16

canımın içi

yıllardan 1991.
yaşadığım şehirde de türkiyenin her yerinde olduğu gibi yaşam koşulları ağır o dönem ki her şehir gibi.
biz de türlü türlü sıkıntılar içindeyiz. bir yandan bahçe işleri yapıyor, bir yandan hayvancılıkla uğraşıyor ve bir yandan da her ikisinden elde ettiğimiz ürünleri satıyoruz. yollarda asfalt yok, evlerde su yok, elektrik yok o dönemde köyümüzde.


bu bahsettiğim işlerden dolayı çocukken anne babamı sadece akşamları görüyordum, onun dışında vaktimin tamamı ablamla geçiyordu. ablam yemeğimi yedirip banyomu yaptırıyor, benle oyunlar oynuyor, bir yandan da tarlada çalışanlara yemek hazırlıyordu. kalan bütün vaktini bana ayırıyordu. ne istesem reddetmeyip "tamam canımın yarısı" derdi. hayat zor olsa da, yaşamak çok güzeldi. bu güzelliklerle büyüdüm ablamın yanında.

o yılların evlilikleri ise çok farklıydı şimdikinden. o zamanlar görücü usulü ile evlendiriliyordu gençler. erkeğin anne babası bir kızı uygun görürse, gidip aileden ister, ailelerin yaptığı maddi bir anlaşma sonucunda, kız bir paha karşılığında verilirdi. şüphesiz ki bunda az önce bahsettiğim yaşam koşullarının çok büyük etkisi vardı. hayat zordu ve insanların paraya ihtiyaçları vardı. hem "yıllarca yedirmiş içirmiş adam kızını, karşılığını vermek gerek" diye düşünülürdü ve bu sebepten normal bir şey olarak görülürdü. kısacası kadınların kocasını seçme hakkı yoktu ve buna karşı çıkanlar da pek hoş karşılanmazdı.

bir gün yine bahsettiğim geleneklere uygun bir şekilde, köydeki başka bir ailenin anne-babası önce haber gönderip, sonra bize geldi. hüseyin ağa lafı uzatmadan, niyetlerini açıkladı, ablamla kendi büyük oğlunu evlendirmek istediklerini söylediler. annem babam ise, benden sekiz yaş büyük olan ablamı evlendirmek istiyordu. çünkü yaşı 25 olmuştu ve en kısa zamanda evlendirmek gerekirdi. köydeki genç kızlar hep 16-17 yaşında evlendirildiği için, ablama evde kalmış yakıştırmaları yapılmasından çekinip, kabul ettiler bu teklifi. ablam ise istemiyordu evlenmeyi. sadece ilkokul ve ortaokul okumuş olduğundan, önce dışarıdan liseyi bitirip sonra da üniversiteye başlamak istiyordu ve ailem buna karşı çıkıyordu. "eksik etek okur mu" diye her daim, konu kapatılırdı.


ablamın söz hakkı olmadığı her durumda olduğu gibi, kestirip attılar ve, kendisine sormadan kabul ettiler. ama en kısa zamanda düğün hazırlıklarının başlamasını istediklerini de aileye söylemeyi ihmal etmediler.

kısa zamanda eşyalar alındı, koyunlar kesildi, bohçacılardan kıyafetler alındı. zaten hüseyin ağa her şeyi hazırlamıştı kısa sürede. hazırlıklar tamamlandı.
bir sabah annem tarafından uyandırıldım,
-kalk kalk! ablanı gördün mü? sana bir şey dedi mi?
+yoo? ne oldu ki?
-yerinde yok! nereye kayboldu bu kız.
+...

canımın yarısını zorla evlendirmeye kalkıştıkları için, evi terk etmişti. çok iyi anlıyordum onu ama, başına gelecekleri için de çok korkuyordum. hem dışarıdaki hayatın kötülüğü, hem geldiğinde karşılaşacağı muamele beni korkutuyordu.

aramalara başlandı hemen, tüm sülale farklı farklı yerleri araştırıyordu. en sonunda istanbul'da esenler de olduğu haberini aldı babam, kimden öğrendiğini dahi söylemedi bize. hemen topluca esenler e gidildi ve bir terzi den çıkarken alınıp eve getirildi.

ablam eve geldiğinde babamın ilk işi okkalı bir tokat oldu. "şerefimizi iki paralık ettin" dedi. ablam konuşmuyordu, cevap vermedi. sanırım o da biliyordu başına gelecekleri. "kapatın odasına şu laneti, gözüm görmesin" dedi babam. evde bir sessizlik. belli ki ölüm sessizliği. ablam ise bir odada kilitli. konuşmuyor sadece izliyor, dinliyor, ağlıyor.

evin tek erkek çocuğu olduğum için tüm sülale gözümün içine bakıyor. ceviz ağacından yapılmış, işlemeli sandık açılıyor. sandığın en altından, ufak bir bohça çıkarıp getiriyor babam. birkaç kat kumaş açıldıktan sonra, bir demirin ne kadar soğuk olabileceğini o zaman anlıyorum.
babam geliyor, bana uzatıyor silahı. uzanmıyorum, bir babamın gözlerine bir silaha bakıyorum.
benim babam, bir bahçeye sıfırdan hayat veren bir insan, karıncaları görmeden ezdiğimizde bizi azarlayan bir insan, ayrık otlarını bile üzülerek içine sinmeden tarladan söken bir insan; o gün bana içimi de dışı gibi soğutan, bir silah uzatıyor. karşımda ise bambaşka bir insan görüyorum.

"baba niye" diyorum sadece. diyebileceğim onlarca cümle, boğazımda düğümlenen onlarca acıya rağmen, ağzımdan çıkanlar sadece bu iki kelimeden ibaret.

"töre" diyor. "töremiz böyle evladım. hem ne diyecekler, el alemin yüzüne nasıl bakacağız bundan sonra?"
öyle ya, diyorum içimden. töre! şimdiye kadar hep "el alem" denilen kişi kim ise, bizim için yaşamış sanki! bize tüm mutlulukları güzellikleri sevgiyi saygıyı bahşeden kişiymiş gibi canımızın içini, neden ona feda etmemiz gerekiyor!

"hüseyin ağa ablanın yerini bulmasaydı, bu kara leke ile nasıl yaşardık? şimdi bu lekeyi evin erkeği olarak sen temizleyeceksin" diyor. inanılmaz derecede sakin, sakinliğinde ise sonsuz bir kin var.

kolay mı yetişiyor bir fidan, kolay mı yeşeriyor yapraklar, hele bir tek meyveyi kolay mı veriyor ağaçlar? bir can, kolay mı geliyor bu günlere. öldürmek, yok etmek neden bu kadar kolay...

eziliyorum törenin, el alemin altında. eziliyorum babama iki çocuğunu birden öldürtecek olan gerçek katillerin altında.

sahiplenmiyorum artık elimi, bir başka el olarak görüyorum. başka bir el alıyor silahı. başka ayaklar yürüyor çaresizce salonun içinde bir o yana bir bu yana. sonra bir başka göz takılıyor kilitli odaya. oraya götürüyor birinin ayakları, kapıyı açan el de zalim değil, o da çaresizlikten yapıyor. kendi gözlerimle bakıyorum ablama, bakm

anlıyor o da ne olduğunu ve ne olacağını. sarılıyorum son bir kez kendi kollarımla. konuşamıyoruz ikimiz de. "hakkını helal et" diyebiliyorum sadece. "helal olsun canımın yarısı" diyor. hep böyle severdi beni zaten annem ve babam tarlada çalışırken, beni büyüten ablam. omuzlarım ıslanıyor. sessizce ağlıyor, bırakıyor beni.
tekrar yabancılaşıyor ellerim. silahı kaldırıyor. bir parmak çekiyor tetiği. tek bir kurşun kalbinden girip, alıyor canımın yarısını...

biliyorum tetiği çeken o parmak benim değil silahı tutan o el benim değil! o el törelerin eli, gerçek katilin, "el alemin" eli.

not: bu hikaye gerçek bir olaydan alıntı olup "kısmen" hayal ürünüdür.
  • 1
    aydakigunes 27 gün önce
    okuduğumda verdiğim ilk tepkiyi hatırlıyorsun
    çok güzel yazmışsın
    0
    illegal_sair 27 gün önce
    unutabilirmiyim :))
    0
    aydakigunes 27 gün önce
    ya hskdlf
  • 0
    banabubade 27 gün önce
    güzel olmuş
    keşke karakter bütün sülaleyi katletseydide ablası yaşasaydı
    0
    illegal_sair 27 gün önce
    teşekkür ederim yorumun için
    0
    aydakigunes 27 gün önce
    daha beni görmedik, hemen yükselmesin şairimiz
    0
    illegal_sair 27 gün önce
    (kıakandı) söşamzma
    0
    aydakigunes 27 gün önce
    seni mi kıskanacağım?
    tamam belki azıcık
    belki yazma hevesimi kaçıracak kadar
    0
    banabubade 27 gün önce
    arkadaşlar fair play bi karşılaşma olsun lütfen böyle kıskanmak felen ayıp kac yasında insanlarsınız ya shddjddj
    0
    aydakigunes 27 gün önce
    nskdlflc
    0
    banabubade 27 gün önce
    senin karakter bari iyi bişey yapsın hdjdjdjd
  • 0
    zenginmutfagi 27 gün önce
    belki klişe bir konu ama ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi,
    yazının sonu insanın burnunun direğini sızlatır, boğazına yumru oturtur,
    işin garibi bunlar kurgu da değil,
    hep yaşandı, hep yaşanıyor,
    ellerine sağlık, hikaye, kurgu size aitse gerçekten kurduğunuz cümleleri de çok beğendim.
    0
    illegal_sair 27 gün önce
    teşekkür ederim
    0
    zenginmutfagi 27 gün önce
    rica ederim hikaye size mi ait
    1
    aydakigunes 27 gün önce
    hikaye ona aitmiş
    ben de çok şaşırdım
    1
    zenginmutfagi 27 gün önce
    gayet başarılı
    1
    aydakigunes 27 gün önce
    beni görmedik daha
    bu güzel yorumlarını benim hikayeme sakla :))
    1
    zenginmutfagi 27 gün önce
    böyle hikayelerin var mı senin ya :)
    1
    aydakigunes 27 gün önce
    olmaz mı
    defterlerimin arasında sakladığım, benim bile unuttuğum ne hikayelerim var
    bu yarışma için de az çok bir şeyler karalamaya başladım
    muhtemelen son gün paylaşırım.
    bende olay budur, herkes kozunu ortaya koyar. en son ben koyarım :))
    1
    zenginmutfagi 27 gün önce
    okumam lazım :) oy verebiliyoruz değil mi :)
    1
    aydakigunes 27 gün önce
    :) elbette
    hatta senden eleştiri bekliyorum
    1
    ghostrider 27 gün önce
    valla bundan iyi yazan olur mu bilmiyorum?
    beni çok etkiledi.
    işin zor aydakigüneş.
    ama ben sana güveniyorum.
    0
    aydakigunes 27 gün önce
    kendime güvenim kalmasa da
    az çok bir şeyler yapacağım :)
    0
    ghostrider 26 gün önce
    0
    aydakigunes 26 gün önce
    ovv işler karıştı :d
  • 0
    ghostrider 27 gün önce
    bunu sen mi yazdın?
  • 0
    aynendiyerekyasamak 26 gün önce
    çok güzel olmuş puvo
  • 0
    gokkusaklikus 26 gün önce
    kullanıcı adının hakkını vermişsin tşkler tebrikler
  • 1
    ghostrider 26 gün önce ~ 26 gün önce
    www.wattpad.com/161251031-cinayet-115

    yarışmadan elendin gibime geliyor. eğer bir açıklaman varsa dinlemek isterim.

    (pi: @illegal_sair)
  • 0
    parodi 26 gün önce ~ 26 gün önce
    ben bunu bir yerde gördüm diyorum ghost atmış linki ama belki yazar odur bilemeyiz. doğruluk %100 oysa emin olunmalı eğer o değilse. kesinlikle (pi: @ghostrider) düzenlediği tüm etkinliklerden men edilmesi gerekiyor.

    yalancılığın ve sahtekarlığın bir açıklaması olamaz. sonuçta bir ödül bile yok itibar kazanmak için milyonlarca yol var. ama yalancılık yada sahtekarlık bunlar arasında olamaz.
  • 0
    ghostrider 26 gün önce
    (pi: @illegal_sair) 24 saat vaktin var kardeşim. bu bir tehdit değil. yanlış anlama olmasın. belkide sen yazdın bilemeyiz. ama bir açıklama yapman lazım.

    1
    ciddiyetsiz 26 gün önce
    ghostlock holmes jfjfjdhd
    1
    ghostrider 26 gün önce
    seni biraz ciddiyetsiz gördüm. sebebi nickinin ciddiyetsiz oluşundan kaynaklanıyor. yakalandın!
    0
    ciddiyetsiz 26 gün önce
    ya kahkaha attım, yakaladın beni ghostlock ama bil ki bu burda bitmeyecek!
    0
    ghostrider 26 gün önce
    tamam o zaman kırmızı hap senin, mavi hap benim. pardon o matrix filmiydi galiba. filmler karıştı.
    0
    ciddiyetsiz 26 gün önce
    sanırım ghostlockluğunuz kültürünüzden daha iyi, zira benim nickimden çok güzel tespitler yapmış bulunmaktasınız, lakin padişahımız sizi huzurunuza kabul etmek istemeyecektir.
    1
    ghostrider 26 gün önce
    padişahın kellesini tez vakitte istiyorum. yoksa (pi: @bossadama)'a söyleyeceklerim kötü sonuçlar doğurabilir.
    0
    ciddiyetsiz 26 gün önce
    padişahım tez vakitte sizinle görüşecekler.
    0
    ghostrider 26 gün önce
    tamam o zaman, ben şurdan bir kilo kripton alıp gelim. 7 tlden 5 tlye inmiş.
    0
    ciddiyetsiz 26 gün önce
    tamamdır efenim, en kalitelisini bulacağım.
  • 0
    illegal_sair 26 gün önce
    geldim millet hikayeyi çaldığımı idda edenler olmuş sanırım bu hikaye tamamen wattpat taki arkadaşa ait olmadığı gibi tamamen bana da ait deil yıllar önce ortak bi arkadaşımızdan dinlemiştik bunu o wattpat ta yazardı bende incideydim o oraya yazmış bende inciye yazdıydım sonrada buraya geçirdim çalma olayı yok alıntı olabilir ama emek hırsızlığı olmaz
    0
    ghostrider 26 gün önce
    tamam ben sorumun cevabını aldım. çalıntı olmamasına sevindim ama yine de bu yazıyı yarışmaya dahil edemem. çünkü kuralları çiğneyen bir yazı olmuş.
    yeni bir yazı yazmanı tavsiye ediyorum.
    ama yine de yazıyı kaldırma düşüncem yok. insanların okuması gereken bir yazı olduğu düşüncesindeyim.

    (pi: @darkier) yazının başlığını "canımın içi" diye değiştir misin?
  • 0
    plumerion 25 gün önce
    sizin de törenize de geldiğiniz soya da, aldığınız nefese de, evliliğinize de, hayatınıza da lanet olsun.

  • yazmak üzerine

    deneme, makale, fıkra gibi konular hakkında yazıların yazıldığı bölümümüzde amaç öğretmeyi ve bilgilendirmeyi gütmektedir.

    188 takipçi

  • abone ol

  • moderatörler

    ghostrider

    plumerion
  • =>konu dışına çıkılması yasaktır.

    =>paylaşılan yazılar bölümle alakasız ise kaldırılır. 

    =>+18 paylaşımlarda +18 ibaresi işaretlenmelidir.

    =>küfür, hakaret vb. söylemler kesinlikle yasaktır.

    =>yazarlar uzman olduğu veya deneyimi bulunduğu konular hakkında yazılar yazmalıdır.

    =>yazılan yazının mutlaka bir başlığı olmalıdır.