14

itiraf edebildiklerim, edemediklerimin enkazıdır ben de;

geçenlerde her zaman ki gibi oturmuş uzun zamandır görmediğim babam ile hiç bir şey yapmıyor şekilde oturmuş televizyon izliyorduk. yani aslında hiç bir şey yapmıyormuş gibi gözüktüğümüz doğrudan dışarıdan.. aslında çok şey yapıyorduk. benim için özel bir andı çünkü. yılın her zamanı bu fırsatı bulamıyorum genelde bir şey yapmam. sessiz sakin bekar evinde, deli gibi beraber alkol içer, sigara içer, biraz sohbet eder, çokça tavla oynar ve futbol konuşuruz. bir kaç hafta yanında vakit geçiririm ama bütün bir senenin yorgunluğunu atmama çok yardımcı olur biliyor musunuz? herkesin vardır böyle ruhunu dinleyebileceği fırsatlar. henüz çalışmaya başlamadım. yakın bir tarihte başlayacağım. yeterince ses ve insan olacak. ve ben yine bu anları özleyeceğim.. belki de bir süre sonra, direkt babamı özleyeceğim. tanrı bilir. ben yinede kimsenin ailesinden birisinin ölmesini istemem. yaradan sevdiklerinize uzun uzun ömür nasip etsin. neyse, ağzından şu satırlar döküldü, telefonun camından kendine bakıyordu ve dedi ki;

"yaşlanmışız beeee"

aslında yaşlandığını kendide biliyor ve farkında elbet ama bence bu gelişi güzel söylenilmiş bir yaşlanıyoruz işte veya yaşlandık tarzı bir şey değildi. bence gerçekten bir şey demek istemedi ve direkt olarak söylediği gibi "yaşlanmışız bee" yani farkında değil. "bee" kelimesini tonlayışından biraz öyle hissettim. sanki geçen onca zamanın ne zaman geçtiğini anlamamışta, gerçekten farkına varamadan bir anda yarım asırı devirmiş..

düşünüyorumda, sahiden zaman biraz da öyle değil midir sizce de? altında çok derin bir dram yattığını düşündüm hep. aslında biliyorum. ve bence aslında biliyoruz da. ama genelde çok bahsetmiyoruz. bunun sebebini bilmiyorum sanırım bazı gerçeklerden konuşmak yada bunu düşünmek çok sevgili bizleri üzecek olacak ki genelde bu tarz konulardan özellikle bu zaman kavramından biraz ürküyor ve bu konudan kaçıyoruz gibi hissettim.

kendimden gideceğim,

bir sigara yaktım. winston dark blue. artık buna geçiş yaptım. malum zamlar vb ama aslında tek sebebi bu değil sigaramı değiştirmemin, sağlam ve istikrarlı bir winston tüketicisiyim ben. seneler boyu light içtim. red içtim. şimdide bu tatlı markası olan beyaz filtreli güzel mavi paketli olanına geçtim.

yaktım, bir fırt çektim. birazcık uzun zaman önce yemek yemişliğin ağızda bıraktığı buruk bir tat ile ilk fırt her zaman ki sigaradan biraz daha sert geldi tabii. bu arada az önce yine ısırıldım sinekler tarafından. hiç sevmem, ama yaz geldiğinin en büyük işareti bu olsa gerek. delik deşik olduk ama, olsun, canları sağ olsun. onlarıda yaradan bizide yaradan aynı sonuçta. helal olsun güzel kan grubum. o ilk fırt o kadar iyi geldi ki bir ikinciyide vakit geçirmeden çektim..

bakın ben aslında mükemmel bir insan değilim. tabi ki kimsenin olmadığı gibi. birazcık bazı kavramları dolu dolu yaşayabilen. insanlarca duygusal, kendimce zayıf bir karakterim. basit bir öğretmenin basit bir çocuğuyum. basit bir üniversitede basit bir bölüm okuyan, basit bir barmenim. bence dünyanın en güzel müzik anlayışı olan ama aynı zamanda konserlere festivallere vb gitmeye üşenen. aslında birazda özgüven eksikliği olan bir tipim samimi olmak gerekirse. bir konuda gerçekten pişmanlığım var, zamanında ilk okulda, lisede, üniversitede ve hayatımın bazı iş dönemlerinde çok büyük bir hata yaptım. ben yeterince çevre edinmedim. biraz kendine kapanık bir tiptim. genelde dışarıdan bakanlar özgüveni yüksek ve tuttuğunu koparabilen bir tip olduğumu düşünüyor oysa ki.. ironik bir tezatlıktır aslında gözümde. yeterince çevre edinemediğim, yeterince gerçek dostlarım olmadığı için şu günlerde bunu daha baskın hissediyorum. telefonu elime aldığımda gerçekten arayıp sorabileceğim veya yanına gidebileceğim çok az insan olduğunu fark ettim. neden böyle yaptım bilmiyorum lakin cenazemin çok kalabalık olacağınıda düşünmüyorum açıkçası. sanırım buna biraz içerlendim ben. bütün bunları düşünürken sigaramı yarılamıştım bile aslında.. yanımda oturan yarım asırlık adamında dediği gibi aslında,

hiç fark etmedim. edemedim. nasıl geçti ne oldu, ne ara böyle oldu. en önemlisi neden böyle oldu? hiç anlayamadım biliyor musunuz? evet evet, tıpkı sizlerinde anlayamadığı gibi. oysa ki ne kadar benziyoruz bir birimize değil mi?

çok insanın hayatına girdim. çok insan aldım hayatıma. bir çoğunda muhakkak izi izler bırakmışımdır. bir çoğunda ise muhakkak kötü izler bıraktım ve bırakmaya devam ediyorum. yine tabi herkeste olduğu gibi.. bazılarını hayatım boyunca unutmayacağım yerlerime sakladım ve koydum. bazılarını vücuduma kazıdım bir gün hafızam silinirse -ki ben bunu yaşadım. veyahut zihnimi kaybedetsem bile bakıp anlıkta olsa bir çağrışım yaratsın diye. hatta bazılarını öyle zihnime kazıdım ki, hayatım boyunca asla unutmayayım ve hayatım boyunca neler yaşadığımı hatırlatsın! diye. iyi yada kötü fark etmiyor. benim insanlarım. benim yaşanmışlıklarım. benim tecrübelerim. hepsi benim. yani aslında;

-di.

-di li geçmiş zaman. öyleydi.

onca şey yaşadım. onca insan gördüm geçirdim. ben bu satırları yazarken en ince detayından en başından en sonuna kadar geri dönüp defalarca aynı acıları yaşadığımdan veya aynı mutluluklara şahit olup derin bir ızdırap içerisinde olduğumdan emin olabiliriniz. ben bu satırları dökerken aslında çok yoğun bir şekilde hissediyor ve aynı şekilde sizlerden bazılarında hissetmesini sağlıyor kendi adıma, sizler adınada kendi yaşanmışlıklarınıza ulaşmanızı sağlıyorum bir nevi. şuan çalan şarkı eşliğinde çocukluk arkadaşımın evinde pencere kenarında seneler önce içtiğimiz sigaranın tadı nasıl geldiyse şuan damağıma, yine aynı şarkı çalarken kıvırcık saçları olan derin bir yaramıda deşiyorum aynı zamanda. bu duygusallık değildir, olamaz. bunları hissedebilen insanları yani beni, ve benim gibileri duygusal olarak ilan etmelerine hep tilt olmuşumdur. çıkıyor bir bok bilmeyen adam "duygusal biri o" diye bok atıp devam ediyor o an yaptığı şeyi umarsızca yapmaya. sebebini bilmiyorum garip geldi bana hep. birazda agresif karşılıyorum bu durumu tıpkı şuan olduğu gibi. bazen düşünüyorum acaba gerçekten istediğim insanların acılarına ve mutluluklarına şahit olabilseydim keşke diye.. yani düşünsenize karşınızda olan, istediğiniz insanın bütün geçmişini bir film şeridi gibi zihninizde görüntüleyebildiğinizi bir hayal etsenize.. sanki o zaman bir şeyler çok daha kolay olurdu. sanki ama.. düşünsenize çok sevdiğiniz bir insanın size karşı olumlu bir imaj sergilediğini ama aslında içinde size karşı iğrenç şeyler beslediğini ve onun haberi bile olmadan sizlerin bunları gördüğünü ve öğrendiğini.

kahretsin!

bazen çok düşünüyorum. biliyorum. fakat tutunacak başka bir şeyim yok. bir zihnim var artık. oda giderse ne yaparım. her şey içinde. kıyamadıklarım. kavuşamadıklarım. nasip olmayanlarım. nefret ettiklerim. güvendiklerim.. hepsi içinde. ne yaparım ben zihnim yok olursa. ne yaparız zihnimiz giderse? düşündünüz mü hiç? ben biraz düşündüm. aa yok yok bunuda uzatmayacağım.

bok gibi olurdu eminim.

e ne yapayım be güzel insan. uzatıyorum biliyorum. farkındayım. vallahide farkındayım. billahide farkındayım. lastik gibi uzatıyorum. dakikalarını çalıyorum. hayatından süre çalıyorum. belki okumak istemiyorsun. belki beni dinlemek istemiyorsun. anlayabiliyorum seni ben. ama biraz önce dedim ya. yalnızım ben. yani yalnızmışım.. kimsem yok. varda yok. ha değerli insanlar yok mu? beni dinleyenler ve değer verenler? elbette var. onlarda olmasa iyice sıçtık o ayrı konu zaten. ama benim bu şekilde hür ifade edebildiğim kendimi ve üç beş diyalog içerisine girebildiğim başka bir ne ortamım nede platformum var..

"ben onlar için hep; cool gözüken, kadınların bazılarının beraber olmak istediği, erkeklerin çoğunun yanımda takılmanın onlara bir avantajı olduğunu düşündükleri, basit bir barmen oldum hep.."

bunun ağırlığını bazen tarif edemem.

siz siz olun ön yargı yapmayın insanlara. sonuçları tahmin ettiğinizden büyük izler bırakabilir..

çağan güzel diyor; "zaman değil, mesafeler kap kara"

okuduğunu bildiğim bazı insanlar var, onlardan bazılarına şunu söylemek istiyorum. hayır, özür falan dilemeyeceğim. ben doğru bildiğimi yaptım. ben kötü düşünceler içerisine girmedim. çok basitti aslında çocukkende hep şöyle düşündüm aslında bencil bir çocuk veya insan değilim. somut değerlere karşı asla değilim. ama bir şey benimse, benimdir. bir insana emek vermişsem ve o insan karşılığında ruhunu ve sevgisini bana teslim etmişse, o benimdir. tıpkı benim onun olduğum gibi. ve ne zaman onların benden alındığını düşünsem yada buna şahit olsam,

"sessizce çekip gittim. çünkü bize hislerin ne olursa olsun, için kan ağlasada saygı duymayı öğrettiler.. burası değilde en acı kısmı hep şu oldu;

giden, bırakan, pes eden olduk gözlerinde..
ne yazık aslında.
yazıklar olsun aslında."

diyemedik,
diyemedim,

anlamadılar.
ve anlamayacaklar.

ben ise ne yapacağım biliyor musunuz?

"bütün doluluğumu, bütün yaşanmışlıklarımı, bütün kayıplarımı, bütün "ukte"mi alıp gideceğim."

ca demiş ki;

gitmek yenilmek değildir, kazanmakta. gitmek, gitmektir işte hepsi bu.

eskiden bu satırlara çok katılırdım.

en çok ne koyacak biliyor musunuz?

"güzel bir işi olan, düzgün bir eşi ve ailesi olan, iyi bir hayatı olan, etliye sütlüye karışmayan, hafta sonu ailesi ile beraber tatile giden, arada bir annesinin babasının mezarına gidip ağlayan, saçları 30 una gelmeden dökülmüş heavy metal müzik yerine soft klasik rok dinlemeye başlayan bir adam olarak yaşayacağım ve öleceğim."

işte en acı kısmı bu..

bazılarınız şaşırıyor, daha ne ister bir insan? rahat mı batıyor kardeşim diye düşünüyorsunuz değil mi?

:)

"bir çocuğun elinden pamuk şekerini alırsanız, o çocuk bir daha pamuk şekeri yemek istemez. çünkü tekrar alınacağını bilir. ve hiç bir zaman bir çatalın işlevini bir kaşığa monte edemezsiniz."

sjense umut demek, iskandinav deyimidir. umudu simgeler.. buradaki bütün maceramda bu ironik kelime ile başlamıştı zaten.

"itiraf edebildiklerim, edemediklerimin enkazıdır ben de; yıkımın ta kendisi.

yani sjense. "çok konuşan adam"

  • 1
    msaid08 8 gün önce
    reis onu boşver de, inegöl'de misin?
    0
    sjense 8 gün önce
    15 inden sonra gelecegim dostum aklimdasin, denk gelecegiz ulasacagim sana :)
    1
    msaid08 8 gün önce
    tamamdır
  • 1
    banabubade 8 gün önce
    reiz sen neden yazar olmuyosun
    tek solukta okudum her şeyi.
    0
    sjense 8 gün önce ~ 8 gün önce
    nasil yazar olunur ki? suan bir kitap cikarsam, bastirsam, satacak mi.. veya turkiyede isim edinmemis birisi nasil yazar olabilir ki? bende isterim istemem mi hic, ayrica guzel dusuncelerin icin cok tesekkur ederim mutlu oldum..
  • -3
    frostie 7 gün önce
    -de bitişik olacak yalnız.
    1
    mcafkkk 7 gün önce
    pff
    -1
    frostie 7 gün önce
    hadi lan ordan. pff mış.
    1
    sjense 7 gün önce
    yalnız pff un genel anlamda okunuşu "puff" olarak kabul edilir. yani mış değil, muş diye yazmanız gerekiyordu. harf olarak okumuş olsanızda, pe fe fe yani miş olarak yazmanız gerekiyordu. mış için pıff diye okumuş olmanız gerekiyor, buda olmayan saçma bir seslenme biçimi ve kelime yalnız. hayırlı geceler.
    0
    frostie 7 gün önce ~ 7 gün önce
    cok kasmamış mıyız? hemen duzelteyim malum dil bilgisi onemli. turkcede pff diye bir yansima sozcuk/ses olmadigi gibi okunusu icin kural da yoktur.
    bu arada, da ayrı olacak: "olsanız da" "bu da".
    öğreneceksin az kaldı (:
    1
    sjense 7 gün önce
    sen mi ogreteceksin bana durzu, sen kimsin? at agizliya bak, biz bilmiyor muyuz neyin ne oldugunu, farkinda degil miyiz, hele yarama bak, butun problemler cozuldu kusursuz bir insansin yazilarinin hepsi mukemmel, bir tek millete bok atmak kaldi oda benim yazima gelip yok dil bilgisi artisligi yapayim, ne guzel vallaha :))
    0
    buyukanne 7 gün önce ~ 7 gün önce
    en azından saygısını kaybetmedi sana karşı
    2
    sjense 7 gün önce ~ 7 gün önce
    saygi, hak edilir, boyle modelleri iyi bilirim, hep karsima cikiyor, benim saygi cizgimi ve ne oldugumu burada herkes biliyor, durduk yere sinirlenmem, kufur etmem,

    ha ettigimde de bu benim karakterimide degistirmez yine beni bilen biliyor, ve tabi bende kendimi :) canim oyle yazmak istedi ve yazdim, sahsi disinds bir hakaret yada argo kullanmadim,

    "ogreneceksin az kaldi" cumlesine kimse kullanamaz bana, kullanan olursada en agir sekilde karsiligini alir, dua etsin sosyal platform ve denk gelemiyoruz, bunun rahatligi ile zaten herkes herkese salliyor, karsisinda gorse abi, hocam cekecek tiplerden dil anlatim dersi aliyoruz hahaha
    1
    buyukanne 7 gün önce ~ 7 gün önce
    ben yine de senin öyle demeni yanlış buluyorum ama. düşüncem bu yönde. bu arada yazını okudum. güzel yazmışsın. ellerine sağlık.
    1
    sjense 7 gün önce
    yanlis oldugunu biliyorum merak etmeyin bunu bende kabul ederim yanlis uslup, yanlis yaklasim, saygisizca davrandim, fakat dedigim gibi canim oyle soylemek istedi ve soyledim, o cumleden oturu, cok tesekkur ederim guzel dusunceniz icin :)
    1
    aydakigunes 7 gün önce
    allah nazarlardan saklasın.
    1
    buyukanne 7 gün önce
    amin :)
    1
    sjense 7 gün önce
    hepimizi :)
    0
    frostie 7 gün önce
    senin ne yazdiginin nasil yazdiginin gercekten benim umrumda oldugu sanrısına mı kapildin la bi anligina x)? basindan beri tasak muhabbeti yapiyorum git ne bok yiyorsan ye afedersin ((:
    karsiligini alirmisim.. asiret misin amina koyayim.)
    bu de/da ayırma olayından da çok iyi aptal turnusolu olurmuş onu da anlamis olduk .)
    0
    sjense 7 gün önce
    bunu yuz yuze konusabilmeyi cok isterim yigidim, tanit kendini bana, instagram adresim : femrebilgin

    lutfen mesaj atta seviyeli muhabbetimize oradan devam edelim :)
    0
    frostie 7 gün önce
    bence uzlasip bu meseleyi sonlandirabiliriz aslan. ben bu basliktan yavastan ayrilayim sen de da/de leri kafana göre yazmaya devam et. nasıl?
  • 1
    ___koray_____ 7 gün önce
    olur öyle geçiş dönemleri, bu ruh halinin geçici olduğunu da pekala biliyorsun (insan, bildiği şeyleri de duymak ister ya öyle mırıldanıyorum işte :)
    aslında her bi şeye sahibiz.. bu boşluk hissine kapılmayı nasıl becerebiliyoruz orası da muamma lakin bi yolunu bulacağız, bulmalıyız.
    bu arada yalnız falan değilsin. puvosun lan sen, ötesi var mı :)
    0
    sjense 7 gün önce
    sende olmasan..
dün dün
  • hayata dair

    Bu bölümde ibretlik hikayeler ve komik paylaşımları bulabilirsiniz..

    1878 takipçi
  • aboneliği iptal et
  • moderatörler
    gaddarus
    hellomyfriend
    darkier
    polinezyali
    caytiryakisi
    plumerion

  • bu bölüm #karışık bölümünün alt bölümüdür.

  • bölüm kuralları

    • bölümü takip etmeyi unutmayınız..!
    • konu dışında paylaşım yapmak yasaktır..
    • reklam amaçlı paylaşım yapmak yasaktır..
    • bölüm ile alakasız paylaşım yapmayınız..
    • başlıklarınızı her zaman ilgili bölüme açınız..
    • +18 başlıkları +18 içeriği işaretleyerek paylaşınız..
    • kurallara ısrarla uymayıp tekrar eden yazarlar bölümden engellenecektir..
    • başlıklarda ve yorumlarda herhangi bir kişinin ailesine hakaret,küfür ve rencide edici içerikler kesinlikle yasaktır..
    • şahsınıza yapılan küfür-hakaret  gibi içerikleri puiv moderatörlerine bildiriniz..