yakın geçmiş zaman- present perfect tense

    5
    hellomyfriend 5.2.2017 18:06
    giriş:
    türkçe'de karşılığı olmayan bu zaman öğrenciler tarafından zor kavranılmaktadır.prensent perfect tense; yaptığımız bir iş geçmişte başlayıp hala devam ediyorsa biz bu zamanı kullanıyoruz.
    present perfect tense'te cümle kuruluşu; yardımcı fiille birlikte fiilin 3. hali kullanılmaktadır. bu yardımcı fiiller "have ve has" dir.

    ı he
    you she + has + fiilin 3.hali + nesne
    we + have + fiilin 3.hali +nesne ıt
    they

    örnek;
    ı have lived in here.
    y.fiil fiilin
    3.hali
    (burada yaşıyorum, (önceden beri burdaydım hala burdayım anlamındadır.))

    she has gone to cinema.
    y.fiil fiilin
    3.hali
    (o sinemaya gitti, (önceden de gittim hala gidiyorum anlamında kullanılmıştır.)

    olumsuz cümle yapısı:

    present perfect tense'te olumsuz cümle yapmak için diğer zamanlarda olduğu gibi "not" olumsuzluk eki yardımcı fiille birlikte kullanılmaktadır.

    ı he
    you she + has + not + fiilin 3. hali + nesne
    we + have + not + fiilin 3.hali + nesne ıt
    they

    olumsuzluk ekiyle birlikte kullanılan yardımcı fiiller "have not ve has not" şeklinde yazılabileceği gibi "haven't ve hasn't" şeklinde de kısaltılarak ta yazılabilmektedir.

    örnekler;
    ı have not drunk milk.
    haven't
    (süt içmem, (önceden de içmedim şimdi de içmiyorum anlamında kullanılmıştır.) )

    you have not liked fish.
    (balık sevmem, (önceden de sevmiyordum şimdi de anlamındadır.)

    soru cümlesi:
    present perfect tense'te soru cümlesi oluşturabilmek için yardımcı fiiller en başta olmalıdır. yani soru cümlelerinde have ve has yardımcı fiilleri,
    öznenin önüne koyulur.
    ı he
    have + you + fiilin 3. hali + nesne has + she + fiilin 3.hali + nesne
    we ıt
    they

    ı
    haven't + you + fiilin 3. hali + nesne he
    we hasn't + she + fiilin 3.hali + nesne
    they ıt
    örnekler;
    have you ever been in istanbul?
    (daha önce hiç istanbul'da bulundunmu?)

    haven't you ever eaten caviar?
    (daha önce hiç havyar yemedinmi?)

    has she ever drunk beer?
    (o daha önce hiç bira içtimi?)

    kullanıldığı yerler:

    1- present perfect tense;genellikle yaşanılan anla bağlantısı olan olayları anlatırken daha net bir ifadeyle; geçmişte olmuş bir olayın sonucu bugünü etkiliyorsa bu ingilizce zaman kullanılır.
    örnek;
    ı can't find my bag. have you seen it?
    (çantamı bulamıyorum. onu gördünmü, cümlesinde daha önceden olmuş bir olay fakat bugünü etkilemiştir.)

    2-yakın geçmiş zamanda olan deneyimlerimizi anlatırken kullanılır.
    örnek;
    ı have been in ankara three times.
    (ankara'ya üç kez gittim.)

    ali has never broken his leg.
    (ali hiç bir zaman bacağını kırmadı.)

    time expressions (zaman ifadeleri):

    present perfect 'te ;already,just,yet gibi zaman belirten ifadeler kullanılmaktadır.bu zaman ifade eden kelimeler şuanda süregelen işlerimizin ne zaman başladığını belirtmede kullanılmaktadır.
    zaman belirteçlerimizin türkçe anlamlarını söyleyerek teker teker ele alalım.
    already;
    çoktan anlamındadır. olumlu cümlelerde kullanılmaktadır.genellikle yardımcı fiilden sonra gelmektedir.
    örneğin;
    we have already done our homework.
    (biz ödevimizi çoktan yaptık.)

    she has already come here.
    (o buraya çoktan geldi.)

    they have already gone to cinema.
    (onlar sinemaya çoktan gittiler.)

    just;
    henüz, biraz önce anlamına gelmektedir. olumlu cümlelerde kullanılır.
    örnek;
    hasan has just gone to amasya.
    (hasan biraz önce amasya'ya gitti.)

    he has just leave here.
    (o biraz önce buradan ayrıldı.)

    yet;
    just gibi henüz anlamına gelir fakat ikisinin arasındaki fark; yet'in olumsuz cümlelerde kullanılmasıdır.
    cümlenin sonuna gelmektedir.
    örnek;
    has she arrive there yet?
    (o henüz oraya ulaşmadımı?)

    you haven't done your homework yet.
    (sen henüz ödevini yapmadın.)

    ever;
    ever hiç anlamına gelir. genellikle soru cümlelerinde özneden sonra gelir.

    örnek;

    have you ever been in antalya?
    (daha önce hiç antalya'da bulundunmu?)

    have you ever eaten pineapple?
    (daha önce hiç ananas yedinmi?)

    never;

    asla anlamına gelmektedir.genellikle olumsuz cümlelerde kullanılır.
    örnek;

    ı have never eaten kuru fasülye.
    (asla kuru fasülye yemem.)

    she has never argued with you
    (o seninle asla tartışmaz.)

    düzensiz fiiller (ırregular verbs):

    fiil 3.hali anlamları
    arise arisen çıkmak
    awake awoken uyandırmak
    be been olmak
    bear born doğurmak
    beat beaten dövmek
    become become olmak
    begin begun başlamak
    bend bent eğmek,bükmek
    bite bitten ısırmak
    bleed bled kanamak
    blow blown esnemek
    break broken kırmak
    breed bred yetiştirmek
    bring brought getirmek
    build built inşa etmek
    burn burnt yanmak
    burst burst patlamak
    buy bought satın almak
    catch caught yakalamak
    choose chosen seçmek
    come come gelmek
    cut cut kesmek
    deal dealt uğraşmak
    draw drawn resim çizmek
    dream dreamt rüya görmek
    drink drunk içmek
    drive driven sürmek
    eat eaten yemek
    fall fallen düşmek
    feed fed beslemek
    feel felt hissetmek
    forget forgotten unutmak
    forgive forgiven affetmek
    freeze frozen donmak
    get got elde etmek
    give given vermek
    go gone gitmek
    grow grown yetiştirmek
    have had sahip olmak
    hit hit vurmak
    hurt hurt incitmek
    keep kept muhafaza etm.
    know known bilmek
    lay laid yaymak
    lie lain yalan söyl.
    let let izin vermek
    leave left ayrılmak
    learn learnt öğretmek
    make made yapmak
    mean meant demek
    meet met tanışmak
    pay paid ödemek
    put put koymak
    read read okumak
    ride ridden binmek
    ring rung çalmak
    rise risen yükselmek
    run run koşmak
    say said söylemek
    see seen görmek
    sell sold satmak
    send sent göndermek
    show showed göstermek
    shut shut kapamak
    sing sung şarkı söylemek
    sleep slept uyumak
    speak spoken konuşmak
    spend spent harcamak
    stand stood ayakta durmak
    swim swum yüzmek
    take taken almak
    teach taught öğretmek
    tear torn yırtmak
    tell told anlatmak
    think thought düşünmek
    throw thrown fırlatmak
    understand understood anlamak
    wake woken uyanmak
    wear worn giymek
    win won kazanmak
    write written yazmak
  • 0
    aydakigunes 16.5.2018 11:36
    allah razı olsun puvo, okukda öğrenemediğim konuyu sayende öğrendim