abhazya ulkesi ve tarihi

    8
    hellomyfriend 27.1.2017 20:47 ~ 20:56
    genel tarihi

    bhaz halkının tarihi çok eskilere dayanır. abhaz tarihi antik yunan kaynaklarından izlenebilmektedir. antik grekler, ayrım yapmadan doğu karadeniz kıyılarında yaşayan herkese “colchıs” demişlerdir. strabo’ya göre m.ö. 1.yy’da abhazya’nın sınırları bugünkü pitsunda kentinin bulunduğu yerden, trabzon’a kadar uzanmaktaydı. hekataios (m.ö.500) heniokhai’yi (wubıh yurdu) abhazya’nın sınırları içinde göstermektedir. karyanda ise (m.ö. 500) akhaioi (achaenos) olarak belirttiği toplumu ve bölgeyi yine abhazya ile çakıştırmaktadır.

    bu yöreler, ortaçağ başlarında, bizans imparatorluğu’nun nüfuz alanı olarak görülmektedir. dolayısi ile imparator justinyanus döneminde hıristiyanlık dini ile tanışmışlardır. özellikler pitsunda yöresi, abhaz hıristiyanlığının dini ve kültürel merkezi olmuştur. bu dönemim hıristiyan kaynakları ve ortaçağ gürcü tarihçileri abhazların varlığından söz etmektedir. 8. yüzyıl sonlarında bizans imparatorluğu’nun gücü azalınca, abhaz kralı 2.leon, abhazya, egrisi, likhe’yi de kendi tacı altında abhaz krallığı olarak birleştirmiştir.

    giderek abhaz krallığı bugünkü batı gürcistan’ı da içine alan bir genişliğe ulaşmıştır. bu durum 200 yıl sürmüştür. bu dönem abhaz kralı 3.bagrat’in gürcü tahtına çikarak iki devleti birleştirdiği tarihe kadar sürmüştür. 790-975 tarihleri arasında „abhazia“ adı, bütün gürcistan’a verilen ad olarak kalmıştır. 13.yy’da moğolların batıya yürüyerek selçuklu devletini yıkmaları sonucu gürcistan’ın özellikle doğu ve orta kısmı moğolların eline geçmiştir. tiflis yakılıp yıkılmış, moğol vahşetinden kaçan gürcüler batıda yoğunlaşmıştır. bu olaylar sonucu devlet yönetimi çökmüş, devlet, eskiden olduğu gibi yine abhaz ve gürcü prenslikleri olarak ikiye bölünmüştür.



    abhazların müslüman oluşu

    14. yy’da mingrel (laz) prensi georgi dadiani, abhaz hanedanı çaçba’ları kuzeye sıkıştırarak abhazya-nın güneyini, bugünkü gal ve oçamçıra bölgelerini ele geçirmiştir. bu zaman dilimi içinde sıkışan nüfusun bir kısmı, kuzeydekileri de iterek harekete geçmiş, küçük bir grup abhaz ile, abhazya ve wubıh bölgesi arasında oturanlar, bugünkü adler, loov mitesta (abazacada mıtsaşta-ateş yolu) ile mızımta vadisinden kalkarak ve kulhor geçitlerinden kuzeye, bugünkü çerkessk ve khabardey topraklarına doğru yayılmışlardır. abhazya topraklarında kalanlar ise, zaman zaman mingrelya egemenliğine başkaldırarak çatışmalara girmişlerdir. tam bu sıralarda,16. yy’ın başlarında osmanlılar, abhaz halkı ile islamiyet’i tanıştırmışlardır.

    1500-1800 arası 300 yıl, türk-abhaz ilişkilerinin yoğun yaşandığı dönem olarak tarihte yer almaktadır. abhazya’da osmanlı egemenliği, rus saldırıları sonucu 1810′ da sona ermiştir. bu dönemde abhaz nüfusunun büyük bir çoğunluğu islamiyet’i kabul etmiştir. bu tarihten itibaren rus-abhaz çatışmaları başlamaktadır. abhaz halkı, çar yönetimini her fırsatta ayaklanarak kabul etmediğini belirtmiştir.



    abhazya cumhuriyeti’ne doğru

    1864′te biten kafkas-rus savaşları, bütün kuzey kafkasya’da olduğu gibi abhazya’da da halka çok bü- yük felaketler getirmiştir. bu dönemde abhaz tahtında bulunan ve rus ordularında generallik yapmış olan çaçba hamid (mikhail şervaşidze) 11-12 mayıs 1864′deki intihar savaşlarını engelleyememiştir. felaket, 1877-1878 osmanlı-rus savaşıyla büyümüş ve abhazya tarihinin en büyük nüfus kaybına ve kıyımına sahne olmuştur. ülkede bugün yaşayan abhazlar 120 bin civarındadır. türkiye’de yaşayan kuzey kafkasyalıların 500 bin kadarının abhaz kökenli olduğu dikkate alındığında, bu trajik sürgünün boyutları açıkça gözler önüne serilecektir. 1918 yılı içerisinde abhazya’da ilk sovyet yerel yönetimi kurulmuştur. kırk gün süren bu yönetim, menşevik gürcü hükümetinin saldırısı sonucu ortadan kaldırılmıştır. yeni yönetim kurulduktan hemen sonra mahalli askeri devrim komitesinin yöneticileri olan efrem eşba, nestor lakoba , platon agiyaşvili, n. akırtaa, v.ı. lenin ve j. stalin’e, abhazya’ya ilişkin kararlarında ağırlık noktalarının şu üç şeyi kapsamasını bildirmişlerdir.

    -abhazya’nın birinci derecede bir devlet olarak ilan edilmesi,
    -abhazya’nın sovyet federayonu içerisinde yerini alması,
    -halkın kendi kaderine terk edilmemesi ve sovyet rusya ile bağdaşlaştırılmasıç (henüz gürcistan’a bağlı değil)
    özgür abhazya cumhuriyeti’nin kurulmuş olduğu 31 mart 1921′ de lenin’e bildirilmişken gürcistan ancak 21 mayıs’ta, “bağımsız abhazya cumhuriyeti’ni” tanıdığını açıklamıştır. bu gelişmeleri tehlikelerde bekliyordu.

    5 temmuz 1921′ de komünist parti merkez bürosu’nda toplanan stalin’in verdiği karar şöyleydi: parti çalışmaları açısından abhazya’nın özerk cumhuriyet statüsünde ve gürcistan sosyalist cumhuriyeti sınırları içerisinde kalması gerekmektedir.

    stalin’in bu müdahalesi, abhazya cumhuriyeti’ne ve abhaz halkına duyduğu ve saklayamadığı kin ve düşmanlığını da belirtmektedir. stalin’in bu tutumunun, sosyalist rusya federatif cumhuriyeti’nin (rsfsr) ve sovyetler birliği sendikaları komitesinin (vısk) tepkisiyle karşılaştığı, 8 eylül 1921′de açıklanmıştır. bütün bu direnmelere karşın, abhazya, 1922 yılında, başlangıçta anlaşmalı bir federatif statüyle gürcistan devletine bağlanmıştır.

    1931 yılında ise, “karşılıklı anlaşma ve özel ittifak“ tek yanlı olarak bozulmuştur. abhazya yalnızca özerklik hakkına layık görülerek gürcistan sosyalist cumhuriyeti’ne bağlanmıştır .



    abhaz krallığıabhaz krallığının kurulması

    7. yy.’da batı abhaz krallığının kurulmasıgürcistan tamamen bizans egemenliğine girdi. egrisi hem ekonomik hem de politik yönden tamamen iflas etti. konstantinopol’e (istanbul) tabi patrik tarafından yönetilmeye başlandı. doğu gürcistan (iberya), vahtang gorgasal’dan sonra gelen gurgen döneminde 523 yılında iran’lıların egemenliği altına girdi. ülke önceleri acemlerin elindeydi. başlarında kral yerine bir prens (eristav) bulunuyordu. 7. yy.’ın bitiminden hemen sonra ülke arap egemenliği altına girdi. başlarına bir arap emir getirilip, yerel yönetici onun emrine verildi. oysa ki abhazya’da olaylar daha farklı gelişmekteydi. 6-7. yy.’da abhaz kökenli etnik grupların etnik konsolidasyonu yolunda epey yol alınmıştı. ama 8. yy.’da şartlar daha olumlu olmuştur. abhaz etnik gruplarının konsolidasyonunu hızlandıran politikalar gündemdedir. yeni oluşan feodalite hızla gelişmekte, ülke her geçen gün biraz daha güçlenmektedir. bu türden politikaların abhazya için taşıyabileceği fazla bir olumsuzluk da söz konusu degildi.

    ülke bizans’ın “vasal”i sayılmasına rağmen, bizans’in bulunduğu olumsuz şartlar nedeniyle iç işlerine karışabilmesi olanaksız görünmektedir. çünkü bizans bir taraftan araplarla şiddetli savaşlar yapmakta, diğer taraftan hazarlarla soğuk savaşlarını sürdürmektedir. abhazlarla önemli ilişkileri ise, bizans ordusuna alınan abhaz askerleridir. dönemin en büyük politik ve askeri güçlerinden biri olan hazarlar’la abhazlar iyi ilişkiler içerisindedir. zaten ekonomik, kültürel ve politik yapılarında büyük benzerlik vardır. yine bu dönemde hazarlar’la araplar kafkas dağlarındaki geçitleri paylaşamamaktadırlar. bu mücadelede her iki devlette abhazların desteğini isterler. aslında araplar abhazya’ya defalarca saldırmışlar, ama istedikleri sonucu alamamışlardır.

    bunun nedenleri:

    birinci neden, abhaz halkı tüm gücü ile istilacılara karşı koymuştur. ikinci nedeni ise, araplar, bizans ve hazar tehlikesi nedeniyle tüm güçleri ile saldıramamışlardır. o yıllarda yaşamış olan yazar yoann sabanidze, abhazya’nın durumunun hiç de kötü olmadığını şöyle anlatıyor: “o ülke halkının araplardan korkmamasını gerektiren bir çok neden vardı.” bu nedenle de abhazya, araplardan kaçan ermeni ve gürcülerin sığınma yeriydi.

    ı. leon döneminde abhazlar’ın anakopia’da arapları yenerek geri püskürtmeleri de bu dönemde güçlenmeye başladıklarının kanıtıdır. bizans’ın da böyle bir gücü görememesi olanaksızdı tabi. abhazyanın özgürlüğünü tanıdı. egrisi ise, aynı dönemde kartvelya yöneticilerinin eline düşecek kadar zayıflamıştı. tüm bu şartlar değerlendirildiğinde, sözü geçen dönem abhazların güçlenmesi ve egrisi’nin abhaz krallığı topraklarına katılması için en uygun olan dönemdir. 11. yy.’da yazılmış olan “kartvelya tarihi” isimli tarih araştırması, abhazya krallığının kurulmasından söz etmektedir: “bizans imparatorluğu’nun zayıflama döneminde abhaz lideri onlardan ayrılıp egemenliğini ilan etti. o lider, ı. leon’un ağabeyinin oğlu olan ıı. leon idi. ıı. leon’un annesi de hazar kralının kızıydı. bizans’tan ayrılmalarında hazarların rolü vardır. ıı. leon, abhazya ve egrisi’yi lıkhnı’ya kadar ele geçirdi. abhaz kralı ünvanını aldı. o günlerde yoann ölmüş, cuanger’de epey yaşlanmıştı.” günümüzde, abhaz krallığı’nın kurulması ve yapısı üzerine en saglıklı araştırmalar s.n. canaşya’ya aittir.

    o, egrisi’nin abhazya’ya katılma tarihini 775-778 yılları arasında, bizans’dan ayrılma tarihinide 8. yy.’ın sonlarında göstermektedir. canaşia, bu sonuca ulaşmak için, tüm olasılıkları değerlendirmiş, elindeki bütün verileri dikkatle incelemiştir. bu araştırmacıyı izleyen tarihçiler z.v. ançabadze ve m.d. lordkipanidze de, canaşia’nın tezini güçlendirecek sonuçlara ulaşmışlardır. ortada araştırmacıları süpheye düşüren iki önemli nokta vardır, 8. yy.’ın 40′lı yıllarının başında abhaz kralı olan, ıı. leon’un 25 yıl sonra egrisi’yi abhazya’ya katması, 20 yıl kadar sonrada bizans’dan bağımsızlığını ilan etmesi acaba olanaklımı idi. bu önemli iki politik olayın ardından bu kadar uzun bir süre geçebilir miydi? “kimbilir belki de abhazya bizans’dan ayrılmak için onun güçsüz olduğu bir zamanı beklememiştir. tarihçiler bizans’ın 8. yy.’ın 70′li yıllarında zor durumlara düştüğünü söylemektedirler. bu yıllarda bizans’ın komşuları ile başı derde düşmüştür. araplar’la bir çok cephede sıcak savaş yapmakta, hazarlar’la ise soğuk savaşı sürdürmekte, ayrıca bir çok iç karışıklıkla boğuşmaktadır. bu olumsuz şartları bizans’dan bağımsızlığını kazanmak isteyen ülkeler için bulunmaz ortamlar sağlamıştır. ıı. leon, kendine bağlı feodalleri ve dost dış güçleri kullanarak bağımsızlık yolunu açmış olmalıdır. eski kaynaklar onun bağımsızlık için hazarlar’ın desteğinden yararlandığını söylüyorlar. bundan başkada, abhazya’da bizans’ın askeri üsleri vardı. onların ülkeden sökülüp atılmasılda büyük bir sorundur. abhaz, hazar ve egrisi askeri güçleri bu amaçla birlikte hareket etmis olabilirler.

    gerçekten iki büyük tarihsel olaydan zor olanı egrisi’nin abhazya’ya katılması degil, bizans gibi bir güçden bağımsızlığını kazanmış olmasıdır. 8. yy. tarih yazarı yoann sabanidze’nin yazdıklarından anlaşıldığı gibi, kartvelya hükümdarlarından nerse’nin abhazya’da sürgün bulunduğu 781 yılında abhazya bağımsızlığını çoktan ilan etmisti. ayrıca egrisi’de abhazya’ya bağlanmıştı. yoann sabanidze bu birligi “apsınra (abhazeti-abhazya)” diye adlandırmaktadır. ayrıca, artık egrisi adını hiç kullanmamaktadır. yoann sabanidze’nin bahsettigi abhazya’nın sınırları abhazya ile birlikte eski egrisi ülkesinin tüm topraklarını kapsamaktadır. sabanidze diyor ki: “onların (abhazların) sınırlarl poti denizinden haldea topraklarına kadar uzanmaktadır. trapezun da (trabzon) oradadır. apsara ile napsa iskelelerinin oldugu yerde.” abhazya ile egrisi’nin birleştirilmesi ile, abhaz krallığı’nın bizans’dan ayrılması yaklaşık aynı zamanda olmuş olaylardır. tarih olarakda 773-775 yılları civarındadır. yanllz bu konuda da net araştırmalara ihtiyaç vardır.

    ortaya sürdügümüz, elimizdeki bilgilerin destekledigi bir hipotezdir. abhaz krallığı’nın hüküm sürdüğü topraklar net olarak bilinmektedir. yoann sabanidze’nin anlattıklarına göre, sınırlar güneyde karadeniz sınırını izleyerek batum yakınlarındaki çoruh nehrine varmaktaydı. güneydogu sınırı ise suram (lıkhnı) dağlarıydı. bu konuda 11. yy.’da yazılmış tarih kitabı şöyle söylüyor: “leon… abhazya’dan başka egrisi’yi likhi’ye kadar eline geçirmisti. suram dağlarından sonraki topraklar ise kartvelya’ya aitti. abhaz krallığı’nın kuzey-batı sınırı ise tuapse yakınlarındaki nikopsiya adl verilen yere kadar uzanıyordu.” ancak kuzeydeki sınırlar sık sık değişiyordu. tarihsel kaynaklar kuzey sılnırı için hazar ülkesinin küçük nehrini (kuban) göstermektedirler. cigeti (azokh ülkesi) de abhaz krallı’ğı toprakları içerisindeydi. abhazya bağımsızlığınıl kazandıktan sonra başkent, anakopia’dan kutaisi’ye alındı. 18. yy.’da yaşamış olan tarihçi bahusti’nin yazdıklarına göre, ıı. leon kutaisi şehrini yeniden kurdu. abhaz krallarının ikametgahı haline getirdi. bu şekilde 8. yy.’ın 70′li yıllarında bağımsızlığını kazanan abhaz krallığı’nın sınırları, bugünkü batı gürcistan’ın tamamınıl, egrisi’yi (lazika) ve kuzey-batı kafkasya’nın büyük bir bölümünü kapsıyordu. bahusti bagrationi’nin yazdıklarına göre, asıl abhazya bile, yönetim olarak üç bölgeye ayrılmıştı: akua (sohum) daki yönetim bedia’daki (batı) yönetim, abhazya yönetimi. bu üçünün başında da ayrı ayrı liderler vardır. bahusti’ye göre ıı. leon’un oluşturdugu abhaz krallığı konfedaratif yönetimi şöyledir:

    1. abhazya ile cigeti (kuban nehrine kadar)

    2. ingur nehrinden anakopia’ya kadar olan bölge (merkezi sohum)
    3. ingur nehri ile tskhenisalli arasındaki bölge (merkezi bedia)
    4. guria
    5. ratça-leçhumi
    6. swanetya
    7. riyon ile han nehri arasındaki yönetim bölgesi, agreti’de dahil olmak üzere likhi’ye kadar.
    8. kutes ile okribeyrgan, riyon’un beri tarafı guria’ya kadar olan bölge.
    abhaz krallığı’nın kuzeybatı topraklarını oluşturan bölgede soy ve dil olarak abhazların çok yakın akrabaları olan çerkez-adige halkı yaşıyordu. adigeler’le abhazlar arasında soy olarak abhaz olan ama abhazlarla henüz etnik konsolidasyon tamamlamamış asadz halkı vardır. abhaz krallığının abhazya bölgesinde yanlız abhaz halkları vardı. bunlar önceleri kendi özgün adları olan abazgia, apsila, sanıga, misimyana, misima gibi adlar kullanırken, etnik konsalidasyona girmiş ve ortak ad olan apsuwa (abhaz) adını kullanmaya başlamışlardır. soy olarak abhaz olan bugünkü aşuwa (abazin) ların abhazya’dan kuzey kafkasya’ya geçtikleri biliniyor. araştırma verilerine göre aşkharuwalar 17-19. yy.’lar arasında kuzey kafkasya’ya geçmişlerdir. tapantalılar’ın kuzeye geçmesi ise daha eski tarihlerdedir. onların da kuzeye geçis tarihi olarak 14. yy. önceleri verilmektedir.
    bizce abhaz krallığı döneminde (8-10) yüzyıllar arasında tarım ve hayvancılıkla uğraşan halk, dağları aşıp kuzeye geçmişlerdir. yine aynı dönemlerde yoğun bir abhaz nüfusuda lazistan, imereti, guria hatta doğu gürcistan’a gidip yerleşmişti. abhaz krallığı yönetimi içinde bulunan ve güneydoğudan abhaz halkının komşuları olan daha önceleri lazika krallığı sınırlarında yaşayan iber-kafkas dil grubu dahilindeki halklar: kartveller, lazlar, swanlar, guriler, ratçalar, imeretiler’dir. abhaz krallığı’nın özelliklede kıyı şehirlerinde bulunan hristiyan kültür merkezlerinde epey sayıda bizans’lı vardı.

    genel ve geniş tarihi

    abhazya (abhazca: аҧсны/apsny;, resmî adıyla abhazya cumhuriyeti (abhazca: аҧсны аҳәынҭқарра / apsny ahuıntkarra, rusça: респу́блика абха́зия / respublika abkhaziya), gürcistan'ın kuzeybatısında, karadeniz'in doğusunda tarihsel ülke. 1992'deki savaşın ardından de jure (hukuki) parçası olan gürcistan cumhuriyeti'nden 1994 yılında bağımsızlığını ilan edilmiş bağımsız bir devletidir. adını, bugünde bölgenin halkı olan abhazlardan alır. abhazya, 8.600 km²’lik bir alanı kapsar. bölgede 220.000'i aşkın kişi yaşamaktadır. (2003 sayımı)

    fakat abhazya cumhuriyeti adını taşıyan bu yönetim bazı ülkeler tarafından tanınmıştır (rusya, nikaragua, venezuela, nauru, vanuatu, tuvalu ve de facto güney osetya, transdinyester ve dağlık karabağ. gürcistan'ın merkezi yönetiminin desteğindeki özerk yönetim ise, bölgenin eski statüsünün korunmasından yanadır. abhazya cumhuriyeti hükümeti’nin yönetim merkezi sohum'dur.

    26 ağustos 2008'de rusya devlet başkanı dmitri medvedev, 3 eylül 2008'de nikaragua'nın sosyalist devlet başkanı daniel ortega abhazya cumhuriyeti'nin bağımsızlığını tanıdığını açıkladı. venezuela devlet başkanı hugo chavez, 2009 eylül ayında abhazya'yı bağımsız bir devlet olarak tanıdığını açıklamıştır.

    erken dönem

    batı kafkasya’da en eski yerleşmeye ilişkin arkeolojik buluntular yaklaşık mö 4000-3000 yıllarına tarihlenir. bugünkü abhaz (apsua) tarihçiler bu kalıntıların en eski “proto-abhaz” kabilelerine ait olduğunu savunmakta ve karadeniz kıyısındaki bugünkü abhaz cumhuriyetinin köklerinin çok eski olduğunu ileri sürmektedirler.

    bugünkü abhazya toprakları mö 1. binyılda (mö 9.-6. yüzyıllar) eski kolhis (kolha) krallığının bir parçasıydı. bu toprakların mö 63 yılında lazika’nın bir parçası oldu. antik yunan tacirler karadeniz kıyısında limanlar kurdular ve dioscurias adıyla kurulan sohum da bu limanlardan biriydi. roma imparatorluğu ms 1. yüzyılda lazika topraklarını ele geçirdi ve lazika'nın bağımsızlığını yeniden kazandığı 4. yüzyıla değin bölgeyi yönetimi altında tuttu. ama ardından lazika bizans imparatorluğu’nun denetimi altına girdi. bizans imparatoru ı. justinianos döneminde, 6. yüzyılda abhazya nüfusu hıristiyanlığı kabul etti. abhazya, 7. yüzyılda bizans’a bağlı bir prenslik haline geldi. daha sonra 9. yüzyıla değin imereti krallığı’na bağlı olarak bu konumunu korudu. abhazya prensi ıı. leon, hazarlardan yardım aldı ve egemenliğini bütün batı gürcistan’a yaydı. ıı. leon zaten abhazya prensi olduğu için abhazya kralı unvanını aldı ve krallığın adı da abhazya krallığı oldu. bu krallığın başkenti kutaisi idi. batı gürcistan’daki piskoposlukların konstantinopolis (istanbul) patrikliğine bağlıydı. bu durum, bizans imparatorluğu’nun abhazya krallığı’nda nüfuzunu büyük ölçüde korumasına yardım etti.

    16. yüzyılda abhazya’yı osmanlılar ele geçirdi ve bölge nüfusunun bir bölümü islamı kabul etti. osmanlılar gürcüleri bölgeden çıkardı ve çaçba hanedanınca yönetilen özerk abhazya prensliğini kurdu.

    çarlık rusya’sı ve sovyet dönemi
    çarlık rusyası kafkasya’ya yayılmaya başlamasıyla birlikte bölgenin bazı küçük halklarıyla çatışmalar içine girdi. küçük ölçekli ama uzun zamana yayılan savaşların sonunda rusya, 1801-1864 arasında bütün gürcistan’ı ele geçirdi. abhazya 1810 yılında bir feodal prenslik olarak rusya'nın korumasına alındı. 1812 bükreş antlaşması gereğince, osmanlı devleti abhazya üzerindeki bu rus egemenliğini tanıdı. aynı antlaşmaya göre, abhazya'nın kuzeyinde sınır olan bzıb ırmağı ile daha kuzeydeki kuban ırmağına değin uzanan karadeniz'deki çerkesya kıyılarının denetimi osmanlı devleti'ne bırakıldı, bzıb ırmağından güneydeki poti'ye kadar uzanan karadeniz kıyılarının denetimi de rusya'ya verildi. 1813'te iran'ı da yenen rusya, karadeniz'den hazar denizi'ne uzanan geniş bir alanda güney kafkasya'ya yerleşmiş oldu. rusya, 1861 yılı idari ve sosyal reform programı çerçevesinde 1864’te abhaz prensliği'ni lağvetti, feodal ayrıcalıklara ve köleliğe son verdi ve bölgeyi sohum okrugu adı altında ilhak etti. sohum okrugu, daha sonra kutaisi iline bağlandı. 1877-1878 osmanlı-rus savaşı sırasında, 1877'de abhazya'ya şaşırtma amaçlı bir osmanlı çıkartması yapıldı, sayıları dört bin olarak bilinen bir abhaz nüfus, ayaklanarak osmanlıları destekledi. dört ay gibi kısa bir süre içinde abhazya'yı boşaltan osmanlılar, beraberlerinde müslüman abhaz nüfusun çoğunluğunu da götürerek deniz yoluyla türkiye'ye çekildiler. bunun bir sonucu olarak müslüman abhazlar azınlık durumuna düştüler. abhazlardan boşalan yerlere de rus, gürcü, ermeni, ve rum kolonlar yerleştirildi. türkiye'ye götürülen abhazlar ise, çoğunlukla batı karadeniz illeri (düzce, sakarya, vb.) ile orta karadeniz illerine (sinop, samsun, vb.) yerleştirildiler.

    çağdaş abhaz tarihçiler abhazya'ya gürcü, rus, vb'nin dışarıdan getirilerek yerleştirildiğini yazıyorlar. gürcü tarihçiler de gürcüler, megreller ve svanlar gibi güney kafkas kökenli halkların eski çağlardan beri abhazya’nın yerlisi olduklarını yazıyorlar. gürcüler, adigeler ve abazalar gibi bir kuzey kafkas halkı olan abhazların bölgeye kuzeyden göç ederek geldiklerini öne sürüyorlar. karşılıklı iddialar sürüyor. 20. yüzyılın başında abhazların bölgede bir azınlık olması da bir başka olgudur. 1911 tarihli encyclopædia britannica‘daki maddede sohum-kale (sohum) nüfusunun 43.000 olduğu, bu nüfusun üçte ikisinin kartvelilerden, üçte birinin abhazlardan oluştuğu yazmaktadır. olabilir, çünkü 1877'de merkezi sohum yöresi, türkiye'ye göç nedeniyle abhaz nüfusundan tamamen boşalmış durumdaydı.

    1917 bolşevik devrimi’nden sonra abhazya, 1921'de abhazya sovyet sosyalist cumhuriyeti adı altında bağımsız bir sovyet cumhuriyeti oldu. daha sonra, abhazya 1922'de egemenlik hakkı saklı kalmak üzere ve eşitlik temeli üzerinden gürcistan ile bir birlik kurdu ve transkafkasya demokratik federatif cumhuriyeti içinde yer aldı. stalin rejimi, 1931’de abhazya'nın egemenliğine son verdi, statü indirimiyle abhazya sovyet sosyalist cumhuriyeti'ni abhazya özerk sovyet sosyalist cumhuriyeti adı altında gürcistan'a bağladı. 1936'da transkafkasya sovyet federatif sosyalist cumhuriyeti de azerbaycan, ermenistan ve gürcistan biçiminde üçe bölünerek dağıldı. abhazya ise, doğrudan moskova'ya bağlı bir birlik cumhuriyeti olan gürcistan'ın sınırları içinde kaldı. bu dönemde abhazya'ya yönelik gürcü, ermeni ve rus yerleşimleri devletçe desteklendi. gürcü sayısı 1989’da 250,000'e yaklaştı, rus sayısı da 75.000’i buldu.

    stalin’in ölümünden sonra abhazya'da abhazlara daha geniş yetkiler ve yönetimde daha çok temsil hakkı tanındı. sovyet yönetimi, küçük cumhuriyetlerin ve ulusal toplulukların edebiyat ve kültür yönlü çalışmalarını bir ölçüde destekliyordu. abhazlar kendi özerk cumhuriyetlerinde sayıca azınlık (% 17-18) olmalarına karşın önemli ölçüde siyasal gücü ve bürokrasiyi kontrol ediyorlardı. abhazlara tanınmış olan kota ve haklar, abhazları gürcülere karşı bir denge unsuru olarak elde tutmayı amaçlayan bir stratejik politikaya dayanıyordu. abhazlara tanınmış olan hakların bir benzeri, gürcü tarafın görüşüne göre, sovyetler birliği’nin hiçbir başka özerk cumhuriyeti halkına tanınmamıştı. bu durum, yani rusların abhazlar yoluyla abhazya'yı elde tutma niyeti, gürcüler ile rus ve abhazların karşı karşıya gelmelerinin asıl nedenidir. zviad gamzahurdiya yönetimince, öteden beri yazışma dili rusça olan abhazya ve güney osetyaya, yeni bir yazışma dili olarak gürcüce'nin dayatılması, gürcü olmayan çoğunluğun (rus, ermeni, rum, vb.) tepkisine ve bardağın taşmasına yol açtı. abhazya ve güney osetya, kendi parlamentolarında aldıkları kararlarla bağımızlıklarını ilan ettiler.

    abhazya savaşı
    sovyetler birliği’nin çözülmeye başladığı 1980’lerin sonlarında, gürcistan’ın bağımsızlığa doğru yol aldığı süreçte, abhazlar ile gürcüler arasındaki gerilim iyice yükseldi. pek çok abhaz muhalif, gürcistan’ın bağımsızlığını kazanması halinde abhazya’nın da bağımsızlığını ilan etmesi hakkı bulunduğunu, bağımsız gürcistan’da “gürcüleştirme” politikalarının gündeme geleceğini ileri sürdü. özerk cumhuriyetin nüfusunun %48’ini oluşturan gürcülerin özerk cumhuriyette üniversiteleri yoktu ve üniversite talebinde bulunmalarıyla başlayan gösterilerde, 16 temmuz 1989’da 16 gürcü öldürüldü ve 137 kişi de yaralandı. ardından sovyet ordusu kontrolü sağlamak için sohum’a girdi. bu olayın paramiliter grubun bir provokasyonu olduğu da iddia edildi.

    gürcistan, zviad gamzahurdiya liderliğinde 6 nisan 1991’de bağımsızlığını ilan etti ve gürcistan demokratik cumhuriyeti’nin 1921 tarihli anayasasına döndüğünü duyurdu. pek çok abhaz bunun abhazya’nın özerkliğinin kaldırılması anlamına geldiğini ileri sürdü. oysa 1921 tarihli anayasada abhazya özerk bir cumhuriyet olarak tanınıyordu. 23 temmuz 1992’de, abhazya parlamentosu çoğunluğun oylarıyla bağımsızlığını ilan etti. ardından düzensiz gürcü birlikleri faşist bir politika ile, karkaraşvili komutanlığında abhazya’ya girdi ve gürcü yönetimi bölgenin büyük bölümünü kontrol altına aldı, parlamentoyu da kapattı.

    abhazya'nın tek müttefiği olan kafkas halkları konfederasyonu şemsiyesi altında bir araya gelen adigeler, çeçenler, rus kazaklar ve osetler, abhaz güçleri gürcülere karşı savaş başlattılar. abhaz subayların yönetimindeki askeri birlikler, eylül'de gürcüleri yenilgiye uğrattı. sonunda gürcistan topraklarında bir abhaz-gürcü cephesi oluştu. 3.000 kişinin öldüğü savaş sonrasında abhaz birlikleri temmuz 1993’te, sohum’u elinde tutan gürcülere karşı saldırıya geçti. gürcüler ağır kayıplar verdiler ve sohum 27 eylül’de abhaz yönetiminin eline geçti. bu savaşta binlerce insan öldü ve 10.000 kişi de kayboldu. abhazya'dan 250.000’den fazla gürcü göç etti.

    yakın dönem
    2004 yılından sonra gürcü hükümeti kontrolündeki kodori vadisi'nin yukarı kesimlerinde abhaz milislerin faaliyetlerinde artış yaşanmıştır. 2008 yılındaki gürcü-oset savaşında rus destekli abhaz güçlerinin başlattığı operasyonla yukarı kodor vadisi'nde kontrol abhaz milislerin eline geçmiştir. gürcistan, rusya ile olan tüm ilişkileri kesmiştir. abhazya ve güney osetya bağımsızlığını ilan etmiştir. ne var ki, rusya ve dışındaki üç devlet dışında bağımsızlıklarını kimse tanımamıştır. günümüzde abhazya ve güney osetya, rusya denetimindeki de-facto bir bölgeye dönüşmüştür.

    2014 yılında yüzlerce kişinin protestosu sonucunda abhazya cumhurbaşkanı aleksandr ankvab istifa etmek zorunda kalmıştır. 27 mayıs'ta ofisi basılmış ve ankvab, sukhumi'den memleketi gudauta'ya kaçmıştır. 1 haziran'da görevinden istifa etmiştir. gösterileri darbe girişimi olarak nitelemiştir. gösterilerin sebebi olarak abhazya'daki gürcülere yönelik verilen hakların abhazları rahatsız etmesi olarak gösterilmiştir. ukrayna'da tansiyonun yükseldiği dönemde yaşanan bu olayın arkasında rusya'nın olduğu iddia edilmiştir.


    kaynakça
    ^ "abkhazia remains available by georgian phone codes". today.az. 2010-01-06. 19 haziran 2014 tarihinde kaynağından arşivlendi. erişim tarihi: 2010-01-20.
    ^ abhazya cumhuriyeti resmi sitesi
    ^ tuvalu becomes sixth state to recognize abkhazia
    ^ rusya, kritik 'bağımsızlık' imzasını attı; gürcistan 'bu bir ilhaktır' dedi zaman gazetesi.
    ^ nikaragua, abhazya'yı tanıyan ikinci ülke oldu
    ^ [1]
    ^ http://www.eurasianet.org/node/68411
    ^ bbc.com/...0919
    ^ nytimes.com/...med-in-georgian-region.ht
    ^ rusya, kritik 'bağımsızlık' imzasını attı; gürcistan 'bu bir ilhaktır' dedi. zaman gazetesi.
    ^ nicaragua joins russia in recognizing south ossetia, abkhazia - the earth times
    ^ a b "abkhazia." encyclopædia britannica. 2008. encyclopædia britannica online 09 sep. 2008.
    ^ abkhazia today. the ınternational crisis group europe report n°176, 15 september 2006, page 9. free registration needed to view full report
    ^ population census in abkhazia 2011
    ^ population censuses in abkhazia: 1886, 1926, 1939, 1959, 1970, 1979, 1989, 2003 (rusça) georgian and mingrelian figures have been conflated, as most of the "georgians" were ethnically mingrelian.
  • 1
    hedap 27.1.2017 21:07
    saksonya'yi tek geçerim.
  • 1
    deodorant 27.1.2017 21:19
    abazalari kast ediyorsun sanmistim ciddiymissin (okumadı)
    0
    hellomyfriend 27.1.2017 21:21
    abazan diye ırk var, bilmiyorsun sanırım :d elbet bir gün... onlarda gelecek
  • 1
    oschemat 27.1.2017 21:27
    uzun geldi okumadım.
    sen hepsini okudun mu puvo.
    1
    hellomyfriend 27.1.2017 21:28
    meraklı bir insanım puvo. genelde okurdum ama bu sefer atlayarak atlayarak okudum.
    1
    oschemat 27.1.2017 21:29
    ben de okuyacaktım da çok sarmadı yazı.
    yoksa direkt uzun olduğu için okumamazlık yapmadım.
    1
    hellomyfriend 27.1.2017 21:33
    okuduğum yerler akıcı geldi puvo... ama hızlı paylaşmak istedim.