10

tüketim çılgınlığı

2050 yılında dünya nüfusunun 9 milyar olacağı hesaplandı fakat tüketim aynı oranda artmayacak.

günümüzdeki sıradan bir insan 1975 yılındakine göre %20 daha güçlü ve daha ağır. bu da en az %15 daha fazla et ve ot tükettiği manasına geliyor. elbette suyu da fazla tüketiyor.

bu sadece ağız yolu ile beslenmeler için geçerli. normal su ve dünya kaynakları tüketimi 50 yıl öncesine göre %200 arttı.

dolayısı ile 2050'deki 9 milyar insan aslında günümüzdeki 11-12 milyar insan gibi tüketim yapacaklar ve tıp ilerledikçe bu oranlar çok daha korkunç bir şekilde artacak.

özetle tıp ilerledikçe dünyanın yok oluşuna bir adım daha yaklaşıyoruz demektir. eğer tıp hiç ilerlemeseydi dünya hala en fazla 10 milyon insanın yaşadığı ve hiçbir şekilde bozulma görmeyen bir gezegen olacaktı.
  • -1
    ddoguzdd 1 ay önce
    11.11 efsane yaaaa
  • 1
    ibrahimisbilir 1 ay önce
    ozaman bir paylaşım savaşı daha yapalım.
  • 2
    speace 1 ay önce
    endüstriyel toplumun bilinen en büyük problemi, gelişmiş ülkelerin enerji dönüşüm sistemleri ve politikaları ağır işleyen fakat kesin sonuç üzerine kurulu

    türk insanın aceleci yapısı kentleşme ve konut politikasının sonucu kullanılan tatlı su kaynaklarının %30'a yakını haliç ve benzeri kanallara gidiyor direkt olarak, diğer taraftan tehlikesiz atıkların bir araya getirilmesi oldukça masraflı ve zamana mal oluyor yüksek işleme kapasiteli tesislerin işlem hacmi ile faal olduğu süreler birbirini tutmuyor bu sebeple, dolayısıyla tüketim çılgınlığı yerini türk lirasında değer kaybı olarak karşılıyor, sebebiyse nitelikli personel ve endüstrinin dışa bağımlı olması.

    malesef kentleşme politikamız tarihin her döneminde aynı sürecin zaaflarına mecbur kaldı, betonlaşmış olmaktan yakınıyoruz keza kişiselleştirmek gerekirse, yakınlarının benzeri durumlardan uğradığı zarar, doğal ve tabii kaynaklarca daha güzel anlatılamazdı.