16

mutluluğun formülü

mutluluğun formülü nedir? yada böyle bir şey gerçekte yok mudur? size bu sefer psikolojik değil daha biyolojik bir şekilde nasıl mutlu olabileceğinizi anlatıcam. kendi yorumumdur.

beynimiz düzenli/düzensiz (hala teori aşamasında) dolaşan sinapslar sayesinde düşünce üretir. sinaps dediğimiz şey ise bir ipi salladığınızda çıkan dalga gibi düşünebilirsiniz, yani sinirler arasında yolculuk eden bir ileti. beynimiz bu iletiler sayesinde bir olayı düşünüp, onun hakkında yorumlamalar yapabiliyor. (bunlar irade mi yoksa mikro maddelerin sürekli hareketliliğinden kaynaklandığı mı, başka bir konuda değinicem.)

bu durumda herhangi bir konuda üzüldüğümüzde beynimiz belli salgılar, hormonlar ve sinapslar sayesinde bizim "üzgünlük", "depresyon" adını verdiğimiz belirtileri göstermeyi başlıyor. peki biz bunlara karışamaz mıyız? belki zaman yada yeni olaylar bizim bu üzgünlüğümüzü azaltabilir yada giderebilir fakat bunu doğal yollarla yada diğer anlamıyla "psikolojik" yolla çözmek gerçekten güç. benim bahsetmek istediğim ise bilim-kurgu filmlerinden bir kesit gibi.

üzgünlük belirtileri; hormonlar, sinapslar vb.. insanların müdahele edebileceği bir teknolojiye sahip olduğumuzu düşünelim. üzüldüğünüzde vücudunuz eski haliyle karşılaştırılıyor ve üzgün olduğunuzdaki etkiler hemen bir panzehir ile deaktive ediliyor ve artık beyniniz bu istemediğiniz şeylerle meşgul olmuyor. benim düşüncem bu gelcekte gerçekten mümkün olacağıdır. ve belki de gelecekte istediği duygularını aldıran insanlar göreceğimizdir.

duygusuz insanlar ve böyle bir dünya. yorumlaması size kalmış...
  • -3
    logic 2 ay önce
    çok açık

    bir sen bir ben bir de bebek
  • 0
    trexbro 2 ay önce
    hcl2o4 . au3co. f3 . mutluğun formülü kişiden kişiye deiğir kimisine göre somut, kimisine göre ise soyuttur.
  • 1
    ananyamus 2 ay önce
    mutluluğun formülü beyin reseptörü ve dopamim uyumunu sağlamaktır. uzunca anlattığım bir yazım var zaten kısaca anlatmam gerekirse beyninizin isteklerine hükmediyorsunuz, beyniniz istekleriyle size hükmetmiyor. şöyle söyleyeyim çok parası olan bir insan her akşam et yiyebilir ama durumu iyi olmayan birisi ayda belki 1 kez et yer ama o yediği et onu ciddi anlamda tatmin eder. tabi burdaki olay istemsiz yapılan birşey. bunu kendi isteğinizle yapmanız gerek, bağımlılıklarınızdan arınıp (oyun, masturbasyon, belki ders herşey) sağlamanız gerek. istek olursa uzuunca yazarım yine
    0
    pentaigo 2 ay önce
    başlığı etiketler misin bulamadım da. teşekkürler yorumun için
    0
    ananyamus 2 ay önce
    https://www.puiv.com/i/3BFT7JNV

    farklı bie konu üzerinden anlattım ama mantık bu
  • 1
    sjense 2 ay önce
    soru sorulmayan ergenlerin olmadigi bir puivvv oleeeeeeeey
  • 0
    seff 2 ay önce
    onu sen ne bilecen kariyla ben bilrım. .
  • 0
    feministruh 2 ay önce
    inci sözlükte "hayatınızı kökten değiştirecek olan şey" başlığını bul. bu konuyla alakalı en iyi türkçe dökümandır
    0
    pentaigo 2 ay önce
    bilmiyorum konuyu okudunuz mu ama ben daha çok yapay bi deneyden bahsettim. yukarıdaki çoğu kişi de başlıktan yanılmış ve okumamış galiba.
  • 1
    ersals 2 ay önce ~ 2 ay önce
    öncelikle üstte bahsettiğin nöron etkileşimi, düşünceye neden olmakta. duyguduruma değil. bir nöron, yaklaşık 15 bin diğer nöronla etkileşimde. bu da karmaşık düşünme yapısını oluşturmakta.

    duygudurum ise, fizyolojinin ürettiği bir son durum. bunda beynin bilinç düzeyinde bir etkisi yok. o sadece, üretilen biyokimyaya bakar. duygudurumu bilinç düzeyinde algılayan, beyin üstü benliktir. beyin bilince sahip değil.

    ayrıca olumsuz duyguduruma neden olan şey, buyuk ihtimal dış uyaranlar kaynaklı olacaktır.. buna göre oluşan biyokimya, yanlış düşünüyorsun düzel diyor kişiye. eğer biyokimya olduğu gibi tamamen düzeltilse bile (major depresyon dışında) kişi dış uyaranın etkisinde kaldığı için eski haline dönecektir.

    burada yapılacak şey biyolojik değil, bakış açısıyla yakından alakalı. yaşam felsefesi.
    0
    pentaigo 2 ay önce
    yani kazandığımız duygulara sebep olan faktörlere salgılar yada hormonlar dahil değil mi? sadece nörotik mi?
    1
    ersals 2 ay önce
    hormonlar eğer biyolojik bir patoloji ya da bilinçli yaşam yanlışı yok ise, dış uyaranların etkisinde salınım gösterir. yani, bizim hayatla olan etkileşimimiz bu konuda önemli bir faktör.
    beyin, sonuçla ilgilenir. eğer uzun dönemli stres (kişinin bir olguyu stres kaynağı görmesinden dolayı uzun dönem etkilenimi) sonucunda, beyin uyaranlara maruz kalmamak için -küçülür-.
    bu nedenle meditasyon ve namaz gibi parasempatik sistemi devreye sokan ritüeller psikolojiye inanılmaz iyi gelmekte.

    yine spor yapmak, (salon sporu değil, yoga yürüyüş vs) major depresyon dışındaki sorunlu duygudurumlar için ilaçdan daha etkili. (endorfin salınımı artışı)
    0
    pentaigo 2 ay önce
    efendim sonuçta salgıların burda rolü var. bahsettiğim ileri teknolojide o salgıyı azaltmak yada tamamen aldırmak yada onu tetikleyen hücre yapısını değiştirmek. sebep - sonuç arasındaki bağı koparmak için.
    1
    ersals 2 ay önce
    günümüzde yapılan antidepresan tedavisinin amacı bu zaten.

    öncelikle bu bir tedavi değil. semptom giderici sadece.....sonuç almak oldukça zor.

    duygudurum komleks bir sonuç. hücre yapısıyla ilgisi yok. eğer olsaydı, nöronlar arasındaki iletişimi baskılayan antidepresanlar etkili olurdu. sadece kişiyi uyuşturmakta ve uzun dönemde kişilik sorunlarına neden olmakta. (nöron etkileşimi aksadığı için)

    psikoloji ve duygudurum u düzeltmenin yolu biyoloji - fizyoloji değil sadece. bunu anlamak lazım. çünkü, bütün fizyoloji, düşünce yapısının etkisinde.
    0
    pentaigo 2 ay önce
    anladım bilgilerinizi paylaştığınız için teşekkürler.
    1
    ersals 2 ay önce
    ben teşekkür ederim.
    kişi sadece beslenme yanlışlarından dolayı bile sorunlu duygudurum üretebilir. yanlış beslenme mikobiyatada biyolojimize uygun olmayan mikroorganizmaları artıracağı için, üretilen seratonini metabolize edecekler ve vücuda dağılmayacak....
    ya da kişi inanılmaz iyi şartlar yaşar. hiçbir eksiği sorunu yoktur. ancak depresyon yaşar. (zaten istatistiksel olarak sorunsuz yaşam, negatif duygudurum üretmekte.)

    biyoloji, düşünce-hayata bakış açısının sonuçlarına göre şekillenir. hatta genetik de böyledir. (epigenetik, genetiğin dış etkenlere göre nasıl şekillendiğini araştıran tıp alanı)

    bu nedenle kişinin doğru yaşam koşulları, doğru beslenme ve sağlam bir felsefi zemine sahip olması ve en önemlisi de yaşam amacı taşıyor olması lazım.....

    bizim kültürümüze ne kadar uzak değil mi....

    ama bu değişmez biçimde böyle işliyor.
    0
    pentaigo 2 ay önce
    her yönden tok olmalıyız. yemekten, barınmaya; dinlenmeden, cinselliğe. bunu ilk felsefeye girişte görmüştüm fakat temel ihtiyaçlar mutluluktan, kültüre hemen hemen her şeye etki ediyormuş :)
  • 0
    unnamed 2 ay önce ~ 2 ay önce
    hayat - mutsuzluk=mutluluk
    mutsuzlugu karşi tarafa atalım
    hayat=mutluluk+mutsuzluk.
    0
    pentaigo 2 ay önce
    hayat - mutsuzluk = mutlu hayat olmaz mı :)

    bu yüzden hayat = mutsuzluk + mutlu hayat
    0
    unnamed 2 ay önce
    aynı şeyden bahsediyormuşuz gibime geldi:)
    0
    pentaigo 2 ay önce
    senin denklem hatalı be hocam :)
    0
    unnamed 2 ay önce
    önemli olan mutsuzluğu karşı tarafa atmak:)
    0
    pentaigo 2 ay önce
    tabi tabi ;)

  • bilim

    Her türlü düzenden yoksun duyu verileri ile düzenli düşünceler arasında uygunluk sağlama çabası. -Albert Einstein

    174 takipçi

  • abone ol

  • moderatörler

    darkier

    f242

  • paylaşımda bulunurken çevreyi kirletmemeye çalışınız.