15

puin-yy/ yekta; doğuş

güneş, uzaktaki dağların ardında yükselirken ağaçlara yeşili, suya maviyi, nergise sarıyı armağan ediyordu. gökyüzüne yayılan turunculuk, denizde yansırken iki ulu çınar yapraklarını sallıyor, balıkları suyun yüzeyinini dalgalandırıyor ve çiçekler en güzel kokularını etrafa saçıyordu.
çınarların arkasında kalan, bir insanın bileklerini dahi geçmeyecek, su birikintisinde kumral saçları omuzlarında dalgalanan bir adam belirdi birden. geniş omuzları ve iri vücudu bir çınarı yerinden söküp atabilirmiş izlenimi veriyorsa da yuvarlak yüz hatları ona masum bir çocuk izlenimi veriyordu.
su sıcak, hava esintiliydi. adam, derin bir nefes aldıktan sonra iki çınarın arasına doğru yürüdü. bedenine değen ilk güneşin ışıkları küçük ter damlalarında kırılıyor ve adamın ihtişamını daha da arttırıyordu. etrafı süzdü, sonra güneş en tepeye gelene değin iki çınarın arasına oturdu ve hareketsiz bir şekilde bekledi.
ellerini birleştirdi ve kollarını yukarı kaldırarak esnedi. yüzüne gelen bir tutam saçı geriye doğru atarken parmakları, sol gözünün biraz altında bulunan derin yara izinde gezindi bir süre.
güneş tepeye geldiğinde kalktı adam. bir çocuk gibi ağaçların dallarında sarktı, balıklarla yüzdü ve geyiklerle yarıştı. kimi zaman kuş sesleri ile dinlendi, kimi zaman yemişlerle beslendi.
güneş, gerçek olmayan bu gerçeklikte batarken, iki çınarın arasında yığıldı adam. yüzünden akan damlaların arasına karışan gözyaşlarını başını eğerek, saklayarak akıttı küçük göle. gökyüzü bu sefer de gün batımı ile boyanırken ve kaybolurken can bulmuş hayatlar, son kez arkasına baktı adam.
oradaydı.
yakamoz ve çınarların arasında... beyaz elbisesi, açık küçük omuzları, uzun örgülü saçları ile karşısında duruyordu.
gelmişti.
kirpiklerinde parlayan su damlaları, yanağındaki küçük gamze ve dudaklarından kalbine ulaşan o gülümseme ile kendisini bekliyordu.
kadın yaklaştıkça adam yaklaştı. yakamozun ortasında buluştuklarında kadın, elini adamın saçlarına uzattı ve bir tutamını okşadı. adamın kalp sesleri ve kadının kalp sesleri duyulan tek ses olduğunda kadın yutkundu ve dudaklarını araladı; "zamanı geldi yekta, sana ihtiyacımız var.".
ve toprak, adamın ayaklarından kaymaya başladı, su gittikçe azaldı. çınarlar kaybolmuştu, balıklar yoktu ve yakamoz sönmüştü. panikle ayaklarına bakan adam tekrar başını kaldırdığında kadının da orada olmadığını fark etti. artık çok geçti. gerçek olmayan başka bir gerçekliğe gidecekti.
fakat onu görecekti...
gözlerini kapayıp kendini karanlık boşluğa bıraktı.
  • 0
    ghostrider 2 ay önce
    okuyacam ama yarın =)
    0
    kayipunicorn 2 ay önce
    eleştri yapmazsan okumuş saymam haberin olsun ;)
  • 0
    ghostrider 2 ay önce
    bak yazım hataları var puan kırarım söylim. onları düzelt.

    betimlemeler çok güzel. cümleyi biraz daha sade yazarsan kusursuz olur. fakat bu haliyle de gayet iyi.

    bu arada sanki devamı olmalıymış bu hikayenin.
    0
    ciddiyetsiz 2 ay önce
    diğer yarışmada da devamı gelsin 😂
    harbi he çok iyi fikir.
    sam'in devamını mı getirsem acep
    0
    ghostrider 2 ay önce
    getirsen mi acep.
    0
    kayipunicorn 2 ay önce
    zaten devamı olacak diye hayal kurarak başlattım hikayeyi, bakalım artık ne olacak.
    puan önemli değil benim için ama hikayeyi gözden geçireyim, yazım hatalarını fark edebilecek miyim bakayım...
    (pi: @ciddiyetsiz) (pi: @ghostrider)
  • 0
    kayipunicorn 1 ay önce
    yazım hatalarım var...

  • yazmak üzerine

    deneme, makale, fıkra gibi konular hakkında yazıların yazıldığı bölümümüzde amaç öğretmeyi ve bilgilendirmeyi gütmektedir.

    192 takipçi

  • abone ol

  • moderatörler

    ghostrider

    plumerion
  • =>konu dışına çıkılması yasaktır.

    =>paylaşılan yazılar bölümle alakasız ise kaldırılır. 

    =>+18 paylaşımlarda +18 ibaresi işaretlenmelidir.

    =>küfür, hakaret vb. söylemler kesinlikle yasaktır.

    =>yazarlar uzman olduğu veya deneyimi bulunduğu konular hakkında yazılar yazmalıdır.

    =>yazılan yazının mutlaka bir başlığı olmalıdır.