sümerlerde din

    4
    yuceltanay 9.8.2018 11:26
    sumer dini çoktanrılı bir dindi. dünyada, evrende, doğada görülen, hissedilen her nesnenin bir tanrısı vardı. tanrılar insan görünümünde, fakat insanüstü güçleri olan ölümsüz varlıklardı. insanlar gibi, onlann da çocuklan ve eşlerinden oluşan aileleri bulunuyordu. bu aileler kral gibi bir baştanrı altında toplanmışlardı. tanrılar da insanlar gibi sever, üzülür, kızar, kıskanır, kavga eder, kötülük yapar, hastalanır, hatta yaralanabilirlerdi. yer, gök, hava, su tanrılan yaratıcı, diğerleri yönetici ve koruyucu tanrılardı.

    her şehrin bir koruyucu tanrısı vardı. o tanrı, şehrinin iyi yaşam sürmesinden sorumlu idi. onun gücü, şehrinin iyi veya fena olduğuna göre değişirdi. bunlara aym zamanda diğer şehirlerde de tapılırdı. bu şehir tanrıları, evrenin yönetimini aralannda bölüşmüşlerdi. tanrılara ait listelerde 1500 kadar tanrı adı bulunması, sumerlilerin ne kadar çok tanrı yarattığını göstermektedir.

    tanrıları insan şeklinde algılamalan, tanrıları şehirlerin dışında evren ve doğa tanrısı olarak geliştirmeleri ve onlan uyumlu bir sistem içine almalan, sumerlilerin önemli ruhsal başanları olarak kabul edilmektedir. tanrılar yalnız evrende değil, insanlarm yaşamına da girerler. örneğin, yorulmak bilmeden gezen güneş tanrısı utu, her şeyi görür, adaleti korur, insanlara yardım eder, ciğer falı bakanlann piridir. bilgelik ve su tanrısı enki, insanlann ve sihirbazlarm koruyucusudur. venüs yıldızını simgeleyen tanrıça inanna, âşıklann ve savaşçılann koruyucusudur

    sumer'de tanrılar istediklerini yapar; onlar, insanlara ne istediklerini bildirmez. ancak insanlar onlara, kendilerinden istenileni sorarak öğrenebilir. bu, kurban edilen hayvanlann karaciğerlerindeki işaretlere göre anlaşılır. bu işaretlerin ne olduğu, neyi anlattığı, bu hususta yazılmış kataloglarda bulunur; rahipler ona göre onlan yorumlar. ayrıca rüya ile de tanrı istediğini bildirir. tanrının yapılacak bir işi uygun görüp görmediğini anlamak isteyen; mabede gider, kurban keser, dua eder ve uykuya yatar. gördüğü rüyanın olumlu veya olumsuz olduğunu da ancak rahip yorumlar.

    sumerliler, bu tanrılar dünyası üzerine pek çok efsane geliştirmişler; şiirler yazmış, ilahiler bestelemiş, törenler düzenlemiş ve bütün bunlan yazıya geçirerek zamanımıza kadar ulaşmasını sağlamışlardır. onlann kurduklan çoktanrılı din, yavaş yavaş tektanrıya dönüşerek, bugünkü dinlerin temelini oluşturnuştur. fakat bu arada diğer tanrılar da tamamıyla yok olmayarak bu dinlerde melekler, şeytanlar, cinler olarak varlıklarını korumaktadır.
  • 0
    yuceltanay 9.8.2018 11:29
    sümerlerde yaratılış efsanesi
    sümer inanışına göre başlangıçta gök ile yer birdi.daha sonra gök ile yer tanrılar tarafından ayrılmıştır.sümer inanışında evrenin kökeni şu şekilde açıklanır:

    1-başlangıçta ilksel deniz vardı; kökeni veya doğuşu konusunda bir şey söylenmemektedir, sümerliler onu her zaman varmış gibi düşünmüş olabilirler.

    2-ilksel deniz gök ile yerin birliğinden oluşan kozmik dağı vücuda getirdi.

    3-tanrılar insan biçiminde kişileştirildiğinde, anu (gök) eril, ki (yer) dişildi. onların birleşmesinden hava tanrısı enlil doğdu.

    4-hava tanrısı enlil yerden göğü ayırdı ve babası anu göğü ele geçirirken, enlil annesi ki'yi, yeri, ele geçirdi. enlil ile annesi ki'nin birleşmesi- tarihsel devirlerde ninmah, "yüce kraliçe", ninhursag, ("kozmik dağın kraliçesi"; nintu, "doğurgan kraliçe" gibi çeşitli adlar verilen tanrıçayla özdeşleştirilmiş olabilir- evrenin düzenlenmesini, insanın yaratılışı ve uygarlığın kuruluşunu başlattı.(kramer, samuel noah, sümer mitolojisi, s.83)

    bu konu aşağıdaki "gılgamış, enkidu ve ölüler diyarı" adlı sümer şiirinin giriş bölümünde şöyle anlatılmaktadır:

    gök yerden uzaklaştıktan sonra, yer gökten ayrıldıktan sonra, insanın adı konduktan sonra,
    anu göğü ele geçirdikten sonra, enlil yeri ele geçirdikten sonra, ereşkigal kur'un ödülü olarak ele geçirilip götürüldükten sonra,

    o denize açıldıktan sonra, baba kur'a doğru denize açıldıktan sonra, enki kur'a doğru denize açıldıktan sonra; (kur) krala ufak taşlar fırlattı, enki'ye koca taşlar fırlattı; onun küçük taşları, el kadar taşlar, onun koca taşları,... kamışların taşları, enki'nin gemisinin omurgası, saldıran kasırgaya benzeyen savaşta yenildi;

    krala karşı, geminin serenindeki sular, kurt gibi yutuyordu, enki'ye karşı, geminin ardındaki sular, aslan gibi vuruyordu' (kramer, samuel noah, sümer mitolojisi, s.80)

    şiiirden anlaşıldığı üzere başlangıçta bütün olan gök ve yer birbirlerinden ayrıldı ve böylece insanın yaratılışı buyuruldu. ardından gök tanrısı anu göğün, yer tanrısı enlil de yerin hakimi oldular.

    insanın yaratılışı

    sümer mitolojisinde insanın tanrılara hizmet etmesi için yaratıldığı anlatılır.hava tanrısı enlil tanrılara hizmet etmeleri maksadıyla enki'nin tavsiyesiyle tahıl tanrıçası aşnan ile sığır tanrı lahar'ı yaratmıştır. ancak bu iki tanrı bir gün öyle bir kavgaya tutuşmuşlar ki tüm işleri yapmaz olmuşlar. kendilerine hizmet edilmeyen tanrılar bu konuya enki'ye götürüp şikayette bulunmuşlar. uyuduğu için olan bitenden haberi olmayan enki, tanrıça nammu ve doğum tanrısı ninmah'a insanı yaratması emrini vermiştir. ninmah ve nammu "derin suların üzerindeki" balçığı kararak insanı yaratmışlar.insanın yaratılışı şerefine verilen şölende bütün tanrılar içerek sarhoş olmuşlar. sarhoşluğun tesiriyle ninmah'ın yarattığı altı insanın hepsi kusurlu olmuş.ardından enki'nin yarattığı insan da akli ve fiziksel bakımdan kusurlu olmuş. hatasını düzeltmesi için ninmah'tan yardım isteyen enlil'i tanrı ninmah yaptığı hatadan dolayı lanetlemiş.