kendimizle çelişiyoruz

    6
    gamzeszgin 27.5.2020 19:14
    bilişsel çelişki kuramı ya da bilişsel uyumsuzluk teorisi denilen durum yaklaşık 60 yıl kadar önce leon festinger isimli amerikalı sosyal psikolog tarafından ortaya atılmış ve geliştirilmiştir.

    siyasi konuların muhabbetleri açılınca kendini kaybeden, sürekli bir şeyleri savunan, ortadaki şeyleri kabul etmeyen insanların olduğu ortamlara denk gelmişizdir ya da futbol takıarı konusunda burada bile tartışanlar vardır.
    bilişsel çelişki kuramı bu gibi durumların içinde günlük hayatımızda çokça karşı karşıya kalınan bir durumdur.

    kurama göre insanlar davranış ve düşüncelerini geçmiş deneyimlerine ve değerlerine göre belirler. bu değerler inançlarımız, benimsediğimiz tutumlar ve ihtiyaçlarımız olabilir.
    zaman içinde büyüyüp olgunlaştıkça edinilen bu değerler kişiliğimizi etkiler ve yön verir.
    insanlar birden fazla değere sahiptir;futbol takımı taraftarlığı, siyasi görüş, dini inançlar, hatta daha özele inersek sevdiğimiz çikolata markası, izlenilen film, oğluna gelin arayan karşı komşu hakkındaki düşünceler, ön yargılar vs. hepsi değerlerimize örnektir

    tabi hepimiz hayatımız boyunca değerlerimize zıt durumlarla karşı karşıya kalırız. bu durumların kendi düşüncelerimizle çeliştiği anlarda bahsedilen bilişsel çelişki durumu ortaya çıkıyor.

    kendi düşüncelerimizi, inançlarımızı terk etmemek, bırakmamak için ortaya çıkan zıt durumları, olumsuzlukları(bize göre olumsuz) kabul etmeme, görmezden gelme davranışlarını gösterebiliriz. gerçeklerle yüzleşmekten kaçar, karşı koyar ve saldırı eğilimine geçeriz. karşı görüş hiç var olmamış gibi görmezden, duymazdan geliriz.
    buna bilinçaltımızın kendimizi kandırmaya çalışması da denilebilir.

    tabi bilinçaltının başarılı bir kandırıkçı olduğu barizdir. kendisi bu konuda da öyle profesyonel işler ki bunun bir kandırma olduğunu fark bile etmeden savunmaya devam ederiz. karşı görünüşü tamamen çürütme hatta yok etme arzusu duyarız.

    festinger'e göre insanlar inandıkları değerleri seçer ve savunurlar. eğer karşıt görüşler arasında seçme zorunluluğu olursa en iyisini - doğrusunu değil, kendisine en uyumlu olanı seçer. bu açıdan bireyler faydacı bir anlayış güderler.
    yani bilişsel çelişkinin oluşması kendimizle çatışmanın sonucudur.

    örnek verilecek olursa mesela bir sabah otobüse bindik ve şansa bakın boş koltuk var. sonrasında her durakta otobüs dolmaya başladı, tıklım tıklım hale geldi oturuyor olsanız bile bir baskı oluşur ve bir dahaki durakta şoföre karşı çıkma durumu olur. daha fazla yolcu almaması gerektiğini, fotosenteze başladığımızı, kanunen de yasak olduğunu söyleyebiliriz.
    ancak başka bir gün siz tıklım tıklım bir otobüse bindiniz ve oturan bir yolcu sizin gibi karşı çıktı. bu durumda önceden düşündüğünüz ne varsa unutur "sınavım var, işe geç kalıyorum" gibi şeyler söyleriz.

    başka bir örnekte sigara içiyoruz zararlarını biliyor olsak da birisi bizi uyardığında "90 yaşında dedem içiyor hala sağlıklı, bence zararlı değil" gibi düşünceleri savunuruz. yani karşı görüşleri görmezden gelir, dikkate almaz, duymazdan geliriz.

    ya daaa sevmediğiniz birisinin size bir iyilik yapmasına müsaade ettiniz diyelim o andan itibaren beyin kendisiyle çelişecek ve o kişinin sevmediğimiz özelliklerini, davranışlarını görmezden gelmeye başlayacaktır.
    ya da" şerefsizsin falan ama arada işe yarıyorsun" diye takılıp geçilecektir.
  • 1
    tesla52 27.5.2020 20:46
    bide karşıt görüşleri kötüleştirme, öteleştirip örnek alınamaz hale getirme var. bizim insanımız çok sever bunu. yobaz müslümanlar, vatan haini chp liler, ineğe tapan hindular, kedi kesen satanistler, peygambere küfreden aleviler, ar-namus düşünmeyen ateistler, bunlar sürekli çevremizde duyduğumuz cümleler, ve hep düşünce üzerinden değil birey üzerinden eleştirir ve ötelerler. ben farklılıkları severim.
    1
    gamzeszgin 27.5.2020 20:54
    çok doğru, farklı görüşlere, renklere, düşüncelere, duygulara saygısını yitirmiş çok fazla insan var. kendilerine zararı bile dokunmayan farklılıklara söyleyecek onlarca şeyleri var. tek doğru kendilerinin, tek gerçek düşünce kendilerinin gibi. seviyoruz milletçe maydanozluğu.