4

bir yerden sonra

hiç bir şey istemiyorsun.
istesende, olması için uğraşmıyorsun çabalamıyorsun.
akışına bırakıyorsun.
yavaş yavaş, tane tane...

hani dolu dolu yağmur yağar, sonra o yağmur etkisi azalır ve güneş açar fakat şiddetli etkili yağan yağmur taneleri kaldırımlara tek tek dökülür süzülür gider ya, aynen öyle işte.

bir yandan çok isteklisin, bir şeyler üretmek istiyorsun bir adım atmak ve o adım sonrasında koşmak koştuktan sonra hızını arttırıp depar atarcasına ilerlemek. ama durduğun yerde sayıyorsun, geriye de bakmıyorsun ileri de.

yorgun, bitkin, huzursuz, anlık gelen mutluluk ve sevinçlerden başka kendini oyalayabileceğin bahanelerin olmuyor. insanlara anlam verebilmek ne mümkün. onlar gibi yapamıyor yaşayamıyorsun.

ve bir şiir gelir aklına, onu tekrarlar durursun;
"artık veda zamanına pek fazlaca kalmadı; yorgun ve kimsesiz ölümün bahçesindeyim"
-nihal atsız (sona doğru)

bahçende artık çiçekler açmıyor, güllerin dikeni batmış tenine, ruhuna dokunmuş acılar. iç kanama geçirmişsin psikoloji de, tedavisi yok. tedavi edilebileceğini söylüyorlar, aslında tedaviye de ihtiyaç duymadığını istemediğini söylüyorsun. bir şeyler diyorsun, belirtiyorsun, istiyorsun fakat bir yandan da manyak gibi 'istemiyorum, üstü kalsın' deyip vazgeçiyorsun.

sen, ya da ben. böyleyiz işte.

  • psikoloji

    bu konuda bilgilerinizi ya da deneyimlerinizi paylasabilir, ayni zamanda sorular sorabilirsiniz.

    18 takipçi

  • abone ol

  • moderatörler

    medusaa

  • konunun disina cikilmamasi

    +18 icerik gerekmedikce paylasilmamasi

    hakaret iceren sozcukler kullanilmamasi
5. @furis | bok