12

özgür irade ve kader

her zaman kafaları karıştıran bir konu olmuştur özgür irade.

şimdi ben masada oturuyorum ve yazı yazıyorum. belki birazdan kalkıp çiçekleri sulayacağım. şimdi benim kalkıp çiçekleri sulamam da nereden çıktı? bunu bana şuan düşündüren ne?

diyeceksiniz ki hormonlar, beyin vs. sonuçta onlar bir et parçası değil mi? hormonlarım ben miyim yani şimdi? ben hiçbiri ile tanışmadım şahsen tanımıyorum hormonları mı? sahi ben kimim ya? ben dediğim şey nedir yani?

kararları veren gerçekten hormonlar mı? yoksa özgür iradeyi fiziksel özellikler ile açıklayamaz mıyız?

bilimsel olarak ruh kanıtlanamıyor fakat belkide vücudumuzu asıl yöneten beyin değil ruhtur. beyin belkide sadece verilen komutu yerine getiren bir bilgisayar olabilir. emri veren ise ruh yani biziz. o zaman ben aslında yokum? boyutum farklı en azından ben bu boyutta değilim. bu boyutta olan bir bilgisayarı yönetiyorum ben. tıpkı oyun oynayan karakteri yönettiğim gibi. beden yönetiyorum.

kısaca ilk sorum: özgür irade nedir?

kader konusu ise çok farklı.

yaratıcı bizi yarattığı anda dahi cennetlik veya cehennemlik olacağımızı biliyor. peki biz mükafatı veya cezayı ne sebeple hak ediyoruz?

dinen bu tip şeyleri düşünmek din tarafından yasaklanmış mıdır?
  • 1
    tibetsahin1881 1 yıl önce
    özüge irade bilinç için asla söz konusu olamayacak bir kavramdır. nedensellik zaten özgür iradeyi başlı başına yok ettiğinden insan bilinci de nedensellik üzerine kurulu olduğundan insan bilinci özgür olamaz. ve insanın hatta insanla sınırlamak yanlıştır, bilincin varolduğu sürece üreteceği her şey anlam kapsamına girdiğinden bilinç asla anlamın dışına çıkamayan bir hapishanededir. sonsuz genişlikte fakat sınırlı bir hapishane. kadere gelecek olursak, kader kavramı da bir anlam olduğundan kaderi bulan tanrı da bilinçli bir varlık olmak zorundadır. kader ise şu şekilde vardır: varoluşun fikrinin kaynağının bilinç olması zorunlu olduğundan tüm varoluş nedenler bütünüdür. bu yüzden kainata leibniz gibi büyük cetvelden baktığımızda kaderin tıkır tıkır işlediğini görürüz. fakat büyük düzende küçük aksaklıklar düzeni düzen yapan şey olduğundan gündelik yaşamda kaderle aslında uyuşmadığını düşündüğümüz fakat aslında büyük ölçüde ona itaat eden şeyler vardır. resmin gerçek sanat eseri olmasını sğakayan şey resmin kusurlarıdır.
  • 1
    mrcnr 1 yıl önce
    dinlerde her ne kadar özgür irade var dese de özgür irade yoktur. beyin tecrübelere dayalı çalışır. daha önce yaptığın bir şeyi yapmam gerekiyor demişsen bilinç altın sana bunu hatırlatır. bilgisayarı düşün önceden programlıyorsun ve sana yapacağın işleri hatırlatır verdiğin komutları yerine getirir. mantık aynı şekilde çalışır sadece mouse ve klavye kullanmazsın. dua edersin arabam olsun diye kendini şartlandırmış olduğun için araba ile ilgili her fırsatı beynin ön planda gösterir sana algıda seçicilik yani. para biriktirmen gerektiğini hatırlatır sen de istersen uygularsın istersen uygulamazsın. birinin senin hayatının kitabını yazdığı yoktur. ömür boyu hiçbir emek vermeden oturursan kader seni prof yapmaz. çok çalışırsan çaycı da olamazsın 😉 fazla kafa kurcalamaya değecek bir konu değil.
  • 2
    mervadikmen 1 yıl önce
    kader bahsi yeterince ciddi bi konu olmakla birlikte geniş düşünülmesi gerekmektedir.basit ilimlerle önceden hesaplanan bir çok 'şey' in varligina rağmen üstlerin en üstündeki gücün hesapsizligi, habersizligi bi yaratıcının varlığına inanmak halinde , kabul edilebilir değildir. masada bulunan suyu içmek tam anlamıyla istenç ürünüdür , ancak kader bahsi tam olarak ,suyun bileşenlerinden , suya uzanan elin damarlarından , su içilen ortamdaki oksijenden su icebilme idrakini hissettiren beyinden bire bir sorumlu olan bir yaratıcının meselesinin tamamına tecelli etmesidir , daha mühimi bütun bunlar atfedilenin aksine zaman mekan mevhumunun kucuklugunden ve basitliginden uzak bi yuceye aittir
  • 1
    yakupadiguzel 1 yıl önce ~ 1 yıl önce
    özgür irade bence kişinin kendi isteklerini kendi arzularını kendi düşüncelerini belli bir sıraya koyup bir arada tutabilme ona göre hareket etmesidir. yani insanın kendi elinde olan bir şey dir .nasıl istersen öyle olur.
  • 3
    sado 1 yıl önce
    öncellikle ben bu konuda kendimi tanrı makamına koyuyorum,başka türlü anlayamayız.büyük bir yaratıcısın,sürekli bir yaratım süreci içindesin,bir canlı yaratıyorsun.ben bir kader olduğuna inanmıyorum kader denilen şey insanların çıkarmış olduğu bir şey olarak bakıyorum.tabi burda ki kader alın yazısı anlamındaki bir kader mi ? alın yazsı gibi bir kaderse zaten bambaşka bir mantık hatası olan bir durum. şimdi bur da şöyle bir konu var ki mantık hatalarının güzeli,tanrı mutlak güç hakimi dedik,yaratıyor,sürekli bir yaratım süreci içinde ama kader konusuna gelindiğinde,tanrı adeta küçük bir çocuğa dönüyor.özellikle islam tarihine baktığımızda alın yazısı gibi bir kader insanlar tarafında katılmış ve gelenekselleşmiş bir hal almış,başına bir iş gelir kader,ayrılırsın kader.peki cidden kader mi? hayır çünkü kaderin tanımına uymuyor
    kader nedir?
    kader evrenin,dünyanın,oluşumu insanoğlunun doğumu-ölümü,güneşin doğudan doğup,batıdan batması,
    kader budur.ama gel görkü insanoğlu belli noktadan sonra alın yazsı kaderi çıkartıyor. alın yazısı gibi bir kader olamaz.o zaman tanrının gücüne hatta kendisi farklı bir hal alıyor.
    özgür irade ise insanın sahip olduğunu düşündüğü bir şey gerçekten özgür iradeye sahip miyiz?
    özgürsek ne kadar özgürüz.
  • 0
    talhababa 1 yıl önce
    libet deneyine bi bakın derim. benim fikrim özgür irade sadece hissetmekle olur. şöyleki hepimiz birbirimizden farklıyız kişisel özellik bakımından fiziksel özellik bakımından buna nazaran bir kader belirlenir bu özelliklere göre bu kader bize seçim sunar. kader bize uygun olan seçimi sunar. demek istedigim bi dengede karar verilir. bu denge içersinde hissederek gerçek sen karar verirsin günahıda sevabıda sana kalır. sanırım önemli olan norma ulaşıp karar vermek
  • 2
    esrefkara 1 yıl önce
    ilk önce şunu ifade edeyim ki insanda özgür irade vardır. ama allah kaderimizide yazmıştır, bu şu olmuyorki allah kaderimizi yazdıysa benim özgür iradem yoktur ben yaratıcın isteğine göre hareket ediyorum, bizim burda yanıldığımız nokta yaratıcıyıda zamanın içinde olduğunu zannediyoruz, halbuki yaratıcı zamanı yarattıysa zamana bağlı değildir buna verilecek en büyük delil ise izafiyet teorisdir. gelin bu sorunun cevabını güzel bir örnekle açıklayalım, şimdi elinizde küçük bir ayna olduğunu düşünelim ve önümüzde geçmiş zaman, şimdiki zaman, ve gelecek zaman adlı üçtane kutucuk olsun şimdi biz elimizdeki aynayı sadece şimdiki zamanın üstüne tutsak sadece şimdiki zamanı görür biraz havaya kaldırsak azda olsa geçmiş zaman hem şimdiki zamanı birazda gelecek zamanı görür aynayı tam kaldırdığımızda üçünüde tamamen görür aynen öylede allah sonsuz ilmiyle ve zamana bağlı olmadığı için senin nerede ne yapacağını bildiği için kaderi yazmıştır yoksa allah yazdığı için sen öyle hareket etmiyorsun sen öyle hareket ettiğin için allah yazıyor mesela ankara eskişehir arası 1000 kilometre desek (tahmini örnektir kesin bilgi değildir) ben de bunu bir kağıda yazsam şimdi ben yazdığım içinmi 1000 kilometre oldu yoksa 1000 kilometre olduğu içinmi ben yazdım, tabikide 1000 kilometre olduğu için ben yazdım. kısacası ilim olana tabidir olan ilme değil vesselâm :)
    0
    vaveyla 1 yıl önce
    kaderi güzel acliklamissiniz. ozgur irade ile ilgili düşüncelerinizi de merak ettim
  • 1
    vaveyla 1 yıl önce
    özgür irade yoktur özgür irade icerisinde özgür olduğunu düşünmek vardır. insan tam anlamıyla özgür olamaz. öyle olduğunu zanneder. içimizde bulunduğumuz çevre ne kadar baskıcı ise o kadar tutsak olduğumuzu ne kadar rahat ve hoşgörülü ise o kadar özgür olduğumuzu düşünürüz.

    kader konusuna gelecek olursam, özgür irade yok ama seçimler vardır. ve bence tanri kendi pat diye insani ceza veya ödüllendirmek yerine sorumluluğu insana yükleyerek çok akıllıca davranmıştır.

    dinde böyle konuların düşünülmesi tartışılması yasak değildir. aksine düşünerek sorgulayarak tanrıya ulaşmak sırf ailemiz ve yakı çevremiz inanıyor diye inanmaktan daha yüce ve daha samimi geliyor bana.
  • 2
    meryem 1 yıl önce
    herhangi bir insanin bagimsiz olarak dusunup bir seylere karar wermesidir ozgur irade dediğimiz kisi ne yapmak istiyirsa ozgurce karar wermelidir yoksa ozgur ifadesi yerinde olmaz masada duran cicegi sulamak ise ise zaten kafanda yer yetmissin ewde bir çiçek war canli kalabilmesi icin sık sık sulanmasi lazım oysa biz sulamazsak solup gidecek o an bilgisayarlada ugrassak bilinc altina yerlestirdigimizden beyin surekli bizi uyaracaktir yani biz her kosulda sulayacagiz kader konusu hep tartisilir kısaca iyi yada kotu yapilanlar kader degildir eger kader diye adlandiriyorsak bunu biz yapiyoruz kendi kaderimizi we cizgimizi biz belirliyoruz herhangi bir baskasi degil...
  • 0
    slymn 1 yıl önce
    bu konu kadrr ve kaza meselesidir açın bakın kolaylıkla anlasilabilir
  • 3
    ortununaltindakikafa 1 yıl önce
    insanoğlu yaratılışından özgürlük yetisi ve yetkisiyle donatılmıştır. akletmeye başladığı anda kendi seçimlerini yapmaya ve iradesini ortaya koymaya başlar ve özgürlüğünü kazanır. ancak yeti ve yetkileri elinde bulundurmak onları etkin kullanabileceğin anlamına gelmez. aklını bir başkasına teslim ettiğin an aslında özgürlüğünü kaybedişini resmiyete dökersin...

    akıl teslim edilir mi? edilir elbet. atalarına, geleneklerine, dogmatik inançlara, modaya, ideolojilere, medyaya vs vs teslim edebilirsin aklını... peki o zaman özgür tercihler yapabilir misin cidden... reklamdaki dondurma yiyen seksi hatun beynine işler, gider ondan alırsın... bir politikacı çıkar üfürükten naralar atar, inanır arkasından gidersin, şeyhin kocanla yatarken beni hayal edersen çocuğun hayırlı olur der, itaat edersin, geleneklerin küçük bir çocuğun pipisini kesme hakkını verir sana, düşünmeden uygularsın... daha sayayım mı daha çok... aklını teslim ettiğinde ve sorgulamayı bıraktığında iradeni de özgürlüğünü de kaybetmişsindir.

    peki arı bir zihin özgür iradeye sahip midir? beyin iki mekanizmayla bizi hayatta tutar. biri hayvani dürtülerimizin ve hayatta kalma içgüdülerimizin devrede olduğu ilkel beyin, diğeri ise entellektüel aktivitelerimizin planlayıcısı korteks... örneğin, size saldırmak üzere koşan bir köpek gördüğünüzde ilkel beyin devreye girer ve size savaş ya da kaç emrini verir... burada irade ortadan kalkmıştır zira kişi içgüdüleriyle hareket eder...

    peki kendisine tamamen eşit mesafede bulunan ve tamamen birbirinin aynı olan bardaklardan birini seçen kişi bunu hangi iç güdüsüne dayanarak yapmıştır? işte burada özgür bir seçim devrededir...

    iyi yahut kötüyü tercih de yine insan beyninin gelişmiş kısmı olan frontal korteksin emri altındadır ve zedelenmesi yahut dejenere olması halinde bilinçli karar mekanizması yine ortadan kalkar ve kişi kendi tercihlerini yapamadığı yani iradesinin olmadığı o gelişmemiş çocukluk dönemine geri döner... yani irade fazlasıyla koplike bir kavram olmakla birlikte varlığı, hal ve durumlara göre değişkendir. ancak şu bir kesinliktir ki insanoğlu özgür irade, seçim gücü, potansiyeliyle yaratılmıştır...

    kader meselesine gelirsek dostlar... zannımca kader sanıldığı gibi yazgı değil, bir çeşit yazılımdır...

    örtümün altındaki kafamdan saygılar...
    1
    abi 1 yıl önce
    yorumlarını çok beğeniyorum, takipteyim :)
  • 1
    alitopac 1 yıl önce
    ben konuyu islam dininde kader ve özgür irade üzerinden alacağım. bunu taassub olarak değil de bilgi birikimimin bu yönde olduğu üzere yorumlamanızı temenni ederim. öncelikle islam dininde kader konusu bir kısım(selefi) gruplar tarafından yasaklanmışsa da çoğunluk tarafından tartışma konusu yapılmış, fikir alışverişlerine yer verilmiştir. burdan anlaşılacağı üzere herhangi bir yasaklamanın olmadığı açıktır. bir arabanın arkasında şu yazıyı görmüştüm:"yaşamadığım hayattan sorguya çekilmem.". bu söz varoş bir ağızla söylenmiş gibi dursa da benim özgür irade/kader anlayışımı özetliyor. şunu belirtmekte fayda var tercih hakkı olmayan, belirli bir senaryoyu oynamak için dünyaya gönderilen birisini bundan sorumlu tutmak zulümdür. ve inandığım tanrı asla zulüm etmez. inandığım tanrı en adil varlıktır. ve adaletinin gereği özgür iradesi olmayan insanı sorumlu tutmaz. nitekim sadece emirleri yerine getiren, tercih hakkı bulunmayan melekler sorguya çekilmeyecektir. anlaşıldığı üzere insan dünyada tam özgürlük sahibi bir varlıktır. ve bu özgürlüğünün gereği bir yerde kendi kaderini kendi çizer. ve tamamiyle kendi yaşadığı hayatın yine tanrının adaleti gereği hesabını verir. aynı zamanda tercih hakkı bulunmayan konularda da sorumlu tutulmaz. diğer bir konu ise:"ilim maluma tabidir, yani tanrı bizim tercihlerimizi biliyorsa biz onu yapmak zorundayız, tercih söz konusu olmuyor, bu durumda nasıl sorguya çekileceğiz?" problemidir. insan cihetinden bakıldığı zaman gayet mantıklı geliyor. lakin mevzu bahis aldığımız varlık tanrı. sınırsız ilmi gereği bilmesi pek tabidir. ve adaleti gereği de onun bilmesi bizim tercihlerimizi etkilemez. şöyle düşünelim bir ışın var. bunu tanrı olarak tahayyül edin. ezeli ve ebedi olduğuna iman ettiğimiz tanrı ışının her yerinde mevcud. biz ise o ışında bir dönem gelip daha sonra göçen, bir doğru parçasıyız. başı ve sonu olmayan bir ışının içindeki doğru parçası ışın tarafından kapsar olduğu için bilinmesi garip değildir elbette. son olarak islam dini içinde oluşmuş ekollerin farklı kader anlayışları(örn: özgür irade yoktur, kaderimiz tanrı tarafından bellidir. bu ve bu çizgide gelişmiş akımlar) benim inandığım islamı bağlamadığını belirtmek isterim. çünkü 10 insan varsa 10 tane beyin, 10 tane fikir vardır. ben kendi kesemdekileri dökmeye çalıştım. faydalı olabildiysem ne mutlu bana. selametle...
  • 0
    azadbaweri 1 yıl önce
    kader ve özgür irade bana göre birbirinden tamamen bağımsızdır. din özgür iradeye hukmetmemizi ve kaderimize iyi yansımasını ister. belki iyi yaşamayız (hayat şartları olarak) ama onurlu bir şekilde olecegimizdir. zaten dinler nasıl yasayacagimizdan çok nasıl olmemiz gerektiğini bize gösterir. din yasaklar mi sorusuna gelecek olursak;yasaklamaz. ayetlerde bilindiği gibi; allah düşünüp tutsanız diye size öğütler veriyor. der. kadere gelince; tamamen ilahi bir güç tarafından idare edildigimizi anlamak zor olmasa gerek. kaderi ben şahsen vaaza benzetiyorum. ınsanın neye ihtiyacı varsa( hakediyorsa değil) başına o gelir. daha ayrıntılı tartışmaya da açık bir konu bence , açılabilir.
  • 4
    janya49 1 yıl önce
    özgür irade ve kader kavramları birbiriyle ilişkilendirilebilir bence. özgür olan irade degildir, kafamızda her türlü şeyi düşünmemiz, hayaller kurmamız, her geçen gün beynimizde işlediğimiz bilgidir özgür olan. bunlar tabii kafada olduğu sürece özgür ve dokunulmazdir. yani demek istiyorum ki bi kararı verirken bu kararı vermemizi etkileyen yüzlerce çevresel faktör vardır, biz bi zaman sonra bişeylere kendim buna karar verdim desek de aslinda icinde bulunduğumuz koşullar bizi, irademizi yönlendirir, sonuc olarak hiçbir irade aslinda tam olarak özgür degildir. o iradeye kadar bizi sürekleyen sayısız sebep olabilir, biz bunları bilinçaltına atıp farkında olmasak da özgür irade dediğimiz durumla harmanlayıp ona göre hareket ediyoruz. mesela zihinde yeşeren bir düşünce, fikir bunlar bizim zihnimizi özgürleştirir, 17. yy dasın ama zihnin yüzyıllar sonrasına hitap eden oluşumları, fikirleri meydana getiriyor, yani düşüncelerinle yaşadığın ani zihninde özgürleştirebiliyorsun o an kimsenin ruhu duymadan. kader konusuna gelince, ben kader dediğimiz kavramın da özgür iradeden yola çıkarak yol aldığını düşünüyorum, burda özgür iradenin aslinda o kadar da özgür olmadigini daha iyi anlayabiliriz; ve neden-sonuc ilişkisi aslinda kaderin kendisini meydana getiriyor. bizler yüzyıllardır hep birbirimizin hayatında kelebek etkileri yaratarak varlığımızı sürdürdük; birinin özgür irade dediğini şey başka iradeleri hayatları etkiliyor, ve boyle böyle birbirimizin kaderine dahil oluyor, müdahale ediyoruz. boyle olunca irade ne kadar özgür olabilir ki hep başka bir sonuç yeni bir nedeni doğurup durmuş ve bizler birbirimize kaderine farkında olmadan dahil olmuş, farklı yönlere cekmisiz. kader bence insanların hepsinin kelebek etkisiyle birbirinin hayatında yapmış olduğu dokunuşlar ve birbirini takip eden olaylar silsilesidir, bu önceden yaratıcı tarafindan düzenlenmiş olsa da insanlığın birbirinin kaderine yön verdiği açıktır. tarihteki önemli bir savas, katliam, yıkım halkların toplumların kaderini degistrebiliyor, tabii kişilerin de bence. böyle olunca hangi özgür iradeden bahsedeyim ki, mesela ortadoğu gerçeği var bunu mensubu oldugu birey üstünden atamaz kolay kolay, nereye giderse gitsin insanin üstünden atamadiklari var, ruhunda, tarihinde, coğrafyasında ve insanlığında.. insanlar özgür olmayı zihninde başarmış belki ama dünya ve kelebek etkileri buna özgür bir ortam sağlamaz.. biri bir günah işlemişse ya da suç işlemişse bunda onu şekillendiren insanlarin, toplumun da payı vardir, bir günah sadece bir kişiye ait degildir. bir annenin on yıllardan beridir dayatilmislikla, baskıyla, kısıtlamalarla sekil aldığı bir toplumda, onu takip eden bireylerin de bundan payı almaması olanaksız. ailedeki bir sorun ya da huzursuzluk öbürünün yaşamını etkilyip farklı bi yol çizmesine sebep olabilir. hep ölümle anılan ve ölüm kokan şarkılarla türkülerle büyüyen bir halkın bireyleri de ruhunda yaralar taşır, nereye gidersen gitsin peşini bırakmayan izler vardir. çünkü bunlar insanlığın hep birbirini nasil etkiledigini, neden sonuc ilişkisiyle birbirine nasil bagli oldugunu, yasanmislarin, acilarin, mutlulukların aslinda her hayata nasil nüfuz ettiğini bize gösteriyor. aslinda hepimiz birbirimizin kaderiyiz ve "özgür irade" ler de hep birbirine bağlı.
    0
    rockefeller 1 yıl önce
    işte felsefe budur
    +1
  • 3
    oryantalistporsuk 1 yıl önce
    ben dini teoriler üzerinden değil, bilimsel argümanlar üzerinden konuşmayı daha çok rasyonel buluyorum.

    öncelikle sosyolojik açıdan insan artık bir birey değil. esasında en başından beri bir toplum olarak yetiştik. ve evrimsel yetilerimiz bunla şekillendi. bu bireysel olamayışımız fikirlerimizede yansıdı elbette. aldığımız kararlar çevremizde olan bitene, ahlaki normlara, çevreye karşı edindiğimiz korku, ego ve diger hususlara yani karakterimize, dahası tecrübelerimiz ve çevrenin edindiği tercübelere bağlı. yani 1. ayaktan bizler çokta özgür değilmişiz.

    ikinci kısım bilinç altımız. biliyoruz ki insan tamaen kendisine hüküm süremiyor hatta gücü yetmiyor. dinlerin baştan beri sunduğu nefis ve diğer iç ve dış şeytanlar buna birer örnek olabilir. dahası, örneğin bir alışverişte eşiniz size kırmızının size çok yakıştığını söylesin, aynisini satış elemanıda söylemiş olsun. o halde zaten bilinç altımız ilerleyen zamanlarda kırmızıya karşı bir sempati, diğer renklereyse birer antipati besler, yani bilinç altımız bazı seçenekleri zaten kafadan süzgecinden geçirir. buna geçmiş anılarımızda eklenince seçeneklerimiz gayet azalıcaktır.

    son adım ise asıl bomba. libet deneyi. bir kaç yorumda fark ettim lakin pek açılmamış galiba. o yüzden ben biraz açmak istiyorum ki bazı şeyler otursun.
    bir deneğimiz var kafasında bir ekg cihazı, önünde bir buton ve saat var. deneğimiz canı ne zaman isterse saatine bakıp butona basıcak. deneğimiz tam 15. saniyede kararı veriyor ve basıyor. buton ise 15.2. saniyede filan veriyi alıyor. şimdi her şey normal iken ekg yani beyin dalgalarını ölcen aletimizin verilerine bakınça çarşı karışıyor. neden mi çünkü beyin 13.5. saniyede bas emrini veriyor. ve işlemler yavaşça ilerliyor. adeta bir araba ibresi gibi. ibre eşik değere gelinceyse, benliğimiz "basma kararını verdim" diyor. deneğe tekrar sorduğumuzda ben 15. saniyede kararimi verdim diye ısrar ediyor.
    bu deney ister kadere, ister komünal bir bilinç sistemine yorulsun. deneyimizin verileri bu..

    libet deneyi bize egomuzun karar veren değil, kararı işleyen bir kukla olduğunu söylüyor gibi. hadi bu deney başka nedenle boyle olsun. hali hazırda kararlarimizi etkileyen 2 temel unsur var zaten.
    tamaen özgür bilinçten söz edilemez... yarı özgür bilinç düşünülebilir...
    1
    ortununaltindakikafa 1 yıl önce ~ 1 yıl önce
    deneyle ilgili kafama takılan soru şudur:

    acaba motor fonksiyonlar ve bilişsel aktiviteler arasındaki süre farkından dolayı ortaya böyle bir sonuç çıkıyor olabilir mi?

    demek istediğim kişinin karar verdiğini farketmesiyle butona basması arasında geçen süre, kararın beynin elektriksel aktivitesi ile karar algısının belirlenmesi arasındaki geçen süre gibi yorumlanmış ve deneyin güvenirliğini sarsmış olabilir gibi geliyor bana.

    ne diyorsunuz bu konuda?

    bir de şöyle bir video mevcut deneyi eleştiren,

    https://youtu.be/wlbUN0lz19M
    2
    oryantalistporsuk 1 yıl önce
    deney hakkında çok ayrıntılı bir bilgim yok. internetim sıkıntılı olduğundan, videoyu yarın izleyebilirm. dediklerinide bir düşünüp yarın döneceğim.
  • 2
    ortununaltindakikafa 1 yıl önce
    kaderin yazılım olması konusunu müsadenizle kendimce açmak istiyorum dostlarım,

    öncelikle insanoğlu zamanlı bir evrende yaratılmıştır(veyahut ortaya çıkmıştır) ve zamansızlığı, hatta mekansızlığı kavraması oldukça güçtür. yaratıcı dedigimiz evrenin ve zamanın tasarımcısı oyle bir şey olmalıdır ki aslında bu ikisinin de(mekan ve zaman) içinde olmamalıdır. yani bizim sonsuz diyerek anlamaya çalıştığımız yaratıcı güç (tanrı) aslında tam olarak zamansızdır. çünkü sonsuz nitelemesi de içinde zamanı barındıran bir kavramdır...

    öyleyse geçmiş, gelecek ve şimdi diye partlara ayırdığımız zaman sadece insanoğlu için var olmakla birlikte einstein'ın fiziği sonucunda dahi onun gözlemciye baglı olduğu (kişiden kişiye değişebileceği) bu nedenle de mutlak güvenilirlik sağlamadığı söylenebilir...

    oysa var olan (olması gereken) yaratıcı için geçmiş, gelecek kavramları söz konusu olmadığı için, aslında anı ve tahmin kavramları da yoktur. (insanoğlunun geçmişi anılarından, geleceği hayallerinden oluşur.)

    geleceğin bizim için var olmadığı şu anda tanrı gecmiş ve gelecek dualizminden tamamen kopuk, dolayısıyla her birinin bilgisine bizim kolaylıkla algılayamadığımız şekilde vakıftır...

    peki gelecek şu anda var mıdır? yoksa yaşarken mi olacaktır? yani tercihlerimiz geleceğimizi değiştirir mi? yoksa gelecek denen kavram eyleme dökülmüş bir şimdi midir? kafamda deli sorular dostlarım...

    zannımca şeçimlerimiz o anları oluşturur, o anların birikimi ise geçmiş dediğimiz tecrübelerimizi. yani gelecek dediğimiz kavram bizim için henüz var olmuş değildir.

    peki tanrı bu işin neresinde? tanrı sistemi kurar, bilgisiyle müdahale eder... ama sizi sınava tabi tuttuğunu iddia eden bir tanrı, size alın yazısı tayin etmez. işte bu yüzden kader yazgı değil, yazılımdır...

    örtümün altındaki kafamdan saygılar...
    0
    nostradamus 1 yıl önce
    baya farklı bir akış açısı tebrik ederim
    0
    ortununaltindakikafa 1 yıl önce
    eyvallah...
  • 0
    uk3837 1 yıl önce
    eğer bir yaratıcının var olduğunu kabul edersek bu özgür irademizin olmadığını yada sınırlandırıldığını gösterir. insan denen canlı günümüzde (modern dünyada) bir şeyleri yapmaya mecbur olduğu için her istediğini yapamaz. ben çalışmak istemiyorum diyen bir insan düşünün ama çalışmak zorunda. çalışmazsa yaşayamaz. bence özgür irade yok. gta oyununu düşünün. tanrı oyunu oynayan kişi, insan da oynanan.
    1
    akemsah 1 yıl önce
    peki bu bakış açısına göre, tanrı insanı neden yaratmıştır?
  • 0
    jacknoer 1 yıl önce
    özgür iradeye sahip özmü yoksa özgür irade varmıdır tartışılan.
    başlıktaki soruya bakılacak olursa şuan ki mevcut kapasiteyle ve evrensel bilgilerle hareket edecek olursak vardır.
    olayı gizemli kılmak yerine yada yeni birşey keşfetmek uğruna basit gerçeklerden kaçamayız.
    ama özgür iradeyi tetikleyen unsurlara gidilecek olursak bunlar dürtülerden ibarettir.
    dürtüler ise özgür iradenin hareketleri ile şekillenir.
    örnek adam öldürürseniz sürekli kötü dürtülerimizi besleriz.
    tam tersi insan kurtarmak için çabalayacak olsak iyi dürtüleri besleriz.
    asıl özgür iradenin kanıtı zaten dürtülerimizi bile kontrol edip ne tür dürtülerle beslenmek istediğimize karar vermektir.
    şimdi merak ettiğimiz şey dürtüler nerden geliyor.
    o zamanda tanrısal düşünmek lazım.
    yani özgür iradenini sonuna soru işareti yerine sonsuz işareti katmamız gerekecek daha derine inecek olursak.
  • 1
    hfheldndkjd 1 yıl önce
    özgür irade diye birşey yoktur. özgür olduğunu düşünmek vardır. örnek vermem gerekirse spinoza taş ile ilgili sorusu bilinç her zaman olan eylemlerin özgür iraden ile seçtiğini düşündürür. yaptığımız eylemler nedensellik ilkesine bağlıdır. birşeyleri yapıp yapmamayı iten şey istemdir. ama istenç kendisi nedensizdir. ama yapacağın eylemleri sen tasarlarsın. kader konusuna gelirsek ben buna ölçü diyorum birşeyleri yapabilme kapasitesi, allahın evrene koyduğu yasalar, insan a verdiği özelliklerin sınırı vs vs ben böyle düşünüyorum.
  • 0
    kierkegaard 1 yıl önce ~ 1 yıl önce
    aristo herşeyin imkan dahilinde olduğunu söyler söz konusu tüm karşıtlar imkan halinde ayni anda varolabilir..bir beden ayni anda hem hasta yada sağlıklı olamaz lakin imkan dahilinde hastalıklı ya da sağlıklı olabilir..değişim ise imkan halinde olanın devindirilmesiyle etkin hale gelendir..oturuyor isem ayağa kalkma imkanimda vardir yoksa surekli oturmam gerekirdi..kader dediğimiz şeyde olasılıklar toplamıdır..zira herşey anda meydana gelir; ebediyetle zamanın birbirine dokunduğu noktada der kierkegaard.. buna göre savaş meydaninda safını seçmiş bir şövalyenin tarafı yenilgiye ugradiğinda galip tarafa geçme şansı yoktur..çünkü seçimini yaptıği an da kader işlemeye başlamıştır ve geri dönüşü yoktur..imdi özgür iradenin tam olarak olasılıklar alanında ve bunları seçme yahut seçmeme durumunda var olduğunu söyleyebiliriz kader ise bu anda(seçim yapilan noktada) devreye giriyor ve özgür irade ise 'zorunlu' olarak ortadan kalkar..işte bu yüzden insan denilen şey ruh ve bedenin bir sentezinden başka bir şey değil ayni zamanda özgür ve zorunlu olanin..düşünceyle kalın..
  • 1
    kierkegaard 1 yıl önce ~ 1 yıl önce
    kant usa actiği elestiride kişi doğuştan gelen bilgilerlede dünyaya gelir, bilgiyi yapip etmelerimizden elde ederiz lakin her bilginin kaynagi da deney degildir der,,ozgur iradeyi nedensellik altinda mahkum edenlere..
  • 0
    f242 1 yıl önce
    güzel bir konu oldu teşekkür ederim.

  • felsefe

    felsefe tartışmalarını özgürce yapabileceğiniz bölüm.

    198 takipçi

  • abone ol

  • moderatörler

    philosopher

    adamlar
  • bu bölümde kural yok. her tartışmaya açık bir bölüm.