iş güvenliği maaşını işverenden almamalı

    7
    dengeli 6.2.2018 15:05
    ülkemizde iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi’nin maaşını doğrudan işverenden alması, bu sistemin en büyük sorununu teşkil ediyor. maaşını işverenden alan bir uzman, işverene karşı: “dur ve uygunsuzlukları düzelt” demekte çelişkiye düşmektedir. buna bir de müfettişlerin işyeri denetiminde hata bulması halinde iş güvenliği uzmanının belgesini askıya alması eklendiğinde, durum daha da karmaşıklaşmaktadır. yani “sorumluluk çok yetki yok” anlamı oluşmaktadır. aynı zamanda mevzuatta “ bireysel iş güvenliği uzmanı ” olarak geçen uzmanların iş sözleşmesi ile işverene bağımlı olarak çalışması onların bağımsız hareket etmesini engelleyici niteliktedir. iş hukukuna göre işçinin iş görme borcu, itaat borcu, işverene bağımlılık borcu gibi borçları söz konusu iken iş güvenliği uzmanları özel sektörde yaptıkları çalışmalarda işçi statüsünde kabul edilmektedir. her ne kadar 6331 sayılı kanun kendilerine işi durdurma, bakanlığa bilgi verme yetkileri verse de sonuçta uzmanlar, kendilerini işverenin emir ve talimatlarını yerine getirmek zorunda hissetmektedirler. dolayısıyla 4857 sayılı iş kanunu ile 6331 sayılı iş sağlığı ve güvenliği kanunu açılarından bakıldığından iş güvenliği uzmanları “iki arada bir derede” kalmış kabul edilebilir. uzmanların alacakları önlemler bazı işverenlerinin masraftan kaçınması nedeniyle işverenlerce engellenmekte ve bu tür engellemeler çoğunlukla iş kazası ile sonuçlanabilmektedir. iş güvenliği önlemlerinin alınmasında ısrar eden iş güvenliği uzmanının işveren tarafından iş sözleşmesi feshedilebilmekte ve işsiz kalabilmektedir. (her ne kadar iş mahkemesi göreve iade etse bile “iş işten geçmiştir”) iş güvenliği uzmanını dikkate alan işletmelerde ise durumun işveren lehine değiştiğini görmekteyiz. güvenli ve sağlıklı çalışma ortamı sağlanan işyerlerinde güler yüzlü çalışanların artması ile verimlilik arasında doğru orantı oluşmaktadır. benim bireysel olarak çalıştığım iş yerlerinde en çok önemsediğim konu bu olduğundan mutluluğun formülünü yakalamış işletmeler olarak söz etsem yanlış olmaz.
    türkiye’de yaşayan ve sorgulayan bireyler olarak bizim görevimiz; ülkemizi tehdit eden bu iş kazalarının önlenmesi konusunda çeşitli kurumsal yayın organlarında farkındalık yaratarak sorunları tartışma platformlarına taşıyacak görüşlerimizi ve çözüm önerilerimizi ifade ederek, yürürlükteki 6331 sayılı kanunu en kısa sürede en verimli hale getirmeye çalışmaktır. çalışan iş güvenliği uzmanının devlet güvencesinde bağımsız statüye kavuşması ve işverenin iş güvenliği teşviklerinin kapsamının arttırılmasıyla iş kazalarında önlenebilirliği yükselterek dünyada iş güvenliği konusunda örnek teşkil edebilecek bir mekanizmaya sahip olabileceğimizi öngörmekteyim.
  • 0
    onuramor 10.2.2018 10:22
    havuz sistemi şarttır