13

düşmemek için atlamak ( hikaye )

hava soğuk, sokaklar kalabalık, yürüyorum…
saatten, hayattan, ama en çok da kendimden bir haber öylece ilerliyorum. hayatın tüm koşuşturmasına inat, bir hedefim olmadan yürümek hoşuma gider. bu yüzden her gece sokaklarda saatlerce yürümek, bende süregelmiş bir alışkanlıktı. fakat her zamankinin aksine bu gece bir değişiklik vardı. sokaklar… sokaklarda, alışılagelmişin dışında bir telaş hakimdi. insanların çoğu, gruplar halinde şen görünen kahkahalar atarak sokakları inletiyor ve geçen her dakikada bu gruplara yeni insanlar ekleniyordu.
giymekten eskiyen kabanım beni soğuğa karşı korumuyor, gece ilerledikçe daha çok üşüyordum. böyle soğuk havalarda adımlarımı hızlandırmam, ısınmama yardımcı olurdu. fakat caddeler o kadar kalabalıktı ki, yavaş yürümek dahi insanı zorluyordu. her gece boş olan sokakların bugün ne ayrıcalığı vardı ki, bu kadar kalabalıktı?
düşüncelerim, adımlarımı durdurdu. daima yere doğru eğdiğim başımı kaldırıp çevreye göz gezdirdim. gülen yüzlerce insana bakıyordum fakat bir anlam veremiyordum. anlamak için bakmak yetmez, görmek gerekirdi çünkü… sokağın ortasında öylece dikildiğimden, bana garip bakan insanlara güldüm ve yeniden kalabalığa karıştım. neden bunca insanın sokaklara döküldüğünü merak etmiştim . garip, diye geçirdim içimden. en son ne zaman bir şeyi merak ettiğimi hatırlamıyordum…
bir süre daha ellerim ceplerimde, gözlerim yerde öylece yürüdüm. belki 5 dakika, belki de 2 saatti bu süre. bilemiyorum, zaman kavramını çoğunlukla yitirirdim. yanından geçtiğim kalabalık bir grup genç, aniden ‘ 10! ’ diye bağırınca başım refleks olarak onlara döndü. hepsi, gülerek 10’un hemen ardından ‘ 9! ’ diye bağırdı ve sırayla 10’dan geriye doğru saydılar. 0’a geldiklerinde yüzlerinden silinmeyen gülümsemeyle alkış tutmaya başladıklarında şaşırmıştım. bu da ne oluyordu böyle? içlerinden genç bir kız arkadaşlarına doğru ‘ mutlu yıllar! ’ diye bağırınca zihnimdeki karmaşa aniden dağıldı.
gökyüzünde havai fişek sesleri yankılandığı sırada yeniden yürümeye başladım. ne saçma, diye düşünüyordum. değişen tek bir sayı yüzünden bunca kutlama, ne saçma… senenin ilk gününe girmenin, diğer ayların ilk gününden ne farkı vardı? neden yakınlarımla bugünü kutlamam gerektiğini anlamıyordum o an. hoş, mantığıma yatsa da beraber kutlayabileceğim yakınlara sahip değildim, çünkü yalnızlığa kendimi mahkum etmiştim…
yalnız kalma düşüncesi, çoğu kişiyi korkuturdu. beni ise tatmin ediyordu. üstümde herhangi bir kişinin sorumluluğunun olmasını reddetmiş, böylelikle beraberinde gelebilecek düşüncelere kapı dahi aralamamıştım. bencilceydi, biliyordum. acımasızca gözüküyordu, biliyordum. yine de vazgeçmek, bana göre değildi. bu hayatta, kendini düşünmediğin sürece, acı çekiyordun… yıllar, ben farkında olmadan geçmiş ve beni kocaman bir adam yapmıştı.gerçeklerle yüzleştikçe duygularımı kaybetmiş, hayatın önemini yitirmiştim.
kalabalık, zihnime doluşan yoğun düşüncelerle çekilmez bir hal almıştı. önüme çıkan ilk ara sokağa girip derin bir nefes aldım. kendi düşüncelerimle dahi baş edemiyorken, başka birinin düşüncelerine tahammülümün olmadığını fark ettim. belki de, bu yüzdendi yalnızlığa ihtiyacım…
cebimden sigaramı çıkartıp tutuşturdum. sokak epey tenhaydı, yorulduğumdan yere oturuverdim. sigaramdan derin bir nefes çekip zihnimdeki karmaşayı toparladım ve verdiğim nefesle birlikte karmaşaya veda ettim… ben, düşmemek için atlamayı seçmiştim. pişman da değildim, mutlu da… her gece, tüm günün yorgunluğuna rağmen dışarı çıkar, yalnızlığıma sigaramı dahil ederdim. böyleydim, iyi bir adam değildim.
  • 0
    ghostrider 1 yıl önce
    yazın yazarlık yarışması için mi?
    0
    senanur_ebibli 1 yıl önce
    evet paylaşmak istedim.
  • 0
    ghostrider 1 yıl önce
    bu arada yazın güzelmiş. tebrikler.
    0
    senanur_ebibli 1 yıl önce
    teşekkür ederim :)
  • 0
    true_man 1 yıl önce
    adının sena olması ve yazdığın şeyin sonuna ben iyi bir adam değildin demen çelişkiye soktu :p

    aydınlatır mısın?
    2
    senanur_ebibli 1 yıl önce ~ 1 yıl önce
    o ben değilim ki.. o benim karakterim. erkek ya da kadın fark eder mi?
  • 1
    ___koray_____ 12 ay önce ~ 12 ay önce
    puvom, çok güzel olmuş.. sanki kendimi okudum :)


    ellerim titriyor.. hissizliğin ve hiçsizliğin tabirleriyle.. sanırım sahip olduğum en korunaklı kalkan da bunlar.. o ilmek ilmek ördüğüm duvarları.. hiç olmayacak insanlar yüzünden içeriden tahrip ettiğim için.. şimdi sığınabileceğim tek şey bunlar.. korkuyorum; onlara olan sinirimle onlar gibi olmaktan, çok korkuyorum.. merhameti tükettim... acımasızlığım en üst seviyede.. iyisi mi insanlardan uzak durmalıyım ve bilemiyorum ki iyisi midir yalnızlık?
    öyle karmakarışık adımlıyorum.. dünden bugüne tüm yaşantımı.. belli ki boynumuzu büktürenler yüzünden başımız önümüzde.. belli ki bundan sebep, başımızı kaldırıpta ileriye bakamıyoruz..
    olsun be...
    olsun..
    bakamasakta ileriye, bizler; nasılsa adımlarımızı hep ileriye adımlıyoruz..
    1
    senanur_ebibli 7 ay önce
    yorumunu yeni görüyorum böylesine bir yanıt yüreğime dokundu teşekkürler..
  • 0
    adolfbey 8 ay önce
    okuyan varmı ayıptır sorması jsshsjsjsk
  • 1
    plumerion 7 ay önce
    ellerine sağlık puvocum.

    buna yalnızlığa kucak açmak mı diyoruz yoksa yalnızlığımızda boğulmak mı?


    bana soracak olursan ikisi birden (=
    1
    senanur_ebibli 7 ay önce
    teşekkür ediyorum. sanırım daha çok yalnızlığa kucak açmak..
  • yazmak üzerine

    deneme, makale, fıkra gibi konular hakkında yazıların yazıldığı bölümümüzde amaç öğretmeyi ve bilgilendirmeyi gütmektedir.

    193 takipçi
  • abone ol
  • moderatörler
    ghostrider
    plumerion

  • bu bölüm #sosyal bölümünün alt bölümüdür.
  • =>konu dışına çıkılması yasaktır.

    =>paylaşılan yazılar bölümle alakasız ise kaldırılır. 

    =>+18 paylaşımlarda +18 ibaresi işaretlenmelidir.

    =>küfür, hakaret vb. söylemler kesinlikle yasaktır.

    =>yazarlar uzman olduğu veya deneyimi bulunduğu konular hakkında yazılar yazmalıdır.

    =>yazılan yazının mutlaka bir başlığı olmalıdır.