4

hayatıma yön veren düşüncelerim

ayn rand okuduktan sonra uzun süredir düşündüklerimin dile getirildiklerini hissettim. ben bencilim. ve herkesin bencil olması gerektiğine inanırım. biz kelimesinin çok sahtekarca olduğuna inanırım. çünkü biz diye birşey yoktur. çıkarların örtüşmesi vardır. fedakarlık diye birşey yoktur geri ödemesi ama illaki vardır. biz biribirimizi desteklersek doğaya hakimiyet kurabileceğimizi gördük. neden bundan vazgeçmek isteyelim ki? biz beraberken güçlüyüz, işte bu yüzden beraberiz. çıkarlarımızın yani iyiliğimize olan olayların yön değiştirmesiyle bizden bencilliğe geçmemiz çok doğaldır. çünkü en temel güdümüz yaşamı devam ettirebilmektir, üreyebilmektir. şimdilerde bencillik iğrenç birşey gibi mide bulandıran halini almasına rağmen bencillik aslında iyidir.
en büyük başarılar yalnızca yaptıklarından gelir.
en büyük yıkımlar biz için yapılan savaşlardan gelir.
özgür iradeyede inanmam. aynştaynla aynı fikirdeyim bu konuda. biyolojik sosolojik kültürel canlılarız. ben dediğimiz kişi kararları verir gibi durur, halbuki arkasında koca bir neden sonuç silsilesi vardır. seçtiğin meslek yediğin yemek okuduğun kitap senin seçimin değildir. bu çevreyle şekillenen olaylar silsilesidir. çevremizde doğaya göre şekillenir. pirincin yetişmediği topraklarda senin akşam yemeğin için pirinç bir seçenek olamaz. yani aslında seçeneklerimiz çevremizle kısıtlıdır. ve seçtiklerimizde kendimize düşen bir yığın faktörün sonucudur. peki seçimlerimizde özgür değilken nasıl oluyoda bunun için cezalandırılabiliyoruz? özgürlük başka birinin özgürlüğünün başladığı yerde bitermiş. buradaki cezalandırma ahlaken yanlış olduğu için verilmez. bir daha verilen zarar tekrarlanmaması için verilir. cehennemin bizim güzel beyinlerimizin rahatlama odası olduğu çok açıktır. kim bir tecavüzcünün zebaniler tarafından kazanlarda yanacağını bilmenin onu rahatlatmadığını söyleyebilir? cennet de iyilerin oyuncak odası gibi görürüm. ömürleri boyunca veren karşılığını alamayan iyiler 'ben bu iyilikleri zaten sizin için yapmamıştım hepsi diğer taraf içindi' diyerek kendi içlerindeki saf kişiyi oyun odalarında oyalarlar, ta ki ölene kadar. sonunda cennette cehennemde bilinmeyenin yani ölümden sonrasının üstünü örtüştür benim açımdan. ölümden sonra biryer olduğu fikri yine kendimizi avutma şeklidir. sevdiklerimizin hala anılarımızdaki yeri sağlamken orada bulunmayışı ürkütücü gelir. biz ölmüş olmaları yerine başka biryerde yaşamalarını tercih ederiz. sadece aklımızda değil cennette de. benim için din ve tanrı keşkelerimizdir. keşke yaşasaydı deriz ve cenneti yaratırız. keşke acı çekse deriz cehennemi yaratırız. keşke beni duyan biri olsa acımı anlayan beni hep seven biri olsa deriz tanrıyı yaratırız. biz insanlar isteklerimizin kölesiyiz. isteklerimiz ise bize ait olmamasına rağmen bunun için ya aşağılandık yada göklere çıkartıldık. ama ikisinide hak etmedik. biz bişey istemedik, biz suçsuzuz. işte bu nedenle bir hayvandan kendimize ben diyebilmek dışında çok az farkımız oduğunu düşünüyorum. aynı hayvanar gibi güdülerimizin peşindeyiz ve aynı hayvanlar gibi bunun için ne cazalandırılıcaz nede ödüllendiriliceğiz. bu yazdıklarım ve düşüncelerim bana aitmiş gibi gözüksede hepsi ordan burdan okuduğum kitaplardan sitelerden arkadaş arası ettiğim sohbetlerden ve insanlarla birebir temasımdan elde ettilerimin biyolojik yapımın kültürel ve iklimsel şartların yetiştirilme biçimimim ve daha katamadığım milyonlarca faktörün toplamının benim beynimle işlenmiş halidir. ama yinede ben bunlara kendi düşüncelerim diyorum çünkü benim maruz kaldığım çeşitliliğe daha önce hiçkimse maruz kalmadı ben işte bu yüzden özelim ve bu yüzden fikrimi söylemeliyim. filozof değilim bilim insanı değilim ama düşünürüm. ölümden sonrasına inanmıyorum. demek ki bu hayat benim için tek . buna rağmen bu hayatıda değerli bulmuyorum. hatta hemen hepimizin ölümü dört gözle beklediğine inanırım. masallara bayılırız çünkü masalların sonu derdin sonudur. kahramanların sondan sonra hiç iç sıkıntısı çekmez, yapmaları gereken işler yok gibi gelir. bizde bir hikaye olup uçup gitmek isteriz. yokluk cezbeder ama korkutur da. ben korkmuyorum ölümden, ben ölümden sonra başıma gelebilecek ihtimallerden korkuyorum. hiçbir düşünceme güvenmiyorum çünkü düşüncelerimin bir olayla karşı karşıya geldiğinde ne kadar çabucak değiştiğini binlerce kez gördüm. belki de özgür irade vardır ve ölümden sonrasıda buna emin olamam ama yinede aklıma bir derece güvenmeliyim. hayatımı ve kendi düşüncelerimi şekillendirecek kadar ama bunlara bağnazca tutnacak kadar değil. sevgiye, aşka, aileye, iyiliğe, kötülüğe, saygıya inanmıyorum ama tüm bu terimler benim iyiliğime olduğu için varmışlarcasına yaşıyorum. peki bu kendimi kandırmak olmuyor mu? oluyor ama kendimi kandırmakta benim iyiliğime olduğu için bunu devam ettirmeliyim. bir şeyi bilmiyorsanız onu bilmediğinizi bilemezsiniz yalnız tahmin edebilirsiniz, sonuca ulaşamazsınız yada yanlış yollara çıkarsınız. hepsi bir tahmindir. bende çok tahminde bulunurum ve bilmediklerimin yoğunluğunuda çıktığım alakasız yollardan anlayabiliyorum.
  • 0
    hedap 23 gün önce
    ölümden sonrasına inanmıyorum diyip öldüğümde her şeyin anlaşılır kılınacağıni düşünüyoruma varmak nedir ya.
    boşver böyle şeyleri kalk bir çay demle.
    0
    ovmaygot 23 gün önce
    kanka neyden bahsettiğini anlamadim.
    0
    ciddiyetsiz 23 gün önce
    demiş ki;
    ölümden sonrasına inanmıyorum diyip öldüğümde her şeyin anlaşılır kılınacağıni düşünüyoruma varmak nedir ya.
    boşver böyle şeyleri kalk bir çay demle.
    0
    hedap 23 gün önce
    😂
8 saat önce