15

uzayzaman bükülmesi bizi nasıl etkiliyor?

kütle, uzayzaman dokusunu büker.

bunu artık alfabeyi bilir gibi biliyoruz. ışık, bu bükülmüş uzayzaman dokusunda saparak ilerler. tabii ki ışığı bir gözlemci olarak düşündüğümüzde, düz bir hatta ilerlediğini düşünür. aynen zamanın kütleye bağlı hız değişimlerinde gözlemcinin bunu anlayamayacağı şekilde.

bu açıdan bükülmemiş bir uzayzaman dokusu pek mümkün değil gibi. çünkü gezegenler yıldızlar ne kadar uzak konumlanmış olursa olsun, bükülme etkileri sona ermez. bizim gibi bir gezegen üzerinde yaşayan varlıklar için ise, bükülmenin kaynağında olmak, en bükülmüş haldeki dokuya sahip olmak demek.

bu da demek oluyor ki, bizler için geometrik düzenlilik - doğrusal hat algısı aslında teknik olarak düz olmayabilir. biz o şekilde algılıyor olabiliriz.

ne dersiniz...
  • 2
    404butfound 1 ay önce
    bu uzaydaki boyut farklılıkları sebebiyle bazen acaba üzerimde biri oturuyor da ben mi onu göremiyorum, algılayamıyorum diye düşünmüyor değilim.
    1
    ersals 1 ay önce
    farklı elektromanyetik frekansa sahip varlıkların bir arada olabiliyor olması, birbirlerinden haberdar olmalarına engel bir durum teşkil etmektedir. yani bu frekanslar rezonansa neden olmaz. kısa dalga ve uzun dalga radyo frekansları nasıl aynı ortamda birbirinden etkilenmeden alıcılara ulaşıyorsa, aynı sistem boyutlar için de geçerlidir.
  • 1
    specular 1 ay önce
    benim biraz karnımı acıktırıyor
    0
    ersals 1 ay önce
    daha detaylı açıklayabilirsiniz.
  • 0
    vape10air 1 ay önce
    son uzay zaman bükücü şahin. k
    0
    ersals 1 ay önce
    uzayzaman dokusunu büken, kütlenin kendisi. kişiye göre değil, kütlenin miktarına göre değişmekte :)
    0
    vape10air 1 ay önce ~ 1 ay önce
    yani kütlenin miktarına göre diyorsan 250 gramda olur 1 kiloda olur ;)
    0
    ersals 1 ay önce
    evet bu miktarların bükme etkileri farklı olacağından, kütleye yakın noktalarda, zamanın yavaşlaması ve doğrusal sapmanın miktarı değişecektir.
    0
    vape10air 1 ay önce
    peki sana bi soru kütlesel ağırlıkla zamanı nasıl kıracaksın biri soyut diğeri elle tutalan bir ölçü birimi ?
    0
    ersals 1 ay önce
    kütle miktarı, uzayzaman dokusunu büker. zaman, bizim tam olarak anlayamayacağımız bir olgu, bu nedenle soyut olarak algılıyoruz. oysa, uzayzaman dokusu tümleşik yapıda ve kütleden -doğrudan- etkileniyor. kütleye yaklaştıkça zaman yavaşlar, kütle etkisinden uzaklaştıkça hızlanır. bu deneylenebilir, ve her yerde net anlaşılabilir bir kütleçekim etkisi.
    0
    vape10air 1 ay önce ~ 1 ay önce
    sen zamanı başkalarından önde yaşayamıyorsun hızla zaman kavramı kütleyle miktar ölçüsüyle zaman kavramlarını belki bi deneyde kullanırsın ama gerçek hayatta uygulamaya geçtiğin zaman sadece şöyle birşey çıkar birimizde bugatti diğermizde bmw var ise aynı yola çıkıp varış noktasına hangimiz önce varacağını kestirebilirsin çünkü birimizin arabası daha hızlı ama normal yaşam koşulunda ne sen benden 1saat önce yaşayabilirsin nede ben senden 1 saat sonrayı yaşarım o da şöyle olur kıta farklılıklarında
    0
    ersals 1 ay önce ~ 1 ay önce
    ortak bir şimdi malesef teorik olarak yok. modern fizik, özel ve genel görecelilik teorilerini geliştirdi. ve daha hassas sonuçlar elde ettik.

    görülen o ki, bizim zannettiğimiz bir çok ortak paylaşım olgusu tamamen öznel. ortak bir şu an olmadığı gibi, mekan bile göreceli.....

    biz etkilerini az hissediyoruz diye bu etkileri yadsıyamayız.


    öğrenecek çok şeyimiz var.
    0
    vape10air 1 ay önce
    insanoğlu öğrenmeye programlı bir varlık elbette öğreneceğiz ama öğrenirkende detaylı bilgilenmek lazım şimdi sana desemki yapılan araştırmalarda neler elde etmişler gözle görülür bi sonuç varmı mesela geleceğe gidecekmiyiz ?
    0
    ersals 1 ay önce
    gelecek geçmiş ve şimdi eşit düzeyde gerçek.....


    modern fizik bunu ortaya koydu. yani biz şu anı daha gerçek, geçmişi olup bitmiş, gelecek ise hiç olmamış boş olarak algılıyoruz. hayır. gerçeklik düzeyleri aynı.

    ufuktaki yıldızlara baktığımızda geçmişi gözlemliyor oluruz. bu en basit örnek..

    teorik açıklaması ise, bir gözlemciye yaklaşan ve ondan uzaklaşan kütleler, o gözlemcinin şimdisinin geçmiş ve geleceğine giderler. bu etki, uzaydaki uydularda net olarak gözlemlenmekte. bu nedenle zamanda ileri giden saatler düzenli olarak güncellenir.

    yani zamanda hıza bağlı yolculuk yapılabilmekte. sonuç olarak, gelecek ve geçmiş de olmak zorunda.....
    0
    vape10air 1 ay önce
    fakat ne geçmişe gidersin ne geleceğe geçmişe gitsen dedeni görürsün geleceğe gitsen evladını görürsün ki bunları yapamazsın somut değil soyut geliyorsun bana
    0
    ersals 1 ay önce
    geçmiş ve geleceğe gidilebiliyor. bu zaten bilinen somut bir gerçek.
    insan, içinde bulunduğu zaman dışı bir zaman dilimiyle etkileşime girme yolunu bilmiyor. sorun bu.
  • 1
    thebrainitself 1 ay önce
    boyutların kütleleri var mıdır?
    1
    ersals 1 ay önce
    boyutlar, kendi gerçeklik ve kurallarına tabidirler. bizim boyutumuzda kütlenin varlığı, başka boyutta da olmasını zorunlu kılmaz. bizim fiziksel kurallarımız ise daha makro-mikro ayrımında bile geçersiz kalmaktadır. biliyoruz ki, newton fiziği, atom altı boyutta geçersiz kalmakta, fizik kanunları tamamen değişmektedir....
  • 1
    canı_sıkılan_issiz 1 ay önce
    mantıklı bi teori ama benim ilgimi daha fazla çeken konu ise her insanın içinde bulunan gerçekliği bükme yeteneği
    0
    ersals 1 ay önce
    bilinç, gerçeklik dokusunu değiştirir. bu bükülme olarak tanımlanabilir mi bilemiyorum ama, hem değiştirir, hem de oluşturur...

    sizin teorik temellendirmenizi merak ediyorum.
    0
    canı_sıkılan_issiz 1 ay önce
    örnekkendirmelerden ve içgüdülerden ibaret mantıklı kanıtlarla somut şekilde teoriyi kanıtlayamam ve teori zaten bana ait değil fakat günümüzde insanların içinde bulunan bir bioenerjinin varlığı bilinmekte ve gerçekliği bükmek daha hoş geliyor kulağa 😂😂 gerçekliği değiştirmek ten ziyade küçük bir bug yaratmak gibi geliyor bana çünkü heryerde tamamen değiştirmiyor sadece küçük bir noktada fizik ve gerçekliğin kanunlarıyla oynuyor buna aşırı derecede yüksek bir şans mı dersiniz mucize mi dersiniz bilemem ama ben enerji demeyi tercih ediyorum daha ümit verici ve şimdiye kadar ufak ta olsa kullanmayı başarabildiğimi düşünüyorum çünkü aşırı saçma ve imkansız şeyler olsa bile elde etmek istediğim herşeyi elde ettim sadece elde edeceğime inanarak youtube de 1 saat 21 dakikalık bir video olan "the secret (sır) türkçe" isimli videoyu izleyerek birçok örneği görebilirsiniz ilk örneği ben veriyim seyir onbaşı nın bir anlığına süper insan olması sadece gülleleri taşıyıp yüklemekle kalmadı fiziksel anlamda gerçekliği bükmekle kalmadı aynı zamanda zihinsel olarak ta gerçekliğin sınırlarını aştı ard arda gemilerin tam vurulması gereken noktadan vurması gibi :) bu arada bu teorinin adını şu şekilde duymuştum "her insan birer tanrıdır" bence kulağa hoş geliyor ego kabartıcı 😂😂
    0
    ersals 1 ay önce
    sadece bioenerji değil, beyin kendisi elektromanyetik dalga yaymakta.

    şöyle ki, varlıklar titreşimden oluşmakta. sınırlı sayıda atom çeşidi olmasına rağmen sonsuz madde çeşitliliğinin nedeni de bu titreşim zaten. yani elektromanyetik dalga....

    insan da, niyeti, düşüncesi, inancı, bilgisi vs vs faktörlere bağlı bir frekans yaymakta. bu frekans, çevresindeki titreşimlerle etkileşmekte. bu nedenle doğrudan değiştirmekte gerçekliği. istese de istemese de... sistem böyle.

    elektromanyetik dalgalar rezonans da oluşturabilir, birbirini gücü oranında sınırlaya da bilir.

    bu nedenle niyet, gelecek olayları değiştirir. belirler. vs vs bu tanrı olmak değil. bu kendini tanımaya başlamak.
    0
    canı_sıkılan_issiz 1 ay önce
    sadece öleceğine inanarak hiçbir sebep yokken ölmek kendini tanımak değil bence neyse tmm ben konuma yapmakta çok iyi değilim saçmalamaya başlamadan susuyorum 😅😂😂
    0
    ersals 1 ay önce
    kişi olaylarla etkileşim içindedir. belirleyici değildir. öleceğine olan inancı onu o an öldürmez.

    burada inanç nedir konusu ayrı. ben gündelik yaşamda ben öleceğim diyen biri için konuştum. yoksa derinleşmiş bir kişi öleceğine inandığında, ölür. yaydığı frekansın genişliği, gerçekliği etkiler ve fizyolojiyi değiştirir. yani sinirlenince adrenalin noradrenalin salgılanmasının daha üst bir boyutu olarak düşünülebilir. mümkün.

    estağfirullah. herkesin düşüncesi değerlidir.

    saçmalamak, düşünmekten çoğu zaman daha değerli benim için.
  • 1
    thebrainitself 1 ay önce
    kisacası bizim kabul ettigimiz fizik bir baska boyutta farkli kanunlar iceriyor olabilir ki hatta ve hatta var olmayabilir.
    0
    ersals 1 ay önce
    daha makro mikro ayrımında fizik tamamen değişiyor...
    0
    thebrainitself 1 ay önce
    o zaman sana kisisel fikrini sorayim. modern fizigin sana gore bir limiti olacak mi? belirli bir noktaya ulastiktan sonra fizik bilimi anlaminda ogrenilmemis basarilmamis bir hedef kalir mi kalabilir mi? her zaman kesfedecek yeni bir sey olacak mi?
    0
    ersals 1 ay önce
    şöyle ki, limit sadece zihinlerde... biz kuantum aleminin bile çok az bir kısmından haberdarız... anlamış olmaktan uzağız. deneyleme olasılığı düştükçe, keşfetme ve anlama yüzdesi de düşmekte. bu anlamda henüz okyanusların bile çok çok az bir kısmını keşfedebilmiş bir canlı türünün fizik biliminde sınıra ulaşması çok afaki bir çıkarım olur. ki, hiçbir bilimde bir sınır yok. çünkü, insan türü henüz evrensel bilginin çok çok üzeri kare çok az bir kısmını elde etti.... tür olarak dünya ile uyumunu bile sağlayamadı insan.

    kısaca daha kendini anlayamamış, maddeyi bile çözememiş bir tür için yürüyecek çok yol var. kendini yok etmezse tabii ki.
    0
    thebrainitself 1 ay önce
    karsilikli oturup derinlemesine sohbet edilesi nadir kisilerdensin dostum. hele ki bu zamanlarda hala bizlerin var olmasi umut verici. degerli vaktin ve sozcuklerin icin tesekkur ediyorum.
    0
    ersals 1 ay önce
    ben teşekkür ederim... başka konularda fikir alışverişi yapmaya devam ederiz umarım...
    0
    thebrainitself 1 ay önce
    kesinlikle dostum kesinlikle..
  • 0
    mwjam 1 ay önce
    uzay zaman bukulmesi bilindigi gibi zamanda da yavaslama veya hizlanmalara neden olur ama bu bizim dunyamiza yada dunyamizin cevresinde "saniyenin bilmem kacta biri" ne tekamul eder.demek istedigim su: suan bile yururken,konusurken,yemek yerken biz bile zamani bukeriz cevremizdeki zaman genel olarak her zaman her an bir nesne tarafindan bukulur ama bu etki evrendeki diger buyuk nesnelerin kutlesiyle bizimkini karsilastirdigimizda o kadar kucuktur ki farkina varmayiz yada diger bir deyisle artik o kadar alismisizdir ki bize normal gelir.benim dusuncelerim bunlar yanlisim var ise aydinlatmanizi istirham ediyorum.tesekkurler
    0
    ersals 1 ay önce
    insan ebatlarındaki canlılar için, bükülme nedenli zaman farklılıkları, çok çok çok azdır. bu nedenle yokmuş gibi kabul edilebilir gündelik yaşamda.
    insan, insan bedenindeki bağırsak florasında bir bakteri olarak düşünülebilir. içinde bulundukları solar sistem ile olan etkileşimi, yaklaşık olarak bu şekilde düşünülebilir. yani gezegen sistemlerine ait zaman döngüleri o kadar büyüktür ki, insan için anlam ifade etmeyebilir. örneğin samanyolu galaksisi ile andromeda galaksisinin çarpışması evrensel saat ile, az sonra gerçekleşecek bir olay. ancak insan için akıl dışı bir süre. yani bağırsak florasındaki bakterinin kilometre algısı ne kadar olabilirse benzer biçimde insan da evrensel zaman döngülerini anlayamaz. uzaklıklar için de böyle. ışık yılının kendisi bile insanın algı düzeyini aşmakta.

    kısaca insan, kütlesel etkileri anlayamaz, etkiler insan için oldukça azdır. ancak bunun her şartta böyle olacağı anlamına gelmiyor. çünkü fiziksel kanunlar, bulundukları ortam şartlarının belirleyiciliğinde geçerlilik kazanır. insan bilincinin gerçeklik ile ilişkisini biraz deşersek, bazı sıradan durumların öyle kalamayacağını anlayabiliriz.