29

insan bozuldu mu, bunun çaresi yoktur...

sen bir medeniyetin iflası nedir bilir misin? insan bozulur, insan kalmaz; bir medeniyet insanı yapan manevi kıymetler manzumesidir. anlıyor musun şimdi derdin büyüklüğünü? cahilsin; okur, öğrenirsin. gerisin; ilerlersin. adam yok; yetiştirirsin, günün birinde meydana çıkıverir. paran yok; kazanırsın. her şeyin bir çaresi vardır. fakat insan bozuldu mu, bunun çaresi yoktur.

-mahur beste, ahmet hamdi tanpınar-
  • 0
    horseman 2 ay önce
    (pi: @rapunzel) şarki sözü değil de şöyle bisi var olma mı 😃
    1
    rapunzel 2 ay önce
    olur olur severim tanpınarı
    0
    horseman 2 ay önce
    her şeyden biraz kalır
    diyor birileri, çoğulluk haklılıktır.
    kavanozda biraz kahve,
    kutuda biraz ekmek,
    insanda biraz acı...
    1
    rapunzel 2 ay önce
    - başla başka bir hikayeden söz et canım sıkık
    +duymak istemezsin dinleyenlerin yüzü asık
    -ses kısık be yorma beni ben içimi bilirim bir sanık
    +içine kapanık ipte boynu sallanan adam tek tanık
    -7&24 gözüm açık
    + kaçık evimden çık
    - kapı açık
    +açığa açık
    - çık açıkla açık açık
    +hikayelerim karanlık
    0
    horseman 2 ay önce
    küçük çocuk: sen bir melek misin?

    ben:ne ?

    küçük çocuk: annem bana kimin bileklerinde işaretler varsa onların melek olduklarını söylemişti.

    ben: hayır, bir melek değilim.

    küçük çocuk: tabi ki de öylesin. annem dedi ki sadece melekler kendilerine zarar verirlermiş çünkü dünyadaki yaşamlarını sevmezlermiş. bu dünya onları paramparça edermiş ve tekrardan cennete dönmek isterlermiş. kendi acıları ve başkalarının acılarına karşı çok hassaslarmış.

    ben: biliyor musun? annen bir bilge.

    küçük çocuk: teşekkür ederim. o da bir melek ama o evine geri döndü.
    0
    rapunzel 2 ay önce
    bir çocuk vardı sıkılmış , hayatı yıkılmış
    kitapları yakılmış yazında dahi kış -ailesiz- cümlelere sığdırmış senelerce derdini.evinde dahi yabancıymış aynadaki kendimi?inanmak istemezmiş gazetelerde yazılan yalanlara ama herkes doğru sanmış o da inanmak zorunda ya .şartlamış salakça doğrular ve baskılar sona .hazırlamış bavulu çıkıp evinden düşmüş yola.tüm insanlar yabaniymiş dişlerinde boya.
    kızıl kan gibiymiş hertarafta oyunlar ve foya.demiş böyle olmaz terk edilmiş bir zombi diyarında.dün de aynı bugün de bence aynı olur yarın da
    0
    horseman 2 ay önce
    etrafı düşmanlarla çevrili bir kara parçası gibi ordular diziyorlar kalbinin içine. plastik askerleri kalbine damlata damlata eritiyorlar. oysa sen komşularla çevrilmek istemiştin. balerinlerle, hasır piknik sepetleriyle, kulağa takılan kirazlarla ve öbür basit mutluluklarla.

    bir kadınla bir erkeği, bir erkekle bir erkeği, bir kadınla bir kadını, bir insanla bir insanı, renkli abaküs boncukları misali toplamayı öğretiyorlar. bir verip on almanın inceliklerini öğretiyorlar sana. dört işlemin hiçbirinden eksilmiş çıkmamayı öğütlüyorlar. bir değirmen gibi dönüyor düzenleri, ruhunu öğütüyorlar. kulağına kulağına fısıldıyorlar:

    “kimseyi çok sevme, kimseyi çok sevme.”

    öyle kötü insanlarda sayılmazlar ha. en azından bir kısmı. belki de seni kendi yaralarıyla bandajlıyorlar. sevdikleri terk etmiş belki, onları. inandıkları ihanet etmiş. güvendikleri dağlara bir bir kar yağmış. bir bildikleri olduğunu yineliyorlar hep. adına tecrübe denen bazı ağır kanamalı yaraları. seni kendi yaralarına hapsediyorlar.

    oysa dışarısı mis gibi hayat kokuyor. nihayetinde dünyaya tek sefer gelmiş bir minik misafirsin. âlemi elbet şaşkın, hülyalı, bir çiçek dürbününden seyredeceksin. yetmeyecek seyretmek, elini yaksa bile uzanıp dokunmak isteyeceksin. elbet sevecek, sevileceksin. elbet kazanacak, kaybedeceksin. pişmanlığı da tadacaksın muhakkak. kalkmak için, elbette evvela düşeceksin.

    bazı kayıplar kazanç sayılır hayatta. gülün rayihasını hatırladıkça ellerine batan dikenlere de gülümseyeceksin. yaşadım diyebilmek için evvela çok sevecek, çok sevilecek; bir elinle bulutlara, öbürüyle yerkabuğunun magmasına değeceksin. ve sonunda da tabii… ne kadar yukarı tırmanırsan, o kadar derine düşeceksin.


    sakın korkma düşmekten. ne kadar yüksekten düşersen çünkü,  bu güzel âlemi o kadar uzun seyredeceksin…
    0
    rapunzel 2 ay önce
    uzayan kısalan saçlardan, sana ait olmayan anlardan,
    gitmediğin yollardan yorulmadın mı?
    canım,
    birini pencere kenarına çiçek koyacak kadar sevmek lazım.
    his boşluğu ve iç burkulması diye bir şey varmış.
    çok sevince anladım.
    0
    horseman 2 ay önce
    bugün vapura binelim mi?
    - neden?
    - çünkü bugün seni iki mavi arasında sevesim var. denizin hemen üstünde gökyüzünün biraz altında
    0
    rapunzel 2 ay önce
    evi bayadır havasız bırakmışım, gözlerimi açıyorum, iki elim göğsümde şimdi. insanın evi kalbi, evimi kalbimde taşıyorum. sardunyalar kırıldıkları yerlerinden yine yeşil. her sabah daha yeşil. kırıldıkları yerleri inadına yeşil. kalbim atıyor şükür. canı çekince sevenin, canı sıkılınca gidenin kalbini yormasına izin vermeyeceğim. dövüşmeyeceğim, küsmeyeceğim, sandalyenin ayaklarını sürümeyeceğim. bu bahar. bu yaz, hiçbir kış. her şeyi çok bilenin, bir bok bildiğine şahit olmadım! dinleme onu - onları! geriye baktın mı, çok sevdim, korkusuzca seviştim de. en güzel yalanı söylediği için, ona yeniden aşık oldum de. çok yalnız uyudum, ama en kalabalık rüyaları gördüm de. hayatta canın ne çekiyorsa sadece onu yap! kimsecikleri dinleme. kimsesizleri dinle. gerçek orda. seni ortada bırakıp, gitmez. doğayı gör, uyanıyor… bu bahar, çıplak ayakla rüzgarı bekleyenlerin sesi kalbime yeter. .. günaydın güzel gözlüm.. günaydın gözlerini benden kaçırmayan bahar..
    0
    horseman 2 ay önce
    gözlerine bakıp konuşamam ki ben.
    seni ilk gördüğümde ne oldu biliyor musun?
    bir portakal kokusu geldi burnuma.
    tanışmıyormuşuz gibi ama, biliyormuşuz gibi de bir taraftan.
    yazın pazarda su satarken ben, sen annenin elini tutuyormuşsun, elma seçiyormuşsunuz beraber.
    ya da ne biliyim resmi bir geçitte, bir okul bahçesinde mesela.
    ben senin arkana duruyormuşum, senin pembe tüylü tokana bakıyormuşum.
    sen de hemen önümdeymişsin. ordaymışız.
    insanın bütün geçmişini değiştiren, bütün geleceğini bilinmez kılan.
    söylesene bana. kimsin sen?
    0
    rapunzel 2 ay önce
    sen kimsin
    kimsin işte? bunu söyle bana
    ben renksiz bir kadın
    gökkuşağı çoktan terk etti beni
    renkler aralarına almadılar oynarlarken
    hep yalnız oynadım karanlıkta
    renksizlikle
    şimdi hiç renkleri görmeyen birine
    gökkuşağından bahsetme !
    başım ağrıyor
    bir şey söyle bana
    deliriyorum
    renk deme!ışık deme!
    boğuluyorum!
    karanlığı anlat
    nefes alayım ..
    ben renksiz bir kadın
    oyalama beni
    sadece kutuplarda yaşayabilirim
    6 ayın gecesinde ışıksız
    sadece kutup yıldızlarını izleyerek
    kutuplara götür beni
    ben renksiz bir kadın ....
    0
    horseman 2 ay önce
    duy beni yazılmış ve yazılacak olan bütün hikayelerin kadın kahramanları.
    bütün o yaşanmış ve yazılmış olan,
    bütün o yaşanmamış ve yazılmamış olan
    hikâyelerin kadın kahramanları.
    kadınlar ve kızlar,
    dişil ve doğurgan,
    duygusal ve duyarlı olan.
    eril olmayan yani,
    fethetmeyi değil fethedilmeyi bekleyen kale, daima.
    gecenin karanlık koynunda kapılarını açan kent,en fazla
    en fazla bir sandalı koynuna alan deniz.
    durağan
    ve çaresiz
    ve lekesiz
    ve temiz tertemiz.
    adı tarihe geçmiş ve geçecek
    dişil ve doğurgan,
    kadın ve kız olan yani ki
    yani ki bütün hikâyelerin baş kahramanı olan.
    dünyanın çevresinde döndüğü asıl güneş, çağların gerçek sahibi, gerçek yazıcısı tarihin,
    bir anda en güçlü hükümdarları yerle bir kılan
    en güçlü kumandanları köle, en zelil köleleri hükümdar kılan,
    tutsakları en derin aydınlıkta hür, hür olanı en koyu karanlıkta tutsak kılan,
    hükümsüzü birden bire hükümlüye çeviren,
    hükümlüyü birden hükümsüz eden.
    geçer akçeleri geçmeze, geçmez akçeleri geçere dönüştüren saklı ve gizli el.
    ama güçsüz,
    çünkü daima ödeyen ve ödenen bedel.
    0
    rapunzel 2 ay önce
    sis boruları ötmeğe başladı yavrular
    şimdi oradalar - aşk delice kımıldamalı yatağından
    sen bir yıldız kaymasıyla yatağından
    üstüne alevleri alarak
    kemikli bir aşk gencinin kollarından tutarak
    sen kanın damarlara tutunamadığı anlardan
    beni karnınla
    bir göz boğuşmasına daha kandırarak
    bul içe kapanık hayvanlarımı yalvarmalarınla
    üzülmüş
    belki dünya ile horlanmışım

    ansızın çık oradan görün orada
    bu siyah basmış kara akar deme -
    başka olmalı gövdemi denetleyişin
    aşka hazır olan
    ... lardan. okadın'lardan

    halk aşksızsa sokaklar
    banka dükkânlarıyla doludur
    ellerimi kâlb olmayan sularla
    ıslamaya alışır o kızlar

    - işte artık kaçmak - işte durmadan karşımızdayken bile -
    - ılık ev girintileri
    gizlesin daha köprüler
    karanlık bedenleri

    her şey onlara göre - yamandırlar
    ansızın melek bekliyorum eski türk ezgileriyle
    senin asya'dan hiç yontmadan zarif bir cep saati yapışın
    asya asya ve asya diye yalvarışın
    sana ansızın alın yazımı ve kendimi ekliyorum
    aşka hazır aşka aç ve davetli
    0
    horseman 2 ay önce
    ölmek.
    ne ki ölmek zaten ya?
    ölmek.
    ölmek uyumak sadece.
    düşün ki yalnız uykuda bitebilir bütün acıları yüreğin
    çektiği bütün kahırlar insanoğlunun..

    uyumak.
    ama düş görebilir insan uykusunda
    çok kötü.
    çok kötü.

    çünkü o ölüm uykularında
    sıyrıldığımız zaman yaşamak kaygısından
    öyle düşler görebilir ki insan.
    bir düşünsene.

    ama işte bu düşüncedir uzun yaşamayı cehennem eden.
    yoksa kim dayanabilir ki zamanın kamçısına
    zorbanın kahrına gururun çiğnenmesine sevgisinin kepaze edilmesine
    kanunların bu kadar yavaş yüzsüzlüğün bu kadar çabuk yürümesine.
    kim dayanabilir...
    kötülere kulluk etmesine iyi insanın.
    bir bıçak saplayıp göğsüne kurtulmak varken, kim dayanabilir?
    kim ister ki bütün bunlara katlanmak?
    0
    rapunzel 2 ay önce
    koşturmak boş durmaktan iyidir
    boş durmak boş koşmaktan yararlı
    hoş tutmak gönlü, yas tutmaktan çok zormuş
    yaşlanmak her dökülen yaprağın arkasından ağlamak gibidir
    hayatta erken emeklilik seçim değildir, kadere bağlıdır
    yazgıdır
    hayat ince bir çizgi, narin bir çalgıdır
    yüzlerce yıl emek veren insanin
    hasat zamanı ölü tohumları mıdır?
    her güne yeni umutlarla açılan gözler
    yalanlarla aldatılan gözler
    dolanlarla ağlatılan gözler
    bir güzel sözle güler
    akıtılan her damla ter yok oluşu engeller
    negatif değillerse, art niyetli değillerse eğer, bu böyle
    devam eder
    dilediğim her şey olmuyor
    çabalar bazen çok nafile
    nargilenin dumanına benzer hayallerim
    sadece beni zehirler ve uçup gider
    kafileler gibidir insanlar
    bazen seni seyreder giderler
    herkes kendine paha biçmiş
    bende karşılıksız bir çek
    emeklerim dostluktan yana, ama olmuyor !
    anneme sordum niçin böyle ???
    ama baktım o da ağlıyor
    0
    horseman 2 ay önce
    öyle sarhoş olsam ki
    bir an seni unutsam
    unutsam bugünleri
    yarınları unutsam

    öyle sarhoş olsam ki
    bir daha ayılmasam
    herşey bir rüya olsa
    unutarak uyansam

    seni gördüğüm günü
    sevdiğimi unutsam
    bir başka dünya bulsam
    içinde sen olmasan

    öyle sarhoş olsam ki
    bir daha ayılmasam
    herşey bir rüya olsa
    unutarak uyansam

    öyle sarhoş olsam ki
    bir an seni unutsam
    unutsam bugünleri
    yarınları unutsam unutsam
    0
    rapunzel 2 ay önce
    sen yağmuru çok seven küçücük şey
    ben kendine geç kalan bir kadın
    beni sevmesen de görmesen de hayat sürerdi yine
    ama kendimi sevmezdim şimdiki kadar
    beni seçmesen de yok desen de ateş yanardı yine
    ama gülmeyi bilmezdim şimdiki kadar
    birden geldin aklıma yakıverdin ışıkları
    hayret ettim kalbime bazen mutluluktan
    birden geldin aklıma yakıverdin ışıkları
    hayret ettim kalbime bazen mutluluktan
    0
    horseman 2 ay önce
    leyla; leyla ben geldim. açmıcak mısın gözlerini? bak herkes burda; senin uyanmanı bekliyorlar, hadi leyla. ben de bekliyorum… ben, gerçi daha beklerim, problem değil ama… yani işte seni böyle görmek.. keşke ben şimdi vakitsiz gelen bir bahar mevsimi olsam, sen de bir meyve ağacı olsan… dokunsam… ellerimle can versem sana… diyeceksin ki sen kimsin ki? haklısın. ben senin sevgilin sayılmam; öyle takılmışlığımız da yok, bi’ kafeye gidip bi’ çay kahve içmişliğimiz falan da olmadı pek. arkadaş bile sayılmayız ama işte yani, anladın sen beni leyla. şimdi şey gibi, yani, benim hislerim birini görürsün böyle için kıpır kıpır olur ya hani; sen benim yüreğimdeki o kıpırtısın leyla, fazlası değil…
    0
    rapunzel 2 ay önce

    gölgesine hasretim, beni güneşten azledin.
    unutmak istiyorum yaz nedir.
    hatırlamamak en son kim yaz dedi..
    hatırlamıyorum bana kim yaz dedi.
    her şeye tamam dedim, ne zaman az dedim?
    kalbim örf adet bilirdi, insanlar yobaz dedi.
    sana körü körüne bağlandığımı sandılar,
    haklılardı da böylesine de yobaz denir.
    onu elimden alan; unutma!
    adım almanı bekliyorum huduttan!
    nişan aldım kalbine bir güç, bir umutla.
    onu elimden alan; unutmam!
    karşına çıkmasamda hatırlarım.
    hatırlatır intikamı satırlarım!
    onu kurtarıp beni gemimle batırmanı,
    unutursam adamlığın hatrı kalır.
    benim suçum onunla açılmak.
    kendini kaybetmek açıkta.
    kaybolmak battıkça,
    yüreğin attıkça.
    hep aynı noktadayım,
    yediğimden beri kafama oklavayı.
    ilerlemekten korkmam, hayır.
    öğretti bana o gün bugündür korkmamayı.
    balığın hafızası tazelenir;
    herşeyi su görmek ki mazereti.
    göz bebeklerim taze yetim.
    taşıyor gözlerimin kaseleri.
    birinci haftasında gittiğinin,
    fark ettim bütünüyle bittiğini.
    bugün, o gün, yedinci gece.
    sekizinci gün, resmidir bittiğimin.
    korkmaya başladım yavaştan.
    krizlerim ha başladı ha başlar.
    hiç bir türlü tedaviye yanaşmam.
    nefretle de olsa gel ve ya kal aşkla.
    ya benim ol beni sevme,
    ya da beni sev benim olma.
    benim olurken beni sevme,
    beni severken benim ol da.
    var ol da istersen yar olma.
    kömür karası gönlüme har ondan.
    yanar gönül evim; karton ya.
    atla aşk; içimdeki balkondan.
    kaç kurtar kendini yanmaktan.
    gönlün ateşime zor dayanmakta.
    şüphesiz..
    tek kazancım sensin.
    sensizken seninle, seninle, sensiz..
    istemeden kimse kimseyi sevmez.
    kimse kimseyi sevmeden istemez.
    şüphe denilen histe dert,
    şimdi aşkla nefret aynı pistteler.
    dilin kemiği yoktur ama elin vardır.
    gönlüm elime bu yüzden dargın.
    tutabilirdi kendini, daha ötesi var mı?
    var, daha ötesi yangın.
    0
    horseman 2 ay önce
    hoş geldin!
    kesilmiş bir kol gibi
    omuz başımızdaydı boşluğun...
    hoş geldin!
    ayrılık uzun sürdü.
    özledik.
    gözledik...
    hoş geldin!
    biz
    bıraktığın gibiyiz.
    ustalaştık biraz daha
    taşı kırmakta,
    dostu düşmandan ayırmakta...
    hoş geldin.
    yerin hazır.
    hoş geldin.
    dinleyip diyecek çok.
    fakat uzun söze vaktimiz yok.
    yürüyelim
    0
    rapunzel 2 ay önce
    yürümek lazım caddelerde sokaklarda bir yere gitme amacından çok uzaklarda sadece yürümek için yürümek gerek.sırf kaldırımları tabanlarında hissetmek için.kaldırımların da yaşamaya hakkı var.yaşamak için yürümek.yaşama doğru yürümek
    0
    horseman 2 ay önce
    sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında;
    yürüyorum, arkama bakmadan yürüyorum.
    yolumun karanlığa saplanan noktasında,
    sanki beni bekleyen bir hayal görüyorum.

    kara gökler kül rengi bulutlarla kapanık;
    evlerin bacasını kolluyor yıldırımlar.
    in cin uykuda, yalnız iki yoldaş uyanık;
    biri benim, biri de serseri kaldırımlar.

    içimde damla damla bir korku birikiyor;
    sanıyorum, her sokak başını kesmiş devler...
    üstüme camlarını, hep simsiyah, dikiyor;
    gözüne mil çekilmiş bir âmâ gibi evler.

    kaldırımlar, çilekeş yalnızların annesi;
    kaldırımlar, içimde yaşamış bir insandır.
    kaldırımlar, duyulur, ses kesilince sesi;
    kaldırımlar, içimde kıvrılan bir lisandır.
    0
    rapunzel 2 ay önce
    insanlar yaşarlar.
    hayatlarında, başkasının hayatlarında ,
    başkasının rüyalarında, başkasının hayallerinde,
    bazı insanlarsa yaşayamaz.
    ağırdır yaşamları
    nefes bile alamazlar.
    en ufak şeyler bile ağır gelir.
    destek ararlar ayağa kalkmak için
    ama sonları hep terkedilmeyle olur.
    işe yaramadıklarında bir köşeye atılırlar
    kimse sormaz.
    "sana ne oldu " diye.
    herkes zaten dünyada kendisi için yaşar.
    yaşayamayanların yaşamaya hiç hakları yoktur.
    umut ederler.
    saatleri sayarlar.
    kafada ihtimaller silsilesi
    acaba'yla kurulan idam sehpaları
    dakikalar saniyeler bir tahdakurdunun tahtayı kemirmesi kadar
    ağır ve sancılı geçer.
    ve o saatlerde ellerinde kalan, bir fotoğrafa takılıp,
    umut etmek olur.
    ağır acılar doldurur
    minik acılar taşırır onları.
    taştıkça pişmanlık olur
    belkide yaşamaya hakkı olmayanların
    hiç yaşamaması gerekiyor...
    0
    horseman 2 ay önce ~ 2 ay önce
    insan kendi denizini yaratabilmeli bazen.
    bazen yeni bi dünya kurup,
    keşiflere çıkmalı.
    kaybolmaları,
    terk edilmeleri,
    ve hayal kırıklıklarını göze almalı.
    her duruma uygun bir çıkar yolu,
    ve hayata karşı dik bi duruşu olmalı her şeye rağmen
    zincirleri kırabilmeli tutsakken.
    uçurtmasını havalandırabilecek bir rüzgarı olmalı.
    bir resmi,
    ve resmin içinde bir dünyası olmalı.
    tırmanabilmeli dağlara,
    ve zirvedeki bayrağın ilk sahibi olmalı.
    ipi göğüslemeli bir yarışta.
    insanların dediklerine aldırmayacak kadar cesaretli olmalı.
    bir ninnisi olmalı söyleyebilecek bir çocuğa.
    yarını olmalı,
    bakabilmeli ve hayal edebilmeli gelecek günleri.
    devrimlerde ismi geçmeli korkmadan.
    düşleri olmalı,
    ve düşünde sevdiklerine ait anıları,
    özlemleri olmalı.
    düşünürken bile titreyebileceği bir sevdası,
    hiç bir şeye değişemeyeceği bir aşkı olmalı.
    insan yaşamalı!
    yaşamalı her şeye rağmen.
    kardelenlerle,
    günebakan çiçekleriyle,
    öykülerle,şiirlerle,şarkılarla…
    umutlar ve geleceğe dair hayallerle yaşamalı.
    savaşmalı,
    savaşmayı öğrenmeli elde etmek için kendi haklarını.
    direnmeli,
    direnmeyi öğrenmeli özgürce yaşayabilmek için.
    insan yaşamalı!
    yaşamalı her şeye rağmen.
    karanfillerle,
    titonya çiçekleriyle,
    oyunlarla,fıkralarla,türkülerle…
    insan yaşamalı bence
    0
    rapunzel 2 ay önce
    yaşamaya dair


    yaşamak şakaya gelmez,
    büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın
    bir sincap gibi mesela,
    yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden,
    yani bütün işin gücün yaşamak olacak.
    yaşamayı ciddiye alacaksın,
    yani o derecede, öylesine ki,
    mesela, kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda,
    yahut kocaman gözlüklerin,
    beyaz gömleğinle bir laboratuvarda
    insanlar için ölebileceksin,
    hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için,
    hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken,
    hem de en güzel en gerçek şeyin
    yaşamak olduğunu bildiğin halde.
    yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı,
    yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin,
    hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil,
    ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için,
    yaşamak yanı ağır bastığından.

    diyelim ki, ağır ameliyatlık hastayız,
    yani, beyaz masadan,
    bir daha kalkmamak ihtimali de var.
    duymamak mümkün değilse de biraz erken gitmenin kederini
    biz yine de güleceğiz anlatılan bektaşi fıkrasına,
    hava yağmurlu mu, diye bakacağız pencereden,
    yahut da sabırsızlıkla bekleyeceğiz
    en son ajans haberlerini.
    diyelim ki, dövüşülmeye deşer bir şeyler için,
    diyelim ki, cephedeyiz.
    daha orda ilk hücumda, daha o gün
    yüzükoyun kapaklanıp ölmek de mümkün.
    tuhaf bir hınçla bileceğiz bunu,
    fakat yine de çıldırasıya merak edeceğiz
    belki yıllarca sürecek olan savaşın sonunu.
    diyelim ki hapisteyiz,
    yaşımız da elliye yakın,
    daha da on sekiz sene olsun açılmasına demir kapının.
    yine de dışarıyla birlikte yaşayacağız,
    insanları, hayvanları, kavgası ve rüzgarıyla
    yani, duvarın ardındaki dışarıyla.
    yani, nasıl ve nerede olursak olalım
    hiç ölünmeyecekmiş gibi yaşanacak...

    bu dünya soğuyacak,
    yıldızların arasında bir yıldız,
    hem de en ufacıklarından,
    mavi kadifede bir yaldız zerresi yani,
    yani bu koskocaman dünyamız.
    bu dünya soğuyacak günün birinde,
    hatta bir buz yığını
    yahut ölü bir bulut gibi de değil,
    boş bir ceviz gibi yuvarlanacak
    zifiri karanlıkta uçsuz bucaksız.
    şimdiden çekilecek acısı bunun,
    duyulacak mahzunluğu şimdiden.
    böylesine sevilecek bu dünya
    "yaşadım" diyebilmen için...
    0
    horseman 2 ay önce
    elem acı ve keder
    bir günde hepsi geçer
    hayat dudaklarda mey
    yaşamak ne güzel şey

    ümidini hiç kırma
    boş ver sen aldırma
    hayat dudaklarda mey
    eğlen oyna durma hey
    yaşamak ne güzel şey

    bakarsın en acı gün
    yarın olur bir düğün
    tanrı böyle istemiş
    kullarım gülsün demiş

    taa milattan bu yana
    acırlar ağlayana
    hayat dudaklarda mey
    eğlen oyna durma hey
    yaşamak ne güzel şey
    0
    rapunzel 2 ay önce
    bir anlık kalabalıksak
    iki cümleden oluşuyorsak ,
    suyun üstüne yazacaksan adımı
    olmasın okuma yazmam dedim .
    barizdi şahibesi
    büyüdükçe göz bebekleri ,
    dudaklarının arasında
    birşeyler saklar gibiydi .
    biraz kül biraz duman
    eski bir şarkı en yavanından ,
    gözünü kapardı söylerken
    inandırırdı beni en azından .
    gerçekti eksik olan
    ya da fazlaydı sendin kaçan ,
    hep böylemi olacaktı ya
    bir gün dönecekti devran .
    sen o yine en dibe vurduğum yerden bana boy ver ,
    nefesin olur derinlerde yalanların .
    ecel vaktinin güneşi doğdu batmaz bu sefer ,
    seni sana bırakır karanlıkta aydınlığı .
    geçmişinde mi bulacaktın
    başından beri hep korkardın ,
    peki kime ne fayda şimdi
    elinde tuttuğun boşluk kadarsın .
    sana güzel hep sana rahat
    her tende buldun ayrı şevkat ,
    aldığın nefes değil
    nefesini kesen andan ibarettir hayat .
    bıraktın mı yeminleri
    koruyamadın o emanetleri ,
    kıymeti yüksek sebebi alçak
    aklın nerelerde şimdi .
    hak ettiğin gibi yaşarsın
    bildiğini oku üstü kalsın ,
    değişecek mi artık benim için
    o kadınlardansın .

    www.youtube.com/watch?v=mL08t66b-34
    0
    horseman 2 ay önce
    eşyalar toplanmış seninle birlikte
    anılar saçılmış odaya her yere
    sevdiğim o koku yok artık bu evde
    sen

    kıyıda köşede gülüşün kaybolmuş
    ne olur terk etme yalnızlık çok acı
    bu renksiz dünyayı sevmiştik birlikte
    sen kadınım

    hatırla o günü karşıki sokakta
    seni öptüğümü ilk defa hayatta
    kollarımda benim ilkbahar sabahı
    sen

    sönmüş bak ışıklar ev nasıl karanlık
    o ılık aydınlık yuvamız soğumuş
    geceler bitmiyor ağlıyorum artık
    sen kadınım

    masamız köşede öylece duruyor
    bardaklar boşalmış her biri bir yerde
    sanki hepsi hasret senin nefesine
    sen

    bana bıraktığın bütün bu hayatın
    yaşanan aşkların değeri yok artık
    ben sensiz olamam artık anlıyorum
    sen kadınım
    0
    rapunzel 2 ay önce
    hoş geldin kadınım benim hoş geldin
    yorulmuşsundur;
    nasıl etsemde yıkasam ayacıklarını
    ne gül suyum ne gümüş leğenim var,
    susamışsındır;
    buzlu şerbetim yok ki ikram edeyim
    acıkmışsındır;
    beyaz ketenli örtülü sofralar kuramam
    memleket gibi yoksuldur odam.

    hoş geldin kadınım benim hoş geldin
    ayağını basdın odama
    kırk yıllık beton, çayır çimen şimdi
    güldün,
    güller açıldı penceremin demirlerinde
    ağladın,
    avuçlarıma döküldü inciler
    gönlüm gibi zengin
    hürriyet gibi aydınlık oldu odam...

    hoş geldin kadınım benim hoş geldin.
    0
    horseman 2 ay önce
    geçiyor zaman anlamıyor insan
    geri dönüp baktığında
    kayboluyor insan..
    geçiyor zaman anlamıyor insan
    dönüp baktığında

    yarım kalan sözler
    gidilmemiş mesafeler
    hepsini topladığımda
    elimde kalan aslında olmayan

    geçiyor zaman
    anlamıyor insan
    dönüp baktığında
    kayboluyor insan

    yaşanmamış günler
    yarım kalan hayaller
    hepsini topladığımda
    elimde kalan aslında olmayan

    geçiyor zaman
    anlamıyor insan
    dönüp baktığında
    kayboluyor insan

    yorgunum,
    tutamadım geçen zamanı
    zorladın hiç ulaşamadın bana
    geçen zamana...

    geçiyor zaman
    anlamıyor insan
    dönüp baktığında
    kayboluyor insan
    0
    rapunzel 2 ay önce
    zaman akıp gidiyor dur demek olmaz
    sarılıp da geçmişe avunmak olmaz
    ne sen kalırsın ne de ben bu dünyada
    umudun kaybedip pes etmek olmaz

    bir kez olsun çevir yüzün bak şu toprağa
    her gün bir çiçek açıyor diyor merhaba
    bütün geceler mecbur varır sabaha
    umudun kaybedip pes etmek olmaz

    gönül isterdi ki hep iyi olsun çok iyi olsun
    bütün acılar bitip her an hoş olsun
    ama ne yaparsın insanoğlusun
    acı olmayınca tatlı da olmaz



    0
    horseman 2 ay önce
    yaş otuz beş! yolun yarısı eder.
    dante gibi ortasındayız ömrün.
    delikanlı çağımızdaki cevher,
    yalvarmak, yakarmak nafile bugün,
    gözünün yaşına bakmadan gider.
    şakaklarıma kar mı yağdı ne var?
    benim mi allahım bu çizgili yüz?
    ya gözler altındaki mor halkalar?
    neden böyle düşman görünürsünüz,
    yıllar yılı dost bildiğim aynalar?
    zamanla nasıl değişiyor insan!
    hangi resmime baksam ben değilim.
    nerde o günler, o şevk, o heyecan?
    bu güler yüzlü adam ben değilim;
    yalandır kaygısız olduğum yalan.
    hayal meyal şeylerden ilk aşkımız;
    hatırası bile yabancı gelir.
    hayata beraber başladığımız,
    dostlarla da yollar ayrıldı bir bir;
    gittikçe artıyor yalnızlığımız.
    gökyüzünün başka rengi de varmış!
    geç farkettim taşın sert olduğunu.
    su insanı boğar, ateş yakarmış!
    her doğan günün bir dert olduğunu,
    insan bu yaşa gelince anlarmış.
    ayva sarı nar kırmızı sonbahar!
    her yıl biraz daha benimsediğim.
    ne dönüp duruyor havada kuşlar?
    nerden çıktı bu cenaze? ölen kim?
    bu kaçıncı bahçe gördüm tarumar?
    neylersin ölüm herkesin başında.
    uyudun uyanamadın olacak.
    kimbilir nerde, nasıl, kaç yaşında?
    bir namazlık saltanatın olacak,
    taht misali o musalla taşında.
    0
    rapunzel 2 ay önce
    gözlerin gözlerime değince
    felâketim olurdu ağlardım
    beni sevmiyordun bilirdim
    bir sevdiğin vardı duyardım
    çöp gibi bir oğlan ipince
    hayırsızın biriydi fikrimce
    ne vakit karşımda görsem
    öldüreceğimden korkardım
    felâketim olurdu ağlardım


    ne vakit maçka'dan geçsem
    limanda hep gemiler olurdu
    ağaçlar kuş gibi gülerdi
    bir rüzgâr aklımı alırdı
    sessizce bir cıgara yakardın
    parmaklarımın ucunu yakardın
    kirpiklerini eğerdin bakardın
    üşürdüm içim ürperirdi
    felâketim olurdu ağlardım


    akşamlar bir roman gibi biterdi
    jezabel kan içinde yatardı
    limandan bir gemi giderdi
    sen kalkıp ona giderdin
    benzin mum gibi giderdin
    sabaha kadar kalırdın
    hayırsızın biriydi fikrimce
    güldü mü cenazeye benzerdi
    hele seni kollarına aldı mı
    felâketim olurdu ağlardım

    0
    horseman 2 ay önce
    iki şehri var gecenin, biri gözümde
    tütüyor, birinin dumanı üstünde yağmur
    gibi çöken siste, bana bu uykusuz
    şehri niye bıraktın, göze alamadığım
    bir şehrin yerine bütün şehirlerdesin,
    gece değil istediğin hayli karanlık
    bakışlı bir şehrin gözleriyle çarpışmak
    hevesindesin! gözlerini anlıyorum henüz
    bağışlayabileceği gözleriyle çarpışmadı kimsenin;
    gözlerimizi uzaklıklar değil ki yalnız
    göze alamadığımız yakınlıklar da acıtır,
    ve gözleri ancak gözler bağışlayabilir,
    öyle acıyor ki gözlerim kim bağışlayacak,
    sis değil, uykusuzluk değil, iki uzak
    şehir gibi ayrılıktan kavuşmuyor gözlerim:
    biri hepimizle gözgöze gibi hala uykusuz,
    biri sis içinde kirpiklerine kadar açık,
    bu sessizliği kim bıraktıysa, göremiyorum
    konuşkan gözlerinde tek sözcük bile,
    gözlerimiz birbirine değmiyor gecenin iki şehrinde
  • 2
    hedap 2 ay önce
    -mu ekinin ayrı olması bir garip geldi bana.
  • 1
    rapunzel 2 ay önce
    şehrin ışıkları azalmış
    yıldızlar daha belirgin bu gece
    ve ayı gördüm; dolunaydı
    sırrımı söyledim
    belki sen de bakarsın diye,
    bir haber bıraktım dolunaya
    penceremi açtım buraya
    rüzgâr esiyor sana doğru
    bir haber bıraktım rüzgâra
    yürürken çarpar diye yüzüne, yüzüne
    bir yıldız çağırdım uzaklardan
    atladım geldim yanına
    bilemedim neredeydin dün gece
    sordum sokaklara
    ay batmak üzere, rüzgârlar bana doğru
    güller kurumuş, küçük adamlar uyumuş
    sokaklardan, rüzgârdan, dolunaydan haber yok

    www.youtube.com/watch?v=gx6hh_1xk_0
    0
    horseman 2 ay önce
    yaz geçti güz geçti günlerim zor geçti
    toprağa tohum düştü canıma can düştü
    bir sevda boy verdi gurbete yol düştü
    gönlüme yarim gül düştü

    kalbimde bir sızı bilmem ki noluyor
    göğsümde birşey avr talihsiz çarpıyor
    bir duygu alsa da sarsa da kalbimi
    bilmem ki bana noluyor

    aşk sonsuza...aşk sonsuz aşk
    ah aşkı arıyor kalbim
    ah aşkı arıyor
    aşk sonsuza kadar...aşk sonsuza kadar
    aşk

    kalbimde bir sızı bilmem ki noluyor
    kaf dağı ardında olsan da tekgülüm
    bir duygu alsa da sarsa da kalbimi
    yar seni arar bulurum

    aşk sonsuza...aşk sonsuz aşk
    ah aşkı arıyor kalbim
    ah aşkı arıyor
    aşk sonsuza kadar...aşk sonsuza kadar
    aşk

    bekle tek gülüm, bekle
    sana geliyorum

    https://youtu.be/l8yXJdfF0vo
    0
    rapunzel 2 ay önce
    aşk ateş olmuş şarabında
    saçların sarhoş
    aşk hüzün olmuş dudağında
    geceler sarhoş
    yanıma gel, yanıma gel,
    yanıma gel aman aman aman

    bir gece öyle bir gel ki,
    dağıtarak saçlarını
    güzelsin öyle güzel,
    bir eylül akşamında
    yanıma gel, yanıma gel,
    yanıma gel aman aman aman


    (her dinlediğimde bi tane yakarım sen yakma)
    www.youtube.com/watch?v=F1kSqu1XpoI
    0
    horseman 2 ay önce
    şenlik dağıldı bir acı yel kaldı bahçede yalnız
    o mahur beste çalar müjgan'la ben ağlaşırız
    gitti dostlar şölen bitti ne eski heyecan ne hız
    yalnız kederli yalnızlığımız da sıralı sırasız
    o mahur beste çalar müjgan'la ben ağlaşırız

    bir yangın ormanından püskürmüş genç fidanlardı
    güneşten ışık yontarlardı sert adamlardı
    hoyrattı gülüşleri aydınlığı çalkalardı
    gittiler akşam olmadan ortalık karardı

    bitmez sazların özlemi daha sonra daha sonra
    sonranın bilinmezliği bir boyut katar ki onlara
    simsiyah bir teselli olur belki kalanlara
    geceler uzar hazırlık sonbahara.

    (sigaranı da beni de yakma, gece ağır gelir diye vücut uyku moduna aldı kendini)

    https://youtu.be/EVwYvmoG8Ms
    0
    rapunzel 2 ay önce
    "hiç uykum yok. hiç uyuyamıyorum. domuz gibi içiyorum. ama gözlerimi kapalı bile tutamıyorum. sabaha beş saat var. annemi düşünüyorum. nerededir şimdi? aynada kendime bakıyorum bazen. ve tek kelime etmesem bile vücudum yaşadıklarımı, hayattan ne anladığımı anlatmaya yetiyor. sağ omzuma kendi çizdiğim kelebek, beğenmediğim için üzerine attığım çarpı işareti ve altında aynı kelebeğin bir japon tarafından çok daha iyi işlenmişi. sol dirseğimin iki parmak yukarısındaki kurşun yarası. bileklerimdeki otuz dört dikiş. medeniyeti bir aralar, herkes gibi yaladığımı kanıtlayan apandisit ameliyatımın izi. ve sırtımı kaplayan, tanrı'nın yüzü. bilmiyorum... hızlı yaşadım. ama genç ölmekten çok, hızlı yaşlandım! ama hayattayım.

    kayra, bir gün bana 'mutsuzluğuna hiçbir çare aramıyorsun' demişti."
    0
    horseman 2 ay önce
    yaş 5 anne ve babamın birbirlerine bağırmalarının beni ne kadar korkuttuğunu öğrendim.

    yaş 7 meşrubat içerken gülersem içtiğimin burnumdan geleceğini öğrendim.

    yaş 12 bir şeyin değerini anlamanın en iyi yolunun bir süre ondan yoksun kalmak olduğunu öğrendim.

    yaş 13 annemle babamın el ele tutuşmalarının ve öpüşmelerinin beni daima mutlu ettiğini öğrendim.

    yaş 15 bazen hayvanların kalbimi insanlardan daha fazla ısıttığını öğrendim.

    yaş 18 ilk gençlik yıllarımın keder, şaşkınlık, ıstırap ve aşktan ibaret olduğunu öğrendim.

    yaş 24 aşkın kalbimi kırabileceğini ama buna değer olduğunu öğrendim.

    yaş 33 bir arkadaşı kaybetmenin en kestirme yolunun ona ödünç para vermek olduğunu öğrendim.

    yaş 36 önemli olanın başkalarının benim için ne düşündükleri değil benim kendi hakkımda ne düşündüğüm olduğunu öğrendim.

    yaş 38 eşimin beni hala sevdiğini, tabakta iki elma kaldığında küçüğünü almasından anlayabileceğimi öğrendim.

    yaş 41 bir insanın kendine olan güveninin, başarısını büyük oranda belirlediğini öğrendim.

    yaş 44 annemin beni görmekten her seferinde sonsuz mutluluk duyduğunu öğrendim..

    yaş 46 yalnızca minik bir kart göndererek bile birinin gönlünü aydınlatabileceğimi öğrendim.

    yaş 49 herhangi bir işi yaptığımdan daha iyi yapmaya çalıştığımda, o işin yaratıcılığa dönüştüğünü öğrendim.

    yaş 50 sevgi, evde üretilmemişse, başka yerde öğrenmenin çok güç olabileceğini öğrendim.

    yaş 53 insanların bana, izin verdiğim biçimde davrandıklarını öğrendim.

    yaş 55 küçük kararları aklımla, büyük kararları ise kalbimle almam gerektiğini öğrendim.

    yaş 64 mutluluğun parfüm gibi olduğunu, kendime bulaştırmadan başkalarına veremeyeceğimi öğrendim.

    yaş 70 iyi kalpli ve sevecen olmanın, mükemmel olmaktan daha iyi olduğunu öğrendim.

    yaş 82 sancılar içinde kıvransam bile başkalarına baş ağrısı olmamam gerektiğini öğrendim.

    yaş 90 kiminle evleneceğin kararının hayatta verilen en önemli karar olduğunu öğrendim.

    yaş 95 öğrenmem gereken daha pek çok şeyler olduğunu öğrendim.
    0
    rapunzel 2 ay önce
    nedir ölmek ?
    insanlar neden ölür ?
    neden yaşarlar?
    ölmek için mi yaşarlar?
    yoksa yaşamak için mi ölürler?
    belki de yaşarken ölürler.
    kimileri için başlangıçtır ölüm.
    kimileri için yıkım...
    benim içinse ölüm yaşamdır..
    yaşamın ta kendisi
    her saniye ölür.
    insanlar giderler..
    ve ölürler bir bakıma...
    hiç var olmamış gibi.
    bende her saniye ölüyorum aslında
    hiç doğmamış gibi.
    bir iğne her saniye ölümü işliyor derime.
    nakış işler gibi mendile
    simsiyah
    ölü saniyeler yaşamak
    ölümün ta kendisi olmak
    ve karanlıkta boğulmak
    çok .. çok... karanlık...
    11 kasım 2016
    0
    horseman 2 ay önce
    brand logo
    google play puiv indir
    1



    #hayata dair 22
    hayat nasıl işler?
    horseman2 ay önce46 yorum
    bir şeyi çok istersin olmaz
    hiç istemezsin ayağına gelir...

    çok çabalarsın olmaz
    hiç uğraşmazsın ayağına gelir...

    deli gibi seversin olmaz
    kafandan atarsin, unutursun, kapına gelir...

    çok sadık ve güvenilirsindir sırtından vurulursun.
    kaba saba çıkarcı küfürcü aşağılık olursun, el üstünde tutulursun...

    çok fedakar özü sözü bir olursun.
    paspas olup üstünden geçerler...

    tamam dersin yeni bir sayfa açıyorum dersin.
    defter bitmiştir...

    kendi ayaklarım üstünde durucam dersin.
    hayat yoluna taş koyar...

    gönlüne saraylar köşkler yaparsın.
    belediye gelip yıkar...

    beklersin olmaz,
    beklemezsin seni bulmaz,
    unutursun omzuna konar,
    iş işten geçmiştir dersin
    bu saatten sonra ne işe yarar...

    zamana bel bağlanmaz,
    arkasına bile bakmaz,
    seni senden başkası umursamaz
    ne yaparsan yap,
    insanlara yaranılmaz...

    2 temmuz 2018
    0
    rapunzel 2 ay önce
    bir ay doğar ilk akşamdan geceden
    (nedem nedem geceden)
    şavkı vurmuş pencereden bacadan
    (dağlar gışımış yolcum üşümüş)
    uykusuz mu kaldın dünkü geceden
    (nedem nedem geceden)
    uyan uyan yar sinene sar beni

    dağlar gışımış yolcum üşümüş nasıl edem ben
    dağlar haramı açma yaramı perişanım ben

    yüce dağ başından aşırdın beni
    (nedem nedem yar beni)
    tükenmez derdlere düşürdün beni
    (dağlar gışımış yolcum üşümüş)
    madem soysuz bende göynün yoğudu
    (nedem nedem yoğudu)
    niye doğru yoldan şaşırdın beni

    dağlar gışımış yolcum üşümüş nasıl edem ben
    dağlar haramı açma yaramı perişanım ben

    aşağıdan gelir eli boş değil
    (nedem nedem boş değil)
    söylerim söylemez gönlüm hoş değil
    (dağlar gışımış yolcum üşümüş)
    bir güzeli bir çirkine vermişler
    (nedem nedem vermişler)
    baş yastığı kendisine eş değil

    dağlar gışımış yolcum üşümüş nasıl edem ben
    dağlar haramı açma yaramı perişanım ben
    0
    horseman 2 ay önce
    leyli de yar loylu da yar
    loy loy loy
    bilmem yar kimi sever

    a leylim nenni de kınalım
    nenni de belalım nenni de nenni

    onun bir sevdiği var
    leyli de yar loylu da yar
    loy loy loy
    günde on çeşit giyer

    al taşı kaldırsalar
    leyli de yar loylu da yar
    loy loy loy
    yılanı öldürseler

    küçükten yar seveni
    leyli de yar loylu da yar
    loy loy loy
    cennete gönderseler
    0
    rapunzel 2 ay önce
    ve yosunlar çöktü yine dibe. dalgalar dindi. hava artık çılgın değil. bağırmıyor bana, kızmıyor sana. doğaya yenilip ölmüş olabilirim. denizin dibinde duruyor cesedim. yosunlarla beraber çökmüş dibe. bakıyorumda tek gözüm yok.. hayata iyi bakamamışım meyersem. ağazım kapalı.. yeterince iyi konuşamamışım. ya da doğru. ya da herkese kazandıracak şekilde. ellerim arkamda.. cansız olmalarına rağmen sımsıkı tutmuşlar birbirlerini. bağlıyım.. hep bir mahkum muydum ben? hic mi kendi yarattığım sağlam zincirleri koparacak gücüm olmadı? yoksa bu sadece bir oyun muydu benim suclu rolü oynadıgım? bacaklarım hareketli sanki.. canım yok bedenimde ama hareket ediyorlar. okadar alışmışlar ki kaçmaya. sevgiden, nefretten, duşmandan ve hatta dosttan.
    kendimi görüyorum yine cansız. gecen gün tekrar gelmiştim buraya. bakıyorumda, çürüyorum yavaş yavaş.. isterdimde olmazdı. şimdi oluyor ya! mutlumuyum? değilim.. kahretsin yine mutsuzluktan çürümeye mahkumum. ama ben sadece bir “ruh” um artık.
    bugun o gun. ilk kez dokundugum. sana, “sen” değilde “kendimden çok” diye baktığım gün. yarı çürümüş bedenimde hala belirgin olan bazı izleri yeni farkettim. dudaklarımda senden kalan öpücüklerin izleri var. arkamda duran ellerim bir cabayla hala seni hissetmeye calışıyor. bacaklarım yine hareketli. ama busefer bir garip, sanki kaçmıyor gibiler. telaşlı değiller. gidioyorlar sanki sana doğru. seninle beraber olmaya. hala farkında değiller sanki yollarındaki tehlikelerden. okadar savunmasız yaptı ki senin sevgin onları. okadar düşünemez ve zavallı kıldı ki senin sevgin. artık masum da değiller. gidiyorlar herşeyi göze almış gidiyorlar alamayacakları son öpücük için..
    günesş vurdu bugün cansız bedenime. ben onu izlerken sakin. dokundu geçti. sanki bir hareket oldu bedenimde bir an. güneşmiydi hareket ettiren onu? sen olabilir misin?
    bacağımın teki vahşice koparılmış cansız bedenimin. bahsetmiştim halbuki ona, yolundaki tehlikerin farkında değil diye. ama sevgisi. tek gözü olmasa da, bacağının teki parçalanmış olsa da, çüryüp yok oluyor dahi olsa, yine de kalbi yerinde değil mi? o duyguları, o dokunuşları bedenim hissetti değil mi bir zaman? alıştı değil mi hissettikce? şimdi onsuz yapamıyor. yaralanıyor, tükeniyor ve çürüyor.. yok olacak yakında..
    birkaçgün bakamadım cansız bedenime. dalgalar yine vahşileşmiş, kumlar dipten yükselip, su yuzeyine yakınlashmış. güneş yoktu! gidip bakmaya cesaret edemedim. okadar cesur degildim galiba.
    artık yok cansız bedenim. hiçbiryerde yok. denizin üstü sarı bir örtü ile kaplanmış. mevsim sonbahar.. bulutların arasından sızan az güneş ışığı bile denize bakmamı engelliyor. ama ne onemi var ki artık. yokum ben orada!. bedenim yok.. kimlere yem? kimlere fayda. zehirlenmesinlerde!
    0
    horseman 2 ay önce
    her bitişte aslında yeniden başlıyorum
    kalbim artık kapalı aşka inanmıyorum
    bir kez daha sever miyim birini bilmiyorum
    aldattım aldatıldım ama son kez ağlıyorum
    her bitişte aslında yeniden başlıyorum
    her bitişte aslında yeniden

    gün doğmadan neler doğar diyorlar korkuyorum
    pes etme sakın sen devam et diyorlar yoruluyorum
    yazın susuz kalan nehirler gibi kuruyorum
    zaman gerek bana bekliyorum
    zaman gerek bana bekliyorum

    her seferinde yeniden küllerimden doğuyorum
    her bitişte aslında yeniden başlıyorum
    her seferinde yeniden küllerimden doğuyorum
    her bitişte aslında yeniden
    1
    rapunzel 2 ay önce
    gaiblerde bir ses geldi: bu adam,
    gezdirsin boşluğu ense kökünde!
    ve uçtu tepemden birdenbire dam;
    gök devrildi, künde üstüne künde...

    pencereye koştum: kızıl kıyamet!
    dediklerin çıktı, ihtiyar bacı!
    sonsuzluk, elinde bir mavi tülbent,
    ok çekti yukardan, üstüme avcı

    ateşten zehrini tattım bu okun,
    bir anda kül etti can elmasımı.
    sanki burnum, değdi burnuna (yok)un,
    kustum, öz ağzımdan kafatasımı

    bir bardak su gibi çalkalandı dünya;
    söndü istikamet, yıkıldı boşluk.
    al sana hakikat, al sana rüya!
    işte akıllılık, işte sarhoşluk!

    ensemin örsünde bir demir balyoz,
    kapandım yatağa son çare diye.
    bir kanlı şafakta, bana çil horoz,
    yepyeni bir dünya etti hediye

    bu nasıl bir dünya, hikayesi zor;
    makâni bir satıh, zamanı vehim.
    bütün bir kainat muşamba dekor,
    bütün bir insanlık yalana teslim.

    nesin sen, hakikat olsan da çekil!
    yetiş körlük, yetiş, takma gözde cam!
    otursun yerine bende her şekil;
    vatanım, sevgilim, dostum ve hocam!

    aylarca gezindim, yıkık ve şaşkın,
    benliğim bir kazan ve aklım kepçe,
    deliler köyünden bir menzil aşkın,
    her fikir içimde bir çift kelepçe.

    niçin küçülüyor eşya uzakta?
    gözsüz görüyorum rüyada, nasıl?
    zamanın raksı ne bir yuvarlakta?
    sonum varmış, onu ögrensem asıl?

    bir fikir ki sıcak yarad kezzap,
    bir fikir ki, beyin zarında sülük.
    selam sana haşmetli azap;
    yandıkça gelişen tılsımlı kütük.

    yalvardım: gösterin bilmeceme yol!
    ey yedinci gök, esrarını aç!
    annemin duası, düş de perde ol!
    bir asâ kes bana, ihtiyar ağaç!

    uyku, katillerin bile çeşmesi;
    yorgan, allahsıza kadar sığınak.
    teselli pınarı, sabır memesi;
    size şerbet, bana kum dolu çanak.

    bu mu, rüyalarda içtiğim cinnet,
    sırrını ararken patlayan gülle?
    yeşil asmalarda depreniş, şehvet;
    karınca sarayı, kupkuru kelle...

    akrep nokta nokta ruhumu sokmus,
    mevsimden mevsime girdim böylece.
    gördüm ki, ateşte, cımbızda yokmuş,
    fikir çilesinden büyük işkence.

    evet, her şey bende bir gizli düğüm;
    ne ölüm terleri döktüm, nelerden!
    dibi yok göklerden yeter ürktüğüm,
    yetişir çektiğim mesafelerden!

    ufuk bir tilkidir, kaçak ve kurnaz;
    yollar bir yumaktır, uzun ve dolaşık.
    her gece rüyamı yazan sihirbaz,
    tutuyor önümde bir mavi ışık.

    büyücü, büyücü ne bana hıncın?
    bu kükürtlü duman, nedir inimde?
    camdan keskin, kıldan ince kılıcın,
    bir zehir kıymak gibi, beynimde.

    lugat, bir isim ver bana halimden;
    herkesin bildiği dilden bir isim!
    eski esvaplarım, tutun elimden;
    aynalar söyleyin bana, ben kimim?

    söyleyin, söyleyin, ben miyim yoksa,
    arzı boynuzunda taşıyan öküz?
    belâ mimarının seçtiği arsa;
    hayattan mühacir; eşyadan öksüz?

    ben ki, toz kanatıi bir kelebeğim,
    minicik gövdeme yüklü kafdağı,
    bir zerrecigim ki, arş'a gebeyim,
    dev sancılarımın budur kaynağı!

    ne yalanlarda var, ne hakikatta,
    gözümü yumdukça gördüğüm nakış.
    boşuna gezmişim, yok tabiatta,
    içimdeki kadar iniş ve çıkış.

    gece bir hendeğe düşercesine,
    birden kucağına düştüm gerçeğin.
    sanki erdim çetin bilmecesine,
    hem geçmis zamanın, hem geleceğin.

    açıl susam, açıl! açıldı kapı;
    atlas sedirinde mavera dede.
    yandı sırça saray, ilahi yapı,
    binbir avizeyle uçsuz maddede.

    atomlarda cümbüş, donanma, şenlik;
    ve çevre çevre nur, çevre çevre nur.
    ıçiçe mimari, içiçe benlik;
    bildim seni ey rab, bilinmez bilinmez meşhur!

    nizam köpürüyor, med vakti deniz;
    nizam köpürüyor, ta çenemde su.
    suda bir gizli yol, pırılıtılı iz;
    suda ezel fikri, ebed duygusu.

    kaçır beni ahenk, al beni birlik;
    artık barınamam gölge varlıkta.
    ver cüceye, onun olsun şairlik,
    şimdi gözüm, büyük sanatkarlıkta.

    öteler öteler, gayemin malı;
    mesafe ekinim, zaman madenim.
    gökte saman yolu benim olmalı;
    dipsizlik gölünde, inciler benim.

    diz çök ey zorlu nefs, önümde diz çök!
    heybem hayat dolu, deste ve yumak.
    sen, bütün dalların birleştiği kök;
    biricik meselem, sonsuza varmak...
    0
    horseman 2 ay önce
    nasıl etmeli de ağlayabilmeli
    farkına bile varmadan?
    nasıl etmeli de ağlayabilmeli
    ayıpsız,
    aşikâre,
    yağmur misali?

    neylersin alışkanlık
    için kan ağlarken yüzün güler
    dikilitaş gibi dinelirsin yine.
    yavrum, erişmek ne müşkülmüş meğer,
    anneler gibi ağlamanın yiğitliğine?
    0
    rapunzel 2 ay önce
    sensizlik

    benim şiirim.
    0
    horseman 2 ay önce
    yalnızlık

    benim kurtuluşum
    0
    rapunzel 2 ay önce
    çünkü sözler yerine kaba kuvvet kullanılabilse de kelimeler kudretini hep koruyacaktır ! kelimeler anlama ulaşmanın yollarını ve dinleyenlere hakikatin teleffuzu gösterir.

    0
    horseman 2 ay önce
    olta balık için var, balığı yakaladıktan sonra oltayı unutabilirsin. tuzak tavşan için var, tavşanı yakalarsan tuzağı unutabilirsin. kelimeler mânâ için var, bir kez mânâyı tahsil ettikten sonra kelimeleri de unutabilirsin. kelimeleri unutmuş ve bu sayede kendisiyle konuşabileceğim bir kişiyi nerede bulabilirim?
    0
    rapunzel 1 ay önce
    bulmak .bazen bir denizde balığı bazen geçmiş anıları bazense karanlık bir odada siyah bir kediyi aramak.bulmak sonuçsa nedenler hakkında konuşmayı severim.aramak bazen boş bi bekleyiş bazen gereksiz bir çaba.aramanın güzelliği umut olması bulması hediye ve o kişi uzaklarda değil senin içinde
    0
    horseman 1 ay önce
    kalbimi ve ruhumu vermemin bir yararı yok , çünkü sen zaten bunlara sahipsin. o yüzden sana bir ayna getirdim. kendine bak ve beni hatırla
    0
    rapunzel 1 ay önce
    seni hatırlamak için aynalara ihtiyacım yok.hatırlamak bir andan ibarettir.unutmamaksa içine düşülen bi girdap .ben bu girdapta seni hücrelerimde hissederken, bu gidiş niye nereye neden
    0
    horseman 1 ay önce
    gidiş değil kaçış. insan kendisinden kaçmalı bazen. sana yaklaşmak için. kendime yabancılaşmalıyım seni tanımak için. her kaçışımda sana yaklaşıyorum ve sen bunu göremiyorsun
    0
    rapunzel 1 ay önce
    insanın hainliği yaralarını kabullenmesiği için
    yaraları sevmek lazım
    karanlığı da
    karanlık iyidir kir tutar
    acıysa insanı tok...
    gece kadar insanı seven yok
    bazıları iyiki var,kimileri neyse ki yok
    ama sen niye yoksun
    sana bir sır vereceğim
    evi bul diye perdeleri hiç kapatmıyorum
    gece gündüz yaralı kediye bakıyorum
    şairin mektuplarını okuyorum
    aşka yazılanları baş ucuma bırakıyorum
    çok önce
    birini pencere kenarına çiçek koyacak kadar sevmiştim
    seni bunları yazacak kadar seviyorum
    bu da hiç fena değil
    sen de yaz
    perdeleri kapalı evinden çıkmayacak olsanda yaz
    bu konuda ısrarcıyım
    gece oldu mu fena ısrarcıyım
    hadi yaz sende
    çünkü birini bunları yazacak kadar seviyorsan
    ne mutlu sana! yaşıyorsun!
    not:evi bulduğunda kedi maması kitaplıkta kediyi aç bırakma
    0
    horseman 1 ay önce
    gidenler bizden hep bir parça götürürler

    o parçanın yerinde de derin izler kalır

    herkesin bir yara izi vardır

    insanlardan gizlemeye çalıştığı saklamak için çok uğraştığı bir yara izi

    herkesin bir yara izi vardır

    kimseye dokundurtmayacak kadar güzel olan

    baktıkça nefes alabiliyor olmanın kıymetini anlamanı sağlayacak bir yara izi

    bu izlerle yaşamaya alışırsın

    bir sabah belki gün doğarken baktığında dışarı yaşamayı yeniden sevebilirsin

    ve bir gün elbet birileri o yara izlerine dokunur

    acın da biraz olsun hafiflemeye başlar..
    0
    rapunzel 1 ay önce
    sana dokunmak
    hayatın içinde durup dinlenmek gibi
    sana dokunmak
    nefes almak gibi
    sana dokunmak
    tüm kelimeleri yakmak gibi
    sana dokunmak
    tüm insanları affetmek gibi
    sana dokunmak
    hayatı temize geçmek gibi
    sana dokunmak
    ölüme inat gibi...
    0
    horseman 1 ay önce
    gökyüzü kadar canlı ve etkileyiciydi gözleri…
    bazen bir neşter kadar keskin,
    bazen ise merhem gibiydi sözleri.
    kokuna,tenine,gözlerinin içindeki o gülümsemeye…
    kısacası içinde sen olan her şeye hasret kaldı aciz bedenim.
    her şeyin en güzeline sahip olmak ister insanoğlu,
    bende en güzeline sahip olmak istiyorum,
    benim ol istiyorum…
    içimde beslediğim duyguların tamamı sana ait.benim olan her şeyi yok edebilirler ama seni asla…
    bizi sımsıkı bağlasınlar bir daha ayırmamak üzere;
    bir an olsun sıkılmam senden,
    sönmez içimdeki yangın,bitmez sana olan özlemim…
    0
    rapunzel 1 ay önce
    yarın olmaz bugün
    yarım olmaz bütün
    benim ol bu gece
    yazı görse gözüm
    kışı unutmaz özüm
    bitmez bu gece

    ötesi mi var?
    yalnızlığı yalnız
    seninle aldattım
    kıskandı yıldızlar
    aşka inanmayanlara
    seni anlattım
    karardı ay

    bırakın beni kendim giderim
    alıştım artık yalnızlığa
    bildiğin gibi değilim
    sildiğin gibiyim hala
    seni sevmek intihar da
    sevmemek ihtimal bile değil
    aşk elbisesi en güzel
    sende duruyor ama ne acı
    terzin ben değilim
    0
    horseman 1 ay önce
    en güzel aşkı bulacaksın
    bir akşamüstü onunla karşılanca
    aşkı bulacaksın onunla
    göz göze gelip yüzün kızarınca

    bir anda kalbin tutuşacak
    elin ayağın doşaacak
    en güzel aşkı bulacaksın
    güneş batarken onunla karşılanca

    aşkı bulacaksın onunla
    birşeyler söylemek için dilin tutulunca
    her taraf aydınlık olacak
    ve gözlerin kamaşacak

    bu ne biçim iştir diye bana sorma
    her ne halin varsa kendin gör
    bu ne biçim aşktır sızlanıp yakınma
    dünyada senden mutlusu yok

    bak haberin olsun aklını kaçırma
    en güzel şey bu hayatında
    ve sakın unutma kulak ver dostuna
    dünyada senden mutlusu yok.

    en güzel aşkı bulacaksın
    bir akşamüstü onunla karşılanca
    aşkı bulacaksın onunla
    göz göze gelip yüzün kızarınca
    bir anda kalbin tutuşacak
    elin ayağın doşaacak
    en güzel aşkı bulacaksın
    güneş batarken onunla karşılanca

    aşkı bulacaksın onunla
    birşeyler söylemek için dilin tutulunca
    her taraf aydınlık olacak
    ve gözlerin kamaşacak

    bu ne biçim iştir diye bana sorma
    her ne halin varsa kendin gör
    bu ne biçim aşktır sızlanıp yakınma
    dünyada senden mutlusu yok

    bak haberin olsun aklını kaçırma
    en güzel şey bu hayatında
    ve sakın unutma kulak ver dostuna
    dünyada senden mutlusu yok.

    en güzel aşkı bulacaksın...

    bir anda kalbin tutuşacak
    elin ayağın doşaacak
    en güzel aşkı bulacaksın
    güneş batarken onunla karşılanca

    aşkı bulacaksın...
    0
    rapunzel 1 ay önce
    çıksın artık be kalem, tek bir harf çiz bari.
    vaktim olur zayi, etme böyle kırma yârini.
    bir işaret et! bir çizikten yol bulurum.
    bir çizikten değil miydi onca köprü kurduğum?
    ey askerim kurşunum, kulun hâli aynı kalem-i kurşun.
    anlatayım şöyle ki;
    dışa kapanıktır başı, yavaş açılır dışa ilki.
    ucu sivrildikçe olur sanki ormanda gezen tilki.
    aşk şarabımı alkol sanar kınarlar beni.
    de ki öyleyse sago başı dönmüş ayyaşın teki.
    manzarayı bilir misin hiç görmediğin yerlerdeki?
    bilmeden konuşmak aptallık değil de ne ki peki?
    anlamsızlaşmış bakışları çoğunun.
    şeytanlaşmış içi melek görünen çocuğun.
    düşününce kötüyü tahmin edemezsin ateşini içime işleyen soğuğun
    bana bir çıkış yolu bulun, sonu gelsin kâbusumun.
    artık kasva yorgun düştü.
    0
    horseman 1 ay önce
    dünyanın en uzun hüznü yağıyor
    yorgun ve yenilmiş insanlığımızın üstüne
    kar yağıyor ve sen gidiyorsun
    ağlar gibi yürüyerek gidiyorsun
    belki bulmağa gidiyorsun kaybettiğimiz
    o insan ve tabiat çağını

    dön bana ve dinle
    kuşlar uçuşuyor içimde

    loş bir keman solosu gibi
    kuşların uçuştuğunu içimde
    dön bana ve dinle.
    0
    rapunzel 1 ay önce
    duy beni
    sessiz çığlıklarımı dinle
    içinde binlerce balığın konuştuğu gelgitli bir deniz gibiyim
    dalgalarıma aldanma
    durgunluğumdaki yalanı gör
    yalanlarımı dinle
    içimi gör
    0
    horseman 1 ay önce
    sakın üşütme. sakın yaşlanma. sakın yıkılma. sakın, sakın, o güzel ruhunu
    ayaza tutma. tahtadan defterler yap, deniz kabuklarından kutular, şiirin
    yetişemediği müzikleri duymak için kalbini yastığın altına koy. senden
    çalındıkça çoğalan hayatı, gözyaşlarından çıkardığın mutluluğu anlat.
    gözlerindeki aşkı değdir parmaklarının biçimlediği her rüyaya. senden bana
    ulaşan rüzgarın da adı bu olsun... bana içeriyi bilmiyorum diye daha çok kız,
    ama n,olur daha güzel kız.
  • 1
    ciddiyetsiz 2 ay önce
    meraba 😂
    siz devam edin ben bakıp çıkıcam
    1
    horseman 2 ay önce
    hoş geldin 😂
    1
    ciddiyetsiz 2 ay önce
    hoş buldum :)
    1
    rapunzel 2 ay önce
    :)
    1
    glatzka 2 ay önce
    bir arkadaşa bakıp çıkıcam falan.
  • 2
    blackwomen 2 ay önce
    ne güzel söylemiş tanpınar sen de akıl edip ne güzel yazmışsın horseman asdfghjk :)*
  • 1
    rapunzel 1 ay önce
    yatak boş, oda boş, ev boş
    duvarlara vuran ışık, yüzümde karanlık
    yine mi sen bayram günü gibi gelen

    kaçamadım külleri hala sıcak
    kalbimi durdurup kaybolan bir tuzak
    oluyor her sokak

    hiçbir şey istemedim
    ne yatak, ne oda, ne de
    sen de bırak her şeyi
    sadece beni sev

    dizlerinde dizlerim
    boynunda ellerim
    boğulur gibi yeniden her gece her gece
    doğalım mı sevgilim?

    azalırken azalırken
    kapılar ardında kaçtığım zamanlar
    boşvermiştim aslında
    yıkılırken kumdan kalelerim
    birer birer karşında
    zırhı paslanmış bir kahraman gibiyim
    0
    horseman 1 ay önce
    beyaz bulutlar geçiyor üstümüzden
    yaşayan her şey sende çiçek açmış
    boşuna beklememişim bunca zaman
    yaşadığım her şeyin bir nedeni varmış
    beklemediğim bir anda girdin hayatıma
    sana sarıldığım gibi sarıl bana
    sen geldin bahar geldi
    bundan sonra kalbim de senin için çarpacak
    gözlerinle uyanıp sensiz geçen yılların acısını çıkaracak
    bana sensiz içtiğim su bile yalan şimdi
    sen deli ben sana deli
    beni yalnız bırakma sen bile bilemezsin
    ne kadar tutkunum sana
    beyaz bulutlar geçiyor üstümüzden
    yaşayan her şey sende çiçek açmış
    boşuna beklememişim bunca zaman
    yaşadığım her şeyin bir nedeni varmış
    beklemediğim bir anda girdin hayatıma
    sana sarıldığım gibi sarıl bana
    sen geldin bahar geldi
    bundan sonra kalbim de senin için çarpacak
    gözlerinle uyanıp sensiz geçen yılların acısını çıkaracak
    bana sensiz içtiğim su bile yalan şimdi
    sen deli ben sana deli
    beni yalnız bırakma sen bile bilemezsin
    ne kadar tutkunum sana
    sen geldin bahar geldi
    bundan sonra kalbim de senin için çarpacak
    gözlerinle uyanıp sensiz geçen yılların acısını çıkaracak
    bana sensiz içtiğim su bile yalan şimdi
    sen deli ben sana deli
    beni yalnız bırakma sen bile bilemezsin
    ne kadar tutkunum sana
    0
    rapunzel 1 ay önce
    zor günler geçirebilir her insan
    umudun olurum eğer bana inanırsan
    yaprakların solar da güneşi unutursan
    ışığın olurum sonsuza uzanan
    bu fırtına dinmek bilmez mi
    bi öpüşsek her şey geçmez mi
    kendimi adıyorum yoluna
    adına, sana
    sen benim söylenmeyen sözlerim
    sen benim unutamadığım ilklerim
    sen benim içemediğim son kadeh
    uzun yolum, şarkılarım, sevdiğim
    1
    horseman 1 ay önce
    eğer seni kırdıysam
    darıl bana
    ama bir gün beni ararsan
    bak ruhuna

    birden gecem tutarsa
    güneşi çevir bana

    sevgilim bağışla
    biraz zor olsa da
    affet beni akşamüstü
    gölgem uzarken
    öğleden sonra affet
    ne zaman istersen

    affet beni gece vakti
    ay doğmuş süzülürken
    sabaha kalmadan affet
    tam ayrılık derken

    çünkü sen çölüme yağmur oldun
    sen geceme gündüz oldun
    sen canıma yoldaş oldun
    sen kışıma yorgan oldun
    0
    rapunzel 1 ay önce
    ayakların eskisi gibi çalışmadığı zaman,
    ve seni ayağından sürükleyemediğimde,
    ağzın hala aşkımın tadını hatırlayacak mı?
    gözlerin hala yanaklarından gülecek mi?

    sevgilim, yapacağım.
    seni seveceğim,
    yetmişimize kadar.
    bebeğim benim kalbim,
    hala delice aşık olabilir,
    23 yaşında.

    nasıl olduğu hakkında düşünüyorum,
    insanlar farklı yollardan aşık olurlar.
    belki bunların hepsi planın bir parçası.
    ben, sana her gün aşık oluyorum.
    sadece söylemek istiyorum olduğumu..

    şimdi, tatlım....
    sevgi dolu kollarının içine al beni.
    binlerce yıldızın altında öp beni.
    kafanı, atan kalbimin üstüne yerleştir.
    sesli düşünüyorum.
    belki tam olduğumuz yerde aşkı buluruz.

    saçlarımın hepsi gittiğinde ama anılar kaldığında,
    ve insanlar adımı hatırlamadığında,
    ellerim notaları doğru şekilde çalamadığında,
    senin beni hala aynı şekilde sevdiğini bileceğim.

    çünkü tatlım, senin ruhun
    asla yaşlanamaz.
    unutulamaz-
    gülümsemen aklımda sonsuza dek, bebeğim.

    nasıl olduğu hakkında düşünüyorum,
    insanlar farklı yollardan aşık olurlar.
    belki bir elin dokunuşuyla.
    aynı hataları yapmaya devam edeceğim.
    umarım anlarsın.

    şimdi, bebeğim....
    sevgi dolu kollarının içine al beni.
    binlerce yıldızın altında öp beni.
    kafanı, atan kalbimin üstüne yerleştir.
    sesli düşünüyorum.
    belki tam olduğumuz yerde aşkı buluruz.

    m.youtube.com/watch?v=lp-EO5I60KA
    1
    horseman 1 ay önce
    varlığının tiryakisi
    yokluğunun delisiyim
    beni senden mahrum etme
    gözlerinin hastasıyım

    sevgim yüce dağlar kadar
    içerimde volkan kaynar
    anlamazsın sen bebegim
    aşık olan beni anlar

    revamıdır harab olmak
    aşkın ile her an yanmak
    göz yaşından başka nedir
    seni sevip sensiz olmak

    aşkım yüce dağlar kadar
    içerimde volkan kaynar
    bilemezsin sen küçüğüm
    sevdalılar beni anlar

    https://youtu.be/6p0nvJ2dycg
    0
    rapunzel 1 ay önce
    haykırışan kargalar
    darmadağın uçuşuyor kente doğru.
    neredeyse yağacak kar
    yeri yurdu olana ne mutlu!

    donmuş kalakaldın,
    hanidir gözlerin arkada!
    boşuna kaçışın, ey çılgın,
    kıştan uzaklara!

    dilsiz ve soğuktur binlerce çöle
    açılan bir kapıdır dünya!
    insan senin yitirdiğini yitirse
    bir yerlerde duramaz bir daha!

    sen şimdi solgun, sarı
    kış gurbetlerine lânetli,
    hep soğuk gök katlarını
    arayan bir duman gibi.

    uç git, kuş, söyle ezgini
    ıssız çöl kuşlarının sesiyle!
    göm, gizle, ey çılgın, kanayan kalbini
    buzların, alayların içine!

    haykırışan kargalar
    uçuşuyor kentten yana, dağınık;
    neredeyse yağacak kar
    yeri yurdu olmayana çok yazık!
    0
    horseman 1 ay önce
    bir mavi kuş var yüreğimde
    çıkmaya can atan
    ama ben ondan güçlüyüm, kal,
    diyorum ona, kimsenin
    seni görmesine izin veremem.bir mavi kuş var yüreğimde
    çıkmaya can atan
    ama viski döküyorum üstüne
    sigara dumanına
    boğuyorum,
    fahişeler, barmenler ve
    bakkal çırakları hiçbir zaman
    bilmiyorlar onun orada
    olduğunu.bir mavi kuş var yüreğimde
    çıkmaya can atan
    ama ben ondan güçlüyüm,
    yat lan aşağı, diyorum ona,
    ocağıma incir dikmek mi
    niyetin? avrupa'daki kitap
    satışlarımı sabote etmek mi? bir mavi kuş var yüreğimde
    çıkmaya can atan
    ama zekiyim, sadece
    geceleri izin veriyorum çıkmasına,
    herkes yattıktan sonra.
    orada olduğunu biliyorum, derim
    ona, kederlenme
    artık.sonra yerine koyarım yine
    ama hafifçe öter
    tamamen ölmesine de izin
    vermiyorum
    ve birlikte uyuyoruz
    gizli antlaşmamızla
    ve insanı ağlatacak kadar
    güzel, ama ben
    ağlamam, ya
    sen?
    0
    rapunzel 1 ay önce
    soğuk akşamların kader niyeti ömür
    boğuk yarınların keder nöbeti gönül
    bir yağmurdan, bir mahmurdan hesap sorar çamur
    bulur yönü, arar günü gönül…

    sanık hisler kara merhem çalar her dem yaşanan ne?
    alışan ben, karışan kim? - bir sersem, yaşanan ne?
    bulut beyaz umut değil
    hangi yas, hangi kin
    hangi sen, hangi din, olmaz diyen?


    olmazlara yandım bugün
    bir ben bir sen kaldım bugün

    bak yol gidiyor, son geliyor
    yine yanlışlıkla, tek kalmışlıkla yazıyorum anlık
    dünya dönüyor mu arsızlıkla, her çapsızlıkla sızıyor mu dipsiz rüya?
    çok çok çekilir şansız kura, tükenir sarhoşluklar, bağırır tüm boşluklar
    yapılır nahoşluklar, ayıp mı nahoşluklar?
    kime göre nahoşluk lan!
    bir bokluk var
    biliyon çok yokluk var ama çok zengin var
    yani çok bokluk var…

    kime göre diyemeden evimize niye gece girdiğimizi soran herkese söve söve bitemedi yargılayanlar
    sevemedi bizi hiç sevgiyi yaftalayanlar, korkuyu pompalayanlar
    ele güne rezilliğimiz olsun size ne!
    içiyoz kime ne!
    varsın diye yaşamıyım mi lan hıh!
    deli mi ne, veli mi ne, geri mi ne diye düşün ya da sus gir evine!
    sine sine geliyo bu gençlik, güveniyor yüreğine kalemine
    olmaz diyon ya sen gelicem tükürüp polisin sirenine
    olmaz diyon ya yine sen gelip ateş etçem frenine!
    bir dert denizine gömülür dünya, daha sesimize çığlık yaslamadık
    biz izimizi görmeyi düşündük hep düşümüze artistlik taslamadık
    dizimizi kanattı heyecanımız hep hiç gücümüzü senle kıyaslamadık
    özümüzü anlara armağan ettik, bulunan yolları saklamadık ki…
    yol yine kapandı, yine bulandı, niye bulandık yaralarla
    sigaram bana küsme…
    sol omuzumdan bir serçe havalandı yaralarla
    kanadım bana küsme…


    bana küsme!
    gönülde söz, ciğerde köz, yeminde göz, deminde öz gibiyim, bazen yiğitte mitralyöz gibiyim
    bazen düz gibiyim, bazen gülen bi yüz gibiyim, güz gibiyim
    bazen türkü bazen köleyim siyah ve blues gibiyim…
    bana küsme!
    evet bazen öküz biriyim ama padişahlara prüz biriyim
    namerde baya lüx biriyim
    tam deliyim, halüs gibiyim
    fakülteliye kampüs gibiyim, yavşaklara kaktüs biri, sar beni bak papirüs gibiyim…

    bana küsme!
    kış değilim, yaz gibiyim
    az değilim, ayaz gibiyim, maraz biriyim
    jazz gibi biraz ama saz gibiyim
    bazen kabül kalas biriyim, tabii ki hıyara klas biriyim
    yedekte değil hep as biriyim, bazen yırtılmış kas gibiyim…
    bana küsme!
    tabulara mıhlanana hilti misali duygu döven bi cihaz gibiyim, yanan haz gibiyim, hiç sıkılmadığın bir vaaz gibiyim
    itiraz gibiyim, miras gibiyim, gençken tutamadığın yas gibiyim, çocuğun gülüşüne paspas gibiyim, olmazlara kumpas gibiyim…

    0
    horseman 1 ay önce
    özledim seni, düştüm yollara
    açtım gönlümü rüzgarına
    bir hayaldi sanki, bir macera
    yıkıldım. kelimeler paramparça
    yandım, yandım
    yandım yandım ahhhh ki ne yandım!
    bana yeniden şarkılar söyleten kadın
    baka baka doyamadım, hem kokladım da
    sarhoşluğu geçmedi hala
    içimde sevdan
    hala hoş bir havan var
    ne güzel adın
    bir çizik attın gönlüme, kanattın.
    yandım, yandım
    yandım yandım ahhhh ki ne yandım!
    bana yeniden şarkılar söyleten kadın
    baka baka doyamadım, hem kokladım da
    sarhoşluğu geçmedi hala
    içimde sevdan
    seni görebildiğim yer rüyalar artık.
    deli diyorlar bana
    0
    rapunzel 1 ay önce
    geri gelecek misin
    günahın neyse onu bilelim
    sevebilecek misin nefret gibi beni
    yoksa orda kal bebeğim
    belki de sana göre değilim

    sen girdin hayatıma
    çarparken oralarda burdaki kalbimdi kanayan
    vazgeçtim aklımdan, eşimden, dostumdan
    alay eder oldum sancımla.

    hüzünlerini de al yanına, ne olacak yanacaksan
    benimle yan, benimle yan.
    çok mu şaşırırsın cehenneme kar yağdırsam
    benimle yan, benimle yan.
    hüzünlerini de al yanına, ne olacak yanacaksan
    benimle yan, benimle yan.
    ölüm gibi acıtır seni, yeniden doğduğun an.
    koyamadın ismini
    çığlıklarını duyar gibiyim
    kelebeğin etkisi belki de aşk belirtisi
    bilir kişi bile eskidi

    sen mi deli ben mi ?
    0
    horseman 1 ay önce
    yola çıkmış arıyorum
    kaybettiğim aşkımı
    sakın bana ümit verme
    seveceksen başkasını

    bana tozpembe görünmez
    sensiz dünyam çok karanlık
    benim senden daha fazla
    sevecek kimsem yok artık

    ikimiz bir fidanın
    güller açan dalıyız
    sen benimle ben seninle
    bu hayatı yaşamalıyız
    severek birbirimizi
    hayatta hep gülmeliyiz

    yaşamanın gayesini
    seni görünce anladım
    senden gelen her cefaya
    bu canımı adadım

    bil ki tahammül kalmadı
    başka birini sevmene
    sevemezsin başkasını
    razı değilsen ölmeme

    ikimiz bir fidanın
    güller açan dalıyız
    sen benimle ben seninle
    bu hayatı yaşamalıyız
    severek birbirimizi
    hayatta hep gülmeliyiz
    0
    rapunzel 1 ay önce
    bugünler de hırsızlık yapasım var.mesela yaşamdan bir gün çalmak istiyorum, bana suç ortaklığı yapar mısın? korkma zamanın içini beraber dolduracağız.bir filme gideriz belki. belki ocak soğuğunda sahilde birlikte üşür sokuluruz bir birimize ısınmak için. göz göze bakar uzaklara dalarız, boş boş tebessüm eder sımsıkı sarılırız belki. başka yaşamlardan çalınmış bir günü hoyratça kullanırız. bittiğinde gün teslim oluruz zamana.kaldığımız yerden devam ederiz mutsuzluğumuza...

    0
    horseman 1 ay önce
    seninle her şeye varım ben
    sen benim uğurlu yolumsun
    yıldızlara yürürüm senle
    sen iste canım senin olsun

    sen her şeysin
    canımı canına katabilirsin
    cayarsam senden
    beni şu ateşe atabilirsin

    sen sen benim için
    teksin bu dünyada

    meleksin bebeksin her şeyimsin benim
    yaşayamam sensiz yaşamam asla
    doyulmaz balımsın kelebeksin

    sen sen benim için
    sıcak bir güneşsin
    bugünlerin yarınlarım her şeyimsin benim
    göstermesin tanrım yaşatmasın bana
    nefes bile alamam yokluğunda
    0
    rapunzel 1 ay önce
    kimse kimsenin her şeyi olamaz-mış
    dili geçmişten tek yaramsın sen
    sensiz kimse mi kimsesiz miyim bilmem
    hiç bilmek istemem.hatta düşünmem
    gel bak bir elimde gökyüzü var hala
    ötekinde kayıp giden yıldızlar la la, la la
    korkular da benim umutlar da
    beni bırakma.gel bak bir elimde gökyüzü var hala
    ötekinde kayıp giden yıldızlar la la, la la
    korkular da benim umutlar da
    beni bırakma
    belki güneş bir gün ikimiz için doğar
    belki korkuları hayallerimiz boğar
    o masal günü gelinceye kadar; susuyorum, susuyorum
    susadıkça yüzün düşer aklıma
    korkar oldum düşlemekten
    adını anarım çoğalır sesim
    konuşmaktan, düşünmekten, özlemekten
    0
    horseman 1 ay önce
    ben bal arısı gibiydim senden önce
    bak pervanelere döndüm seni görünce

    yana yana kül olsam her an
    yine de senden ayrılamam
    yoluna adadım ben ömrümü sensiz olamam
    yana yana kül olsam her an
    yine de senden ayrılamam
    bin yıl yaşasam yine sana doyamam

    sana gönlümü verdim nazlı güzel
    seni almazsam gözlerim açık gider
    bana ellerini ver, hayat seni sevince güzel
    yoluna adadım ömrümü ben gel kaçma güzel
    bana ellerini ver, hayat seni sevince güzel
    sana gönlümü verdim nazlı güzel
    0
    rapunzel 1 ay önce
    sen ışığıma bir gölgeydin
    bizi hissettin mi?
    başka bir yıldız, solup gittin
    amacımızın önemini yitirmesinden korkuyorum
    bizi hayatta görmek istiyorum

    şu an neredesin?
    şu an neredesin?
    şu an neredesin?
    hepsi benim hayalimde miydi?
    şu an neredesin?
    sadece bir düş müydün yani?

    şu an neredesin?
    atlantis, denizin altında, denizin altında
    şu an neredesin?
    başka bir düşte
    içimdeki canavar giderek vahşileşiyor
    soldum, solup gittim
    adeta kayboldum, soldum, solup gittim
    kayboldum, soldum

    bu sığ sular hiçbir zaman karşılaşmadı
    benim ihtiyacım olan da buydu
    bırakıyorum (kendimi), daha derin bir dalışa
    denizin sonsuz sessizliği
    nefes alıyorum, hayattayım

    şu an neredesin?
    şu an neredesin?
    parlak ama solgun ışıkların altında
    kalbimi ateşe vermiştin
    şu an neredesin?
    şu an neredesin?

    şu an neredesin?
    atlantis, denizin altında, denizin altında
    şu an neredesin?
    başka bir düşte
    içimdeki canavar giderek vahşileşiyor
    soldum, solup gittim
    adeta kayboldum, soldum, solup gittim
    kayboldum, soldum…

    m.youtube.com/watch
    0
    horseman 1 ay önce
    bir şey beni içimin derinliklerinden çağırıyor

    tanıdığım ama duyamadığım bir ses

    uzun zaman kendimi saklamaya çalıştım

    senin bu kadar yakın olduğunu göremedim

    beni biliyorsun

    bana gerçekten olduğum her şeyi gösteriyorsun

    beni görüyorsun

    bana şunu söylemeye yetecek

    buradayım

    aşkın için hazırım

    buradayım

    asla kaçmayacağım

    bağlantımı yaptım

    sende yansımamı gördüm

    bu yüzden buradayım

    yalnız bir gölgenin altına yaşayarak

    diğer taraftan gördüm

    umut tek bir mumdan parlayacak

    tüm kederleri arkada bırakarak

    bu bizim yolumuz

    yeni bir gün

    burada ve şimdi yaşamak ve

    inanmak, şunu söyleyecek kadar güçlü hissediyorum

    benden asla ayrılma

    beni tamamlıyorsun

    sonunda kimi sevdiğimi biliyorum

    seni seviyorum

    buradayım

    https://youtu.be/8atJYRVFWmc
    0
    rapunzel 1 ay önce
    “beni seviyor musun? «evet» diyeceksin, biliyorum,
    ben de inanacağım sözüne; ama, yemine kalkma,
    belki yalancı çıkarsın; derler ki zeus gülerıniş
    verdiği sözü tutmayan âşıklara. romeo,
    seviyorsan, bana açıkça söyle;
    yok, pek kolay kazanıldım sanıyorsan,
    kaşlarımı çatayım, huysuzluk edip
    hayır diyeyim sana, tâ ki sen üstüme düşesin;
    yoksa dünyada yapmam öyle bir şey.
    doğrusunu istersen, güzel montague,
    deli gibi seviyorum; bu yüzden belki de
    hoppaca buluyorsun benim bu hallerimi.
    ama inan, efendim, daha sadık olacağım
    daha kurnaz davranıp ağırbaşlı duranlardan. itiraf ederim ki, daha bir ağırbaşlı olmalıydım. ama ben farkına varmadan işitmişsin gerçek aşkımın tutkusunu; onun için bağışla, gecenin açığa vurduğu bu güçsüzlüğü hafifliğe bağlama.”
    0
    horseman 1 ay önce
    paniğini kukla yapmış hasta bir çocuğum ben.

    oyuncağı panik olan sayrı yalnızlık kendi kendine nasıl da eğlenir?

    niye izin vermiyorsun yoluna kuş konmasına

    niye izin vermiyorum yoluma kuş konmasına

    niye kimseler izin vermez yollarına kuş konmasına?

    öyle güzelsin ki kuş koysunlar yoluna.
    0
    rapunzel 1 ay önce
    “kuşum ol benim.artık gitsen; şımarık bir çocuğun kuşundan daha uzağa gitme ama: hani yaramaz
    elinden bir parça salıverir ya onu bu kayığa vurulmuş bir mahpus gibi tıpkı, sonra verdiği bu özgürlüğü kıskanarak ipekten bir iplikle geri çeker ya tekrar...
    ne iyi olurdu,
    ama çok çok seveyim derken öldürürdüm seni.”
    0
    horseman 1 ay önce
    oysa herkes öldürür sevdiğini
    kulak verin bu dediklerime
    kimi bir bakışıyla yapar bunu
    kimi dalkavukça sözlerle
    korkaklar öpücükle öldürür
    yürekliler kılıç darbeleriyle
    kimi gençken öldürür sevdiğini
    kimi yaşlıyken
    şehvetli ellerle boğar kimi
    kimi altından elleri
    merhametli kişi bıçak kullanır
    çünkü bıçakla ölen çabuk soğur
    kimi yeterince sevmez
    kimi fazla sever
    kimi satar kimi de satın alır
    kimi gözyaşı döker öldürürken
    kimi kılı kıpırdamadan
    çünkü herkes öldürür sevdiğini
    ama
    herkes öldürdü diye
    ölmez...
    0
    rapunzel 1 ay önce





















    korkma sadece yaşa !
    0
    horseman 1 ay önce
    kaybetmekten korksaydık beşiktaş'ı tutmazdık
    1
    rapunzel 1 ay önce
    gökyüzünde değilsin yalnız,
    bir yanın ay bir yanın yıldız,
    efsaneler yerde sürünsün,
    kartalım göklerde süzülsün.

    beşiktaşlıyız beşiktaşlı !
    anlayamaz kimse bu aşkı...
    bekçisiyiz kopsa kıyamet,
    siyah beyaz bize emanet.

    sen neredeysen ordayız biz,
    ne dağlar engel ne de deniz...
    sonunda ölüm bile olsa,
    son nefeste bil ki senleyiz.

    beşiktaşlıyız beşiktaşlı !
    anlayamaz kimse bu aşkı...
    bekçisiyiz kopsa kıyamet,
    siyah beyaz bize emanet.
    0
    horseman 1 ay önce
    sen benim her gece efkarım,
    gözümdeki yaşım
    sigara dumanım,
    sen benim damardaki kanım,
    anlımdaki yazım
    şanlı beşiktaşım..

    kalbimin en orta yerinde
    büyük bir yangın var alevler içinde,
    beşiktaş sana yemin olsun
    bitmeyecek sevdan
    mezarımda bile.

    beni benden alır
    siyah beyaz renklerin
    sen benim kalp atışımsın.
    sen bana babamdan kalan miras değil,
    oğluma olan borcumsun.
    0
    rapunzel 1 ay önce
    yüz değil bin sene geçse bitmeyecek bu aşk,
    bu ateş sonsuza dek sönmeyecek beşiktaş...
    sen iste dağları senin için deleceğiz,
    cehennem buz tutana dek seni seveceğiz...

    sen iste...
    bu dünyayı durduracağız,
    güneşi...
    siyah beyaz boyayacağız...

    sen iste, uçurumlardan atlarız
    sen iste, aşkına destan yazarız
    sen iste, seninle herşeye varız
    şampiyon beşiktaş'ım, sen iste...
    0
    horseman 1 ay önce
    yağmurlu bir günde görmüştüm seni
    üstünde çubuklu formalar vardı
    bir anda vuruldum aşık oldum ben
    hayatın anlamı siyah beyazdı

    ölümle yaşamı ayıran çizgi
    siyahla beyazı ayıramaz ki
    her yolun sonunda ölüm olsa da
    sevenleri kimse ayıramaz ki
    0
    rapunzel 1 ay önce
    ayrılsak ölürüz biz
    bir bedende bütünüz biz
    ellerde ölürüz biz
    0
    horseman 1 ay önce
    ben ki varım; sen içimdesin, bunu bil!
    0
    rapunzel 1 ay önce
    çünkü sen çölüme yağmur oldun
    sen geceme gündüz oldun
    sen canıma yoldaş oldun
    sen kışıma yorgan oldun
    0
    horseman 1 ay önce
    kimseyi görmedim ben
    senden daha güzel
    kimseyi tanımadım ben
    senden daha özel

    kimselere de bakmadım
    aklımdan geçen
    kimseyi tanımadım ben
    senden daha güzel
    0
    rapunzel 1 ay önce
    güzelliğin tanımı sende başlar benim için
    senin bana baktığın yer güzeldir mesela
    o zaman güzelleşmeye başlar evren
    bana güldüğün yer güzelliğin son noktası
    hal ve tavırların sonra öyle güzeldirki
    korkutur beni ve coşturur içimdeki sahip olma isteğini
    ve kelimelerin içinde ben olmasam da
    şiir gibi gelir söylediklerin
    sen dokununca erir içimdeki şiirlerim
    sen beni sevince
    sen bana gülünce
    sen beni düşününce
    tanımı da biter güzelliğin
    0
    horseman 1 ay önce
    belki başka bi yerde başka bir evrende yan yanayızdır ne belli? bu umut bile yetiyor insana biliyor musun...
    0
    rapunzel 1 ay önce
    belkide aynı otobüsün farklı koltuklarındayızdır. belkide çektiğim manzara fotoğrafının köşesine sıkışmışsındır.belki yolda yürürken çarptığın kişiyim belkide hiç kimseyim.
    aynı gökyüzüne bakmakta umut değil midir aslında
    0
    horseman 1 ay önce
    ah şu belirsizlikler,
    nasıl da eziyet ediyordu bana. umudum canlı tutar beni. oralarda olduğunu bilmek, aynı şehirde aynı gökyüzüne bakma umudu yaşatır beni. belki de kayan yıldızlar için aynı dileği tutuyoruzdur, hayali bile güzel.

    ah şu belirsizlikler,
    nasıl da eziyet ediyordu bana. yin yang. varla yok. olduğu kadar olmaması da lazım. bu da içimi kemiriyor. ya aksi olursa? ya biz ayrı ayrı cümleler içinde şiir gibi olup, bir araya gelince devrik bir cümleden ileri gidemezsek
    0
    rapunzel 1 ay önce
    o zaman durmalı
    hep derim insan kendini nerde bulabiliyorsa orada durmalı
    bir satırda
    bir gözyaşında
    bir şiirde
    bulabilmek önemli
    "yabancılığın bir büyüsü vardır fazla irdelenmez örselenmezse iki kişi arasında bir büyü bırakabilir.büyülere dikkat etmeyi bilmeliyiz"
    büyülenmekte büyümek gibidir.
    bir anda gelir mesela içindeki bir heyecan.
    0
    horseman 1 ay önce
    ya durup kendimizi tekrar edersek? bu büyüyü ürkütürsek? kendi sonsuz büyümüzde kaybolursak?

    büyüyü bozmamak için zamanı hayatı dünyayi dondurmalı. durdurun marsı inecek var
    0
    rapunzel 1 ay önce
    kim sevme dedi sana
    toz pembe hayatını
    işe yaramaz oluşunun getirdiği
    yorgunluğunu boşluğunu

    kim uzak tuttu seni
    hayallerinden umutlarından
    nasıl bi batağa saplandın
    ne de güzel farkında olmadan

    bak ben venüsteyim
    yanıma gelmek için sıranı bekle
    dünyanda huzur yoksa
    muradına eremezsin çaresiz beklemekle

    o kadar yaşarmısın bilmem elli ya da altmış
    sen iyiyi umarken arkandan birileri seni satmış
    ona buna heveslenip ortaya döktüysen zaaflarını
    bi anda bulursun kendini toplarken kalp kırıklarını

    www.youtube.com/watch?v=FPaJHVqglKk
    0
    horseman 1 ay önce
    gözlerinden okunuyor
    beni seviyorsun
    sözlerin seni ele veriyor
    sen de istiyorsun
    eninde sonunda benim olacaksın
    hadi naz yapma
    sevgiyi, aşkı bende bulacaksın
    yabana atma
    bıktırma, usandırma
    yeter beni kızdırma
    gel artık kollarıma
    gül döktüm yollarına
    gel gündüzle gece olalalım
    gel gökyüzünde yıldız olalım
    seninle mutlu yarınlara koşalım
    gel beraber mesut olalım
    geçmiyor ki sensiz geceler
    rüyalar yetmiyor
    isyan ediyor içimde sevgiler
    sabrım tükeniyor

    m.youtube.com/watch?v=YxWPYwqE4io
  • 1
    ylnzkafa_ 1 ay önce
    gerisi çorap söküğü gibi gelir..
    0
    bossadam 1 ay önce
    çorap mı söküğü?
    1
    ylnzkafa_ 1 ay önce
    evet
  • 1
    484km 1 ay önce
    çaresi aşk :d
  • 1
    burakky 1 ay önce
    bu doğru😏
  • 1
    rapunzel 1 ay önce
    bir çocuk vardı sıkılmış , hayatı yıkılmış
    kitapları yakılmış yazında dahi kış
    -ailesiz-
    cümlelere sığdırmış senelerce derdini
    evinde dahi yabancıymış aynadaki kendimi
    inanmak istemezmiş gazetelerde yazılan yalanlara
    ama herkes doğru sanmış
    o da inanmak zorunda ya
    şartlamış salakça doğrular ve baskılar sona
    hazırlamış bavulu çıkıp evinden düşmüş yola
    tüm insanlar yabaniymiş dişlerinde boya
    kızıl kan gibiymiş hertarafta oyunlar ve foya
    deymiş böyle olmaz terk edilmiş bir zombi diyarında
    dün de aynı bugin de bence aynı olur yarın da
    garda bekleşen bir kalabalık şehit cenazesi
    karda eriyen kardan adamı yıkmış kader çetesi
    bir sabahı olsun istemiş temiz güneşli kuş sesi
    gelmemiş ki baharı baharın annesinden kaçar gibi
    0
    horseman 1 ay önce
    hayatımın gerçek öykülerine ayrılan bir filmin soundtrack'indeyim
    bir yazar mıyım, yoksa tek şiirlik şair mi?
    notumu verdi hocalarım, nasihatı koydum cebime

    ve zorda kalana dek çıkarmadım
    ve ben bozuk paraydım, anlaşılamadan ciklet oldum
    ve ben bütündüm; yarımı sevgilimde bırakıp, yarımı sokağa attım

    canımı yolda buldum, canıma teslim ettim
    canına okudu, rap canımsın
    canıma okudun, canıma kastın

    içimde saklı bir kaçak çocuk
    korku dolu bakışlarıyla gizlenirken iz bırakmış anılarıyla sevgili
    mutluluktan ağlak olmak artık bir seferlik bana da mahsus
    anlamak kolaysa bak bi' gözümün içine!

    yer mi lan velet?!
    sekiz senemle ben dalaştım
    kimsecikler yoktu, mikrofonumu buldum, içimi döktüm
    zihnimin derinlerinde yaptığım kazılarda onca yılın çöpleri yatılı
    onların içinde binlerce ölümsüzlük ölümü görmüş

    kaybettiğim gülücüğü gül demeti halinde koymuşlar oysaki suratıma
    gömülü parmak izlerin omuzlarımda
    gözlerimde bir filmsin
    göz çukurlarımda uyuyakalmış bir bebeksin, ben de ninninim, uyu

    dayan, sabır gerek
    yolun uzun, vakit kısa
    ölüm yakın
    tanrım ona acı
    sebep-sonuç: gecem hüzün


    bilmecelere ısınamadım (asla!), hele de senle ilgiliyse
    sevemedim sualleri, cevapların yetersiz kaldı
    içime sinmemişti duyduğum yanıtların yarım
    parçalandı ellerinde kum duvarlarım (parçalandı)

    ne hakla yarımı benden aldın (ha?)?
    yine de bir günahkâr göremedim seni
    susar dudaklarım (sus!), susar çocuklarım
    bir vahada yolumu kaybettim
    susar bu kuru dudaklarım, alışkanlıklarıma yoklama yaptım (yaptım!)
    girme sınırıma cephanen yoksa, vururum tek atışta (bam!)
    gözünün yaşına bakmadan toz ol!
    ben de başta bir çocuktum, sen de oyuncak oldun
    tarihin sayfa aralarına kırmızı gülümü çoktan koydum (çoktan koydum)

    alacakaranlık geriye çekti güneşi
    bir içim tütün tadın
    kadın; özün toprağın buruk nefesi
    kim der ki: "sago yaşamın minik bebeği."?
    bir yaz akşamında hayata attım göz bebeğimi, bebeğim öldü (bebeğim öldü)
    0
    rapunzel 1 ay önce
    ben nerde yanlış yaptım ?
    0
    horseman 1 ay önce
    sen neyi yanlış yaptın?
    0
    rapunzel 1 ay önce
    yanlışlarla doğrularımın karıştığı noktadayım
    yazmaktan uzaklaştıkça kendime de uzaklaşıyorum
    kayboldum
    yazmak yaşamak gibidir
    yaşadığımı hissetmiyorum yazmaksa çok zor
    sözlerin ağır geldiği noktadayım
    bazen bir cümlenin altından kalkamıyorum saatlerce
    bazen tek bir kelime üstüme konulan tonlarca ağır bir taş gibi
    nefes almayı bıraktım algılayamıyorum zamanı

    0
    horseman 1 ay önce
    yazmaktan uzaklaştıkça seni yazacaklar;
    ölüme yaklaştıkça yaşayacaksın,
    duygularını hislerini kaybettikçe daha çok hissedeceksin duygularını...
    nefes almayı bırakma, nefesin sensin sen nefessin. kendine bu eziyeti çektirme
    0
    rapunzel 1 ay önce
    kaybediyorum sadece kendimi değil
    yolumu cümlelerimi sevdiklerimi
    beni sevmeyenleri bile kaybediyorum
    dünya dönüyor ben duruyorum
    görünmez gibiyim
    cebimdeki umutları tükettim
    tükendim
    adrian güzel söylemiş
    kar eriyince beyaz kalır mı gece
    umut tükenince yine çarpar mı bir kalp
    ah düşünce yine gülümser mi çocuklar
    düşler bittiğinde başlamaz mı kabuslar
    0
    horseman 1 ay önce
    bukowski de çok hoş söylemiş.
    "kaybettim sandıkların, kurtulduklarındır belki de."
    sen bi heykeltıraşsın ve elindeki mermere sûret veriyorsun. vurdukça vuruyorsun mermer azaldıkça azalıyor. görenlerin aklında bi şüphe: deli mi acaba? diye. ama bilmiyorlar senin kafandakileri. sen kırdıkça kırıyorsun. düşündüğünü yapmakta kararlisin...

    hedefine ulaşmak için daha çok kaybetmeyi göze almaz misin?
    0
    rapunzel 1 ay önce
    sadece kaybetmek için vuruyorsam güzel birşey çıkması ne kadar olasıdır
    0
    horseman 1 ay önce
    işin sırrı da burda yatıyor. tırtıl misali içinde bambaşka yeni bir sen saklıdır belki
    0
    rapunzel 1 ay önce
    içimi biliyorum ama yeni birşey yok artık çünkü köklerim kurumuş kurtarmak için yapılacak pek birşey yok
    0
    horseman 1 ay önce
    kir çiçeği de öyleydi. hayattan bezmişti. evi yoktu. sürekli bi yerlere savruluyordu. o ne yaptı? vazgeçti mi? hayır, aksine bu onu daha güçlü yaptı. evini tohumuna aldı ve rüzgar onun yelkeniydi artık. nereye savrulursa savrulsun orada çiçek açıyor artık...
    0
    rapunzel 1 ay önce
    ben kor çiçeği değilim dalından koparılmış sararmış bir beyaz gülüm
    0
    horseman 1 ay önce
    nasıl iş bu
    her yanına çiçek yağmış
    erik ağacının
    ışık içinde yüzüyor
    neresinden baksan
    gözlerin kamaşır
    oysa ben akşam olmuşum
    yapraklarım dökülüyor
    usul usul
    adım sonbahar
    0
    rapunzel 29 gün önce
    derdi nedir ki bu sonbaharın
    neden soldurur gülleri
    nerden bulur bu insanlar ben mutsuzken
    gülünecek şeyleri
    0
    horseman 29 gün önce
    yeni yapraklar çıkabilsin diye eski yaprakları temizler hüzün. üzülme, sonbahar serttir ama sonu aydınlıktır
    0
    rapunzel 29 gün önce
    ben yanıyorum
    aydınlatarak bitiyorum
    gaz lambası değil kibrit çöpüyüm
    kibritçi kızlarla dolu etrafım
    0
    horseman 29 gün önce
    her şeyin bittiğini düşündüğün bir an gelir. işte o an başlangıçtır
    0
    rapunzel 23 gün önce
    başlamadı.
    0
    horseman 23 gün önce
    dur bu daha fragman
    0
    rapunzel 16 gün önce
    geçemedim ne zamandan nede fragmandan
    olmuyor be
    0
    rapunzel 16 gün önce
    yazmak hiç bu kadar zor olmamıştı, bugüne dek
    kusura bakma, artık inanmıyorum ben de hayal gücüme pek
    çünkü ne kadar mutlu olmak istesen de burda
    kurduğun tüm hayallerin her gün, git gide küçülecek
    yaşamak zormuş, yaşatmak imkansız
    başarmak için çabala dur, çünkü insansın
    yarıda kalan umutlar gibi kaçarak büyüdüm
    yaşayarak gördüğüm rüya,
    yarıda sönen sigaram gibi hep, yaşamak öldürür
    yaşamak öldürür, dünya
    yaşamak öldürür, bu yaşama kördüğüm at
    yaşa dünyada gördüğün her şeyi kazan çalış çabala
    başarı o kadar zor değil, devam et ve kaçma sakın koşarak
    unutma ki dibe de batabilirsin, çıkabilirsin başa da
    aşama kaydettikçe tutarlar ve çekerler seni paçadan
    öyle çekerler ki tanık olursun, gözden akan yaşa da
    hayatını verdiğin en değerli varlık bile taş atar
    hepsi şarlatan, hepsi şamata, rapçi şaka bak, olma şah mat kalk
    hayalini kurduğum gibi değil bak
    canım, yandıkça anladım ki, bu hayattan kaçmalı
    dedim ya zaten umrumda değildi benim kaç fanım olduğu falan
    merak ettiysen, durma aç falı ve
    anlat, neden hayat boktan çatık bu kaşlarım???
    söyle ben hep kötü müydüm? öyleyse çok kötü büyüdüm!
    çözdüm düğümü, anladım, yaşamanın öldürdüğünü
    0
    horseman 16 gün önce
    ışığa varmak için karanlık yollardan geçmen gerektiğini sen de biliyorsun. senin yolun biraz uzun gözüküyor. ama tünelin ucunda sana bakıyor sana gülümsüyor hayırdır inşallah hey
    0
    rapunzel 15 gün önce
    umut şimdi hiç görmeyen birine gökkuşağını anlatmak kadar anlamsız
    0
    horseman 15 gün önce
    insan, âlemde hayâl ettiği müddetçe yaşar.

    dolu rüzgârla çıkıp ufka giden yelkenli!
    gidişin seçtiğin akşam saatinden belli.
    ömrünün geçtiği sahilden uzaklaştıkça
    ve hayâlinde doğan âleme yaklaştıkça,
    dalga kıvrımları ardında büyür tenhâlık
    başka bir çerçevedir, git gide dünyâ artık.
    daldığın mihveri, gittikçe, sarar başka ziyâ;
    mâvidir her taraf, üstün gece, altın deryâ...

    yol da benzer hem uzun, hem de güzel bir masala
    o saatler ki geçer başbaşa yıldızlarla.
    lâkin az sonra lezîz uyku bir encâma varır;
    hilkatin gördüğü rü'yâ biter, etrâf ağarır.
    som gümüşten sular üstünde, giderken ileri
    tâ uzaklarda şafak bir bir açar perdeleri...
    mûsıkîsiyle bir âlem kesilir çalkantı;
    ve nihâyet görünür gök ve deniz saltanatı.

    girdiğin aynada, geçmiş gibi dîğer küreye,
    sorma bir sâniye, şüpheyle, sakın: "yol nereye?"
    ayılıp neş'eni yükseltici sarhoşluktan,
    yılma korkunç uçurum zannedilen boşluktan
    duy tabîatte biraz sen de ilâh olduğunu,
    rûh erer varlığının zevkine duymakla bunu.

    çıktığın yolda, bugün, yelken açık, yapyalnız,
    gözlerin arkaya çevrilmeyerek, pervâsız,
    yürü! hür mâviliğin bittiği son hadde kadar!...

    insan, âlemde hayâl ettiği müddetçe yaşar.
    0
    horseman 16 gün önce
    su dunyadaki en mutlu
    mutluluk verendir
    su dunyadaki sevilen kisi
    sevmeyi bilendir
    su dunyadaki en guclu kisi
    guclukten gelendir
    su dunyadaki en soylu kisi
    ınsafa gelendir

    butun dunya buna inansa
    bir inansa hayat bayram olsa
    ınsanlar el ele tutussa
    birlik olsa
    uzansak sonsuza

    su dunyadaki en olgun kisi
    aciya gulendir
    su dunyadaki en zengin kisi
    gonul fetedendir
    su dunyadaki en ustun kisi
    ınsani sevendir
    su dunyadaki en soylu kisi
    ınsafa gelendir
    su dunyadaki en mutlu
    mutluluk verendir
    su dunyadaki sevilen kisi
    sevmeyi bilendir
    su dunyadaki en guclu kisi
    guclukten gelendir
    0
    rapunzel 15 gün önce
    şu kapıdan çıkan kimse geri dönmedi
    evim en alt kattaydı atlayanlar ölmedi
    önce birkaç sert cümle kurdum
    sonra birden durdum
    yerde yüz lira buldum
    cebe attım, kim ne derse yaptım
    ertesi gün kalktım
    para hala bende

    elimi kaldırdım ama garson görmedi
    yaptığım şakalara hiç kimse gülmedi
    ben de birkaç sert cümle kurdum
    sonra birden durdum
    yerde yüz lira buldum
    cebe attım, kim ne derse yaptım
    ertesi gün kalktım
    para hala bende

    www.youtube.com/watch?v=9Wn-F1uHE14
    0
    horseman 15 gün önce
    her şey mal mülk her şey para pul
    dostlukmuş sevgiymiş ara bul
    her şey mal mülk her şey para pul
    dostlukmuş sevgiymiş ara bul
    her şey mal mülk...
    bak deme bana bakamam gözüne
    gül deme bana gülemem yüzüne
    bak deme bana bakamam gözüne
    gül deme bana gülemem yüzüne
    kusura bakma iş işten geçti
    olamayız artık eskisi gibi
    kusura bakma iş işten geçti
    olamayız artık eskisi gibi...
    benim de gözüm artık açıldı
    her yanıma kısmet saçıldı
    istemem ne aşk ne karakter
    dünya para üstüne döner
    her şey mal mülk her şey para pul
    dostlukmuş sevgiymiş ara bul
    her şey mal mülk her şey para pul
    dostlukmuş sevgiymiş ara bul
    yok deme bana sen de ben gibisin
    isteseler canını verirsin
    yok deme bana sen de ben gibisin
    isteseler canını verirsin
    kusura bakma iş işten geçti
    olamayız artık eskisi gibi
    kusura bakma iş işten geçti
    olamayız artık eskisi gibi...
    benim de gözüm artık açıldı
    her yanıma kısmet saçıldı
    istemem ne aşk ne karakter
    dünya para üstüne döner
    her şey mal mülk her şey para pul
    dostlukmuş sevgiymiş ara bul

    www.sezenaksu.net/.../kusura-bakma.html
    0
    rapunzel 15 gün önce
    bir gün yolda duran adama sormuşlar
    niçin geçmez buradan otobüsler dolmuşlar
    ve cevap vermemiş adam, deli sanmışlar
    delirir insan, diğer insanlar da bunu alkışlar

    arayanlar onu hep aynı yerde bulmuşlar
    adını ondan değil, başkasından duymuşlar
    ve yemek yemezmiş adam, zorla doyurmuşlar
    doyarken insan, diğer insanlar da bunu alkışlar

    hep böyle değilmiş adam, konuşmuş çocukken falan
    küçücük ağzından çıkan, her lafa kızmışlar

    günler günler geçmiş adama alışmışlar
    gittikleri bazı yerlere onu da çağırmışlar
    ama çok karanlık adam, onlar da kararmışlar
    kararır insan, diğer insanlar da bunu alkışlar

    hep böyle değilmiş adam, konuşmuş çocukken falan
    küçücük ağzından çıkan her lafa kızmışlar
    onu çok yanlış anlamışlar
    0
    horseman 15 gün önce
    o gece seni bir rüya beklemiş ama sen sabaha kadar uyumamışsın
    0
    rapunzel 14 gün önce
    ansızın çalınca yine kapın
    tanırsın sesini, tanırsın sessizliği
    ansızın soğuyunca avuçların
    tutarsın elini, özlersin ellerini
    ve zaman öperken alnından, okşarken yüzünü
    söylerken son sözünü
    bazen böyle olur
    bazen konuşamazsın
    kayar ellerinden aşk
    onu tutamazsın

    sen hep böyle kal
    böyle kal ki kalbim eğilsin önünde
    avunsun seninle
    sen hep böyle kal
    böyle kal ki dünya utansın önünde
    övünsün seninle
    sen hep böyle kal
    ne kadar büyüsen de, kimleri sevsen de, nereye gitsen de
    sen hep böyle kal
    hep böyle kal, sakın hiç kirlenme
    sakın hiç kirlenme
    sen hep böyle kal

    kapılarına dayanan tüm karanlığı beyazlara boyadım
    sen korkarsın diye
    dallarına diktim dökülen yaprakları
    sen sonbaharı sevmezsin diye
    gökyüzüne yıldızlar çizdim sana
    yeryüzüne umutlar
    geceleri düşler bıraktım
    sabahlarına aydınlıklar
    yağmura aşık kelebekler
    ateşe aşık pervaneler gibi
    yana yana, döne döne
    savrula savrula

    çok yüksekten uçtum ben
    çok yüksekten düştüm ben...
    0
    horseman 14 gün önce
    yaz geçti güz geçti günlerim zor geçti
    toprağa tohum düştü canıma can düştü
    bir sevda boy verdi gurbete yol düştü
    gönlüme yarim gül düştü

    kalbimde bir sızı bilmem ki noluyor
    göğsümde birşey avr talihsiz çarpıyor
    bir duygu alsa da sarsa da kalbimi
    bilmem ki bana noluyor

    aşk sonsuza...aşk sonsuz aşk
    ah aşkı arıyor kalbim
    ah aşkı arıyor
    aşk sonsuza kadar...aşk sonsuza kadar
    aşk

    kalbimde bir sızı bilmem ki noluyor
    kaf dağı ardında olsan da tekgülüm
    bir duygu alsa da sarsa da kalbimi
    yar seni arar bulurum

    aşk sonsuza...aşk sonsuz aşk
    ah aşkı arıyor kalbim
    ah aşkı arıyor
    aşk sonsuza kadar...aşk sonsuza kadar
    aşk

    bekle tek gülüm, bekle
    sana geliyorum
    0
    rapunzel 9 gün önce
    şu garip halimden bilen şiveli nazlım
    gönlüm hep seni arıyor neredesin sen
    tatlı dillim güler yüzlüm ey ceylan gözlüm
    gönlüm hep seni arıyor neredesin sen

    ben ağlarsam ağlayıp gülersem gülen
    bütün dertlerimi anlayıp gönlümü bilen
    sanki kalbimi bilerek yüzüme gülen
    gönlüm hep seni arıyor neredesin sen

    sinemde gizli yaramı kimse bilmiyor
    hiçbir tabip yarama merhem olmuyor
    boynu bükük bir garibim yüzüm gülmüyor
    gönlüm hep seni arıyor neredesin sen
    0
    horseman 9 gün önce
    en yakınımızla bile öyle uzak ki ara…
    0
    rapunzel 9 gün önce
    ruhuna dokunabiliriz en uzakta olanın da
    0
    horseman 8 gün önce
    bazen bir gülümseme, bazen bir dokunuş, bazen dinleyen bir kulak, bazen içten bir söz neleri değiştirmez ki....
    0
    rapunzel 7 gün önce
    kelebek etkisi
    0
    horseman 7 gün önce
    akıllı iki kız kardeş varmış, bilgiye açlarmış ve okullarındaki, etraflarından aldıkları bilgi yetersiz olmuş.
    yörelerindeki en büyük bilgeye gitmeye, ondan da bilgi almaya karar vermişler.
    bilge adam kızların sorduğu bütün soruları bilmiş. kızlar daha fazla bilgi almak için bir süreliğine daha bilgenin yanında kalmışlar.
    ama sonra bilgenin her sordukları soruyu bilmelerinden sıkılmışlar. “bilgenin dahi bilemeyeceği bir soru bulalım” demiş birisi.
    kızlardan biri, bilgenin bile bilemeyeceği bir soru buldum diye sevinmiş. avucumun içine bir kelebek alacağım “avucumun içinde bir kelebek var. canlı mı, ölü mü?” diye bilgeye soracağım, ölü derse kelebeği serbest bırakacağım. canlı derse, avucumu hafifçe bastıracağım.
    kızlardan biri avucu kapalı bilgeye uzatmış ve sormuş:
    – avucumun içinde bir kelebek var; bilin bakalım canlı mı, ölü mü?
    bilge, kızın gözlerine uzun uzun bakmış ve cevap vermiş:
    – senin elinde kızım senin elinde…
    hayat akarken; iyi veya kötü, güzel veya çirkin, doğru veya yanlış, mutluluk veya hüzün, avucunuzdaki kelebek gibi senin elinde.
    0
    rapunzel 2 gün önce
    ne kadar uzak kaldık seninle?
    ne kadar böyle habersiz?
    ‘o benim!’ dediğimiz günlerden bi haber
    ne hallere gelmişiz

    ben hala kopamıyorum senden
    ya da ters giden bir şeyler var
    sen ağla ben silerim yaşını
    hem de neredeysen koşar, bulur, yanar yüreğim sana

    korkma söyle ne zaman unuttuğunu
    hatta yerimi kimlerle doldurduğunu
    susma söyle, yeter ki sesini duyayım bana yeter
    bilsem de şimdi nerede uyuduğunu

    ne bahar uzak kaldık seninle ne de kış
    şimdi neredesin?
    ya gelirse sana bir gün benden bir haber
    ‘ne halde bu?’ der misin?

    ben hala kopamıyorum senden
    ya da ters giden bir şeyler var
    sen ağla ben silerim yaşını
    hem de neredeysen koşar, bulur, yanar yüreğim sana

    korkma söyle ne zaman unuttuğunu
    hatta yerimi kimlerle doldurduğunu
    susma söyle, yeter ki sesini duyayım bana yeter
    bilsem de şimdi nerede uyuduğunu

    0
    horseman dün
    sen geldin....ama ne güzel geldin...
    geceydi seni bana taşıyan...
    sen geceye yakındın, bende sana....
    ağır aksak işleyen zamanın düşürdüğü tuzaklardan kurtulup geldin,
    hoş geldin.
    korkularınla, sırlarınla ve sadece gözlerine derin bakanların
    görebileceği acılarınla geldin,
    iyi ki geldin.....

    bekleyişlerimin içine hapsettiğim özlemlerim vardı.
    nicedir kimseyle paylaşmadığım hüzünlerim.
    soramadığım sorularım..
    hatırladığımda yüreğimde yaratacağı
    o korkunç sızıyı duymaktan korktuğum için
    beynimin bir köşesine fırlatıp attığım ve bir daha
    hiç dokunmadığım anılarım vardı....
    şimdi özgür bıraktım özlemi.
    şimdi hüzünde sevinçte doyasıya yaşanıyor bende.
    sorular cevabını buluyor, anılar canlanıyor çünkü sen geldin.

    susmak ne çok akıllandırmış beni...
    ne çok biriktirmişim kelimelerimi....
    bir bir dökülürken dilimden sevda sözcükleri
    senin o tedirgin duruşun bile durduramıyor beni.
    'seni soluyan bir rüzgara kapılmış gidiyorum.',
    yüreğimi bir yelken gibi açtım, seninle dolduruyorum.
    seninle olmanın,
    seni yaşamanın ve zamanı sadece seninle paylaşmanın
    eşsiz hazzını duyumsuyorum, ne iyi ettin de geldin.....

    bir büyüysen bozulma. bir hayali yaşıyorsak kaybolma.
    hep biz çözecek değiliz ya gerçeğin düğümlerini,
    bırak kendi halinde kalsın. ruhuna talibim ben asıl gerçek bu.
    kaçışlardan bıkmış,
    hep yarım kalmış ruhum da bir tek seninle doyuma ulaşacak,
    kendini bulacak. dedim ya, sen geldin.

    bir de mavi var öyle ya.....
    nereye saklamıştım maviyi?
    kimlerden gizlemiştim de yok sansınlar istemiştim?
    bak, güneş bile mavi mavi parlıyor görüyor musun?
    yavaş yavaş yok oluyor yüreğimin gri katmanları.
    maviyle anılıyor görebildiğim her şey.

    en çok maviye tutkunum ben,
    bu yüzden mavi sen oluyorsun, çocuk gibi seviniyorum.
    sen maviyle geldin..
    sahi, çocuk olmayı ne kadar özlemişim ben...
    senin içindeki çocukla oynayacak bendeki çocuk.
    yalansız ve saf olacak. kumdan kaleler yapacak,
    içine seni koyacak. kaleyi yıkacak, seni kurtaracak, kahraman olacak.

    çığlıklar atacak, yorulmayacak, sensiz hiç bir oyunda 'ebe' olmayacak.
    korkma, içindeki o çocuk hep yaşayacak,
    kimsenin zarar vermesine izin vermeyeceğim.
    çünkü sen o çocukla varsın, o çocukla geldin.

    yoktum ben, senden önce yoktum sanki.
    sen geldin varlığını bildim. sen geldin bir dokunuşun,
    bir öpüşün nasıl da büyük bir hazza dönüştüğünü gördüm.
    sen geldin ben oldum, aşk oldum.
    sen geldin....ama ne güzel geldin...
  • 1
    baran_aslan 1 ay önce
    bu hayatta en zor iş insan olmaktır. #mba
    0
    horseman 1 ay önce
    insan olmakla da kalmıyor. insan kalabilmek de marifet istiyor
    1
    rapunzel 1 ay önce
    insan nedir ki ?
  • 1
    redwon 23 gün önce
    insan bozulmaz insanı insan yapan ruhtur ruhunu kaybeden herşeyini kaybetmiştir ruh ile alay eden ruhsuz olandır.
    1
    horseman 23 gün önce
    insan niye bozulmasın? hamuru mayası tutmamış insan bozulur. ruh sadece bizi insan kılar