insan vücudunun frekansları

    4
    meqt 9.3.2017 19:17 ~ 19:23
    20. yüzyılda biyolojik frekans alanında bilimsel araştırmalarda önemli sonuçlar alındı.
    dr. royal rife, 1920’li senelerin başlarında “frekans jeneratörü”nü geliştirdi. değişik frekanslarla bazı kanser hücrelerini ve bazı virüsleri tahrip etmeyi başardı.


    dr.robert o. becker, the body electric (beden elektriği) adlı kitabında, insan sağlığı teşhisinde beden elektriğinden söz etmiş ve hastalıkların tespitinde elektrik frekanslarının önemine dikkat çekmişti.


    radyoyu ve alternatif elektriği icat eden ünlü bilim adamı nicola tesla ise, maruz kaldığımız elektromanyetik dalga kirliliğinden korunduğumuzda, hastalıklara karşı insanın daha dayanıklı olabileceği konusunda çalışmalar yaptı.


    diğer çarpıcı bir durum da 1992 yılında bruce taino tarafından icat edilen dünyanın ilk “biyolojik frekans monitörüdür.”
    bruce taino (1944-2009) amerika’da washington eyaleti, cheny’deki eastern state üniversitesi’nin bağımsız taino technology bölümünde yaptığı araştırmalar sonucunda icat ettiği frekans monitörü ile sağlıklı insanların gün içindeki ortalama beden frekanslarını ölçümlemeyi başardı.
    taino klinik çalışmaları sonucunda sağlıklı bir insanın gündüz frekansının 62-72 mhz olduğunu tespit etti. bir diğer tespiti ise frekans düşüşlerinin kişinin bağışıklık sistemini olumsuz olarak etkilediği yönündeydi.



    taino'nun ulaştığı bazı ilginç bulgular


    - deha beyni 80-82 mhz

    - beynin ortalama frekansı 72-90 mhz

    - normal beyin 72 mhz

    - insan bedeni (boyun üstü) 72-78 mhz

    - insan bedeni (boyun altı) 60-68 mhz

    - tiroid ve paratiroid (bezeleri) 62-68 mhz

    - timuz bezi 65-68 mhz

    - kalp 67-70 mhz

    - akciğerler 58-65 mhz

    - pankreas 60-80 mhz

    - kemik frekansı 38-43 mhz

    - ruhsal frekanslar 92-360 mhz

    - soğuk algınlığı ve grip 57-60 mhz

    - hastalık başlangıcı 58 mhz

    - candi’ da (mantar enfeksiyonu) büyümesi 55 mhz

    - epstein bar virüsü (öpücük hastalığı) 52 mhz

    - kanser başlangıcı 42 mhz

    - ölümün başlangıcı 25 mhz


    gıdalar


    - taze gıdalar 20-27 mhz

    - yemeklere tat vermek için kullanılan bitkiler 20-27 mhz

    - kuru gıdalar 15-22 mhz

    - taze bitkiler 20-27 mhz

    - konserve gıdalar 0 mhz

    - gül yağı 320 mhz


    dr. royal rife’a göre her hastalığın bir frekansı vardır.
    belli frekansların hastalık gelişimini engelleyebildiğini ve bazı frekansların mevcut frekansları olumsuz etkilediğini açıklamıştır.


    nikola tesla, frekanslar konusunda yaptığı bilimsel araştırmalarla, yediğimiz, içtiğimiz maddelerin, soluduğumuz kirli havanın bedensel frekanslara negatif etkilerine ilişkin önemli açıklamalar getirmiştir.

    örneğin, işlenmiş, konserve, kutulanmış besinler sıfır frekansa sahiptir.
    kurutulmuş bitkiler 12-22 mhz, taze bitkiler ise 20-27 mhz civarındadır.
    esansiyel yağlar (vücutta sentezlenemeyen) 52 mhz’den başlayarak gül yağında 320 mhz’e kadar ulaşır.
    klinik araştırmalar, esansiyel yağların içinde hastalık, bakteri, virüs, mantar vs.nin yaşamadığı nedenle, doğal maddeler içinde bilinen en yüksek frekansa sahip olduklarını göstermektedir.
    her esansiyel yağ ayrı bir frekansa sahiptir, bu nedenle biyolojik rezonans terapilerinde, değişik esansiyel yağların frekanslarının, hastalığın frekanslarıyla harmonize olması sağlanır ve sorun tedavi edilir.

    huop
  • 1
    ofsaytsizburak 9.3.2017 19:33
    vay anasını
  • 1
    derilx 23.4.2018 15:42
    @meqt bu konular hakkında bilgin ne kadar?
    0
    meqt 29.4.2018 12:56
    sadece arastirmalarim oldu herhangi bir bilgim yok okuduklarim disinda