son osmanlı öyküsü

    6
    hellomyfriend 27.1.2017 15:51
    sultan abdülmecid'in tahta geçemeyen oğullarından ahmed kemaleddin efendi'nin 1908 doğumlu torunu ahmed kemaleddin keredin bey'e soyadının ne anlama geldiğini sordum. "anne tarafımdan değil, baba tarafımdan gelen adı kullanmak istedim" dedi. "fransızlar, hayreddin'i 'keredin' diye telaffuz ediyorlardı. keredin'i türkiye'ye dönüşte soyadı yaptım".
    sürgünden yıllar önce, ailesinin başına birşeylerin geleceği hususunda uyarıldığını anlatıyor :
    "istiklâl savaşı yeni başlamıştı. her şey kapkaranlıktı. mustafa kemal paşa'nın adı, çanakkale savaşı'ndan sonra ilk defa duyuluyordu. ama işin sonunun nereye varacağını kimse kestiremiyordu. çok sevdiğim bir hocam vardı. harbiye nezareti tahririye azasından kemal behiç bey. nişantaşı'ndaki konağa, derse gelirdi. siyasi vaziyetten de bahsederdik. bir gün dersimizi bitirdikten sonra, 'mustafa kemal'i 1915'ten, şam'dan tanırım. uzun müddet beraber oldum. bahçelerde içer, konuşurduk. o yıllarda bile imparatorluğun tasfiyeye mahkûm olduğuna inanır, günün birinde türklerin hakim olduğu bir cumhuriyetin kurulacağını söylerdi. tuttuğunu koparır, bu işin altından kalkar. memleketi kurtarır ama bu sizin ailenin sonu olur. anneniz sultan efendiye söyleyin, tedbirli olsun. ailenizin aleyhindedir' dedi. anneme anlattım, hiç aldırmadı. 'ben zaten felakete düşmüş bir kadınım. kocamı, amcam astırdı. saltanattan ne hayır gördüm ki ? mustafa kemal benim gibi dul kadınla mı uğraşacak ?' dedi..

    (murat bardakçı, "son osmanlılar")