gece saçlı kız - birey (bölüm 6)

    9
    utopikbeyin 2.3.2018 18:04 ~ 18:09
    sabah yeni bir bölüm yayınlamıştım. arada kaynamış olma olasılığı çok yüksek. o yüzden bu bölümü okumadan aşağıdaki linke tıklayıp beşinci bölümü okuyun. :) (bir türlü başlığı etiketleyemedim sorun çıktı. ^^)

    https://www.puiv.com/i/156N5MCY

    ela odasına girmek için kapanmış olan kapıyı açmada zorlanırken gece saçlı kız hiçbir şey yapmadı. kolları hala göğsünde bağlıydı. ancak bu seferki utancından değildi. sıkıldığını ve istemediğini belli etmek istiyordu.

    "hah şimdi oldu." kızın yardım etmemesine alınmamıştı ela. aksine odasına bir arkadaşını getirdiği için oldukça heyecanlıydı. gülümsemesi çok güzeldi. "hadi gel. odama hoş geldin."

    gece saçlı kız içeriye adım atar atmaz tüm şatafattan gözünün kamaşacağını düşünmüştü. ancak tam tersiydi. tüm evin en sade odasında gibi hissediyordu.

    salonun yarısı büyüklüğünde olan odanın bir köşesinde gökkuşağı renkli nevresimli bir yatak vardı. karşı duvarında, duvarı boydan boya kaplayan bir kütüphane kitaplarla dolup taşarcasına duruyordu. sandalyesi olmayan bir masa ve odanın ortasındaki gri halıyla her şey yerli yerindeydi.

    "beğendin mi?"

    gece saçlı kız, ela'ya baktı. yüzünde beklenti dolu bir gülümseme vardı. kız odayı beğendiğini söylemek istemedi. soruyu duymazdan gelerek tüm vücuduyla ela'ya döndü.

    "senin hizmetçin olmayacağım. veya herhangi birinin."

    ela kendini biraz kötü hissetti ancak belli etmedi. ilk kez arkadaşı olacaktı ve onu da kaçırmak istemiyodu.

    "zaten babam kabul etsin diye öylesine dedim. arkadaşım olmanı istiyorum yalnızca."

    "hiç mi yok arkadaşın?"

    "maalesef. bu halimle kimse yanımda durmak istemiyor."

    "ne var ki halinde?"

    "kör müsün?" ela ani çıkışı ile kaba konuştuğu için bir anda sustu. kötü bir insan olduğunu düşünmesini istemiyordu. "yani... özür dilerim. gerçek manada söylemedim. yalnızca bu tekerlekli sandalye yüzünden, yürüyememem yüzünden hiç arkadaşım olmadı."

    gece saçlı kız bir süre ela'ya baktı. "kendine çok acıyorsun. seni engelleyen bu tekerlekler değil, kendinsin."

    "söylemesi ne kadar kolay. kavga etmek istemiyorum. içten içe senin de benimle arkadaşlık etmek istemediğini anlayabiliyorum ama anlamazlıktan gelmek istiyorum. bak gör. çok iyi arkadaş olacağız."

    ela, kıza yaklaşıp elini uzattı. kız eline baktı. "sen yalnızca beni satın aldın. arkadaşlığımı değil."

    gece saçlı kız çok kötü davrandığının farkındaydı ama kalbi kırıktı. daha birkaç gün öncesine kadar tutması gereken el babasının eli olması gerekirken şimdi bu zengin züppelerle saçma büyüklükteki bir eve tıkılı kalmıştı. kalbinin acılı yaralarını başkalarını kırarak onarmaya çalışıyordu. kısa vadede işe yarasa da uzun vade de hiçbir anlam ifade etmiyordu.

    "ben nerede kalacağım?" diye sordu gece saçlı kız.

    "istersen..."

    "hayır, istemem."

    "daha duymadın bile."

    "seninle kalmak istemem."

    ela kırılmıştı. hiçbir şey hayal ettiği gibi gitmiyordu.

    "peki sen bilirsin. nezaket'e söyleyeyim odanı yapsın."

    "nezaket önlüklü kadın mı?"

    "evet, hizmetçimiz."

    "o hizmetçiniz değil. o bir birey."

    "evet bir birey ve aynı zamanda bizim hizmetçimiz. ne iş yaparsan onunla anılırsın."

    gece saçlı kız bu kuraldan hoşlanmamıştı.

    ela sandalyesindeki bir tuşa bastı. birkaç saniye sonra mediven gıcırtıları gelmeye başladı. nezaket'in bedeni kısa sürede odaya ulaştı. babanın aksine ela'nın nezaket'e içten bir gülümseme ile bakması gece saçlı kız'ın hoşuna gitmişti.

    "nezaket, lütfen..." ela duraksadı. o ana kadar gece saçlı kız'ın ismini bilmediğini fark etti. bu düşüncesizliği yaptığı için utana sıkıla sordu. "şey... özür dilerim. adını sormayı unuttum. adın neydi?"

    kız, sormamasının daha güzel olacağını düşündü ancak ona seslendiklerinde bir isme sahip olması gerekiyordu. eski ismini kullanmamaya kararlıydı. o günler anne ve babasına aitti. ismiyle beraber bir kutuya hapsetmişti. şu anki bambaşka hayatı için farklı bir isim söylemeliydi.

    nezaket ve ela'nın meraklı gözleri üzerindeyken ismini düşünen bir kızın ne kadar garip göründüğünü düşündü. hafifçe kıkırdadı. düşüncelerini duymadıkları için kendini özgür hissetti. isim aklına gelmişti.

    "birey. benim adım birey."

    ela kaşlarını çattı. "birey mi? çok garip bir isim. ama sana tam uymuş."

    gece saçlı kız ilk kez ela'ya gülümsedi. ela nezaket'e döndü.

    "lütfen birey için yan odayı hazırlar mısın? hazırladıktan sonra da lütfen bize atıştırmalık ve meyve suyu getir. şu sıralar çok acıkıyorum."

    nezaket sevgiyle gülümseyip ela'nın başını okşadı.

    "gelişme çağında olan bir kızsın. bu çok normal."

    ela da aynı sevgiyle karşılık verdi.

    nezaket uzun adımlarla yanlarından uzaklaşırken ela, gece saçlı kız'a döndü.

    "gerçek adın değil, değil mi?"

    "ne fark eder."

    "çok fark eder. ben senin arkadaşınım."

    kız minik adımlarla büyük kütüphaneye yaklaştı. raflar tavana kadar uzanıyordu. ela'nın oralardan bir şey alması için kesinlikle yardıma ihtiyacı vardı.

    "kitapları sever misin?"

    "okumayı pek bilmiyorum."

    ela şaşırdı. "nasıl yani? kaç yaşındasın ki sen?"

    gece saçlı kız bir bakış attı ela'ya. onun için her şey ne kadar kolaydı. büyük bir evde ailesi ile yaşıyordu. kendi odası ve kocaman bir kütüphanesi vardı. o ise toz toprak içinde hayat mücadeleri vererek yaşamıştı. çorbasının ılık olması değildi onun günlük sorunu. yemek bulamamaktı, bir parça ekmek için insanları sefil edip küçük düşüren o yemek kamyonlarının peşinden koşmaktı sorunu.

    derin bir iç çekti. nasıl anlatabilirdi bunları ona. üstelik anlatsa, anlayacak mıydı sanki? omuz silkti tüm düşüncelere.

    "yargılamak için konuşmuyorum. yanlış anlama. özür dilerim." dedi ela.

    "çok fazla özür diliyorsun."

    "ne güzel işte. özür dilemek erdemdir."

    gece saçlı kız erdem kelimesinin anlamını bilmediği için sustu. kapılarının önünden elinde yatak örtüleri ile nezaket'in geçtiğini fark edince koşar adım çıktı odadan. kapısı açık olan yan odaya girdi. ela'nın odası büyüklüğündeydi ancak yalnızca bir yatak ve halı vardı içerisinde. bu bile büyük bir lükstü onun için.

    "bekleyin yardım edeyim."

    nezaket irkilip arkasına baktı. kız yanına gelmişti. gülümsedi.

    "gerek yok küçüğüm. büyük bir iş değil, hallederim hemen."

    "lütfen izin verin."

    nezaket, kızın kibarlığı karşısında dayanamadı ve kabartması için yastığı verdi ona.

    "bunu o kadar çok çırp ki kocaman olsun tamam mı?"

    gece saçlı kız gülümseyerek onayladı. babasını gururlandırmak isteyen kız geri gelmişti sanki. uzun zaman sonra ilk kez kendi gibi hissetti. yastığı en büyük yapmalıydı.

    "işte oldu. ver bakalım yastığı."

    kız beklenti dolu gözlerle nezaket'e baktı. nezaket şaşırmış numarası yaparak gözlerini kocaman açtı.

    "vay canına. ne kadar büyük bir yastık bu böyle. aferin sana birey."

    nezaket, gece saçlı kız'ın saçlarını okşadı. ancak kız bununla yetinmek istemedi ve kollarını kocaman açarak boyunun yettiği yer olan nezaket'in beline sımsıkı sarıldı. nezaket de onun başını elleriyle kavradı ve sardı. ne kadar süre öyle kaldıklarını bilmiyordu. ela'nın sert sesi odayı doldurdu.

    "nezaket. acıktığımı söylemiştim. oyalanmayı bırak ve yemeğimi getir. odamda olacağım."

    nezaket hızla toparlandı ve kapının dibinde soğuk bir şekilde onlara bakan ela'yı hemen selamlayıp odadan ayrıldı. ela bir süre daha orada durup gece saçlı kız'a baktıktan sonra sandalyesini odasına sürdü.

    kız, ela'nın nefretini hissetmişti. her şey eninde sonunda yüzeye çıkıyordu. ela'nınki çok kısa sürmüştü.


  • 0
    sabah 3.3.2018 08:56
    çizgifilmdeki heidinin hayatına başladı sanki...
  • 1
    horseman 3.3.2018 10:02
    fırtına öncesi sessizlik bunlar. her şey bu kadar güzel olmamalı sayın yazar yine ters köşe mi yapacaksın? bizi mutlulukla uyuşturup en sonda basican damarı di mi :d okurların eski okur değil artık:d
    1
    utopikbeyin 3.3.2018 10:07
    okurlar uyandı. iyi analiz etmişsin. :)
    1
    horseman 3.3.2018 10:13
    i see dead people dhhgffgg beklemedeyiz :)
  • 0
    ultim 3.3.2018 16:08
    hikaye türk aşk dizilerine dönüyor...hayırdır inşallah.
    eline sağlık panpa :)
    0
    utopikbeyin 3.3.2018 16:33
    türk aşk dizilerine mi? ela ve birey iki küçük kız. aralarında öyle bir şey olacağını sanmıyorum. :)
    0
    ultim 3.3.2018 16:34
    o bakımdan değil.
    hani aşk dizilerinde 2 kişi bir birine yakın olunca reyting çeksinler diye yılan kadar sinsi birini koyarlar ya
    1
    utopikbeyin 3.3.2018 16:41
    anladım ancak hikayede yılan kadar sinsi birisi yok. aslında olaylar bambaşka bir yere gidecek. savaştan daha çok, bıraktığı etkiler üzerine olan bir hikaye. her şey daha yeni başlıyor. :)
    0
    ultim 3.3.2018 16:47
    sen ne dersen o'dur reis.
  • 0
    plumerion 5.3.2018 12:34
    hayatı maskelerle yaşayan milyarlarca insandan biri miydi yoksa ela?



    ~ ~ ~ ~ ~ ~

    emeğinize sağlık √ kitap yazın alalım, okuyalım.