gece saçlı kız - acı (bölüm 3)

    10
    utopikbeyin 28.2.2018 19:03

    burnuna gelen kesif bir duman kokusuyla kendine gelmeye başladı. sırtüstü uzandığı yerde doğrulmaya çalıştı ancak üzerindeki bir ağırlık buna engel oldu. göz kapaklarına biriken tozları ve minik taş parçalarını hareket ettirebildiği eliyle silmeye çalıştı. hareket alanı çok kısıtlıydı.

    ağzından çıkan küçük bir inilti boğazının kuruluğunu hatırlattı ona. birkaç kere öksürdü. ardından açtı gözlerini. tepesinden gelen küçük bir ışık huzmesi dışında hiç ışık yoktu. döküntülerin altında kalmıştı. peki ama ne olmuştu?

    gece saçlı kız neler olduğunu hatırlarken her sahnede kalbi binbir parçaya ayrılıyordu. ilk önce annesini, peşinden de babasını kabetmişti.

    babasının ona uzakta durmasını işaret eden elini gördüğünde ona uzakmak istedi. ama yapabildiği tek şey gövdesini hafifçe kıpırdatmak oldu. bu hareket de tepesinden tozlarını döken kaya parçaları ile sonuç bulmuştu.

    küçük kız ilk kez güçlü olması gerektiğini unuttu. kalbinin çatlaklarından sızan zifiri karanlık ile kendini hıçkırıklarla dolu gözyaşlarına teslim etti. ilk kez bir çocuğun yapması gerekeni yapıp ağladı. bu gözyaşlarının bunu yapanları boğmasını diledi.

    kızın ilk kez kendisi olması işe yaramıştı. dışarıdan duyduğu bağırma sesleri ve küçük olan ışığın artmaya başlaması iyi bir şeydi. ama o ışık gece saçlı kız için hiçbir anlam ifade etmiyordu. o kendi karanlığının içine gömülmüştü bir kere.

    ışık bulunduğu alanı kapladığında kızın üzerindeki son ağırlık da kalkmıştı. büyük bir el onu dikkatlice kolundan tutup kaldırdı. küçük kız gözlerini kısarak görmeye çalıştı. babası kadar büyük adamlar sesli haykırışlar ile onu kucaklarına almış bir başka büyük bir araca hızla yetiştirmişlerdi.

    onu, çok uzun zamandır yatmadığı kadar yumuşak bir şeyin üzerine yatırdılar. ama gece saçlı kız bu konforu hissedecek kadar kendinde değildi. haykırışları kulakları inletiyordu. insanlar yarası olduğu için, çıtkırıldım bir kız olduğu için ağladığını düşüneceklerdi. en büyük yanılgılarını yaşıyorlardı. gece saçlı kız çok uzun süre güçlü kalmıştı. yaralarını hissetmiyordu bile. onun canını yakan fiziksel acıdan ziyade kalbinin acısıydı. kalbin kırılma sesini yalnızca sahibi duyardı. onlar duyup anladıklarını söyleseler bile, anlamazlardı aslında. hep böyle yapmıyorlar mıydı?

    küçük kızın koluna bağlanan bir serum ile bir süre daha ağladıktan sonra sustu. ama bu susuş bir haykırıştı onun için. ağlayınca herkes anladığını sanıp önem vermiyordu. halbuki susmak öyle değildi. bazen en büyük ödül olurken bazen de bir acı barındırıyordu. böylece herkes anlamıyordu onu.

    yeni kendine gelmiş olsa da yorgunluk tüm hücrelerini sardı. tepesinde onunla ilgilenen kadına son bir bakış attıktan sonra derin bir uykuya bıraktı kendini.


  • 0
    ultim 28.2.2018 19:56
    eline sağlık panpa.
    bundan sonraki bütün konulara etikete devam :d
    0
    utopikbeyin 28.2.2018 20:01 ~ 20:39
    rica ederim. :) sürekli etiket yapamam, yeni kısmına girdiğinde görürsün zaten. en olmadı profilime girer en son bölümü okursun. :)
    0
    ultim 28.2.2018 20:03
    aklına geldikçe atarsın,zaten bu bölümüde profiline girince gördüm :d
  • 1
    plumerion 1.3.2018 04:06
    bu gece de hüznümüze hüzün kattık.

    ellerinize sağlık puvocum tabi ki de √
    0
    utopikbeyin 1.3.2018 07:21
    rica ederim efenim. :)