21

rüya katleden

ikinci yazarlık etkinliği adına karaladığım hikayemdir. yorumlarınızı sabırsızlıkla bekliyorum ve bütün katılımcılara başarılar diliyorum

"uyanamayacaksın, dediklerime cevap vermeden uyanmana müsaade etmeyeceğim." o, aradan uzun bir süre dahi geçmemiş olmasına rağmen beyazlar içindeki kızı bir başka rüyasında köşeye sıkıştırmıştı.

"cevap vermek istemiyorum!" kızın çığlığı karanlık odada yankılanıyordu. o'nun yüzünde her zamanki gibi gülümseyen bir maske vardı. "ahh, sevgili lunaria... bu geceki sorularımı dahi duymadınız henüz."

"ne istiyorsun bizden?!... neden bu acıyı çektiriyorsun bizlere?" beyazlar içindeki kız dolu gözleriyle ona haykırdı.

"ne mi istiyorum?" o gayet sakin bir ses tonuyla karşılık verdi ve kıza yaklaştı. "siz insanlar, hepinizin bin yüzlü aşağılık yaratıklarsınız! sen beyazlar içindeki kız... sen sadece lunaria olarak doğduğun için bu güce, bu güzelliğe, bu ahlaka ve iyi niyete sahipsin! tamamen şans eseri." o'nun ilk cümlesindeki sakin ses tonundan eser kalmamıştı, gülümseyen maskenin ardından öfke fışkırıyordu.

"haklı olduğun kısımlar var ancak bu tamamen doğru değil." beyazlar içindeki kız kaşlarını çatmış, gözyaşlarını tutabilmek için büyük bir çaba sarf ediyordu. "sandığın gibi saraylarda büyümedim ben!" artık bağırma sırası beyazlar içindeki kızdaydı. "ailem beni terk etmişti, yıllarca evsiz yaşadım. köylülerin işlerini yapmam karşılığında karnımı doyurabildim! kış geceleri çiy tutmuş saman balyalarının üzerinde uyumaya çalıştım!" aç kaldım, kitaplar aldım kendimi eğitmek için ve her şeye rağmen "gerçek" ten ayrılmamaya çalıştım!"

beyazlar içindeki kızın hayatının bu denli zorlu geçtiğini öğrenen o, alnından vurulmuşa döndü. güzel, bakımlı ve zeki kızın, el bebek gül bebek yetiştirildiğini sanıyordu. haksız olduğunu bilmesine rağmen bunu kabullenmek istemiyordu. maskesinin ardından dişlerini sıktı ve hırsla kızı kolundan kavradı. "madem o kadar iyisin sorularıma da kolayca cevap verirsin!"

bir eliyle kızın kolunu sıkıca tutarken diğer eliyle de kırmızı bir büyü çemberi oluşturdu. karanlık oda yavaşça aydınlanmaya başladı, ışık tekrar kaybolduğunda ise bir kasabaya gelmişlerdi. küçük bir oğlan evinin arka bahçesinde tek başına oturuyordu, önünde çeşitli kavanozlar ve birçok kitap vardı. kitapların sayfaları arasında hızla geçişler yapıyor, kavanozlardaki kimyasal maddeleri kullanarak bir deney yapıyordu.

beyazlar içindeki kız ve o, çocuğu izliyorlardı. lunaria rüyada olduğunu biliyordu ancak sık sık o gelerek rüyalarını sabote ediyordu ve genelde uyanana kadar ona işkence ediyordu. ruyada olmasına rağmen o'nun sıkıcı tuttuğu kolu epey acıyordu, o'ndan kurtulamayacağının bilincindeydi.

"sen rüyadasın ancak, bu gördüğün çocuk tam şu anda plumerion'un diğer ucunda arka bahçesinde deney yapıyor ve fakir bir aileden gelmesine rağmen başarılı bir simyacı olmak istiyor ve bunun için çabalıyor. merak etme bizi kimse göremez veya hissedemez.

"bütün bunları neden anlattın?" beyazlar içindeki kız kolunu kurtarmaya çalıştı ancak o daha da sıkı tutmaya başladı. maskeli yüzüne oğlandan ayırmadan sordu; "bu çocuğu öldürebilir misin?"

"tabi ki de hayır!" beyazlar içindeki kız bu işin sonunun nereye varacağını çoktan anlamış gibiydi. "o zaman..." diye karşılık verdi o "ben öldürürüm." kızı tutmadığı elini kaldırdı ve küçük çocuğa uzattı, elinden kızıl bir alev yükseldi.

"yapmaa!!" beyazlar içindeki kız endişeyle bir çığlık attı. o maskesinin ardından sırıtırken konuştu; "o zaman bu çocuğun hayatını bağışlamam karşılığında kendi canını vermeyi kabul ediyor musun?"

"beyazlar içindeki kız bir an ne cevap vereceğini şaşırdı. ancak o inancına ve görevine uygun olan cevabı vermeye karar verdi; "kabul ediyorum" ardından derin bir nefes aldı.

o yeniden şaşkına döndü, "hiç tanımadığın, gezegenin başka bir ucundaki basit bir çocuk için kendini feda etmeyi kabul mu ediyorsun?" öfkeden titremeye başladı. kızın özünde kötü biri olduğunu görmek istiyordu, kız iyi olsa dahi onu kötü yapabileceğini göstermek istiyordu. insanların iyi dahi olsalar iş kendilerine geldiğinde ahlaklarından taviz verebileceklerini biliyordu.

"evet, onun canı karşılığında kendi canımı feda edebilirim." beyazlar içindeki kızın sesinde korkudan iz dahi yoktu. gözlerini kısmış ve çırpınmayı bırakmıştı. o, öfkeyle titredi ve kızı öldürmek yerine göğsünün hemen altına sert bir yumruk geçirdi. bir anda nefesi kesilen kızın, dünyası karardı ve bilinçsizce yere yığıldı. gözlerini yeniden açtığında karşısında o'nun maskesini görünce gözleri, kontrolsüzce yaşardılar. yumruğun geldiği yer hala şiddetle ağrıyordu ve nefes aldıkça adeta bir bıçak saplanıyordu göğsüne. o, kızın kolundan tuttu ve sertçe kaldırdı. lunaria ani hareketin üzerine acıyla inledi. bu sefer başka bir köydeydiler ve gece vaktiydi.
karşılarında bir grup kara pelerinli ve kukuletalı adam vardı. adamlardan birinin elinde bir torba vardı. gece vakti, son derece tehlikeli olan bu adamların pelerinlerindeki simgeden sadist ayinler yapan kızılkara tarikatının üyeleri olduklarını anında anlamıştı beyazlar içindeki kız.

o sabırsızlıkla açıklamaya başladı "şu adamın taşıdığı torbanın içinde bir çocuk var. kızılkaralar geceleri köylerden çocuk kaçırarak onlara aylarca eziyet ederek ayinler yapacaklar, aynı bugüne dek kaçırdıkları yüzlerce çocuğa yaptıkları gibi. küçük çocuğun kollarını ve bacaklarını kesecekler, aylarca bedenine kesici aletlerle simgeler çizecekler, gözlerini çıkaracaklar, zincir vuracaklar, bedeninde yanıklar oluşturacaklar."

beyazlar içindeki kız kendi acısını unuttu ve ardına dek açılmış gözlerinden yaşlar boşalmaya başladı. o, kayıtsızca devam etti, kıza tüm bu acıları kendisi çekmesi karşılığında çocuğu kurtarabileceğini teklif etse dahi kabul edeceğini biliyordu. bunun gibi işkenceleri başka bir gece rüyasında uygulamalı olarak denemişti zaten. "madem bütün bu acıya kendin katlanmak suretiyle hayatını feda edebilecek kadar ileri gidebiliyorsun. sana şu teklifte bulunacağım. bu çocuğu kurtaracağım ancak karşılığında simyacı olmak isteyen diğer çocuk ölecek kabul ediyor musun?"

beyazlar içindeki kız cevap veremedi, yere oturdu ve başını iki elinin altına alarak hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı. o, sesli olmasa da maskesinin ardından gülüyordu. bu oyunda her türlü kazanan oydu, iki seçenekte de masum bir can kurban gidecekti, beyazlar içindeki kızın verebileceği hiçbir karşılık kalmamıştı. "cevabını söyle!" diye bağırdı kıza ancak kız ağlamaya devam etti. o, hızla eğildi ve kızın saçından tutup çekerek başını kaldırmaya zorladı. ardından da tek eliyle boğazından tuttu ve havaya kaldırdı. beyazlar içindeki kız, iki elini de kullanarak var gücüyle onun boğazını tutan elinden kurtulmaya çalıştı ancak hiç sanşı yoktu, ayakları yerden kesilmiş, çaresizce çırpınıyordu zar zor alabildiği nefesi de alamıyordu artık. "cevap ver! cevabın ne? söyle bana beyazlar içindeki kız! o çocuğu kurtarmam için diğerini feda ediyor musun?"

beyazlar içindeki kız kalan son nefesiyle şu sözleri fısıldadı; "cevabım... gerçek..." gerçek kelimesini duyan o, bir anda kızın boynunu bıraktı. o'nun ölümcül elinden kurtulan kız yerden kalkamadı, soluk soluğa kalmıştı. boğazı acıdan yanıyordu.

"soruma cevap ver ulan!" o'nun maskesinin gözlerinden kızıl alevler yükselmeye başlamıştı. artık sabrı tükeniyordu.

"gerçek'in ölçütleri..." dedi beyazlar içindeki kız ve derin bir soluk aldı. "bütün bu acıların mükafatını verecek... ve bu acılara se... sebep olan herkesten hesabını... öhöm... soracak. ben... ben asla iyi veya kusursuz olduğumu söylemedim..." beyazlar içindeki kız kısa bir süre soluklanmak zorunda kaldı. "sadece... sadece bu sahte evrende, gerçek ölçütlere en yakın ahlak'ı benimsemek için çabaladım... ve... ve benim cevabım, gerçek'in hepimize acılara katlanma gücü vermesini dilemek."

"gerçek" kelimesini her duyduğunda kendini kaybedecek gibi oluyordu o. tek bir gerçek vardı bu evrende ve ikisi de gerçeğin kim olduğunu, ne olduğunu biliyorlardı. neyse ki plumerion'da henüz mucizelerin çağı geçmemişti.

~~~~~~~~~~~~~~

bütün gece meditasyon yapan siyahlar içindeki ren yoldaşının uykusunda huzursuz hareketlerle kıvrandığını gördüğünde yine malum gecelerden birinde olduklarını anladı. hemen kızın uyandırmaya çalıştı, yüzüne su bile serpti ancak kız kıvranmasına, düzensiz ve derin soluklar almasına, nabzı deliler gibi olmasına rağmen uyanmadı. rencrow son çarenin ne olduğunu biliyordu. hançerini çıkardı ve kızın avucunu keserek, kanıyla gecenin sembolünü çizdi. ardından da av bıçağıyla kendi elini keserek aynı simya çemberini çizdi ve kızın kanayan elini tuttu. ruh enerjisini kullandığında ikisinin de elindeki kanama durdu ve kızıl bir ışık yükselmeye başladı. artık kızın rüyasına girebilmişti, bu ona yüksek bir miktarda ruh enerjisine mal olacaktı ancak lunaria için canını vermeyi dahi göze almıştı. artık kızın rüyasına girebileceği mührü kırmıştı.

beyazlar içindeki kızı yerde gördüğünde öfkeden gözü göndü. maskeli adam her zamanki gibi lunaria'ya eziyet ediyordu, siyahlar içindeki suikastçi, her ne kadar inanılmaz bir potansiyele sahip olsa da onu yenemeyeceğini biliyordu. hızla o'nun üzerine koşmaya başladı. ren'i gören o, bir an odağını kızdan uzaklaştırdı ve üzerine koşan siyahlı gence çevirdi. her şey çok hızlı gerçekleşti; o tam yumruğunu ren'e geçireceği sırada siyahlar içindeki oğlan, çevik bir hareketle zıpladı ve bedenini cirit atlar gibi havada yatay çevirip bir takla attı ve hemen dikey pozisyona geçerek yere indi. ayağı yere değdiği gibi koşmaya devam etti. arkasına bile bakmadan koştu ve kıza ulaşarak hızla elini tuttu. birbirlerine değmeleriyle uyanmaları bir oldu.

"beyazlar içindeki kız aniden doğruldu ve kısa bir çığlık attı, karşısında ren'i görünce hem sevinçtren hem de yaşadıklarının şokundan dolayı ağlamaya başladı ve var gücüyle siyahlar içindeki genç adama sarıldı. rencrow da ona karşılık olarak sarıldı ve saçlarını okşamaya başladı "geçti... lunaria... geçti..."
beyaz ve siyah uzun bir süre daha birbirlerinden ayrılamadılar, ayrıldıklarında ise, ağlamaktan kızarmış gözleriyle haykırdı beyazlar içindeki kız; "ren! ren! o çocuğu kurtaramadım! işkence görecek! acı çekecek! ben... ben hiçbir şey yapama..."

ren parmağını kızın dudağına götürdü ve diger elini de kızın omzuna koydu. "gücünün yetmediği şeylerden direkt olarak sorumlu olmazsın lunaria, onlar için üzülebilirsin, onlar için dua edebilirsin ve onları kutaramasak da bu olayların yaşanmaması için var gücümüzle savaşabiliriz. bu yüzden benim biricik yoldaşım. elimizden geleni yapalım!"

"gerçek'e ulaşmaya çalışalım. ahlakımız, inançlarımız ve tabi ki aklımız ve duygularımızla... bu sahte evrenin göz boyayan, mucize gibi görünen sonsuz oyunlarına kanmayarak; gerçeği arayanlar olalım."



  • 0
    wan_heda 6 ay önce
    ılk defa üşenmedim okudum😂
    1
    plumerion 6 ay önce
    o zaman yorumlarını bekliyorum puvocum (=
    1
    wan_heda 6 ay önce
    "ınsanlarin iyi dahi olsalar iş kendilerine geldiğinde ahlaktan taviz verebileceklerini biliyordu"
    çok güzel bir toplumsal sentez..
    en sevdiğim cümle hikayede...
    ama genel manada çok başarılı tebrik ederim devamini heyecanla bekliyorum
    0
    plumerion 6 ay önce
    çok sevindim, teşekkür ediyorum devamı aslında dolaylı olarak var, restore etmeyi düşünüyorum√
  • 1
    splintermaster 6 ay önce
    cidden hem vermeye çalıştığın mesaj çok anlamlı hem de anlatım tarzın çok iyi...hikayenin öncesi ya da sonrası var mı ?
    0
    plumerion 6 ay önce ~ 6 ay önce
    öncesi var diyebilirim aslında şu ana kadar yazdıklarım arasında sadece bahsi geçmemiş bir kısmı burası.

    10 bölüm yazdım yaklaşık olarak ancak ilk bölümü düzenlemem gerekiyor.(digerlerine göre biraz gölgede kaldı ve ilk bölümden ilgi çekmeyince ilersindeki 9 bölüme göz dahi atılmıyor) yine de paylaşabilirim tabi ki√
    0
    splintermaster 6 ay önce
    devamını da okumak isterim.
    0
    plumerion 6 ay önce
    buyrun, şöyle bırakayım ;https://www.puiv.com/i/RM05B0SK

    olur da ilginizi çekerse okuduğunuz bölümlere birer yorum bırakmanızı rica edeceğim. ilginiz için çok teşekkür ediyorum√
  • 4
    plumerion 6 ay önce
    birileri "puiverion" mu dedi? (bir başka yan bölüm ile karşınızdayım)

    (pi: @adamlar)(pi: @horseman)(pi: @besiktasli)(pi: @gaddarus)(pi: @oschemat)(pi: @shewolf)(pi: @hedap)(pi: @darkier)(pi: @madam_aylak)
    1
    adamlar 6 ay önce
    etiketi görür görmez okudum. pek sürükleyici olmasa da daha önceki bölümlerden bildiğimiz için sıkmadı da. beğendim ben :)
    1
    plumerion 6 ay önce
    teşekkurler adam, biliyorsun durumları (=

    kısa hikaye olduğu için olaydan çok mesaja odaklanmam gerekti. yine de kendimi tutmadım ve azıcık olay eklemeye çalıştım =p
    1
    adamlar 6 ay önce
    olsun olsun güzeldi :d
    1
    plumerion 6 ay önce
    (anti-ahlak) ehehehe emin miyiz (;
    1
    adamlar 6 ay önce
    puiverion burası ;)
    1
    plumerion 6 ay önce ~ 6 ay önce
    olmasaydı dahi yin-yang denen bir şey var dostum (=
    1
    hedap 6 ay önce
    yine tek seferde soluksuz okudum gerçekten hikayenin içine dalıp götürüyorsun insanı:)
    devamını bekliyoruz
    1
    plumerion 6 ay önce
    beğenmenize çok sevindim hocam (=
    elimden geleni yapacağım√
  • 1
    kahvelipuding 6 ay önce
    taktiri hak ediyor ellerine sağlık hiç sıkmadı yakın zamanda bölümleri okuyacağım.
    0
    plumerion 6 ay önce
    çok teşekkür ediyorum puvocum (=

    şiirinizi de okumadım değil, ancak şiirler neredeyse öznel olacak kadar geniş anlama sahip olduklarından yorum bırakamadım, buradan beğendiğimi belirteyim √
    0
    kahvelipuding 6 ay önce
    teşekkür ederim :)
  • 1
    zerosenpaii 6 ay önce
    "toplumsal sentezleri, varoluşsal krizleri fantastik kurguya dökmen cok güzel olmuş"
    (pi: @plumerion)
    0
    plumerion 6 ay önce
    bu güzel yorumun için çok teşekkür ediyorum puvocum (=

    doğaüstü bir şeyler eklemeden duramıyorum heralde.
  • 0
    plumerion 6 ay önce
    bu arada okuyan, oylayan arkadaşlara çok teşekkür ediyorum ancak gönül ister ki daha çok yorum olsun (=
  • 1
    aydakigunes 6 ay önce ~ 6 ay önce
    inanın bana şimdi okuyabildim.
    matematik sınavı öncesi böylesine güzel bir yazı okumak hoşuma gitti.
    umarımmatematik sınavım da bunun gibi güzel geçer.
    0
    plumerion 6 ay önce
    başarılar diliyorum√
    0
    aydakigunes 6 ay önce
    iyi geçmedi :'(
    0
    plumerion 6 ay önce
    canın sağolsun be puvolin.

    emin ol bütün derslerin benimkilerden iyidir. ben mezuna kalıp yine bir şey yapamamış biriyim.

  • yazmak üzerine

    deneme, makale, fıkra gibi konular hakkında yazıların yazıldığı bölümümüzde amaç öğretmeyi ve bilgilendirmeyi gütmektedir.

    192 takipçi
  • abone ol
  • moderatörler
    ghostrider
    plumerion
  • =>konu dışına çıkılması yasaktır.

    =>paylaşılan yazılar bölümle alakasız ise kaldırılır. 

    =>+18 paylaşımlarda +18 ibaresi işaretlenmelidir.

    =>küfür, hakaret vb. söylemler kesinlikle yasaktır.

    =>yazarlar uzman olduğu veya deneyimi bulunduğu konular hakkında yazılar yazmalıdır.

    =>yazılan yazının mutlaka bir başlığı olmalıdır.