9

anneler günü anlam ve öneminden öte..

anneler günü geldi. hediye almak belki en kolayı. anne babamızı razı etmek onlara hediye almaktan geçmiyor malesef. onlar bize göre sadece kendi düşüncemize göre hatalı bile olsalar (ki çoğunlukla hatalı değillerdir bu bizim cahilliğimizdir) onlara güzel davranmalıyız. ayet çok güzel açıklamış beraber bakalım 😊

“rabbin şöyle buyurdu: allah'tan başkasına ibadet etmeyin. anneye ve babaya güzel muamele edin. şayet onlardan her ikisi veya birisi yaşlanmış olarak senin yanında bulunursa sakın onlara hizmetten yüksünme, 'öf!..' bile deme, onları azarlama, onlara tatlı ve gönül alıcı sözler söyle. şefkatle, tevazu ile onlara kol kanat ger ve şöyle dua et: 'ya rabbî, onlar küçüklüğümde nasıl beni ihtimamla yetiştirdilerse, ona mükâfat olarak sen de onlara merhamet buyur!' " (isra, 17/23-24)
“öf” demeyi yasaklayan kur’an-ı hakim, bu ifadesiyle, en ufak bir itaatsizliğe bile müsaade etmediğini ortaya koyuyor.

allah, onlara karşı -yukarıda mealini verdiğimiz isra suresi'nde geçen ayette- beş vazifemizi sıralıyor ve sanki şöyle buyuruyor:

1. kendilerine karşı gücenip de “öf“ demenize bile razı değilim! sizden, onların bütün ezalarına, cefalarına, sıkıntı ve meşakkatlerine karşı sabretmenizi istiyorum!

2. onların bir emri, bir teklifleri, istekleri olduğunda; gücün yettiği kadar onları yerine getir. ve sakın onları reddedip, isteklerini, arzularını geri çevirme!

3. anne-babanıza güzel ve tatlı sözler söylemekle, onların gönlünü hoş ediniz. güler yüzlü ve tatlı sözlü bulununuz. “anneciğim! babacığım!” gibi hürmet ve nezaket ifade eden sözlerle onların gönüllerini fethediniz. bu nedenle onları üzecek ifadelerden ve konuşmalardan sakının.

4. onlar için şefkat ve merhametten doğan tevazu kanatlarınızı yere sererek/döşeyerek, onlara karşı kibir ve gururdan uzak olunuz.

5. sadece bunlarla yetinmeyip yine de ki: "ey rabbim! ne olur, anneme-babama sen merhamet et! çünkü onlar, en aciz ve zayıf olduğum çocukluk dönemimde beni bağırlarına basıp terbiye ettiler! beni, himaye edip büyüttüler. allah’ım! sen de yüce lütuf ve ihsanlarınla muamele buyurarak, onlara merhamet eyle!"

fakat bütün bu dikkat, riayet, hassasiyet ve hizmetler, onların gözlerine girip, itimatlarını kazanıp, onların servetlerini elde etmek veya diğer varislerden mal kaçırmak için olmamalı; yalnızca rıza-i ilâhi’yi kazanmak için olmalıdır. hizmetlerimizin dış görünüşü içimize uygun olmalıdır. yani bu hizmetleri menfaat için değil, allah rızası için yapmalıyız.
allahın rızasının ana baba rızasından geçtiğini unutmayalım .

allah'a lâyık kul, efendimize layık ümmet, anne babamıza hayırlı evlatlar olabilmek duasıyla..

vesselam..
  • 1
    piiuv 6 ay önce
    allah razı olsun anne baba sevgisini yılda bir güne değilde yılın her gününe yayıp allahın rızasını kazanmak duasıyla (amin) :)
    0
    sevde 6 ay önce
    amin :)
  • -1
    anarchist 6 ay önce
    binaenaleyh bu ayetlere mazhar olan müslüman kumandan savaşmamış, eli kılıç tutan, çocuğunu ve erkeğini katlettiği hür türk kadınını cariye yapıp yanında götürdü
    0
    sevde 6 ay önce
    herkes kendine bakmalı allah sana senden hesap soracak. ona ondan. boş konuşma bu yüzden
    0
    anarchist 6 ay önce
    allah emretti diye esir düşen insanların canlarını alanlardan kim hesap soracak
    0
    sevde 6 ay önce
    allah nerede emretmiş esir düşenlerin canlarını alın diye?
    0
    anarchist 6 ay önce
    enfal 67-75. ayetlerin geliş sebebi bedir savaşı sonrası hayatta kalan mekkelilerin ne yapılacağıydı. ebu bekr peygambere kaybeden esirlerden fidye alınmasını sonra serbest bırakılmasını tavsiye etti ömer ise öldürülmesini talep etti. peygamber esir alınmasını ve fidye karşılığı serbest bırakılmasına karar veriyor. hemen ardından enfal 67-75 ayetleri geliyor. peygambere esir almasının yakışmadığından alınan paranın az kalsın helal olmayacağından falan bahsediliyor detaylıca açıp bakabilirsin. binaenaleyh bu ayetin inişinden sonra savaş sonrası ele geçirilenlerin öldürülmemesi için hiç bir sebep kalmıyor. kuran metnini kutsallaştırıp emir haline getirirseniz ayetlerin ne zaman nasıl hangi sebepten geldiğini araştırma ihtiyacı duymazsanız size kendi dininizi bizim hatırlatmamız gerekecek. unutmayın kutsal olan tanrınız diğerleri değil.
    0
    sevde 6 ay önce
    benim paylaştığım konu ile alakası olmayan bir konu olarak gelip burada yazman bir tuhaf doğrusu. ama aferin sana ki bazı ayetlerin nuzul sebebine bakmışsın. ama birilerinde kusur göreceğim görmem gerek hırsı bu galiba bilemiyorum araştırma gereği duyamamıșsın ve esirleri hepsi kılıçtan geçmiş gibi lanse etmişsin. bu da senin islâmiyete ne derece önem verip vermediğini gösterir. yada zarar verip vermediğini. neyse söylediğin şeye gelirsek ;

    islam devlet başkanı, bazı savaş esirlerinin öldürülmesini gerekli buluyorsa ve bunun için özel durumlar ve mecburiyetler hissediyorsa öldürebilir. fakat bu genel bir kural değil, tersine genel kural içinde özel bir durumdur. buna da mecbur kalındığı takdirde başvurulabilir.

    nitekim, hz. peygamber (asm) , bedir savaşı'nda esir alınan yetmiş kişi içinden sadece ukbe bin ebi muayt ve nadr ibn el-haris'i öldürttü. uhud savaşı esirlerinden yalnız şair ebu azze'nin öldürülmesini emretti. kurayza oğulları, kendi haklarında sa'd ibn muaz'ın karar vermesini istemişlerdi. ibn muaz'ın erkeklerin öldürülmesi şeklindeki kararı üzerine hz. peygamber (asm) onların öldürülmesini emretti.

    hayber savaşı'nda alınan esirlerden sadece kinane ibn ebi el-hukayk öldürüldü. çünkü bu adam anlaşmayı bozmuş, verilen sözü tutmamıştı.

    mekke'nin fethinden sonra hz. peygamber (asm) bütün mekke halkından, yalnız bir-kaç kişinin nerede yakalanırlarsa derhal öldürülmeleri emrini verdi.

    bu istisnaların dışında hz. peygamber'in (asm) genel tavrı, savaş esirlerinin hiçbir zaman öldürülmemesi doğrultusunda idi.

    raşid halifelerin tutumu da böyle oldu. onların zamanında da savaş esirlerinin öldürülmesine ait örnekler çok nadirdir. bu nadir örnekler de özel sebeplere ve mecburiyetlere dayanır.

    hz. ömer ibn abdülaziz de bütün halifeliği süresince sadece bir savaş esirini öldürtmüştür. öldürülen bu esir, müslümanlara yaptığı aşırı zulümle meşhurdu.

    islam bilginleri, bu uygulamalara dayanarak, islam devlet başkanının, gerekli gördüğü ve mecbur kaldığı takdirde, savaş esirlerinin öldürülmesini emredebileceği görüşüne varmışlardır. fakat bu karar, devlet başkanının (imam'ın) verebileceği bir karardır. her asker istediği esiri öldüremez.
  • 1
    hedap 6 ay önce
    yobazcim, hani kur'an anlaşılmaz bir kitaptı? sen nereden anladın ben hiç bir şey anlamayamadim bu ayetlerden.
    acaba yaşlanmis derken kac yaşından bahsediyor?

    yanında bulunursa derken, aynı evde mi yoksa başka evde olması mı?
    burda yobazligin hakkını vererek oturup bir düşünmek lazım.
    öyle kur'an'ı direk okuyup anlayarak felan bu iş olmaz. bu bizim yobazlıgimizin kanunlarına ters. lütfen olur olmadık yerlerde kur'an okunduğu zaman anlaşılacak bir kitapmis gibi yazma. sonra neme lazım!! müslümanlar belki kur'an okumaya başlarlar!!
    0
    sevde 6 ay önce
    ne kadar da boş bir yorum. yoruma açık ayetler vardır direkt açık ayetler vardır her ayet için bunun böyle olmadığını belki bir çok kez ifade etmeme rağmen her şeyi çarpıtmaya devam aferim sana. seninle muhatap olmamaya çalışıyorum farkında mısın? her şeye salça olmayı da bırak. tat vermiyorsun.
    -1
    piiuv 6 ay önce
    bunun malzemesi "çürük domates" ten :) o yüzden tat vermiyor :))
    0
    hedap 6 ay önce
    sayın yobazcim bak bunları sen söyledin ya o yüzden söylüyorum;

    meal okumakla anlaşılamaz
    meal okuduğunu söyleyen bir okuyucu, (yalnız senden yardım dileriz. fatiha 5, yalnız allah’a güvenin, maide 23, yalnız benden korkun bekara 40, âyetleri pek açıktır. herkes anlar. neresi açıklansın?) diye sordu.

    yalnız senden yardım dilerizdedikten sonra, birinden bir bardak su istesek bu âyete aykırı mıdır, değil midir? hangi hususta başkasından yardım istemeyeceğiz? bunlar açık değildir.

    yalnız allah’a güvenin buyuruluyor. ne hususta allah’a güveneceğiz? bir doktora muayene olsak, ilaç verse, güvensek, bu âyete aykırı olur mu? topkapı’dan sirkeci’ye giden tramvaya binsek, (bu tramvay, bizi sirkeci’ye götürür) desek, allah’tan başkasına mı güvenmiş olacağız? demek ki güvenmenin izahı gerekir.

    hani allah'tan yardım isteyin lafını bile anlayamadığın bir kur'an'dan nasıl oldu da anlamlar çıkardın onu merak ettim. yoksa tabi ki muhatap olmayalım canım ahahaha
  • gündeme dair

    2 takipçi
  • abone ol
  • moderatörler
    gerceksiz

  • bu bölüm #olaylar bölümünün alt bölümüdür.
  • gündeme dair

    yıllardır ülkemizin sorunlarını düşünüyorum benim doğru ya da yalnış olabilir neden çiftçiye gerekli değer verilmiyor mazot almış başını gitmiş çiftçi çocukları sigortalı işe zorlanıyor ülke en son nokta da artık bazıdurumlarda halkımız olarak dur demesini bilinmeli yöneten iyi olabilir ama yönetilenlerin hakkını vermediği sürece siyasetini gözden geçirme zamanı gelmiş geçmiş olabilir