ne bir eksik, ne bir fazla canımsın sen

    8
    incekalem049 27.5.2020 17:25
    adın başka, tadın başka
    sığmıyorsun ele avuca delisin sen
    dilerim ki benle yaşa
    bildiklerin ezber değil, yenisin sen
    boşuna mı yaprak gibi rüzgarına kapıldım ben?
    unutup kendimi bir divaneye takıldım ben
    ayağı eşikten dışarda, git gidersen
    bu gönül senden çoktan razı, nasıl istersen
    delip geçen gözlerinle
    söylenmemiş sözlerinle
    sırsın sen
    hiç oyunsuz, sorunsuz
    ne bir eksik, ne bir fazla
    canımsın sen

    sezen aksu
  • 1
    gamzeszgin 27.5.2020 18:34
    bunlar üzülecek insan lafları ama mükemmel hepimizin var bi can'ımsını.
    1
    incekalem049 28.5.2020 16:43
    olmaz mı :) +
  • 1
    hedap 28.5.2020 18:55
    sezen aksu'nun sanatçı kimliği kaybolmuş ve hükümsüzdür ilanı verilmiş gibi. artık bir hükmü yok benim gözümde. özellikle son yaptığı parçalar gram dinleme isteği uyandırmiyor. şu sözler bile vasatin vasati. milyonlarca sözcük içinden bu cümleleri kuracak kadar düşeceğini de görecek miydi bu gözler.
    0
    incekalem049 29.5.2020 18:03
    "şunları bir araya toplayayım
    bir güzel muhabbet edelim" diye düşündüm.

    mutfak işinden de anlarım.
    donattım sofrayı.
    bayağı uğraştım.
    hepsinin, ayrı ayrı ne
    yemekten, ne içmekten
    hoşlandığını iyi bilirim.
    bayağı da para gitti.

    birinin yediğini öbürü yemez.
    ötekinin içtiğini beriki içmez.
    dört kişilik sofra kurdum.

    mumları da yaktım.
    bak hepsi erick satie severdi.
    hatırladım.
    müziği de ayarladım.

    geldiler.

    20 yaşında ben,
    35 yaşımda ben,
    40 yaşımda ben ve
    bugünkü ben, dördümüz.

    birden yirmi yaşımı, otuz beş yaşımın karşısına oturttum.
    kırk yaşımın karşısına da, ben geçtim.
    yirmi yaşım, otuz beş yaşımı tutucu buldu.
    kırk yaşım ikisinin de salak olduğunu söyledi.

    yatıştırayım dedim.
    "sen karışma moruk" dediler. büyük hır çıktı.
    komşular alttan üstten duvarlara vurdular.
    yirmi yaşım kırk yaşıma bardak attı.

    evin de içine ettiler.

    bende kabahat.
    ne çağırıyorsun tanımadığın adamları evine...

    can yücel
    ( 1926 - 1999 )