gerektiği kuşkusuzdur. bu bağlamda türkiye varlık fonu ile türkiye varlık fonu bünyesinde kurulacak alt fonların türkiye büyük millet meclisince denetlenmesi esasları da kanunla düzenlenmesi gereken bir husustur.



48. 6741 sayılı kanun’un “denetim” başlıklı 6. maddesinde şirket, şirket tarafından kurulacak diğer şirketler, türkiye varlık fonu ve türkiye varlık fonu bünyesinde kurulacak alt fonların bağımsız denetime tabi olduğu, şirketin 6362 sayılı sermaye piyasası kanunu kapsamında kurumsal yönetim düzenlemelerine uyacağı, şirket ile şirket tarafından kurulacak diğer şirketlerin, türkiye varlık fonu ve türkiye varlık fonu bünyesinde kurulacak alt fonların bağımsız denetimden geçmiş yıllık mali tabloları ile faaliyetlerinin, başbakan tarafından görevlendirilecek sermaye piyasaları, finans, ekonomi, maliye, bankacılık, kalkınma alanlarında uzman en az üç merkezî denetim elemanı tarafından bağımsız denetim standartları çerçevesinde denetleneceği, denetim sonucunda hazırlanacak raporun her yıl haziran ayı sonuna kadar bakanlar kuruluna sunulacağı, şirketin, şirket tarafından kurulacak diğer şirketlerin, türkiye varlık fonu ve türkiye varlık fonu bünyesinde kurulacak alt fonların bir önceki yıla ait mali tabloları ile faaliyetlerinin, her yıl ekim ayında türkiye büyük millet meclisi plan ve bütçe komisyonu tarafından, 6. maddenin birinci ve ikinci fıkraları kapsamında hazırlanan ve başbakanlık tarafından gönderilen denetim raporları üzerinden görüşülerek denetleneceği hüküm altına alınmıştır.



49. öngörülen denetimin türkiye varlık fonu ile bu fon bünyesinde kurulacak alt fonlar hakkında türkiye büyük millet meclisinin denetimine yer verdiği, bu bağlamda anayasa’nın 165. maddesinde belirtilen türkiye büyük millet meclisince yapılacak denetimin esaslarının kanunla düzenlendiği anlaşılmaktadır.


altta attığım kararın bahsettiğim maddeleri. burada yetkilinin neden sayıştay olmadığını,fakat tbmm'nin tvf'yi denetleyeceğini, anayasaya aykırılığın bulunmadığını öne sürmüşler.
6 ay önce
  • 2. nesil yazar
  • 2073 puiv puan
  • 826 paylaşım
  • 8066 yorum
  • 83 takipçi
entelektüel