dünya dilinden çok bilinmeyen sözcükler # 3

    9
    sjense 9.9.2019 16:01 ~ 16:14
    ilgimi çeken bir konu etiketi ve başlığı paylaşmak istedim bu yüzden müptelası olacağını düşündüğüm çok tip var burada. özellikle dövme yaptırmak isteyip ne yaptıracağına karar veremeyen arkadaşlar için güzel fikirler çıkarabilir diye düşünüyorum. alıntıdır.


    part 2

    part 1



    ● yunancadan dilimize geçen "ağustos" ayı, adını "kutsal, yüce" anlamındaki "augustus"tan alır. halk dilinde "son temmuz, asus ayı, çürük ay, buğday ayı" olarak bilinen ağustos, otların biçildiği ay olduğu için "biçim ayı, harman ayı" olarak da isimlendirilir.

    ● ufkumu açan türkçe bir kelime öğrendim; "gurup". güneşin batışı, güneş batarken gökyüzünün aldığı renk demekmiş. aynı zamanda mecaz anlamda "çökmeye, kaybolmaya yüz tutma" demek. arapça "gurūb" kökenli.

    ● farsçadan dilimize geçen "pıhtı" sözcüğü "pişmiş, katı duruma gelmiş sıvı" demekmiş. genelde "kan pıhtısı" (kabuk bağlayan, katılaşan) şeklinde kullanılsa da "süt pıhtısı" örneği gibi yemeklerde de kullanılıyor.

    ● modern çağda e-hastalık olarak geçen bir kelime: "egosurfing". internete düşkün olan insanların ara ara kendi adını aratıp kendisi hakkında ne konuşulduğunu öğrenmek istemesine deniyormuş. kısaca "kendini googlelamak".

    ● uzakdoğu savunma sporu olan karate (空手), "boş, çıplak el" demekmiş. "boş, yalın" anlamındaki "kara" ve "el" anlamında olan "te" sözcüklerinden oluşan bu kelime, "çıplak, silahsız elin sanatı" anlamıyla kullanılmaktadır.

    ● acil durumlara tepkisizliğin bir adı varmış: "bystander etkisi". yardım gereken bir durumda nasılsa başkası yardım eder diye duruma seyirci kalmaya deniyor. dilimizde "seyirci etkisi olarak" biliniyor.

    ● meyveler için ne güzel sözcükler türetmişiz. mesela "kurkantal". halk dilinde iyi yetişmemiş, çabuk bozulan, kalitesiz meyveye deniyormuş. bu meyvelerin sapına veya dalına "kurç", tomurcuğuna ise "kukul" ise deniyor.

    ● isveççe bir sözcük: "smultronställe". rahatlamak, neşelenmek, stresliyken iyi hissetmek için gittiğimiz özel, sevdiğimiz yere deniyormuş. "smultron" (yabani çilek) ve "ställe" (yer) birleşiminden oluşan sözcük, kısaca "yaban çileklerinin olduğu yer" anlamında.

    ● latincede "stringere" kelimesi "sıkı, gerdire gerdire bağlamak" demektir. buradan ingilizceye geçen "stress" ise yaşanan olaylar sonrasındaki boğulma, sıkıntı hissi demektir. dilimize "stres" olarak geçen bu sözcük, "ruhsal gerilim" olarak karşılık bulmuştur.

    ● farsçadan dilimize geçen "bahtiyar" sözcüğü, "talih, kısmet" anlamındaki "baht" ve "yardımcı, dost" anlamında olan "yâr" sözcüklerinden oluşur. yani "şansı yardım eden, talihli" anlamındaki bu sözcük dilimizde "mutlu, mesut" olarak bilinir.
  • 2
    aydakigunes 9.9.2019 16:13 ~ 16:13
    önceki içeriklerine direkt olarak yönlendirmiyor. o içerikleri link olarak ekleyebilirsin yazına.

    düşüncene sağlık.
    1
    sjense 9.9.2019 16:14
    düzeltme için teşekkür ederim. :))
  • 1
    ademak 9.9.2019 17:26
    bana bir smultronställe lazım, o da bu gece lazım.
    0
    sjense 9.9.2019 19:23
    iskandinav hayranları nasıl kendini belli ediyor ama..