kürüsel kültürrazi

    2
    ghostrider 3.9.2020 16:39 ~ 7.9.2020 17:29
    puiv'in yeni formatına istinaden "küresel kültürrazi" adlı yazı serisini buraya taşıyorum.



    yazılara yorum yapmak isteyen yazarlar, yorumlarını başlığa değil yazının bulunduğu kısıma yapmalıdır. böylece düzeni bozmamış oluruz.


  • 0
    ghostrider 3.9.2020 16:40 ~ 17:45
    1

    5 al 15 öde. can yayınları ve ntv yayınları başta olmak üzere, kitapyurdu'nda başlatılan kampanya. ilginizi çekebilir.

    kitapyurdu kampanyası



    2

    geçen günlerde okuduğum ve bilinçlendiğim bir kitap: 10 milyar. stephen emmott'un güzel anlatımı, can evren topaktaş'ın güzel çevirisiyle, insanlar ve yol açtıkları felaketlere çözüm arayan, okunulası bir kitap.

    10 milyar - stephen emmott



    3

    (iron)i



    4

    ironi demişken; 1 litrelik bir su şişesi, 4 litrelik suyla yapılıyor.



    5

    izlemeniz gerekiyor; bohemian rhapsody.
    ouenn hayranı yazarlar varsa kesinlikle izlemeliler. grubun solisti freddie mercury'i, rami malek canlandırıyor. iyi bir çalışma olmuş.



    6

    filmden bahsetmişken; 1986 yılında yapılan konseri sahneye aynen uyarlamak için, yıkılan wembley stadyumu yönetmen tarafından yeniden inşa edilmiştir.



    7

    eeeee... filmini izledik, albümünü almayalım mı? filmin albümünde, filmin içinde bulunan şarkıların dışında, daha önce hiç seslendirilmemiş 11 şarkı daha var. şuan sadece d&r'da satılıyor. (benim bildiğim kadarıyla.)



    8

    filmin albümünü tanıtırken "bildiğim kadarıyla" demişim en son. öldüğümüz zaman da bildiğimiz kadarıyla ölüyoruz.



    9

    şeker portakalı, jose mauro de vasconcelos;

    "uzun uzun burnumu çektim.
    "önemi yok, onu öldüreceğim!"
    "ne diyorsun sen küçük; babanı mı öldüreceksin?"
    "evet yapacağım bunu. başladım bile. öldürmek, buck jones'un tabancasını alıp güm diye patlatmak değil! hayır. onu yüreğimde öldüreceğim, artık sevmeyerek... ve bi gün büsbütün ölecek."
    "bu küçücük kafada ne büyük bir hayal gücü!"



    10

    romanlar, öyküler, denemeler... her biri değerli şeyler. ama biri var ki içlerinde, ihtişamına kapılmadığım tek bir gün yok. şiir...



    11

    şiir gibi, hep yeniden başlanan bir hayatımız olsun isterim. şiirlerle...



    12

    oscar wilde (1854 - 1900) bir homoseksüeldi. homoseksüel olduğunu gizlemiyordu. kadınsı kıyafetleri sebebiyle çok tartışıldı. wilde'ın en uzun eşcinsel ilişkisi 1891 yılında tanıştığı lord alfred douglas'laydı.



    13

    kitap önerileri;

    edebiyatın aykırı çocukları, andrew shaffer - ntv yayınları / beyaz gemi, cengiz aytmatov - ötüken neşriyat / yarın, nasıl bir gün olacaksın? günlükler, erdal öz - can yayınları / hasretinden prangalar eskittim, ahmed arif - metis yayınları / puslu kıtalar atlası, ihsan otay anar - iletişim yayınları / abim deniz, can dündar - can yayınları / tam benim tipim, sımon garfıeld - domingo yayınları



    14

    küresel etkileşim;

    yazarlar noktalama işareti kullanmazlar, gerektiği zaman cümle sonuna nokta koyarlar. / nazım hikmet 4 eşine de şiir yazmış, en çok vera'yı sevmiş. en güzel şiirlerini ona armağan etmiş. / ingiliz ve fransız şair ve roman yazarlarının yetenek bakımdan ortak bir noktaları var: afyon. zamanında afyon serbest piyasada reçetesiz satılıyordu. bu nedenle, yazarların afyon, lsd, alkol vs. etkisinde yazdıkları eserler, günümüzde popülerliğini koruyorlar. yazarların dediğine göre afyonun uçurucu ve hayali bir etkisi varmış. bakınız; cahrles baudelaire, edgar allan poe, gustav flaubert... / charles chaplin, oscar'ın ilk kez ona layık gördüğü "onur ödülü"nü almak için kürsüye çıktığında kopan alkış - kıyamet, tüyler ürperticiydi. bu arada cahpli'in sesinin duyma şerefine eriştim. charlie chaplin's honorary award: 1972 oscars



    15

    çocukluktan kalma bir alışkanlığım, aynı zamanda annemin öğretisi ve bir hiyerarşisi;

    en çok allah'ı seveceksin, sonra beni, sonra öğretmenini. babanı da seveceksin ama benim kadar değil. ah annem... eğitimin temellerini atmışsın da, kimse dinlememiş gibi seni.



    16

    "gibi"lerim hep kuşkularımdan, düzeleceğini umduğumdan. kuşkuların olduğu yerde umutta vardır.



    17

    "nerede o eski bayramlar?" diye soranlara cevaben;

    demokrasiyi bıraktığımız yerde. çünkü, en demokratik insan türünü, yani çocukları bile kutuplaştırmaya başladık.



    18

    yarın, nasıl bir gün olacaksın? günlükler, erdal öz;

    "
    7 haziran 1972 çarşamba

    ...yeni üç er geldi gardiyan olarak. ilk geldikleri günlerde çok sert baktılar bize. öyle bakmaları istenmişti herhalde. ama iki sonra bizlerin canavar olmadığımızı anladılar. yumuşadılar. seviler bizi. garip bir şaşkınlıkla izler oldular. ama buraya getirilirken, o yeni gelenlerden birinin (onun da adı memet'ti) elini sıkmak istedim, çok şaşırdı. elimi uzatmıştım. tutamadı elimi önce, korktu da. sonunda elimi sıkmak zorunda kaldı ve hemen çekti elini. o ürküntüsünü unutamayacağım."



    19

    saygı, özdemir asaf.

    "sana güzel deyorlar;
    sakın olma."
  • 0
    ghostrider 3.9.2020 17:39 ~ 17:46
    20

    yapmak isterdim: gökyüzünü paletime damıtarak, onu mavinin kendisiyle çizmek, bulutlarla
    giydirmek...



    21

    varoluşsal sorunları düşünürken, bazı insanların sorunlarının da varoluşsal olabileceğini düşündüm.

    bu konunun üzerinde durup kendi varoluşsal sorunumu aramaya kalkışmaktan korktuğum için, kapıyı kapatıyorum.



    22

    heykeltıraş.

    mermer en zor şekil verilen ürünlerden biridir. bir büst veya herhangi bir şey oyulurken, aniden bir mermer parçası kopup, düşebilir. bu tüm çalışmalarınızın boşa gittiği anlamına gelir. mermere dokunmak, bir çiçeği büyütmek gibi hassas ve sabır gerektiren bir süreçtir. bu nedenle heykeltıraş olmak çok zordur.



    23

    mermere zarafet katan heykeltıraş: giovanni straza.

    giovanni straza bu zor işin altından kalkan heykeltıraşlardan.

    ismini yazdığımda muhtemelen tanıyamadınız. straza, isminden çok 'peçeli meryem' adlı eseriyle ün salmış bir heykeltıraştır.

    1

    2

    ilk bakışta heykellerin üzeri örtülmüş gibi duruyor, fakat straza mermere transparan bir görüntü vererek gerçekçiliği yeni bir boyuta taşıyor. ('yeni' kelimesi ne kadar doğru oldu bilemedim.)

    kendisi hakkında elde bulunan bilgi çok az. yalnızca 1818'de milano'da doğduğu, 1875'de milan'da vefat ettiği biliniyor.



    24

    strazada doğmadan, o güzelim heykelleri yapmadan 4 yıl önce, yani 1814'te, sadizmin babası dünyaya geldi: marquis de sade.

    yaptığı şeyler o kadar iğrenç ve tüyler ürperticiydi ki, fransızca bir sözcük olan sadizmin doğmasına sebep oldu.

    bilmeyenler için sadizm; başkalarına fiziksel acı çektirerek cinsel doyuma ulaşma sapkınlığı.



    25

    sade, erotik edebiyatın önemli yazarlarındandır. genelde pornografik yazılar yazardı. yazdığı yazılar ve kadınlara yaptığı işkencelerden dolayı yıllarca hapis yattı. hatta, eşi soylu bir aileye mensup olduğu için, işlediği ilk suçlardan paçayı sıyırmıştır.

    hapis yıllarında yazı yazamadığı için sadistçe düşüncelerinden sıyrılıp, hapisten kurtulmaya çalışır. yazı yazma aşkı sadistliğine gölge düşürür. sadist düşüncelerinden kurtulup, hapisten kurtulmayı başarır. çıktıktan sonra yazmaya devam eder.

    öldükten sonra, ismi edebiyat tarihinde 'sadizmin babası' olarak anılmaya başlar.



    26

    madrigal:

    madrigal*, genel tanımıyla orta çağın sonları, rönesans ve barok dönemlerini kapsayan, genelde dini olmayan vokal müzik kompozisyonudur.

    aynı zamanda bir türk müzik grubunun da ismidir.

    madrigal - seni dert etmeler



    27

    birbirinizi dinleyin, dinlemeden cevap vermeyin.



    28

    kulağı kesik abilerimizden: vincent van gogh

    vincent van gogh

    en tanınmış sanatçılardan biridir. post empresyonizmi benimsemiştir. on yıldan biraz fazla bir süre içinde aralarında 860 yağlı boya tablonun da olduğu 2.100 kadar resim ve çizim çalışması üretti ve bunların çoğu yaşamının son iki yılında yapıldı. (viki bilgi)



    29

    en bilinen eseri *yıldızlı gece'dir.*

    yıldızlı gece - vincent van gogh

    eserinden daha çok bilinen şey ise kesilen kulağıdır. bu kulak hakkında çeşitli efsaneler var. benim en hoşuma gideni, gauguin ile yaşadığıdır.



    30

    gauguin ile van gogh çok yakın arkadaşlarmış. bir gün aralarında bir tartışma çıkmış ve gauguin sinirlenip evi terk etmiş. van gogh peşinden giderek gauguin'e saldırmış, fakat, iri cüselli gauguin gogh'un kulağını koparmış. aralarında ki sessizlik anlaşması gereği van gogh bu konuyu hiç açmamış. van gogh’un gauguin’e yazdığı bir mektuptaki: "sen de sessiz, ben de…" ifadesi hikayeyi güçlendiriyor.



    31

    kitap önerileri;

    yeraltından notlar - f.m. dostoyevski, iş kültür
    bütün şiirleri 1 - şükrü erbaş, kırmızı kedi
    bir sanatçı gibi araklayın - austin kleon, butik yayıncılık
    kadehteki göktaşı - florian freistetter, ntv yayınları
    görme biçimleri - john berger, metis yayınları
    berdel - şebnem erbaş, ntv yayınları
    korku - stefan zweig, iş kültür



    32

    kültürel etkileşim;

    barcelona 2 - 8 bayern münih. messi'nin şoka uğramış hüzünlü şaşkınlığı... / insanlar soğandır. aksini iddia eden de soğandır. çünkü, insanlar soğan gibi katman katmandır. bir insanı tanımak, o katmaları soymaktır. / george orwell 1984 kitabını yazdığı süreçte, gerçekten gözetim altında tutuluyordu. / alfred hitchcock kendi filmlerini izlemekten korkardı. şöyle diyor, "kendi filmlerimi izlemekten korkuyorum. kendi filmleri izlemiyorum bu nedenle. insanlar benim filmlerimi nasıl izleme cesareti buluyor, aklım almıyor."



    33

    bir yalnızlık söylemidir: kimsem yok. yalnızlık bir söylentiden ibarettir sevim
    , ben hep yanındayım.



    34

    "bunalıyoruz çocuk bunalıyoruz
    biçim veremediğimiz şeylerin
    biçimini alıyoruz."

    şükrü erbaş.





  • 0
    tez 14.9.2020 18:38
    yorumum bulunsun, akşam inceleyeceğim içeriği.