17

meeting with dante



le soleil brille. anlamsız bir o kadar da manidar. hayat gibi yani. güneş parıldıyor evet, le …

*

dante’ye rastlamam iyi oldu. aslında karl bir asır önce benim çok sevdiğim o özlü sözü kullanmıştı. hem de ilgilenen ve alakadar olmakta geri durmayanlar için ‘das kapital’ da. kitap, besmele gibi bu sözün yüceliği ile açılıyordu. gereksiz bir yüceltiye tabii ki gerek yok, ama insan değerli bulduğu nesneleri bir an içinde harcama peşinde gerçekten çok münevver bir yol çizebiliyor. das kapital’i tam olarak bitirememenin hüznü elbette var, ama böyle hacimli ve devirler yaşatan bir düşüncesinin sahibi olduğu yazarın kalemiyle yazıldığı için, bu kitaba başlanan söz, şahsım açısından çok önemliydi.

başka rastlantılar da hoştur, ama devri zamanında anlaşılmayan ünlüler, benim için daha önemli. şahsım da zafer takları kurma heyecanı var. hem de onlar için; o devrinin mağdur, ama geleceğin aydın ve sabırlı insanları için. bu çağ yalanlar ve slim fit hayaller için.

-hoş geldin abi..(dante’yi bizim kahve delikanlılarından sanınca…)
-ben 142** tane dizenin sahibiyim. bana böyle seslenemezsin.
-ama ben, ben, hayır yanlış anladınız..
-ben statesmanim…anladınız mı küçük oğlan..ayrıca dilbilimcisiyim..
-abi ne olursan ol da, bu ne ego ya! başlarım senin gibi büyük insana..
-düzgün konuş benimle, düzgün…asil ol azıcık..
-asalet, terbiye, kavramlar…sen çok mu asilsin?
-bir aralar öyleydim tabi. fakir düşünce pedercağızım, iş başa düştü..
-peki abi, sen nasıl oldu da şu modern italyancanın babası oldun..
-hiç sorma be delikanlı, hiç sorma. bizim oralarda o zamanlar çok boktan bir yaşam vardı.
-nasıl?
-şimdi efendi olmaya söz veriyor musun, ilk onu söyle bana?
-ben ve efendilik?...aslında çevremdekiler terbiyeli çocuk derlerdi bana hep, ama küçükken..
-şimdi ne değişti?
-sen karşıma çıktın, arthur abi çıktı, bacon, balzac, nietzsche…
-baya karıştırır mısın ortalığı sen?
-yok da abi, esasında bizim kültür osmanlı edebiyle örtüşen cinsten.. sizinkiler sonradan..
-ha, osmanlı, şu osman mı yoksa?
-evet abi…
-vay, ne oldu onlara, ne yaptılar? en son orhan’ı duymuştum, oğlunu..
-ooo, sen uyurken mezarda, bizim ceddimiz dünyayı fethetti baştan başa..
-belliydi be delikanlı..bizimkiler daha tuvaletlerini yapamazken, onlar gül suyu ile süslenirlerdi abdest alıp…
-sizinkiler de, italya değil de, fransa da bir ara parfüm ayakları vardı, ne ayaktı abi onlar?
-hımm, düşsel parodi, bir tür ironi yani..
-eee abi, sana şey diyecem..ya bizimkiler kalkmış size özeniyor, sence mantıklı mı?
-eblehce, benim hayal ettiğim dünya arafında böyle şeyle olmamalıydı..
-yani..
-ayrıca siz büyük bir milletsiniz..her yönüyle..
-ama çok değiştik be abi…materyalizm bizi de vurdu..
-o ne?
-maddecilik, madde; yani para…hatta senin bir sözün vardı..şu para işlerinin ayartıcısı cinsten kapital sevdalısı düşlerinde emperyalist güçlerin eline koz verecek tebaa kanatçısı bir adam çıktı ve çok kalın bir kitap yazdı..
-benim şiirlerim kadar var mı?
-bilmem…
-eee, başka ne var?
-bir de senin sözü kullanmıştı galiba!
-hangisi?
- ‘kim ne derse desin, sen yoluna devam et!’
-vay, o sözüm mü, evet..
-evet abi, o sözün..
-sen efendi birine benzemiyorsun, öylesin galiba..
-efendilik ne işe yarar ki be abi, aman be ya..
-karamsarsın..
-belki de..
-neden?
-boş ver..
-eee, sen benden hiç ilham aldın mı?
-aldım, bu sözden çokça aldım bir de şey..
-bir de ne delikanlı?
-senin..
-benim?
-sizin sevdiğiniz..
-beatrice mı?
-onu bir romanımda kullanmıştım, hakkınızı helal edin, olur mu?
-olur delikanlı olur..eee, sen bana dair ne biliyorsun başka?
-sizin akıllı olduğunuzu biliyorum ve de islam kültürü ile siz çok önemli bir şahsiyet olurdunuz zannımca..
-öyle değil miyim zaten yüzyıllardır?
-biz önyargılıyız abi, atamıyoruz ilk yargılarımızı zihnimizden..
-anladım.. başkasının ekmeğinin ne denli tuzlu, başkasının merdiveninden çıkmanın,ne denli zor olduğunu göreceksin.
-cennet kısmı..
-evet ya, ne güzel yazmışsın..senin kitabını alacağım yakın zaman da..
-çok sevinirim gerçekten..hala okunuyor olmak mükemmel..
-şimdilik seni yalnız bırakmam lazım, yine gelecem ama, tamam mı?
-tamam delikanlı, arayı fazla açma…



eliot sen ne demiştin: ‘

dante ile shakespeare dünyayı aralarında paylaşır;
bu iki ada eklenebilecek üçüncü bir ad yoktur.’


ya benim güzel goethe'üm?

bu içeriğe henüz yorum yapılmamıştır.


  • kara mizah

    Güldürürken düşündüren, kimi zaman da üzen içeriklerin bulunduğu bölüm.

    217 takipçi

  • abone ol

  • moderatörler

    specular

    ultraviolence