6

ütopya - thomas more

kitabın tahlilini yapmadan önce thomas more'nin idam olduğu güne dönelim.

eserleri, görüşleri ve yaşam tarzıyla kral’a ters düşen thomas more, 6 temmuz 1535’te “kötü bir amaç uğruna haince ve şeytanca davranmak “ suçuyla idama mahkum edildi , kafası kesildi ve ibreti alem olsun diye londra köprüsü’den halka teşhir edildi. idam edileceği kendine bildirildiğinde her zamanki güler yüzüyle şunları söyleyecekti; “krala gönlüm borçlu kaldı. bu berbat dünyanın acılarından beni böyle çabuk kurtarma yüceliği gösterdiği için.” ardından more bir şölene gider gibi giyindi. celladı yanına geldiğinde ona bir altın lira hediye verdi. cellat geleneklere uyarak diz çöküp onu bağışlamasını dileyince celladı ayağa kaldırıp öptü. başını kütüğün üstüne koydu. sakalını yana çekti. son şakasını yaptı; “ne de olsa sakalım vatana ihanet etmedi. o da ölüm cezasına çarptırılmasın.”


kitap more'un ütopyasını anlatır. more'un ütopyası güney yarım küresinde bir adadır. bu kitapta bir denizci ada halkının kurduğu mükemmel düzeni anlatıyor. thomas more bununla beraber bu kitapta ingilteredeki monarşinin mutlak olmayacağını üstü kapalı bir şekilde gösterir. more kısaca özetlemek gerekirse eserinde kendi hayali devletini kuruyor. tabi o zamanlarda ingiltere kralı bunu yediremez ve more'u idam eder. idam esnasında yaşadıklarını yukarıda yazmıştım zaten. göz atmanızı tavsiye ederim.



thomas more'nin hayali devletinden bir kısım;

“bizim toplumumuzda kadınlar, rahipler, hizmetçiler, dilenciler çoğunluk yararlı bir iş yapmaz. zenginlerin varlığı dolayısıyla da gereksiz lüksler için çok emek harcanır. ütopya cumhuriyetinde bunların önüne geçileceğinden çalışma 6 saat olarak belirlenmiştir. eğer artık değer ortaya çıkarsa, günlük çalışma saati kısıtlanır. aile ataerkildir. evlenen oğul babasıyla oturur. eve sığmazsa yeni bir eve aktarılınır. kentler büyürse yeni bir kent kurulur. hayvanların öldürülmesi, özgür yurttaşlar zalimliği öğrenmesin diye kölelere havale edilir. yemek kamuya ait salonlarda yenir ve buradaki ayak işlerini de köleler görür. evlenirken hem erkeğin hem kadının bakir olması esastır. demirin olmadığı adada bunu sağlamak için dış ticaret yapılır. savaş zaferleri ile övünülmez, ancak zorunluluk halinde savaşa girilir ve mümkünse paralı askerler tutulur. altın ve gümüş birikimi savaş için yapılır. gündelik hayatta ise altın ve gümüş oturak ya da hayvan zinciri olarak kullanılır ki nefret edilsinler. mutluluğu zevkte bulan bir ahlak ve çilecilikten uzak bir dinsel tutum söz konusu. kadınlar da rahip olabilir, rahipler onurlandırılır ama toplumda güç sahibi de değillerdir. tanrıya inanmayanlar yurttaş sayılmaz ve siyasal yaşantıya katılmazlar ama hiçbir bakımdan rahatsız edilmezler."
  • kitap ve film tahlilleri

    OKUDUĞUNUZ KİTAP VE İZLEDİĞİNİZ FİLMLERİ TAHLİL EDİP KENDİ KELİME VE CÜMLELERİNİZLE PUİVE AKTARDIĞIMIZ BÖLÜMDÜR.

    115 takipçi
  • abone ol
  • moderatörler
    ghostrider
    utopikbeyin
    indus

  • bu bölüm #kültür-sanat bölümünün alt bölümüdür.

  •             bölüm kuralları

    => kişiye karşı hakaret, alay vs. yasaktır.

    => konu dışına çıkmak yasaktır.

    => açılan içerikler "kitap - yazar" ya da "film - yönetmen" şeklinde açılmalıdır.

    => bölümümüzü takip etmeyi unutmayın.