ilginç olaylar 6

    10
    gamzeszgin 25.5.2020 20:25 ~ 20:29
    şunları bırakarak başlayalım :))
    (pi: ilginç olaylar 4)
    (pi: ilginç olaylar 5)

    dünya rekorlarını bilirsiniz içlerinde çok saçma olanlar da vardır, sakalına en çok kürdan sığdırma rekoru, bir domuzu en kısa sürede kandırma rekoru, serçe parmakla barfiks çekme rekoru, en hızlı makarna yeme rekoru..
    tabi bir o kadar tehlikeli ve korkunç rekorlar da bulunuyor ; en çok arıyı üzerinde toplama rekoru, vahşi hayvanlarla yaşama, yüksek ve korkunç yerlerden atlama ve benzer yüzlerce rekor mevcut.
    bu rekorları kırmak için canlarını tehlikeye atan, olmayacak işlere girişen, gereksiz çabalar harcayan insanları izledik, okuduk.

    şimdi anlatacak olduğum rekor ise herhangi birinin kırmaya cesaret edebileceği türden bir rekor değil.
    rekoru söylemeden önce bu rekoru elinde tutan poon lim'den bahsedeyim.
    çin'in güney kıyısı açıklarında hainan adasında dünyaya gelen poon lim 25 yaşına geldiğinde, ingiliz ticaret filosunun yardımcı kamarotu olarak s. s. benlomond'da çalışmaya başladı. ikinci dünya savaşında cape town'dan surinama giden geminin 55 kişilik ekibindeydi.

    tabi o sıralar atlantik okyanusunda bolca alman nazi denizaltıları vardı. 23 kasım 1942 tarihinde brezilyanın kuzey kıyısı açıklarında benlomond'u fark eden denizaltılarından biri saldırı düzenleyerek gemiyi batırdı.

    işte o ünlü rekor burada araya giriyor. batmakta olan gemiden poon lim ve diğerleri atlayarak uzaklaşmaya çalıştılar. poon lim'in üzerindeki kıyafetler yüzmesini zorlaştırıyordu, onları çıkarttı. yüzerek uzaklaştı. gemi derin sulara çoktan gömülmüştü.

    birilerini bulma umuduyla çevreyi tarayan lim bir botta 5 adam gördü. o adamlar bir denizaltı tarafından alındılar ancak suya tekrar bırakıldılar. hatta lim'i fark eden askerler kurtarmak yerine kaderine mahkum etmeyi tercih ettiler. zaten diğer adamlar ds kurtulamamışlardı. dalışa geçen denizaltı botu biçip geçti. yani şanslı sayılırdı hala hayattaydi. çıplak ve okyanusun ortasında tek başına olsa da.

    iki saat sürüklenen lim 100 metre kadar ilerde bir cankurtaran botu gördü ve ona sığındı.
    iki metre kare genişliğindeki bu bot, etrafında kereste bir çerçeve olan altı tane su geçirmez silindirden oluşuyordu. ortadaki bir boşluğun iki yanında da birer metreden toplam iki metre uzunluğunda tahta çıkıntılar vardı. botta kırk beş litrelik bir su deposu, bir miktar işaret fişeği ve bir el feneri vardı. ayrıca bir kilo çikolata, beş teneke suyu alınmış süt, bir çuval arpa şekeri, bir şişe ıhlamur suyu ve bir kutu çok sert bisküvi de bulunuyordu.
    bu malzemeler bir süre onun hayatını kurtaracaktı. lim sabah ve akşam birkaç yudum su ve ikişer bisküviyle 1 ay kadar hayatta kalabileceğini hesaplamıştı.

    lim'in umudu hep vardı. birkaç kere kurtarılacak oldu hatta geçen bir geminin işaret fişekleri sayesinde dikkatini çekti. ancak mürettebat onun çinli olduğunu görünce tekrar ölüme terk ettiler.
    sonra altı yedi tane devriye uçağını fark eden lim işaret fişeği olmamasına rağmen dikkatlerini çekmeyi başardı. uçaklardan birisi yerini işaretlemek için bir yağ tenekesi bıraktı ve yardım çağırmak için uzaklaştı. ancak gece şiddetli bir fırtına bas baş gösterince lim uzaklara sürüklendi ve bir kurtulma umudu daha sulara karıştı.
    zaten uçaklar da dönmemişti.

    sanırım birçok insan onun yerinde olsa pes etmiş olurdu belki o aşamaya bile geçememiş olurdu ancak poon lim elinden geleni yapmaya ve kurtulmaya kararlıydı. tüm becerilerini ve imkanlarını kullandı.
    öncelikle botta bulunan iki geniş çuval bezini, kendisini kızgın güneş ışınlarından koruyacak bir çatı olarak kullandı. güneş çok zarar veriyordu ve çıplak olduğu ayrıntısı da vardı. çadır bezini, yağmur suyunu toplayacak şekilde biçimlendirdi ve topladığı suyu kırk beş litrelik deponun içinde biriktirdi. el fenerini parçalayıp, içindeki zembereği bir balık oltası olarak kullandı. botu bir arada tutan çivilerden bazılarını dişleriyle söküp başka oltalar yapmakta kullandı. daha sonra, sıkı kenevir ipini kullanarak kaba bir balık ağı hazırladı. botta oluşan midyeleri de yem olarak kullandı.

    yakaladığı ilk balığı,mutlu hissetmiş olmalı, içinde kalan bisküvileri tuttuğu teneke kutuyla ikiye böldü. balığın yarısını yedi, diğer yarısını ise bir sonraki yemeğini avlarken yem yapmak amacıyla ayırdı. bu balıkları hazırladığı ipin üzerinde kurutup yiyordu.

    avlanma demelerinden birinde işler her zamanki gibi yürümedi. ağınabir köpek balığı takıldı. şükür ki çok büyük bir balık değildi 1 metre kadar ancak korkutucu olduğunu söylüyor. köpekbalığını botun içine çekti. hayvanın saldıracağını düşünerek, kollarını çuval beziyle kapladı. köpekbalığı bota girdikten sonra gerçekten de saldırdı. poon lim kısmen dolu su bidonuyla kafasını ezerek öldürdüğü köpek balığının içini açtı ve iç organlarındaki kanı emdi.:/

    bir ara gökyüzünde martıları fark etti ve karaya yaklaştığını düşünerek umutlandı. ancak haftalarca daha sürüklenmeye devam etti.
    bu sürede balık stoğu azalmaya başlamış ve aç kalma olasılığı artmıştı. aklına bir fikir daha geldi yakınında uçan kuşları yakalayacaktı. denizden topladığı yosunla bir kuş yuvası yaptı. ölü balıklardan bazılarını yuvanın yanına koyarak kuşları çekebileceğini düşündü. şanssız bir kuş, balık yemek için indiğinde, poon lim onu yakaladı. kuş onu biraz tartakladı ve zorladı ama mücadeleyi kazanan lim oldu.

    sonunda kara göründü ancak lim botunda kalmaya karar verdi. bulunduğu yer amazon ormanlarının açıklarıydı. birçok yırtıcı hayvan ve yılanlara yem olma riski vardı. o koca okyanustan sonra karada bu savaşı kaybetmesi tuhaf olurdu sanırım.
    elindeki tek silah tenekeden yaptığı kör bıçak olduğu için botla devam etti.

    5 nisan 1943 tarihinde, aradan tam 130 gün geçmişti, ufukta bir balıkçı teknesi gördü. teknedeki üç portekizli lim'i tekneye aldılar ve ona fasulye ve su ikram ettiler. lim için ne kadar büyük nimet olduğunu tahmin edersiniz.
    ancak lim, daha neler olabilir demeyin, hemen limana dönemedi balık avının bitmesini bekledi. tam 3 gün sonra brezilyadaki bir ingiliz sömürgesine götürüldü.

    bu olayı atlatabilmek ve sağlıklı haline dönmek için 4 hafta boyunca hastanede yattı. sağlığı iyi durumda olsa da 15 kilo kaybetmiş, iştahını yitirmiş, güçsüzleşmiş ve bolca bronzlaşmıştı.

    ingiliz konsolosu, miami ve new york üzerinden ingiltere'ye dönmesini ayarladı. miami'de olduğu sırada, çince tercüman aracılığıyla kurtuluş hikayesini anlattı. abd deniz kuvvetleri, hayatta kalma başarısından o kadar etkilenmişti ki, yaşadıklarını yeniden canlandıran kısa metrajlı bir belgesel film bile hazırladılar. bu filmi eğitim amaçlı kullanıyorlardı ama poon lim donanmaya katılmak istediğinde, düz taban olduğu için geri çevrildi. bu da ayrı bir ironi olsa gerek, onlara göre denizde hayatta kalmak için gerekli tecrübe ve bilgiye sahip değil mi yani?

    16 temmuz 1943 tarihinde, new york'ta bulunduğu sırada, ingiliz imparatorluk madalyası ile ödüllendirildiğini öğrendi. savaş kahramanları için verilen en önemli sivil nişan olan bu madalyayı bizzat kral vı. george'dan almak üzere yeniden ingiltere'ye davet ediliyordu.çalıştığı şirket, elbette böyle bir reklam fırsatını kaçıramazdı. ben yolcu gemisi şirketi, ona ünlü şirket hediyesini verdi, ne mi?
    altın bir saat.

    lim, savaş sona erdiğinde amerika birleşik devletleri'ne göç etmeye karar verdi. ne yazık ki, 105 kişilik çinli göçmen kontenjanı dolmuştu ve vatandaşlık başvurusu kabul edilmedi. ne çektin be lim, diye düşündürmedi değil.

    ancak lim ünlü bir savaş kahramanıydı. başkan harry truman'ın 27 temmuz 1949'da imzaladığı 178 numaralı özel yasa ile "poon lim'in abd'ye kabulüne ve kendisine kalıcı oturma hakkı verilmesine" olanak sağlandı.

    gelelim rekor meselesine hepinizin anladığı üzere bu rekor en uzun süre denizde hayatta kalma rekoruydu. tam 133 gün. 133!

    peki poon lim'e bir cankurtaran botuyla en uzun süre denizde hayatta kalma rekorunun sahibi olduğu söylendiğinde şu cümleyi kurdu:"umarım kimse bu rekoru yeniden kırmak zorunda kalmaz."

    tabiki bu rekoru bile isteye vermedi, şartlar ve imkanlar dahilinde başına bu olaylar geldi. fark etmeden bir dünya rekorunun sahibi oluverdi. umarım kırmaya çalışan birileri çıkmaz. kırık bir sürahiyle köpek balığı öldürmek kolay değil.