3

marquis de sade (1740 - 1814) / sadizmin babası

merhaba puiv.

bugün, andrew shaffer'in "edebiyatın aykırı çocukları" adlı kitabını okuduğumda dikkatimi çeken, tarihe sadizm kelimesini kazandıran, türlü ahlaksızlıkların efendisi sayılan marquis de sade'i konuşacağız.

marquis de sade, 1740 yılında paris'te doğduğunda gutenberg matbaada tipo baskıyı bulalı 300 yıl olmuştu. bilindiği gibi, tipo baskı yokken metinler elle yazılırdı. tipo baskı yöntemiyle dizgicilik başladı ve basılan eser sayısında büyük bir artış oldu. bununla birlikte çeşitli kitap kategorileri oluştu. fakat bu kitap kategorilerinin beklemediği bir şey oldu; sade doğdu. andrew shaffer'in dediği gibi, "...hiçbir şey okurları sade'in üzerilerine salacağı şeye hazırlayamazdı." albert camus sonraları "çağdaş tarih ve trajedi aslında onunla başladı." demiştir.

yaşamı sürgünlerle dolu olan sade, ilk kez 4 yaşındayken oyuncak kavgasında bir prensi dövdüğü için sürgüne gönderildi. bunun üzerine ahlaksızlıkta nam yapmış babası kont sade, aile isimleri daha fazla lekelenmesin diye, sade'i babaannesinin yanına yollar.

papaz ve alim olan amcası ilk bakışta küçük bir çocuk için biçilmiş kaftan olarak görünüyordu. evinde iki metresiyle (anne-kız) yaşıyor, sık sık hayat kadınlarıyla birlikte oluyor, büyük bir porno koleksiyonu biriktiriyor ve fransız filozof voltaire'le arkadaşlık ediyordu. anlaşılan, bu ailede ahlaksızlık babadan oğula geçiyor, sade'de bundan nasipleniyor.

sade 5 yıl boyunca amcasının yanında kalır; evin zincirli duvarlarını, fantezi eşyalarını keşfeder. sade'in amcasının kütüphanesi de dikkate değer bir kütüphanedir; kendini kırbaçlayan kadın, gecelikli rahibe ve sefa düşkünü beceren john dikkat çeken kitaplardı. sade 10 yaşında paris'e döndüğünde zihni günah kataloğu gibiydi.

sade 1750 sonbaharında öğrencilerin ceza olarak kırbaçlanıp ırzına geçildiği bilinen cizvit ortaokulu'nda okumaya başladı, bu okulla birlikte günah cephaneliği genişledi.

sade 7 yıl orduda savaştı. orduya katıldığında 14 yaşındaydı. 22 yaşında ordudaki görevine son verildi ve paris'te harcayacak çok parası olan sade, genelevlerde parasını çarçur etti.

bu arada sade'in babası eş arıyordu. eşi olursa düzeleceği kanısındaydı. renee-pelagie de montruil en iyi adaydı.

genç sade'in planları ise farklıydı. sürekli daldan dala atlayarak eş değiştiriyordu. üstelik çeşitli işkenceler uyguladığı kadınlar sade'den şikayetçiydi. hatta bu yüzden hapse atılmışlığı var şerefsiz yazarımızın.

sade yaptıklarından haz duyuyordu. bu onun için engellenemez bir şeydi. artık kendinden korkan kadınlar sade'in yanına uğramıyordu; bu yüzden, sade ismini değiştirerek eskort avına çıkmaya başladı. karşısında sade'i gören eskortlar şaşkınlığa kapılsada çok geçti. sade bir hayvandı.

bir fahişeye kötü davranmaktan yetkililerce tutuklanan sade, kadına kadehe koyduğu spermini içmeye ve tanrı'yı inkar etmeye zorlamış, onu kılıçtan geçirmekle ve tabancayla vurmakla tehdit etmişti. ardından fildişi bir haçla mastürbasyon yapmış ve kadına dine küfreden şiirler okumuştu. unutulmaz bir sahne.

sade'in karısı bunları bilmiyordu, çünkü ailesi kızları 3 aylık hamile olduğu için bunları ondan gizliyordu. tabi sade'in ailesi ve karısının ailesi kraliyetle içli dışlı olduğu için, sade bu iğrençliklere rağmen, yalnızca 15 gün kilitli kalıp kurtulacaktı.

sade çirkin davranışlarını karısı üzerinde de uyguluyordu. karısı bir süre sonra bu iğrençlikleri öğrenince sesini çıkarmadı.

sade bir sürü kötü şey yaptı ve sürgüne gönderildi. ne yaptığını anlatmaya gerek yok, aynı şeyler.

sade'in ensest ilişkileri de vardı. zaten bunu tahmin etmek zor olmasa gerek.

sade sürgünde bulunduğu dönemde oraya buraya kaçtı. tabi yine boş durmadı. la coste konutlarına taşındığı dönemde, işe aldığı aşçı ve hizmetçi kızlarla grup sex partileri verdi. kızlardan biri hamile kaldı, diğeri hastalanıp öldü. bir gün evi basan bir baba, kızını kurtarmak için tetiği çekip ateşler, silah ateş almayınca sade işine devam eder.

karısının annesi, bir gün annesinin öldüğünü söyleyip sade'i paris'e çağırır. annesi aslında çoktan ölmüştür, tek amaç sade'in yakalanmasıydı. çünkü aile ismini çoktan piç etmişti. bu kraliyet insanları çok acayip. neyse ki sade yakalanıp hapse mahkum edildi. sonunda.

önünde uzun yıllar vardı. hapiste boş durmamak için yazmaya başladı. daha önce de yazılar yazığı söylense de, asıl eserlerini mahkumiyetinde yazmıştır. bunlar; sodom'un 120 günü ve yatak odasında felsefe.

1790 yılında serbest bırakıldı. serbest bırakıldığında kendi oyunlarını sergilemeye başladı. bu oyunlar başarılı olamadı. romanları ise başarıyı keşfetmişti. fransa'da erotik eserlerin kabul gördüğü seksomanyaklık dönemi yaşanıyordu.

yazdığı konular arasında cinsel şiddet, avı işkence, tecavüz, homoseksüellik, ensest, sünyancılık, ölü sevicilik, hayvan sevicilik ve yamyamlık vardı. bunlar hükumetin hoşuna giden konular değildi. 1799 yılında ülkenin başına napoleon bonaparte geçti. ülkeyi temizlemeye kararlıydı. sade 1801 yılında romanı juliette'in üzerinde düzeltmeler yaparken yakalandı. suç üstüydü ve kurtulması imkansızdı. mahkemeye çıkarılmadan içeri atıldı.

bu dönemde sade'in cinsel saplantı hastası olduğu ortaya çıktı. sanki yeni bir şeymiş gibi. marki, charenton akıl hastanesi'ne nakledildi. bu dönemde eşi resmen kendisinden boşandı. sabırlı kadınmış. bana ibnelikte var gibi geldi.

hastane müdürü sade'in hastaları kullanarak oyunlar sergilemesine izin verdi. bu gösteriler halka da açıldı ve bir dönem bu gösterilere gitmek moda oldu. fransız polisi tabi ki bunlara izin vermedi. ve sade için en kötüsü gerçekleşti: yazı materyalleri elinden alındı.

marki 1814 yılında hastanede eceliyle öldü. ailesi yayınlanmamış el yazmalarını yaktı. tabi aile lekesini üzerilerinden kaldırma çabası boşunaydı, sade artık tanınan bir ahlaksızlık abidesiydi: can acıtmak, acı çektirmekten, başkalarını küçük düşürmekten zevk almak, bihassa cinsel haz duymak anlamına gelen "sadisme" kelimesi fransızca'ya girdi ve daha sonra "sadizm" türlü şekillerde başka dillere girdi.



eserleri;

romanlar üzerine düşünceler
sodom'un 120 günü
erdemle kırbaçlanan kadın
yatak odasında felsefe
aşkın hazları



kaynak;edebiyatın aykırı çocukları, andrew shaffer
  • 0
    anunnaki 18 gün önce
    sade dendiği zaman aklıma ilk cinsel sadizm gelir. hayatının son yıllarını anlatan quills (düşlerin efendisi) filmini izlemenizi tavsiye ederim.

    yaşadığı dönemde akıl hastası olarak görülse de fikirleri freud gibi birçok düşünürü etkilemiştir.
  • tarihi kişilikler

    zamanın başlangıcından şuana kadar ki süreçte, tarihe damgasını vurmuş, sembol haline gelmiş kişiliklerin paylaşıldığı bölümdür.

    0 takipçi
  • abone ol
  • moderatörler
    ghostrider

  • bu bölüm #kültür-sanat bölümünün alt bölümüdür.
  • bölüm kuralları

    1-) tarihi kişilik deyip, barack obama gibi kişileri paylaşırsanız ban yerseniz puvolar. 

    2-) tarihi kişilik diyoruz. yani o adamın mezarda olması şart. 

    3-) tarihi kişilik olarak rahmetli dedenizin biyografisini yazmayın. yazacaksanız da yazmak üzerine adlı bölüme yazıp atabilirsiniz. 

    4-) +18 başlık açılması yasak. 

    5-) yanlış bilgiler uyarılarak düzeltilir.