laik hukuk sistemi kur’an’a ters düşer mi?

    14
    keyiftuccari 30.1.2017 22:08
    bu yazımda sizleri, düşünmeye davet etmek istediğim konu, laik hukuk anlayışı, kur’an’ın öğretisine, emirlerine ters düşer mi? ne yazık ki bugün bazı kişiler, laik devlet anlayışına, bu toplumu düşman yapabilmek adına, büyük uğraşlar veriyor.

    gelelim kur’an’ın emrettiği, ama hangi inançta olursa olsun değişmeyen, herkesin kabul ettiği, ayrım yapılmayan kur’an’ın evrensel ve bilimsel genel emirlerine, önerilerine. 1- her insan özgürce inancını yaşar, dinde zorlama yoktur. dinde ruhbanlık yoktur. 2- zina suçtur, çünkü ailelerin mahremiyetini, saygınlığını, düzenini bozar, toplumda huzursuzluklar yaratır. 3- hırsızlık ve adam öldürmek suçtur, toplumun düzenini bozar engellenmelidir. 4- aile içi düzeni sağlayan hukuk olmalıdır ki, eşlerin hakları korunabilsin. özellikle kadınlar korumasız olmasın. 5- miras dağıtımında adalet sağlanmalıdır kurallar konmalıdır. 6- işlenen suçlar tekrar edilmemesi için, caydırıcı cezalar uygulanmalı ve kısas gözetilmelidir. böylece güçlü insanların hâkimiyetine son verilmelidir. 7-kur’an düşünmeye, atıfta bulunur, aklımızı kullanmamızı ister bizlerden. böylece inancımızla bizleri aldatmak isteyenlerin önüne geçilmek istenmiştir. düşünmeyen insanlar kolay aldatılır. buradan da anlıyoruz ki kur’an ilimle, akılla asla çatışmaz, aynı eksendedir. 8- yardımlaşmayı öğütler, böylece toplumların arasında doğacak büyük farklılıkların ve adaletsizliğin önlenmesi sağlanır. buna benzer birçok hüküm kur’an’da, evrensel niteliktedir ve her toplum bu kurallara uyar ve kabul eder. bu hükümlerin hepsinin, laik devlet yönetiminde yeri vardır ve asla laik hukuk sistemine ters düşmez. tüm bunları uygulayacak, ehil kişileri bizler yönetici olarak seçmeliyiz. sanırım toplum olarak sorunu, bu konuda yaşıyoruz.

    kur’an’da dikkat çekici olan ise, kur’an kişisel olarak yerine getirilmesi gereken ibadetlerini yerine getirmeyenlere, herhangi bir cezanın bu dünyada verilmesi hükmünden bahsetmez. çünkü yaratılan her kul, bu dünyada allah tarafından imtihan edilmektedir. bu imtihana hiç kimse müdahale edemez, karışamaz. toplumların genelini ilgilendiren konuların yerine getirilmediğinde ise, verilmesi gereken ceza örneklerini verir kur’an. bu kurallarda zaten evrenseldir, tüm toplumların hangi inançta olursa olsun, kabul edeceği kurallardır. allah bizlerin, dikkatle ve itinayla düşünerek araştırarak, bizleri yönetecek kişileri, ehil insanlardan seçmemizi ister bizlerden. daha sonrada seçilenlerin, allah’ın indirdiğiyle hükmetmesini emreder.

    ne demek allah’ın indirdiğiyle hükmetmek, burası çok önemli. hiçbir ayrım yapmadan, senin inancın başka, benim ki başka demeden, adaletle hükmetmek demektir. allah’ın kur’an’da koyduğu ve inanç gözetmeden, tüm insanları ilgilendiren genel hükümlerle toplumu yönetmektir. yani hukukun üstünlüğünün sağlanmasıdır. peygamberimizin yönetiminde, yahudi de vardı hıristiyan da, ama hepsi inançlarını çok rahat bir şekilde yaşıyorlardı. hiç kimseye din ve inanç adına müdahale edilmiyordu. çünkü islam dininde zorlama yoktur, yani kimsenin inancına karışılamaz.

    allah’ın kur’an’da, açıkça hüküm vermediği konular ise, zamanın ve çağın gerekleri, ihtiyaçları doğrultusunda, seçimle gelen işin ehli insanların, toplumun yararına çıkaracağı beşeri kanunlarla düzenlenir. peygamberimizde zaten öyle yapmış, yaşadığı çağın gerekleri ve toplumun ihtiyaçları doğrultusunda, devleti yönetirken kanunlar çıkarmıştır. birçoğunu da zamanla değiştirmiş, toplumun ihtiyaçlarını karşılayacak hale dönüştürmüştür. devleti yönetirken, çıkardığı vergiler ve hangilerinden ne kadar alınacağı konuları, örnek verilebilir.

    peygamberimiz döneminde, en yakın ashabı bile, peygamberimiz bir emir verdiğinde, kendisine şöyle sorarlarmış. “ey allah’ın resulü, bu söylediklerin allah’ın emrimi, yoksa senin emrin mi? “ buradan da şunu anlıyoruz. peygamberimizin en yakınındaki sahabeler, allah’ın emri vahiyle, peygamberimizin emirlerini dikkat ve itinayla ayırmasını biliyorlarmış. ne yazık ki bugün bu titizliği bizler yapamıyoruz. onun içinde izlediğimiz yol, ne yazık ki kur’an’ın yolu olmaktan çıkmış, nereye varacağı bilinmeyen bir yol haline dönüşmüştür.

    kur’an’ın bizlerden, kişi ve toplum olarak neler istediğini özetlemeye çalıştım. buradan şunu çıkartabiliriz. islam inancı kişisel yaşanır, hiç kimse buna müdahale edemez. toplumu ilgilendiren genel hükümlerede herkes uymalıdır, uymayanlar cezalandırılır. islam toplumlarında, devleti yönetenlerde, kur’an’ın hükümlerine ters düşen kanunlar çıkartamaz, toplumların inançlarını özgürce yaşaması adına ortam hazırlarlar. belirli bir inancın baskısı oluşturulamaz, bunun tersi bir kanun çıkartılamaz. çünkü dinde zorlama yoktur. hesabı gören yalnız allah’tır. lütfen mezheplerin ve beşeri fıkıh inancının dine dayattıklarını, allah’ın emirleriyle karıştırmayalım. bunlar kişiseldir, isteyen istediklerine inanır ve hayatına geçirebilir. hiç kimseye bu inançlar, zorla kanunlarla dayatılamaz, kabul ettirilemez.

    bunları söylediğimde, sanırım beşerin yarattığı, adına da şeriat dedikleri müslüman ülkeler geldi aklınıza. hiç birisi allah’ın şeriatı değildir. nedenini izaha gerek yok sanırım, kısaca anlatamaya çalıştım. hepsi farklı mezheplerin beşeri fıkıh inançları ile şekillenmiş ve de asla kişiye özgürlük tanımayan, kişisel inançlarında, baskıyla mutlaka böyle inanacaksın, bunu yapacaksın diye dayatılan kanunlarla yönetiliyor.

    gelelim bizleri, adeta düşman yapmak istedikleri laik devler, laik hukuh sistemine. önce şunu hatırlatmak isterim. ülkemizde bu yönetimin, gerektiği ölçüde tam olarak uygulandığını söyleyemem. elbette çok yanlışlar yapıldı. bizlere düşen doğruyu temelden yok etmek değil içindeki eksikleri, yanlışları düzeltmek olmalıdır. şimdide yine kısa, özet olarak laik hukuk sisteminin ne olduğuna bakalım.

    “lâik hukuk, insanların bir toplum olarak birlikte yaşama ihtiyacından doğan, kaynağını doğrudan insan aklından alan, toplumsal gereksinimlere göre değişebilen, evrensel nitelikte genel geçerliliğe sahip olduğu kabul edilen hukuk anlayışıdır.”

    eğer bizler kur’an’ı, gereği gibi anlayabilmiş olsaydık, bu tarif ve temel hükümler, kur’an’ın emirleridir diyebilirdik. laik devlet sisteminin özünü okudunuz. kısaca sizlere kur’an öğretisini, emirlerini de açıklamaya çalıştım. siz kur’an ile laik devlet yönetiminin, neresini kur’an’a göre yanlış gördünüz? kur’an din ayrımı yapmadan, birlikte toplumların yaşamasını istiyor ve dinde zorlama yoktur diyor. laik devlet hukuku da aynısını istiyor ve diyor ki, farklı inançlara inanan insanlar bir arada korkusuzca yaşamalıdır. bunun içinde her türlü önlemler alınır ve gereken kanunlar çıkartılır. devlet olarak, kimsenin inancına kimse karışamaz. şunu lütfen unutmayalım, laik devlet hukuku her inanca aynı seviyede yaklaşır. ama devleti yönetenler, toplumun genel çoğunluğuna sahip olduğu için, çıkaracağı kanunlarda asla çoğunluğun inancına ters düşemez. ters düşen varsa, devleti yönetenleri ehil insanlardan seçmemişiz demektir. hatırlatmak istediğim ve yanlış anlatılan bir konu ise, devletler laiktir, yani topluma karşı din adına tarafsızdır. insanlar laik değildir, kişiler inançların da taraftır, bir inancı vardır. ama kişisel inançlarını, topluma zorla kabul ettiremezler.

    laik hukuk anlayışında, çıkartılacak kanunlar, insan aklına asla ters düşmez diyor. hatırlayınız kur’an’da aynı şeyi söylemiyor muydu? düşüne biliyor musunuz, allah ayetlerini bizlere indiriyor ama şöyle demiyor. indirdiğim ayetler hakkında düşünmenize, aklınızı kullanmanıza gerek yok, hemen kabul edin, asla demiyor. peki, ne diyor? indirdiğim ayetler üzerinde düşünün. hatta düşünmekte nazlananlara, hala düşünmeyecek misiniz, düşünen yok mu diyor. laik hukuk sisteminde, akla ve mantığa aykırı olan hiçbir şey yoksa bunun kur’an ile çeliştiğini nasıl söyleriz. bunu söyleyenler, kendi batıl inançlarını lütfen sorgulasınlar, sorunun kendi düşüncelerinde olduğunu anlayacaklardır. daha da ilginci, laik hukuk sistemi, toplumun gereksinimlerine göre değişebilen, evselsel niteliktedir kanunları diyor. laik devlet yönetimi, yüzlerce yıl önce, kur’an ile bizlere tavsiye edilmiş, ama bizler farkında bile değiliz.

    kur’an’da tüm âleme indirilmiş, akla ve mantığa hitap eden, evrensel bir rehber değil miydi bizler için. tabi dini kendi nefislerinde şekillendirenler, öyle bir şeriat yarattılar ki, toplumlara özgürlük tanımayan, kendileri gibi inanmak zorunda bırakılan, baskıcı bir din yarattılar. elbette bu din allah’ın dini/şeriatı olamaz. laik devlet yönetimi, hukukun üstünlüğünü sağlar. yani kanunların üstünde kimse yoktur ve herkes kanunlar önünde eşittir. bunlarda zaten kur’an’ın getirmeye çalıştığı adalet anlayışıdır.

    demokrasi ve laik devlet hukuku, kur’an’ın önerdiği bir devlet yönetimidir. bizleri yönetecek ehil yöneticilerimizi, özgürce seçebiliriz. seçtiğimiz yöneticilerde, bizlerin inancımızı yaşayabileceğimiz ortamı bizlere hazırlarlar, bizlerde inancımızı özgürce yaşarız. yaklaşık 10 yıl önce ülkemizde zina yasaktı. ama her nedense avrupa birliğine uyacağız düşünceleriyle, zina yasak olmaktan çıktı. birisi bunu bana, izah etsin lütfen. bunu nasıl kabul ederiz ve sesimizi çıkarmayız. bizleri kendi çıkarları doğrultusunda, öyle aldatıyorlar ki, bunun izahını akılla, mantıkla ve kur’an ile yapmak mümkün değil.

    değerli din kardeşlerim. hatırlayınız yakın geçmişte, bazı bayan kardeşlerimiz okumak için, avrupa ya da amerika ya gidiyorlardı. çünkü ülkemizde laik devlet yönetimi, sözde kalmış ve bazı kişilerin özgürce inançlarını yaşamalarına izin vermiyorlardı. peki, neden avrupaya gidiyorlardı? çünkü o ülkelerde, laik hukuk anlayışı vardı ve uygulanıyordu da ondan. lütfen dikkat, bu ülkelerin devlet yöneticileri müslüman değil hıristiyan. anlayana, anlamak isteyene bu örnek çok şeyler anlatıyor.

    lütfen şunu unutmayalım. laik devlet yönetimi ile yönetilen hiçbir ülkede, toplumların kabul ettiği, genel kabul gören hükümlerin dışında, genel yaşamı ilgilendiren konularda çıkartılan kanunlar, kendi toplumlarının inançlarına ters düşmez, düşmemelidir. çünkü ters düşerse, bir daha ki seçimler de, o yöneticiler seçilemezler. bizde de aynıdır, ama bizler laik devlet hukukunu ülkemizde tam olarak hayata hiç geçiremedik ve bu toplum laik hukuk sistemine düşman yapıldı. onun için, gelin el birliğiyle gerçek laik hukuk anlayışını, ülkemizde hayata geçirelim ve gerçek huzuru, mutluluğu yakalayalım. kimin neye ve nasıl inandığı bizleri ilgilendirmez. herkes hesabını allah’a verecektir.

    haluk gümüştabak
  • 1
    hellomyfriend 30.1.2017 22:15
    güzel bir yazı puvom +1
  • -4
    karakartal1903 30.1.2017 22:23
    özet geçer misin
  • 1
    oxygen 30.1.2017 23:26
    keyifli bir yazıydı. zaten günümüzde müslümanlardaki temel problem şu: allah kur'an'da kullarına "hiç düşünmez misiniz?" derken sanki müslüman olmayanlara demiş gibi davranıyor müslümanlar. ondan sonrası zincirleme reaksiyonlar halinde geliyor. ben de bu konuda bir yazı yazmayı planlıyordum.
  • 1
    piiuv 25.12.2018 15:12
    insanların yaptığı enbüyük hata akıllarını kuranın önüne geçirip kuranı kendi akıl filitrelerinden geçirmek istemeleri ki kendisine bir ayet bir hadis okunduğunda ona allah(svt) böyle istiyor resulullah(sav) böyle buyuruyor dendiğinde önce aklına soruyor ! ve yanlış hüküm veriyor. müslüman nedemek ? kurana karşı %100 teslim olmuş insan demekken eğer kurana rağmen aklını vahyin önüne koyarsa bi insan o akıl onun putu olur. bu akıl putuda ona taa şeytandan miras kaldıki allah(svt) şeytana ademe secde et dediğinde o da aklını kullanmıştı! akıbeti sonsuzz cehennem ile sabit oldu neizubillah !!!

    bir başka put çeşidide günümüzde ki demokrasi ve laiklik putudur. vallahi kuranın hükümlerini laiklik ile demokrasi ile ne yaşayabilirsin ne de yaşatabilirsin. allahın hükmü bellidir islam halife ister islam şeriat ister ve bunu hayatın her alanında uygular. öyle camiiye allah hükmetsin biz devleti akıl ile yönetelim dersen ve bunuda sanki kuran buna izin veriyormuş gibi kılıf uydurursan bu inandığın ya da inanmak istediğin başka birşey olur... (he mecbur olduğumuz için bu sistemi yaşamak zorunda kalıyoruz dersen o başka)
    1
    msaid08 25.12.2018 18:03
    bana bir tane "kul" söyle ki biz ona güç verince kendine pay çıkarmasın aslında çok basit bir mantığı var gidip şuanda şeriatı yaşayan ülkelere bakıyoruz ve sonuç hakkında konuşmaya gerek var mı? 2.olarak rica ediyorum ki gidip bir laikliğin tanımını okuyunuz, etrafın ya da insanların doldurmasıyla böyle lafların edilmesi hiç hoş değil gerçekten. eğer yok kardeşim ben araştırma yaptım diyorsan gerçekten kusura bakma ama inanamıyorum.