freud der ki;

    10
    sjense 15.6.2019 20:09
    söylediklerinize dikkat edin, düşüncelere dönüşür. düşüncelerinize dikkat edin, duygulara dönüşür. duygularınıza dikkat edin, davranışlara dönüşür. davranışlarınıza dikkat edin, alışkanlıklara dönüşür. alışkanlıklarınıza dikkat edin, değerlere dönüşür. değerlerinize dikkat edin, karakterlere dönüşür. karakterinize dikkat edin, kadere dönüşür..

    küçüklüğümüzden bu yana hepimizin farkında olmadığı bastırılmış düşünceleri vardır. bu düşünceler bilinçaltına işleyerek, travmalara dönüşür. aynı zamanda yaşadığımız olumsuz olaylar ve unutmak istediğimiz anıları farkında olmadan bastırırız ve bilinçaltına kalıplar olarak atarız. lakin bu bastırılmış duygu ve düşünceler muhakkak yeniden üst bilince çıkmak isteyecektir. her sağlıklı insanda bu bastırılmış kalıplar mevcuttur. ama bu bastırılmış kalıplar daha büyük ve geniş çaplı hale dönüşürse çok ciddi sinirsel hastalıklar meydana gelebilir.

    mesela cinsel organı ile oynayan küçük bir çocuğa, “bu yaptığın çok ayıp!” diye kızıp eline vurduğunuzda freud’a göre bu cinsellik konusunda bir suçluluk duygusuna dönüşmeye başlayacaktır. haliyle bu sebeplerden dolayı (toplumun küçük yaşlarda bunu ayıp göstermesi –özellikle kızlarda-) insanların çoğunda cinsellik deneyimi suçluluk duygularını taşıyabilir. freud, cinselliğin ve cinsel isteklerin doğal olduğunu ve bu doğal içgüdü ile bilinçaltı kalıbı arasındaki yanlış içgüdüsünün çatışmaya gireceğini, kişilik olarak huzursuzluk yaratacağını dile getirir.

    bastırılmış duygular ile ilgili olarak freud şu örneği vermektedir; “varsayalım ki, bu salonda insanları rahatsız eder mahiyette hareketler yapan ve sürekli gülerek, konuşarak, ayaklarını takırdatarak benim dikkatimi dağıtan bir kişi olsun. o zaman ben bu koşullar altında devam edemeyeceğimi söyleyince salondan bir iki güçlü genç ayağa kalkar ve bu huzur bozan kişiyi salondan atarlar. işte o insan “bastırılmıştır” ve ben böylece dersime devam edebilirim. bu kişinin tekrar huzur bozmasını engellemek için, aslında benim arzumu yerine getirmiş bu beyler sandalyelerini kapının önüne çeker ve bastırılanın tekrar ortaya çıkmasına karşı bir “direniş” kurarlar. işte bu iki konumu “bilinç” ve “bilinçaltı” diye adlandırırsanız, bastırma süreci diyerek neyi anlatmak istediğimi daha kolay anlarsınız.”

    freud’un açıkladığı gibi bu bastırılmış duygu veya düşünce elbette tekrar bilinç üstüne çıkmaya çalışacaktır ve bilincimize baskı yapacaktır. haliyle bastırılmış düşünceler ve bunların su üstüne çıkmaya çalışması sırasında bilinçaltı tepkisiyle oluşan bir baskı döngüsü içinde yaşarız. bu da bazen “yanlış tepkiler” veya “dil sürçmesi” ile kendini belli edebilir. mesela yine freud’un bu konuda verdiği örnek şu şekildedir; “bir ustabaşı patronunun şerefine kadeh kaldıracaktır. ama bu patron aslında hiç kimsenin sevmediği, kötü bir patrondur. kısacası “içine edilecek” bir adamdır. ustabaşı ayağa kalkıp ağdalı bir tavırla kadehini kaldırır ve “şimdi patronun içine edelim!” der” işte bu dil sürçmesi aslında bilinçaltında bastırılmış bir düşüncenin izdüşümünden başka bir şey değildir.

    kitleler hemen hemen bilinçaltı tarafından yönetilirler. eylemleri kendi iradelerinin inisiyatifinden çok ilkelliğinin etkisindedir. bir kitleye mensup olması yüzünden insan, medeniyet merdiveninden birçok basamak aşağıya iner. yalnız bulunduğu zaman terbiyeli, münevver biri iken, kitle halinde ise içgüdüleri ile hareket eden bir yaratığa dönüşmüştür.

    hayatta beklentilerinizi olmayacak hayaller üzerine 
    kurmayın, olabilecek, gerçekleşebilecek hayaller kurun. 
    uçuk hayaller gerçekleşmediği zaman ruhunuza olumsuz enerji yükler ve hep kendinizi şanssız, talihsiz diye 
    bilinçaltı kişilik oluşturursunuz. bu psikoloji hayatınızın 
    her alanına sıçrar, çokça üzülen biri olarak kalırsınız.

    unutmayın ki;

    insanlar gereksiz sınırlamalar yaparak kendilerini hipnotize ederler. kuralları insan koyar, bilinçaltı da uygular.

  • 2
    hedap 15.6.2019 21:32
    özellikle alkol bilinç altına yapılan bir kazı gibi değil mi?
    bir giriyorsun ve çıkamıyorsun.
    işçinin patron hakkında yaptığı dil sürçmesi, ayık kafayla oluyor ama kafası güzel olsa rahat rahat giydirir hiç çekinmeden.
    1
    sjense 16.6.2019 21:05
    cok guzel yakaladin.. katiliyorum dostum
18 saat önce
  • hayata dair

    Bu bölümde ibretlik hikayeler ve komik paylaşımları bulabilirsiniz..