bir hikayenin başlangıcı

    2
    kayipunicorn 25.7.2020 16:44
    gökyüzündeki ayın suda yansıması, söğüt ağaçlarının suya değen yaprakları ve çaresizce bir kayalıkta oturup bekleyen bir adam. önündeki kocaman ve sığ okyanusa bir yandan da okyanusun ardındaki dağlara bakıyordu adam söğüt ağaçlarının altından. ayaklarıyla dalgalandırırken suyu ve toprağı havalandırırken bir an için dağların ardında bir turunculuk belirdi. adam ayağa kalktı. yıllardır gördüğü aynı manzara bir anda değişmeye başlıyordu. koşarak okyanusun ortasına doğru gitti. bir yandan turunculuk bir aydınlığa dönüşüp yükseliyor ve suya kendi rengini veriyordu bir yandan da ay alçalıyor ve suya olan hakimiyetini kaybediyordu. adam suyun tam ortasına geldiğinde bu turunculuk göz alıcı, altın sarısı bir aydınlığa dönüştü, ay ise gümüş rengi bir parlaklıkla bu turunculuğa meydan okuyordu. güneş ve ay... bir aradaydı aynı gökyüzünde ve aynı okyanusa vuruyordu ışıkları. ikisi de dengeye ulaştıklarında sular kabarmaya başladı adamın etrafında. adam hem güzelliğe hayran hayran bakıyor hem de bunca zamandır bulunduğu alanın yıkılışını izliyordu. beklediği gün gelmişti. derin bir nefes aldı ve kendini kabaran sığ suların derinliğine bıraktı...
  • 1
    kayipunicorn 28.7.2020 21:17
    mor, ölüme çağıran renkti. adam suyun altına doğru sürüklendikçe sürükleniyor, dalgalar nefes almasına fırsat vermiyordu. yaşamak için ölümün en acısını tadacağı aklının ucundan geçmemişti. ciğerlerini dolduran su canının yanmasına neden olurken acı, korku ve panikle çırpınmaya devam etti. yaşamak istemiyordu, vazgeçmişti. buradan kurtulmanın bir yolu olmasını dileyerek gözlerini sıkıca yumdu.
    kendine geldiğinde derin derin nefesler alıp ağlamaya başladı. var gücü ile bağırıyor, bu sefer de ayağındaki ne olduğunu bilmediği şeyden kurtulmaya çalışıyordu. gözlerini o kadar çok sıkmıştı ki, korkusundan dolayı o gözlerini bir daha açamayacağını düşündü. bedenine yumuşak bir şey sarılırken hala bağırıyordu. sonunda yumuşak bir zemine konduğunda derin derin nefesler almaya devam ederek etrafı dinledi. uğultular vardı ama nefes alabiliyordu, yaşıyordu. gözlerini yavaşça aralamaya çalıştı. gözlerinin içine bakan bir çift ela gözle karşılaştı. bunca zamandır beklediği o yere gelmiş miydi. bedenini çok güçsüz hissetti, korkusu kalbinin hızlı atmasına neden oluyordu. "oğlum, hoş geldin." dedi ona bakan ela gözler, yaşlarını bırakarak yanaklarından aşağıya. bu göz yaşları rahatlamasına yol açmıştı. yaşıyordu bu şimdilik yeterliydi. buradaki varlıklara güvenmek zorundaydı. gözlerini kapadı ve uzun bir sessizliğe bıraktı kendisini.
  • 0
    caesar 28.7.2020 21:36
    güzel yazıyorsun devam et:)