güvercin kanadı

    3
    gamzeszgin 31.5.2020 23:25 ~ 1.6.2020 00:21
    etkileyici şiirlerin altında onlara ilham veren hikayelerin, olayların yattığını biliriz.bence onları etkileyici kılan da o olaylar.
    cemal süreya 'nın üvercinkasının da.
    hikayeye öğrendikten sonra cemal süreyya' dan bir süre soğumuş olsam da hala severek okuyorum şiirlerini.
    işte o hikaye;

    bildiğiniz üzere seniha nemli süreya'nın ilk aşkıdır. orta ikide sınıfın en güzel kızına aşık olur ve derslerde kızıl saçlarından gözlerini alamaz.
    hatta bir gün tahtaya "kızıl mısralar" adlı bir şiir yazar.

    "seni sevdiğim anda her şeyim kızıl oldu, masmavi defterime kızıl satırlar doldu…”

    o günden sonra tüm okul bu aşkı öğrendi hatta yaşça büyük arkadaşlarından abdullah macit süreya'yı uyarır; “yahu ne yapıyorsun sana komünist derler!”
    sonra bu şiir şu şekilde değişir;

    “seni sevdiğim anda her şeyim yeşil oldu, masmavi defterime yeşil satırlar doldu.”

    cemal süreya bir röportajında aşkı "aynı masada mektuplaşmak"olarak tanımlar.
    seniha ile yıllarca süren mektuplaşmalarını o kadar aşkla özdeşleştirmişti.

    ve seniha ile ilk evliliğini yapar süreya, birlikte dostlarına mektuplar yazarlarmış hemde nasıl biliyor musunuz, bir kelime süreya yazar,bir kelime seniha yazarmış farklı renkte kalemlerle.düşebiliyor musunuz güzelliklerini ve uyumlarını. zaten süreya seniha ya “gibisi olmayan yar” der, seniha da ona “gibisi olmayan bir adam” yani yasaklarlar birbirlerine “gibi” sözcüğünü.

    burada hikayenin ilk kısmı bitiyor ve üvercinka dahil oluyor hikayeye.

    cemal süreya eşi seniha hamile iken kendisine “üvercinka” adını taktığı genç bir kızla tanışır ve aralarında tutkulu bir aşk başlar. fakat süreya’nın 58 yıllık hayatında bu genç kızın ne adını bilen ne de yüzünü gören kimse olmayacaktır. süreya’nın hayatında bir giz olarak kalan bu sır, türk şiirinin en güzel ve gizemli şiirlerinden birini ortaya çıkaracak süreya’ya da şöhreti getirecektir getirmesine de süreya bir karar vermek durumundadır. çok sevdiği eşi seniha o çok istedikleri çocuklarını doğurmak üzeredir ve süreya kararını verir üvercinka ile ayrılık kararı alırken bir ağustos günü şu satırlar dökülür dizelere:
    “acıların adını ,ağustos koymalılar…”

    hatta cemal süreya'nın soyadındaki bir harfi de onun anısına çıkardığı rivayet ediliyor.

    ve ardından süreyya eşi seniha’ya dönmüştür.geride bu aşkın izleri olan dizeler kalmıştır.

    hatta üvercinka hakkında bir ekleme daha da şu şekilde:

    "hasan basri, cemal süreya ve karısı ile samimidir sürekli haberleşmektedir.birlikte yazılmış mektuplar alıyordur onlardan... çift renkli neşeli mektuplardan sonra, yalnızca cemal'in yazdığı sıkıntılı mektuplar almaya başlar. mektuplarda başım dertte diye yakınıyor, eskişehir’e çağırıyor onu. ama başının neden dertte olduğunu açıklayan tek bir cümle yok. iyice meraklanan hasan basri kalkıp gidiyor eskişehir'e . konukluğu süresince derdini söylesin diye bekler. cemal ise hep suskun. sanki çağıran o değil. tam döneceği gün arkadaşını işyerine götürür. ve az ötedeki masada çalışan sarışın genç bir kızı gösterir.
    hasan basri o genç kızın üvercinka olduğunu 1956'da üvercinka şiiri yayımlandığında anlayacaktır."


    üvercinka
    böylece bir kere daha boynunlayız sayılı yerlerinden
    en uzun boynun bu senin dayanmaya ya da umudu
    kesmemeye
    laleli’den dünyaya doğru giden bir tramvaydayız
    birden nasıl oluyor sen yüreğimi elliyorsun
    ama nasıl oluyor sen yüreğimi eller ellemez
    sevişmek bir kere daha yürürlüğe giriyor
    bütün kara parçalarında
    afrika dahil
    aydınca düşünmeyi iyi biliyorsun eksik olma
    yatakta yatmayı bildiğin kadar
    sayın tanrıya kalırsa seninle yatmak günah, daha neler
    boşunaymış gibi bunca uzaması saçlarının
    ben böyle canlı saç görmedim ömrümde
    her telinin içinde ayrı bir kalp çarpıyor
    bütün kara parçaları için
    afrika dahil
    senin bir havan var beni asıl saran o
    onunla daha bir değere biniyor soluk almak
    sabahları acıktığı için haklı
    gününü kazanıp kurtardı diye güzel
    birçok çiçek adları gibi güzel
    en tanınmış kırmızılarla açan
    bütün kara parçalarında
    afrika dahil
    birlikte mısralar düşünüyoruz ama iyi ama kötü
    boynun diyorum boynunu benim kadar kimse
    değerlendiremez
    bir mısra daha söylesek sanki her şey düzelecek
    iki adım daha atmıyoruz bizi tutuyorlar
    böylece bizi bir kere daha tutup kurşuna diziyorlar
    zaten bizi her gün sabahtan akşama kadar kurşuna
    diziyorlar
    bütün kara parçalarında
    afrika dahil
    burda senin cesaretinden laf açmanın tam da sırası
    kalabalık caddelerde hürlüğün şarkısına katılırkenki
    padişah gibi cesaretti o, alımlı değme kadında yok
    aklıma kadeh tutuşların geliyor
    çiçek pasajında akşamüstleri
    asıl yoksulluk ondan sonra başlıyor
    bütün kara parçalarında
    afrika hariç değil.
    cemal süreya.

    bu arada üvercinka güvercin kanadı anlamına gelen 2.yenicilere has bir anlatımdır.
  • 1
    666o999 1.6.2020 00:48
    okurken acayip sinirim bozuldu...cemal süreya nın şiirlerini ben de severim...senin çocuğuna hamile olan bir kadını aldatmak?__??_?_ bunu istediğin kadar yumuşak kelimeler ile süsle, hiç bir şekilde ortadaki korkunç gerçeği yumuşatamazsın...o kadının halini bir düşün be...yapılır mı bu? off çok sinirlendim...bu kadar kolay mı abi ya? böyle duygusal dizeler dökülen bir kalp böyle bir durumda paramparça olurdu...sanırım para için yazmış onca şiiri...
    1
    gamzeszgin 1.6.2020 02:34
    ben de ilk bu şekilde düşünmüştüm. :(