9

rızkımı veren hüdadır, kula minnet eylemem..

ne güzel demiş değil mi üstad?

bazen düşünüyorumda, bazı şeylere ne kadar uzağız diye. kendimdende çok kez yola çıktığım oluyor biliyor musunuz? yani evet bir ölçüde bazı şeyler kabul edilebilir, bazı şeyleri anlayabilirim. ki bence insanda anlayabilmeli. yani;

günümüzde ülkede yaşanılanlar, sosyal şartlar, askeri, siyasi olaylar, insaların bakış açıları ve bazı şeyleri lanse edişleri, bizleri inançlarımızdan uzaklaştırabiliyor olabilir. kaba tabirle;

"ya öyle insanlar var ki, öyle olaylar oluyor ki, öyle hacı hoca deyip kendini tanıtan insanlar var ki; insanı dinden soğutuyor be kardeşim"

diyebilirsiniz. bunları bir ölçüde anlayabilirim. çünkü düşünüyorum bir dönemler bende böyle şeyler düşündüm. evet. doğru. dibine kadar doğru. bu tarz şeyleri görüyor, duyuyor, hissediyoruz. yaşıyoruz, ister istemez etkileniyor. insanlığımızı, dinimizi sorgular hale geliyoruz.

veyahut insanın içinden gelmiyorda olabilir. gerçekten aslında bazen istiyordur. fakat iş fiziksel dökülmeye, ibadet etmeye, veya hayatlarını bu şekilde sürdürmeye gelince, bazı şeyler eksik kalabiliyor veya kendini %100 aidiyet duygusu ile doldurmuş hissedemiyor olabilir. bunuda anlarım. anlayabiliyorum. buda farklı bir ruh halidir. birey aslında ruhani şeylere, veya inanacağı şeylere ihtiyaç duyar bazı dönemlerde ve süreçlerde. gerçekten istediği ama gerçekten beceremediğini düşündüğü zamanlarıda olabilir.

veyahut hiç içinden gelmiyor olabilir. bazı şeylere kırgın veya küskün olabilir. çok büyük şeyler yaşamış ve yaşadığı süreçlerde, hiçbir zaman bu tarz yakınlık hissi uyanmamış. kendini yalnız hissetmiş ve;

"ulan neler yaşandı, kimler öldü, kimler kaldı, ne olaylar atlattım, hepsinde yalnızdım, hiçbir zaman birşey göremedim. yeri geldi günlerce elimi açtım yalvardım. ama nafile.."

düşüncesinede girebilir. bunlarıda bir ölçüde anlayabilirim. ve saygı duyabilirim. bu düşüncelerin bazı bir ölçüde kabul edilebilir.

fakat kabul edilmeyen şeylerde var dostlarım. kabul edilemeyecek şeylerdende bahsetmek isterim müsadeniz olursa biraz..

sanırım biraz özeleştri yapmanın ve kendimizi sorgulamanın vaktinin geldiğini düşünüyorum. zira, düşündükçe, ve zaman geçtikçe, hayatımı, hayatlarınızı, hayatlarımızı göz önünde bulunduracak olduğumda şu satırları söylemeyi, öncelikle allaha inanan bir birey olarak, daha sonra ise hayatının büyük bir dönemini böyle şeylere uzak geçirmiş kayıp bir ruh parçası olarak söylemeyi borç bilirim. vazife bilirim. aciz kulluğumun bir nişanesi olarak bana verilmiş kutlu bir görev olarak bilirim.

sizce gerçekten yukarıda saydığım örnekler gibi, veya bu ve bunun benzeri girdiğimiz ruh hallerinde olduğu gibi, gerçekten bazı konularda haklılık paylarımız var mı dersiniz? ne yaşamış olursak olalım, neler geçip gitmiş olursa olsun, hayatlarımızın sürekli ağrı kesici etkisi ile geçici şeyler ile sürdürdüğümüz, rutin ama fazlasıyla eksik ömürlerimizde, sahiden, düşününce, gerçekten dostlarım,

ahh..

o kadar haksız bireyleriz ki.
o kadar sandığımız gibi değil ki hiçbir şey..
ve o kadar aciz bireyleriz ki aslında..

bazen düşünüyorumda, ne olursa olsun, bir evlat, babasına nasıl olurda sırtını döner? bazen onu yalnız bıraktığını düşünsede, bazen kötü olduğunu düşünsede, bazen varlığını hissedemiyor olsada, hatta bazen inkar edip, asi birey olsa bile,

bir insan babasına nasıl sırtını döner?

tövbe haşa, nasıl bir sapkınlıktır, nasıl bir yoksunluktur bu, nasıl bir inanç eksikliğidir, nasıl bir cahilliktir.. ne yaşamış olursak olalım, gittiğimiz yolların ne kadar farklı olduğuun zerre önemi olmadığı, a,b,c,d vb.. yollarının hepsinin çıktığı final kapısında, bizleri bekleyenlere, yol boyunca yaşadığımız şeyleri ne yüzle ve ne fırsatla anlatacağız? hangi yüz ile sorulara cevap vereceğiz? hiç düşündünüz mü? ama bu çok ciddi soruyorum. basit bir yazıda, basit bir sözlükte sorulan bir kaç can sıkıcı soru olarak görmeyiniz. sizlere diyorum ki, hayatım boyunca bu tarz şeylere hep uzak, hep eksik hissettim. hep kendimce sebeplerim vardı. fakat daha sonra kendimce olan sebeplerin, aslında zerre önemi kalmadığını fark ettim. biraz acılı, biraz dersli, bolca acılı, ve bolca dersli bir yöntem ile öğrendim. ama öğrendim.

öğrendim.

24 üme gireceğim. bunu gerçekten öğrendim.

dostlarım, yazının başında şairinde dediği gibi, rızkı veren hüdadır, kula minnet eylenmez. başarıyı, parayı, aşkı, sevgiyi, her türlü olguyu ve kavramı, a dan z ye, verende, alanda,

biri var.

minnet borcumuz olan biri var.

ne yaşarsanız yaşayın, ona sırtınızı dönmenin, ona uzak kalmanın, geçici ve kısa zamanda etkisini görseniz bile, kaldı ki ben bunun etkisi olduğuna kesinlikle inanmıyorum. hayatlarınız hiçbir zaman kolay ve huzurlu geçmeyecek.

bazılarına bu konular yobazca, gerice, ve ergence gelebiliyor olabilir. bir dönemler banada gelirdi. ziyanı yok. boş yapıyorlar. tıpkı benim senelerce yaptığım gibi, bir gün onlarda anlayacak ve iş işten geçmiş olacak korkarım ki, neyse, herkesin hayatına kimse karışamaz.

rahman ve rahim olan allah'ın adıyla, gelin, bazı şeyleri sorgulamaya devam edin, fakat bu sefer konu başlığını değiştirin, neden böyle oluyor, ne yapacağım, neden yalnızım diye sorular yerine, nasıl bu hislerden kurtulabilirim ve ne yaparsam ruhani huzura ererim diye düşünmek ile başlayın..

bırakın, devamı elbet gelir.

sen affet allahım. bu yaşıma kadar yaptığım iyiliklerin, sevapların, doğru ve olması gereken şeylerin hatrına, hayatımda tek sevdiğim beden olan, rahmetli sevdiğimin hatrına ve yüzü suyu hürmetine sen affet..

affet ki, biraz olsun başımı kaldırmaya yüzüm olsun.
  • 1
    cwinq 17 gün önce
    içim bir tuhaf oldu
    0
    sjense 17 gün önce
    :)
  • 1
    bizanskurdu 17 gün önce
    0
    sjense 17 gün önce
    ah bağcan ah.
  • 1
    piiuv 17 gün önce ~ 17 gün önce
    kardeşim bütünüyle kendi nefsim üzerine aldım yazını manası ruhuma işledi resmen

    allahu alem ya imam gazali ya da imam rabbani hazretleri der ki: "insan ömrü havf(korku) ve reca(ümit) arasındadır. gençlik zamanı havf ağır gelir yaşlılık zamanı reca ağır gelir." galiba modern zamanın gençleri olarak bu sırayı tersinden yapıyoruz gençken allahtan uzak ama ümit içinde geçiriyoruz yaşlılık zamanı ise gençlikte allahtan uzak olduğumuz için korkuyoruz. hal böyle olunca da işler yolunda gitmiyor ama hesaba çekilmeden kendimizi hesaba çekmemiz gerektir. yazın bunu okuyan herkes için bu hayra vesi olsun inşaallah(amin) eyvallah
    1
    sjense 17 gün önce
    eyvallah bizden, ne demek, tamamen şahsi düşüncelerimi paylaşmak istedim. ve bir nebze olsun benim gibi düşünmüş olanlara faydası olacağını düşündüm. ve amin. cümlemize.
  • 1
    hedap 17 gün önce
    öncelikle basın sağolsun. başlarda da söylediğin gibi bahane çok. bahane zaten göt gibidir kadın erkek farketmez herkeste bulunur, her konuda, her alanda.
    ama mevzu bahanelerden çok daha öte.
    hani biz düşününce deriz ki; iyi ki müslüman bir ailede veya müslüman insanların çoğunluklu olduğu bir ülkede doğmuşum diye ama öyle değil.
    ben vallahi keşke ortadoğu'da müslüman bir ülkede özellikle de şu ortamda doğmasaydim diyorum.
    çünkü yetiştirilme tarzimiz kesinlikle ve kesinlikle islam'a göre değil. islam'ın, kişilere, şahıslara ve onların allah'ın emirlerini kendi kafalarına göre yorumlamalarına göre uyarlanmış ve dikte edilmiş halini yaşıyoruz yaşamak zorunda bırakılıyoruz.
    aşırı derecede baskılaniyoruz ve aşırı derecede kapalı tutuluyoruz.
    ebeveynler bunu çocuklarına yaptığı bir iyilik olarak görüyor, ben onları suçlamiyorum, çünkü onların da kendi aklı ve mantığinin sınırları belli.
    belirli bir yere kadar sorgulamak ve düşünmek üzere yetiştirilmisler, çoğunluklu olarak yani.
    bizim belirli bir yaşa veya zamana kadar bazı şeylerden kendimizi soyutlamamizin ve pişmanlıklar yaşamamızin sorumlusu kimse değil, biziz. biz ne zaman kendimizi sorgulamaya ve hatayı kendimizde aramaya başlarsak ancak yüzleşebiliriz.
    çoğumuzun aklı kirada. ciddi anlamda kirada hemde.
    onlar benim yerime düşünmüş, benim yerime araştırmış
    ben onların peşinden gidersem, kurtulurum mantığı mevcut.
    en tehlikeli insan modeli işte bu.
    hiç bir amacı ve sorgulama ihtiyacı hissetmeyen ve bu açığını amacı ve sorgulama ihtiyacı olan insanların peşlerinden giderek kapattığını sanan insanlar.
    işte tam da bu metinde olduğu gibi, kendi aklımızla, kendi istegimizle bizzat kullanım hakkı ve yönetimi tamamen bizde olan bir beyin ile düşünmek, araştırmak, sorgulamak ve tüm her şeyi gördükten, duyduktan sonra sentezleyip tamamen bize, kendimize ait bir yaşam tarzı oluşturmak.
    eksikliğimiz bu.
    allah herkese bu eksikliği giderebilmeyi başaracak günler bahşetsin.

    1
    sjense 17 gün önce
    çok değerli ve çok güzel yorumun için teşekkür ederim sevgili dostum. okurken hayran kaldım, söylenecek pek birşey bırakmadın. sonuna kadar haklısın diyebilmekten başka cümle kuramıyorum.

    "allah herkese bu eksikliği giderebilmeyi başaracak günler bahşetsin."

    en güzel kısmı buydu. amin, hep beraber inşallah.
  • hayata dair

    Bu bölümde ibretlik hikayeler ve komik paylaşımları bulabilirsiniz..

    1885 takipçi
  • abone ol
  • moderatörler
    gaddarus
    hellomyfriend
    darkier
    polinezyali
    caytiryakisi
    plumerion

  • bu bölüm #karışık bölümünün alt bölümüdür.

  • bölüm kuralları

    • bölümü takip etmeyi unutmayınız..!
    • konu dışında paylaşım yapmak yasaktır..
    • reklam amaçlı paylaşım yapmak yasaktır..
    • bölüm ile alakasız paylaşım yapmayınız..
    • başlıklarınızı her zaman ilgili bölüme açınız..
    • +18 başlıkları +18 içeriği işaretleyerek paylaşınız..
    • kurallara ısrarla uymayıp tekrar eden yazarlar bölümden engellenecektir..
    • başlıklarda ve yorumlarda herhangi bir kişinin ailesine hakaret,küfür ve rencide edici içerikler kesinlikle yasaktır..
    • şahsınıza yapılan küfür-hakaret  gibi içerikleri puiv moderatörlerine bildiriniz..