araf

    4
    portakal0001 8.12.2019 02:01
    bir seyyah düşünün
    haritası yok
    nereye gittiğini bilmeden yol alıyor
    kürekleri gözü kapalı çekiyor
    tayfalar şikayetçi
    o ise göğe bakınca unutuyor her şeyi
    eski bir şiirden biliyor
    gök ağrılara iyi geliyor
    zaman, mekan, beşeri bilimler yok
    sadece gök kalıyor aklında
    sihirli bir söz duymuş gibi
    seyyah kayboluyor sonunda
    yenildiğini kabul ediyor
    seyyahlık eskimiş diyor
    tekrar göğe dikiyor gözlerini
    keşke ben de bir yıldız olsaydım diyor
    hislerim içimden sökülseydi
    acıyı duymazdım o vakit
    sade sıradan bir yıldız olurdum
    umutsuz olan bana bel bağlardı
    olmadık şeyler dilerdi mesela
    unutulurdum
    güneş çıkınca ortaya
    hiç var olmamış gibi
    unutulurdum
    sanki gece koynumda uyumamış gibi
    mutsuzluğum bundan sanırım
    aydınlıkta pek işe yaramıyorum
    beni ancak karanlık görünür kılıyor
    bu yüzden seviyor olsam gerek acıyı
    yeryüzünde pek umut kalmadı
    buranın iklimi bana göre değil
    uçurumlar var burada
    atlarım...
    gelgitler başımı döndürüyor
    düşerim...
    yıldırımlar ya onlar
    ya da depremler...
    yıkılırım...
    burası bana göre değil...
    ve heyhat başka hiçbir yerin nefesi ciğerimi böyle doldurmuyor
    heyhat ki başka hiçbir yer beni kucağına almıyor
    kalakaldım şimdi iki dağın arasında
    kaldım ben cennet ve cehennemi ayıran o ruhsuz alanda
    acı yok burada
    aynı zamanda tatlı da yok
    aşka yer yok, tıpkı nefrete yer olmadığı gibi
    burası lanetli.
    hiçbir yere gidemem ve ne yazık ki hiçbir yerde kalamam...
    tenim yanmaz burada
    ama dudaklarıma da abı hayat suyu değmez
    ölemem burada tıpkı yaşayamadığım gibi
    kim olduğunu bilmediğim tanrı
    içimden alın sizi...



  • şiir defteri

    Buraya şiir gelecek

  • amatör şiirleri kabul etmiyoruz.


    açılan içeriklerin ismi şiir - şair şekline uygun olarak yazılacaktır. bunun dışındaki paylaşımlar kaldırılacaktır