9

yorgundu genç adam...

yorgundu genç adam. elinde gazeteye sarılmış yarım bir döner, yürüyordu hafif yağmurun altında tenha sokakta.durumu kötü değildi aslında. köşe başında yaşlı bir evsiz vardı.dert ortağı, sırdaşı. her çarşamba akşamı yapardı bu sürprizi. alışılmış bir rutindi ne kadar sürpriz denebilirdi ki. adı öyle kalmıştı sadece.

bıraktığı yerdeydi. gözleri kapalı her zaman ki gibi dinliyordu sessizliği yada öyle sandı genç adam her zaman ki gibi.

seslendi genç adam geçmişte olduğu gibi;
"ben geldim ihtiyar, yorgunum yüküm çok ihtiyar. var mı sessizliğinden bana da biraz ?"

bekledi genç adam dakikalarca ne yağmurun sesi kesildi ne de ihtiyar sessizliğinden verdi. anlamıştı genç adam elindeki yarım döneri bıraktı ihtiyarın önüne. uzun parkasının yakalarını kaldırdı kendisine ait olmayan sessizliğe adım attı.

yalnızda kalamazdı genç adam. bazı zamanlar nefes almasına engel olacak kadar sırrı vardı, yükü çoktu. ne olursa olsun dik duran bu adam içten içe kırılmanın eşiğindeydi. gülümsedi kendi haline. hayatı mı vardı ki .yalanlarına hayat dersek belki. daha geçen kurban bayramının 3. günü sevdiği birini almışlardı elinden. kimin yaptığını bile bulamamıstı. o esmer güzelini. kendisini en iyi bilenlerden birini. acısı hiç bir zaman geçmeyecekti.

yaklaşmıştı artık evine. halbuki kendisi sığınak derdi oraya . binlerce sırrı binlerce kez kanı görmüş gözleri rahatlardı bu yerde. umursamazdı sağı solu.

girdi çalışma odasına her yerde notlar,haritalar. gece yarısı gelmişti. artık onun zamanıydı. haritada bir bir avları listelenmişti. artık iş için değil intikam için avlanacaktı. küçük evrenine ilerledi, kuşandı silahlarını. artık iki amacı vardı. biri intikam diğeri ise onu bulmaktı. adını sanını bilmediği ama kendisini bu bataktan çıkaracak kişiyi, ihtiyarın hep bahsettiği kişiyi....

bu içeriğe henüz yorum yapılmamıştır.

26. @hedap | evlilik