hesaplaşma - puiv yazar etkinliği

    14
    efendikaptan 13.5.2018 04:59
    sabah yine ağzındaki o acı tatla uyanmıştı. her sabah olduğu gibi yine sigarayı bırakması gerektiğini düşünüyordu.lavaboya girdi ve musluğu açtı. suyun ısınmasını beklerken aynaya baktı. yine her sabah olduğu gibi kendi yüzünden hicap duydu. hastalığından kaynaklı yüzünde kelebek şeklinde bir iz vardı. bu yüzden herkes arasında kelebek selim olarak bilinirdi. yüzünü yıkadıktan sonra kendine bir kahve yaptı. kahvenin kokusunu içine çektikten sonra bir yudum aldı. tam o sırada arkasından gelen sesle irkildi.
    -bana da kahve yapmayacak mısın?
    arkasını dönüp sesin geldiği yere baktı. yüzü pek yabancı gelmiyordu.biraz sonra zar zor konuşabildi.
    -sen de kimsin?
    -beni ne çabuk unuttun kelebek selim. iyi düşün hatırlayacaksın.
    selim sesin sahibini incelemeye başladı. birden ruhu çekildi sanki
    -ama sen... bu nasıl olur? olamaz. sen burda olamazsın.
    -ama burdayım işte öyle değil mi?
    -peki ama nasıl? sen ... sen ölmüştün.
    -ölmüştün mü? sence de bu biraz pişkince değil mi? öldürmüştüm demek istedin herhalde.
    -hayır. ben... ben böyle olsun istememiştim. benim suçum değildi. sen intihar ettin.
    -ah be selim. insanlar durduk yere hiçbir şey yokken intihar etmezler. gerçekten intiharımda payın olmadığını mı düşünüyorsun?
    -ben böyle olacağını tahmin edemezdim. yine de eline silahı ben vermedim sonuçta. tamamen kendi seçimindi.
    -hayır selim. tam olarak sen verdin silahı elime ve tetiğe de sen bastın.
    -hayır. ben bir şey yapmadım.hem öyle olsa bile sen öldün. bana hesap soramazsın.
    -ah be selim. kelebek selim. biliyor musun seni hep farklı birisi olarak görmüştüm. bana karşı çok naziktin. diğerleri hep birbirinin kopyası gibiydi. bilirsin insanlarla aram çok iyi olmamıştır hep. insanlar beni tuhaf bulurlardı genelde. iletişim kurmakta zorlanırdım. aslında zorlanmazdım. sadece istemiyordum. çünkü çevremizdeki insanlar o kadar sığ ve bencillerdi ki. kaba saba olmayı samimiyet zannederlerdi. başkalarının hislerini, düşüncelerini hiç umursamazlardı. varsa yoksa sosyal medyada popüler bir profile sahip olmak. bir nevi kendilerini pazarlamak. bu şekilde topluma kendilerini kabul ettirdiklerini düşünüyorlardı herhalde. ellerindeki o kara aynada kendilerini çok parlak görüyorlardı. ya da gösteriyorlardı. halbuki o kadar çirkinlerdi ki. insanlar hayatını nasıl böyle sadece gösterişle geçirebiliyorlar anlamakta zorlanıyorum. hayat değil ki bu. neden öyle baktın? popüler kültüre ait bir referans verdiğim için değil mi? benden pek beklemezsin. zaten ben de popüler kültürü eleştiren bir yapımın nasıl popüler kültürün önemli bir parçası haline geldiğini anlamakta zorlanıyorum. sahi yeni sezonu çıktı mı onun?
    -...
    -her neyse bir cevap beklemiyorum zaten. benim için pek bir önemi yok. ben bir ölüyüm. başkalarının hisleriyle oynayarak eğlenen hissiz -belki de hissiz olduğunu kanıtlamaya çalışan aslında hissiz olmayan- insanlar tarafından öldürüldüm. hepsinin bir payı vardı. ama en büyük pay senin. tetiğe sen bastın. çünkü sen benim... eğer öyle olmasaydı sana hesap soramazdım. gerçi zaten ben hesap sormuyorum sana aslında. sen kendine hesap soruyorsun selim. ben senin vicdan azabınım.
    -ben ... anlamıyorum.
    -bal gibi de anlıyorsun. gerçekten hiç sorumluluğun yokmuş gibi davranıp hayatına devam edebileceğini mi sandın? suçluluk hissetmediğini mi zannediyordun.
    selim yıkılmış durumdaydı. yüzünü dizlerini dayayıp ağlamaya başladı.
    -sen suçluluk hissetmeseydin ben burda olmazdım selim. ben senin beynini oluşturduğu hayali bir görüntüyüm. senin hislerinim. senin vicdanınım. ben konuşmuyorum sen konuşuyorsun. ben sormuyorum sen soruyorsun neden diye. neden yaptım bunu ?
    selim artık hıçkıra hıçkıra ağlıyordu.
    -bilmiyorum. dedi bağırarak. bilmiyorum neden yaptım. neden senin özel anlarını internette paylaştım? neden teşhir ettim seni bilmiyorum. belki biraz eğlenmek için. belki popüler olmak için. belki bir şeyleri kanıtlamak için. belki de gerçekten çok aşağılık bir insan olduğum için. özür dilerim sena özür dilerim. allah benim belamı versin. keşke seni geri getirebilseydim. keşke sana ve kendime vermem gereken değeri verebilseydim. neden yaptım ki bunu neden?
    selim ağlamaktan perişan bir hale gelene kadar ağladı. sonra kafasını kaldırdı ve etrafına baktı
    -sena ? sena nerdesin ? senaaa .
  • 1
    ghostrider 13.5.2018 09:36
    daha çok çalışmalısın. aslında konun çok güzel. daha iyi şeyler yazacağına inanıyorum.
    0
    efendikaptan 13.5.2018 11:41
    kibarca olmamış diyorsun yani :)
    1
    ghostrider 13.5.2018 11:56
    yok ondan değil. bazı duyguları daha çok açarsan daha etkili olabilir.
    0
    efendikaptan 13.5.2018 16:01
    haklısın hikaye biraz çiğ . aslında aceleye geldi. üstünde yeterince çalışmadım. yazmaya devam. eleştiren birilerinin olması çok kıymetli benim için.
    0
    ghostrider 13.5.2018 18:17
    biraz süreyi kısa verdim ondan dolayı oldu.
    yine de sen yazmaya devam metnin etkileyici.
  • 1
    elfhin 13.5.2018 12:08
    gayet güzeldi. çok güzel bir konuya değinmişsin. başarılarının devamını dilerim fsmdnfnd (sonu klişe oldu ona güldüm :)
    0
    efendikaptan 13.5.2018 16:04
    teşekkür ederim klişe ama güzel yorumların için :)
  • 1
    utopikbeyin 13.5.2018 13:21
    ilk başta hafif bir sarsaklık ve kelimelerin ahenksizliği göze çarpsa da diyaloglar, özellikle de sena'nın sözleri çok iyiydi. ama ben bunun sonunu bağlasam, ilk başta bir birey olarak okuyucuya yansıtırdım tıpkı senin yaptığın gibi. ama aslında o konuştuğu kişi kendisi ve dolayısı ile kendisinin katili olduğunu aktarırdım. daha çarpıcı ve etkileyici olurdu.
    0
    efendikaptan 13.5.2018 16:03
    ahenk konusunda haklısın. dediğin gibi de daha güzel olabilir gerçekten. teşekkür ederim yorumların için.
  • 1
    aslnnfrtim 13.5.2018 16:05
    güzel olmuş yüreğine sağlık devamını bekliyoruz
    0
    efendikaptan 13.5.2018 16:10
    teşekkür ederim.
  • 0
    miraycik 13.5.2018 18:25
    bizimlesin 👍😁