14

insanlar neden kendilerine pek az fayda sağlayan yüksek kalorili yiyeceklere saldırır ?

avcı toplayıcı atalarımızın yeme alışkanlıklarını analiz etmedikçe bizim neden en tatlı ve yağlı yiyeceklere yöneldiğimiz bir bilmece olarak kalacaktır.

atalarımızın yaşadığı savanlarda ve ormanlarda yüksek kalorili tatlılar nadiren bulunurdu ve gıda da çok bol sayılmazdı. 30 bin yıl önce yaşayan sıradan bir avcı toplayıcının tek bir tatlı yiyeceğe erişimi vardı: olgunlaşmış meyve. bir taş devri kadınının incirlerle dolu bir ağaç gördüğünde yapacağı en akıllıca şey, bunlardan olabildiğince fazla yemektir, ta ki o yöredeki bir babun grubu ağacı ele geçirene kadar.

yüksek kalorili yiyeceklerle tıkınmak bu yüzden genlerimize kazınmıştır. bugün çok katlı apartmanlarda ağzına kadar dolu buzdolaplarıyla yaşıyor olabiliriz, ama dna'mız hala savanda yaşadığımızı zannediyor.

bu ilginç bilgiyi sizinle paylaşmak istedim dostlar. cevabı tatmin edici bulmayanların, farklı araştırmalarla cevaplarını bekliyorum.

hayvanlardan tanrılara sapıens - yuval noah harari. syf. 52-53
  • 0
    _devoglu_ 21 gün önce
    insanoğlu olarak zarardan hoşlanıyoruz
    0
    fuckultyoflav 21 gün önce
    evet bu bir nebze doğru olabilir hepimiz için de biraz mazoşistlik var bana kalırsa
    0
    _devoglu_ 21 gün önce
    konuyla alakasının oldğunu sanmıyorum ama niye sigara içiyosun
    0
    fuckultyoflav 21 gün önce
    konuyla alakası olduğunu sanmıyorum ama kafa dinlememi sağlıyor
    0
    _devoglu_ 21 gün önce
    zarar vererek kafa dinlemek
    0
    fuckultyoflav 21 gün önce
    arada gerekiyor böyle şeyler mesela alkolüde o yüzden kullanıyorum; eğlenmek, kafa dinlemek. sigara gibi ikisinden de çok içmemek gerek tabi
    0
    _devoglu_ 21 gün önce
    ben artık nargile bile içmiyorum içemiyorum daha doğrusu vaktim yok
    0
    fuckultyoflav 21 gün önce
    yapmam gerekenleri daha iyi yapabilmek için kafamı boşaltmam gerekiyor.
    0
    _devoglu_ 21 gün önce
    kızım sana söylüyorum gelinim sen anla gibi birşwy bu galiba
    0
    fuckultyoflav 21 gün önce
    yep
    0
    fuckultyoflav 21 gün önce
    hem onca vakti neye kullanıyorsun yahu
    0
    _devoglu_ 21 gün önce
    o kadar vaktim olmuyor aslında okuldan çıkıyorum eve gidiyorum derken on buçuk saat sonra zaten gün bitiyor
    -1
    fuckultyoflav 21 gün önce
    uh senin için üzüldüm arkadaşım , özellikle okulun saçma olduğunu düşünen ben bu durumda olmanızı hazmedemiyorum
    0
    _devoglu_ 21 gün önce
    ikinci öğretim olmak zor hoca gelicekte ders işliycekte eve gidicem daha 😀
    0
    fuckultyoflav 21 gün önce
    uh harbi sıkıntı , burdan okula gitmek zorunda olan bütün arkadaşlarımıza zeusun kolaylık vermesini diliyorum
    0
    _devoglu_ 21 gün önce
    düzensiz bir düzenim var şuan
    0
    fuckultyoflav 21 gün önce
    gececilik iyidir ya en azından sabahın köründe kalkmak zorunda kalmıyorsun
    0
    _devoglu_ 20 gün önce
    ikinci öğretim olmanın dezavantajları da var tabi
  • 0
    _devoglu_ 21 gün önce
    zevk veriyor çünkü
  • 1
    anilcan 21 gün önce
    bal?
    0
    fuckultyoflav 21 gün önce
    balı severek yiyebiliyor musun la cidden ahahaha
  • 0
    horseman 21 gün önce
    nefis
    0
    fuckultyoflav 21 gün önce
    haklısın gerçekten nefis tatları var, dayanılmaz oluyor
  • 1
    roxic7 21 gün önce
    öyleyse merak ettiğim husus şu, insanlık direkt modern şehirlerde yaşamaya başlasaydı, tavırlarımız nasıl olacaktı..
    0
    fuckultyoflav 21 gün önce
    ilginç bir soru cidden, bana kalırsa bunu tahmin edebilmek için evrimsel psikoloji bilmemiz gerek, açıkçası benim çok merak ettiğim bir alan. avcı toplayıcılığın bize etkilerinin bir çoğunu öğrenirsek aynı şekilde senin sorunu da daha rahat aydınlatırız
    0
    roxic7 21 gün önce
    (pi: @ersals) bey iş başına lütfen... :)
    0
    fuckultyoflav 21 gün önce
    aramızda psikolog mu var bunu niye daha önceden söylemiyorsunuz yahu.
    şey hocam ben kendimi hayatını okuduğum tarihteki liderlerle özdeşleştirip içimde bir karakter oluşturuyorum. hayır atatürk'te falan güzel oluyor ama cengizi falan karakterize ettim mi agresifleşiyorum ahahaha
    0
    ersals 20 gün önce
    olmak istediğimiz kişiyle, aslında olduğumuz kişi arasındaki boşluk, benlik algısında sorunlara yol açabilir. denge, bu ikisi arasındaki boşluğu gidermek için yapılan gelişme çabası......
    rol model almak ile, başka bir insanla -ben- sentezi, olamayacağımız bir -ben-in hayali farklı şeyler. rol model, beni geliştirirken, sentez kişilikler hiç oluşamayacakları için, aslında olan ben'i de sabote edebilirler.


    maslow un hiyerarşi piramidinde en üstte kendini gerçekleştirme var.
    insan için temel yaşam hedefi olan -kendini gerçekleştirme-ye hizmet eden faaliyet ve yaklaşımlara yönelmek gerek.

    içimizden olmak istediğimiz insanlardan iyi yaptığımız şeylerimizi keşfederek onları geliştirmemiz gerek.

    ve başka insanları değil, kendimizi merak edip araştırmaya başladığımızda, bunu samimiyetle yaptığımızda, başkalarının merak ettiği kişilere dönüşürüz.
    0
    fuckultyoflav 20 gün önce
    beni aydınlatıyorsun hocam yahu. ben hala maslow'un piramidinin ilk basamağında bulunan sekste takılı kaldım ahahaha. teşekkürler ilgili yazıkarın için. bu arada ne oluyorsun yahut ne okumuştum acaba öğrenebilir miyim ? merak ettim de
    0
    ersals 20 gün önce
    güdülerin varlığı ve bunlardan haz alma, yaşamsal açıdan oldukça pozitif şeyler. merkeze oturmadıkları sürece.

    serebral korteks, (beynin sonradan gelişen, bizi insan yapan kısmı) gelişirse, sürüngen beyin (beyin sapı- güdü temel yaşamsal ilkel faaliyetlerin merkezi) geri plana düşer.
    ama kendimizi geliştirme çabamız az olduğunda, ilkel beyin aktif ve güçlü olur. güdü temelli bir canlıya (hayvansı - primat) dönüşürüz. bu evrimi tersten yaşamak gibi olur.... bu nedenle ilahi beyan akletmeyecek misiniz diye vurgu yapıyor çok fazla.

    sizin düşünce yapınız hiç de bir yerde takılı kalmadığınızı açıkça gösteriyor. hazlarımızla barışık olmalıyız, ama gelişimle de barışık olmalıyız :)


    nasıl düşündüğümüz, kim olduğumuzu belirler. yani yaptığımız iş bizi belirlemez.
    0
    fuckultyoflav 20 gün önce
    yazı da bir bölüm çok dikkati mi çekti : " kendimizi geliştirme çabamız az olduğunda ilkel beyin aktif ve güçlü olur." yani nasıl söylesem, şimdi kendimizi tanımaya ve geliştirmeye harcadığımız efor ve zaman arttıkça ilkel şeylerin bizim için önemini yitireceğini, daha doğrusu azalacağını mı anlatıyor. aralarında bir ters orantı mı söz konusu.
    0
    ersals 20 gün önce
    serebral korteks, analitik düşünme, analiz, kısaca mental performans arttığında gelişerek, hakim olur hayata bakışta. sofistike ve gelişmiş bir düşünce ve kişilik oluşturur.

    bu ters orantıya döndüğünde, sürüngen beyin, güdüleri aktif eder. çünkü güdüyü değerlendirecek serebral korteks güçsüzdür. kişi dindar da olsa dürtüsel yaşar. (örneklerini çok görüyoruz.)

    güdüler yönetilemediği için, ayıpladığımız şeyler o kişiler için gayet normal olur. her konuda olabilir, bu güdülerin ne oldukarından bağımsız olarak.
    0
    fuckultyoflav 20 gün önce
    bu yazdıklarında kendi gelişimime dair önemli ipuçlarımı buldum. yine de sokratesin öğrencileri gibi bir şeyler kavramak için peşinden koşup seni yormayacağım :) son olarak bana birkaç kitap tavsiyesinde bulunur musun dostum
    0
    ersals 20 gün önce ~ 20 gün önce
    kaynak konusu benim için biraz sorunlu.
    çünkü biraz fazla açılmış biriyim.

    ama holografik evren ve incognito yu okumadan yaşamak istemezdim.
    0
    fuckultyoflav 20 gün önce
    tavsiyeler için teşekkürler hocam , açık öğrenimimde denk geldiğim kaliteli insanlardan birisinin , kendinize iyi bakın :)
    1
    ersals 20 gün önce
    iyi olduğumuz en az bir alan varken, kaliteli olmamak imkansız herhalde değil mi :)

    gelişmek üzere.
    1
    ersals 20 gün önce
    bunun bildirimi bana gelmedi. okurken gördüm şaşırdım...

    insan için gelişimsel süreç, aşamalarla gelişmekte.
    izole ilkel bir kabileyi doğrudan bir apartmana yerleştirirsek ne sonuç alırdık sorusunu cevaplarken, bu gelişimsel aşamaların önemini daha iyi anlarız. yani gelişmiş serebral korteksin varlığı tek başına yetmiyor, edimsel - pratik bilgi inanılmaz önemli sosyal yaşamda.

    aynı sorunun, yeni doğmuş bilinçle doğrudan yetişkin hale gelmiş olsaydık, değişen ne olurdu.... versiyonu da var.

    gelişim aşamalarını atlamak, sonucu sabote eden bir duruma dönüşüyor.

    3+1 boyuta gelen her oluş, nedensellik ilkesine bağlı olarak başlangıç-sonuç kutuplarına ayrılmakta. aradaki süreç de, başlangıcın sonucu var etme aşamalarının kutuplara ayrılmış olma izleği.
    0
    fuckultyoflav 20 gün önce
    yani bu bizim sorduğumuz soru, "acaba cengiz avrupayı ele geçirseydi ne olurdu?"sorusuyla aynı mantık sanırsam. tahmini olarak cevap belki verilir ama olmamış bir süreç izlenemeyeceğinden doğru cevap yoktur gibi mi ?
    0
    ersals 20 gün önce
    varoluş ve gelişim ilkelerine aykırı olduğu için, cevap geçerliliğini yitiriyor.
    pratikte deneylenebilir olan kısmı, ilkel kabilenin apartmana yerleştirilmesi açısından düşünülebilir.
    ancak elde edilecek sonuç, neden önermenin geçersiz olduğu ile ilgili kalır. açıklama getirmez.

    3+1 boyut içinde, bir --sonuç--- için, o sonuca giden süreçleri atlarsak, yeni sonucu nasıl etkilemiş oluruz....

    sorunun mantığı bu.
    hem paradoks, hem de kendini geçersiz kılan bir anlama dönüşüyor. analoji yoluyla açıklama getirilebilse de, yapısal sürece uyumlu olmadığı için geçerliliğini sürdüremiyor.
    0
    fuckultyoflav 20 gün önce
    tamamdır şimdi oturdu. peki benim sorunuma ne diyorsun ahahaha
  • 0
    speace 21 gün önce
    tüm tektikler ve oranlar eşitlendikten sonra ürünün kapısına gelmesini beklediği için olabilir.
    0
    fuckultyoflav 21 gün önce
    çok haklısın hacı, acilen hazır dışarıdan söylenebilen sağlıklı bir yemek bulmalıyız
    0
    speace 21 gün önce
    eğer bulamazsam şuanki mesafe koşullarında hayatta kalmam pek olası gözükmüyor zaten :)
  • 1
    ersals 20 gün önce ~ 20 gün önce
    şeker, avcı-toplayıcı habitatında az bulunduğu için değerliydi, yiyecek bulmanın garantisinin olmadığı şartlarda enerji depolamak için önemliydi. bu nedenle meyve tarzı şeker zengini besin bulunduğunda bu durum değerli ve önemli olarak değerlendiriliyordu. bugün pasta ile yapılan kutlama buradan kalma bir miras.

    ancak günümüzde bu konu sadece bu açıdan değerlendirilemeyecek kadar ileri boyutlarda bir hale geldi. öncelikle, basit şeker ile meyve şekeri aynı şey değil. meyve şekeri 6 karbonlu ve kimyasal süreçlere ihtiyaç duymadan kana karışabilmekte, ve meyvede bulunan lif fitobesinler vs sayesinde kan şekerini aniden çıkarmıyor.

    basit şekerler, hücre tarafından metabolize edilmek istenmedikleri için (serbest radikal üretimine neden olacakları için hücre yaşamını kısaltacakları için) yağ a dönüştürülerek depolanırlar.

    ayrıca şeker bağımlılığı, esrar bağımlılığı ile aynı mekanizmaya sahiptir. basit şeker - çikolata vs bağımlılığı günümüzde diğer bağımlılıklarla yarışır halde. ve ilginç olan, semptomları ve uzun vadede etkileri sigarayla tamamen benzerdir. kanser diyabet vs sistemik rahatsızlıkların kaynağı olmaktadır.

    modern yaşamın pratik - zamandan tasarruf amaçlı paketli gıda önerisi, yaşam ve genetik kod açısından son derece yaşam karşıtı bir durum.

    https://www.puiv.com/i/FDHYXAM2
    0
    fuckultyoflav 20 gün önce
    ohhhh sabah sabah bilgilendik teşekkürler hocam , başlığı alansal olarak genişletici, faydalı bir yorum
    0
    ersals 20 gün önce
    herkes bir şeyler katsın diye buradayız değil mi :)
  • 0
    furis 20 gün önce
    amerikan yemek kültürü işte. nasıl etki ediyor..
    0
    fuckultyoflav 20 gün önce
    yavaş yavaş bize de sarıyor yahu. özellikle öğrenci olarak ister istemez bulaşıyorsun amerikan fast fooduna
  • 0
    dyqu 20 gün önce
    tadı güzel
    0
    fuckultyoflav 20 gün önce
    türkiye'de hala genel olarak sık sık tüketmediğimiz için de öyle güzel geliyor olabilir.
  • 1
    anarchist 20 gün önce
    kafam sikildi ne ağır yazı lan bu
    0
    fuckultyoflav 20 gün önce
    yok lan ne biliyim bana hiç öyle gelmedi. ama kitabı öneririm hocam baya ilginç bilgiler içeriyor
  • 0
    helianthus 18 gün önce
    bildiğim kadarıyla işlenmiş şeker ve un'un tarihi bir iki yüzyıldan fazla değil. fayda sağlamayan kalorili gıdalar ise çoğunlukla bu işlenmiş sınıftadır. atalarımızın beslenme alışkanlıkları gıdaya erişim sağlandığı anda tüketmek, tüketilemeyen kısmını da tütsüleme, kurutma gibi alışkanlıklara dayalıdır. ama günümüzdeki sürekli tüketim ve faydasız kalorili gıdalar yeme alışkanlıkları daha sosyolojik bir temelde incelenmeli bence. bu özellikle 1960'lardan itibaren abd tarafından teşvik edilen tüketim toplumu konseptiyle alakalıdır. amerikan reklamcılık endüstrisinin o dönemki örneklerine bakarsanız ne demek istediğimi net anlayacaksınız. her mahalleye bir avm açma ve hayatın bu avm ekseninde dönmesi aslında o dönemde başlamış bir olay ama bize her zamanki gibi 50 yıl sonra ulaştı. tüketim toplumunu yücelten bu olgunun yanında sürekli tüketen insanların ihtiyaçlarına cevap vermenin yolu gıdaları kullanıma daha hazır hale getirebilmekti. süt tozları, hazır mayonezler, konserve ve dondurulmuş gıda endüstrisi bu dönemde patlama yaptı. tommy lee jones'un 1993 yapımı heaven & earth filmi bunun kanımca en güzel işlendiği filmlerden bir tanesidir. vietnam savaşında tanıştığı sevgilisini abd'ye getiren bir askeri anlatır film. amerika'daki tüketim toplumuyla tanıştıkça sevdiği kadının yozlaşmasını anlatır aslında tüketim toplumu eleştirisidir.
    tüketim kültürünü ayakta tutan ve insanları daha yüksek kalorileri kullanmaya iten benim fikrimce insanların genleri değil sosyolojik arka plan ile birlikte işlenmiş gıdalardır. içinde yüksek oranda şeker ve kafein bulunduran ürünlerin insan vücudunda bağımlılık benzeri bir etki yapması ve yokluğunda yoksunluk belirtilerine yol açmasıdır. bunun için de yine 2014 yapımı that sugar film güzel bir anlatıdır şekerin insan vücuduna ve psikolojisine olan etkisiyle ilgili.

  • neden

    Bir şeyin neden-sonuç ilişkisini ortaya çıkarırken etiketlenen bölüm

    0 takipçi

  • abone ol

  • moderatörler

    mister_moron

  • 1-başlığın açıklaması niteliğinde olmalıdır


    2-kaynaklardan toplanmalıdır


    3-+18 ibaresi ollması gerekenlere +18 seçeneği eklenmelidir