buda geçer ya hu °°° puiv yazar etkinliği

    20
    muratttt 11.5.2018 15:00
    bu da geçer yahu insan öyle derunî bir varlık ki, bazen olur en ufak şeyden sevinç duyar ve sevincinin hiç bitmeyeceğini zanneder, bazen de en ufak şeyden dert duyar, kederlenir, gamlanır. insan hiç bir şeyin sebepsiz yaratılmadığını bildiği zaman gelen her şeye karşı " bu da geçer yahu " der. vaktin birinde bir padişah, dünya nimetlerinin ve o dünyada sevinç ile kederin de gelip geçeceğinin farkına varmış ki " yahu, öyle bir şey olsa da yanımda, böyle kendimi saltana kaptırdığımda, bu saltanatın da bir gün gelip geçeceğini, çok mahzun olupta bir şeye dertlendiğimde ise, bu derdin de bir gün biteceğinden beni haberdar etse, ne de güzel olur. acaba ne yapsak da, bunu bana her an hatırlatacak bir şey bulsak? " der. vezirlerden birisi " sultanım, parmağınızda sultanlık alameti olan yüzüğünüzü her daim takıyorsunuz, bunun üzerine öyle bir şey yazalım ki, siz onu gördüğünüzde, hem sultanlık ihtişamınızın gelip geçeceğini, hem de kederlenizin gelip geçeceğini anlayasınız" demiş. padişah " çok güzel dersin, peki ne yazdıralım? " demiş. sormuşlar soruşturmuşlar kim ne teklif getirdiyse padişah bir türlü beğenmemiş. yani sultanın gönlü bir türlü " he " dememiş. gönlün " he " demesi önemlidir. allah dostları derler ki " kalbine huzursuzluk veren işten uzak dur. çünkü hiç bir insan kalbinde huzur olduğu halde allah'a isyan edemez." padişah ferman çıkarmış " sultan hazretleri yüzüğünün üzerine bir şey yazdırmak istiyor ve bu sayede sultanlığın debdebesinden ve dünyanın kederinin bir gün gelip geçeceğinden emin olmak istiyor. bu minvalde fikri olan söylesin. " fermanı duyanlar " şunu yazsın, bunu yazsın" diye saraya teklifler göndermiş ama sultan yine hiç birini beğenmemiş. en son bir derviş " sultanım, parmağınızda ki yüzüğe, " bu da geçer yahu, bu da geçer " yazdırın " diye bir mektup göndermiş. sultan yapılan bu teklifi anlayamamış. emir vermiş " gidin bu dervişi bulun gelin." derviş sultanın huzuruna gelince, sultan " söyle bakalım ey derviş, bu da geçer yahu sözüyle, ne demek istiyorsun?" derviş tebessüm ederek " efendim, bunun uzun mu uzun bir hikayesi var." padişah " nedir? " deyince, derviş, " vaktiyle soğuk bir kış günü, bir köyden geçerken konaklayacak bir yer aradım. dediler ki burda, şakir ağa adında çok cömert birisi var, sen git onun kapısını çal, o misafire ikram eden bir zattır. sordum soruşturdum, şakir ağa'nın konağını buldum. gördüğüm muhteşem konağın kapısını çaldım ve selam verip, misafir kabul eder misiniz? dedim. şakir ağa beni konağında misafir etti, iki gün boyunca yedim içtim. havalar düzelince artık yoluma devam etmeye karar verdim. şakir ağa'nın yanına vardım " kardeşim, yaptığın ikram için çok teşekkür ederim. bak allah sana ne kadar çok nimetler vermiş, aman bu nimetlerin şükrünü eda etmemezlik eyleme " dedim. şakir ağa, benim bu dediklerime birden güldü ve dedi ki " aman bu da geçer yahu, bu da geçer." ben " eyvallah " diyerek yanından ayrıldım. dört beş yıl sonra yolum tekrar o köye düşünce, vefa insanı yüceltir deyip, şakir ağa'yı ziyarete gittim. şakir ağa'nın konağına varıp kapıyı çaldım. kapı açılınca " şakir ağa'yı görmek istiyorum müsaade eder misiniz?" dedim. kapıyı açan kişi " ah be kardeşim, bu konak artık şakir ağa'nın değil" dedi. " neden " deyince " bir sel felaketi geldi ve şakir ağa'nın bütün malı mülkü helak oldu, şimdi benim yanımda çalışıyor ve bende bu konağı ondan satın aldım. istersen bende ağırlarım seni" dedi. ama ben teşekkür edip şakir ağa'yı görmek istediğimi belirttim. " peki şakir ağa nerde? " diye konağın yeni sahibine sorunca " işte bak şakir ağa orda çalışıyor " diyerek ilerdeki tarlada çalışan birisini gösterdi. şakir ağa'nın yanına vardım ki, yamalı eski mi eski bir elbise giymiş, saç sakal karışmış bir halde gördüm. beni görünce hemen tanıdı ve " hoşgeldin kardeşim bu ne sürpriz böyle " diyerek boynuma sarıldı. gördüğüm bu durum karşısında kendisine biraz moral vermek adına " şakir ağa takma kafana, dünya işte bu, dün öyleydi bugün böyle " dedim. şakir ağa " bilmem mi hiç kardeşim, aman boşver, bu da geçer yahu, bu da geçer yahu" dedi. ben " eyvallah şakir ağa, eyvallah" dedim ve bir müddet sonra yanından ayrıldım. bir kaç yıl geçmişti, yine yolum o köye düştü. vardım konağın kapısını çalıp, şakir ağa hala burda mı çalışıyor diye kapıyı açan kişiye sordum. bana " siz bu konağın sahibi şakir ağa'yı sordunuz sanırım " dedi. ben " eskiden bu konağın sahibi idi ama şimdi değil " deyince, o burasının ve şu ilerde ki köşkün de sahibidir ve şimdi o köşk'te kalıyor artık" dedi. şaşırdım ve " bu nasıl oluyor böyle daha üç beş yıl önce her şeyini kaybetmiş bir adamdı " diye düşünmeye başladım. varıp o gösterilen köşkün kapısını çaldım. şakir ağa burda mı?" kapı açılıp " çağıralım " dediler. şakir ağa beni gördü ve " hoşgeldin kardeşim bu ne sürpriz böyle, haber vereydin seni karşılardım." dedim şakir ağa " bu nasıl oldu şimdi, daha üç beş yıl önce fakir düşmüş bir adamdın, nasıl oldu da bir anda yine zenginleştin?"diye sordum. şakir ağa " hiç sorma kardeşim o yanında çalıştığım adam vefat etti, kimsesi yoktu garibin, bütün malını mülkünü bana bırakmış meğer, ama ben bunları hiç umursamıyorum, çünkü bu da geçer yahu, bu da geçer... diyorum" dedi. ben " hay allah seni mübarek eyleye şakir ağa, çok güzel konuşuyorsun" diyerek bir müddet sonra yanından yine ayrıldım. aradan bir zaman geçti, yine o köye uğradım. şakir ağa'nın köşküne vardım sordum ama bana " şakir ağa vefat etti, işte o tepede ki görülen mezarlık da onun mezarı" dediler. bende " varayım bir mezarını ziyaret edip dua edeyim " diyerek mezarına doğru yola koyuldum. vardım ne göreyim? mezar taşında " bu da geçer yahu " yazıyor. ilahi şakir ağa burda artık ne geçecek ki diye düşünmeye başladım. duamı eyleyip şakir ağa'nın mezarının yanından ayrıldım. bir yıl sonra köye yine vardım, şakir ağa'nın mezarını aradım ama bir türlü bulamadım. sordum şakir ağa'nın mezarına ne oldu? dediler ki " hiç sorma, hiç sorma. öyle bir sel geldi ki, bütün mezarlarımızı yerle bir etti. şakir ağa'nın mezarıda bu yerle bir olan mezarlar içindeydi. ama biz bu mezarların artık kime ait olduğunu bilemiyoruz." işte sultanım ben o gün bugün anladım ki " her şey bir gün geçermiş. yani bu da geçer yahu, bu da geçer... derviş'in bu olayı anlatması sonrasında padişah emir verip " yazın yüzüğümün üzerine " bu da geçer yahu." işte insan ne zaman bir nimete erse, bununla şımarmayıp, bu nimetinde bir gün sonlanacağını ve ne zaman da bir derde uğrasa bu derdin de bir gün deva bulacağına inanıp, peşinden " bu da geçer yahu, bu da geçer..." diyerek cenab-ı hak'kı anmalı ve o'nun lütfuyla başa gelen sıkıntıların aşılacağını idrak etmelidir. ek olarak bu yüzüğün aynısından akik taşına yazdırdım ve her taktığımda kısmen de olsa önce öper bir yad ederim sonra da bu yüzüğün hikmetini üzerindeki yazının ne anlama geldiğini soranlara şakir ağa'yı anlatır yada dinletirim hepinize saygı ve hürmetle teşekkür ederim.
  • 2
    dasaksiz_penguen 11.5.2018 15:04 ~ 15:05
    boynuma dola reis ,ellerine sağlık
    0
    muratttt 11.5.2018 15:05
    sen adamsın 😊
  • 0
    ghostrider 11.5.2018 15:49
    ellerine sağlık çok iyi bir yazı.
    dini menkıbe diyince ne yazacağını merak etmiştim. :d
    0
    muratttt 11.5.2018 15:50
    teşekkür ederim merakını giderdim istifade ettiysen ne mutlu bana 😊
  • 1
    plu 11.5.2018 18:04
    eyvallah, çok iyi geldi yazı
    1
    muratttt 11.5.2018 18:05
    eyvaallah üstad ☺️
  • 0
    dj_dikkat 11.5.2018 19:41
    ben yeniyim birisi bana sözlüğü anlatabilirmi
    0
    muratttt 11.5.2018 19:57
    gel güzel kardeşim ben sana özelden anlatayım
  • 1
    plumerion 12.5.2018 19:17
    mükkemmel olmuş puvocum, gerçekten alkışlanası. ellerinize sağlık diyorum.
    1
    muratttt 12.5.2018 19:19
    teşekkürler puvocan istifade edildiyse ne mutlu bana.
  • 1
    osuranfilozof 12.5.2018 19:53
    yaşamak zor zanaat
    0
    muratttt 12.5.2018 19:54
    ne kolay ki.