26

kitaptan bir söz

merhaba puvolar. okuduğum kitapta yer alan bir söz dikkatimi çekti ve sizlerle paylaşmak istedim. (şiir paylaşanlara göre benim yaptığım çok basit biliyorum özür dilerim.)

demiş ki will, "rüzgara ayak uydurman, onunla aynı yöne gideceğin anlamına gelmez."

ben kendimce bir sonuç çıkardım fakat herkes için değişebilir. sizlerde ne tür fikirler ortaya çıktı duymak isterim. hepinize iyi günler(geceler her neyse).
  • 0
    selver 1 yıl önce
    ya bağımsızlık ya ölüm
    işte,gerçekkurtuluş isteyenelerin parolası
    nutuk
  • 1
    onlyyou01 1 yıl önce
    will ne demiş ben anlamadım galiba birşey demeye çalışmış da diyememiş gibi
    2
    selver 1 yıl önce ~ 1 yıl önce
    şey demek istemiş herkes camdan atlasa sendemi atlıycan gibi gibi
    0
    onlyyou01 1 yıl önce
    bizim hocaların eskimeyen cam mevzusu daha etkili 😂😉
    0
    tomclancy 1 yıl önce ~ 1 yıl önce
    tam aradığım cevap selver :)
    1
    onlyyou01 1 yıl önce
    esen rüzgarın tersine gitmek yorar adamı willcigim
    0
    tomclancy 1 yıl önce ~ 1 yıl önce
    aslında aksiyon içerikli bir kitap. cümlenin geçtiği bölüm onun düşmanlardan saklanıp kamufle olduğu bir bölüm. amacım başka bir anlam çıkarmak ve duymak 😊
  • 1
    andromeda0612 1 yıl önce
    özellikle kasvet, neşeden daha çok bulaşıcıdır.
    0
    tomclancy 1 yıl önce
    çok tanıdık🤔 kitap adını benimle paylaşmak ister misiniz?
    2
    andromeda0612 1 yıl önce
    amak-ı hayal
  • 1
    ireeem 1 yıl önce
    yaa aburne'
  • 2
    spackjarrovv 1 yıl önce
    insanların bepsi belirsiz bir süre için ertelenen ölüm cezasına mahkûmdurlar.
  • 1
    silmsim 1 yıl önce
    fırtınanın şiddeti ne olursa olsun; martı sevdiği denizden asla vazgeçmez! söylesene sen vazgeçecek misin?
  • 0
    yakutt 1 yıl önce
    her içtenlik çabası gidiyor dolambaçlı ilişkilerimizde kurduğumuz sahteliklere çarpıyor
  • 0
    marji 1 yıl önce
    gerçekliğe koşan hayaller zincir tutmaz!
  • 1
    ghostrider 1 yıl önce
    "acı ve ümitsizlik aslında insanlara büyük güç verir."

    iki şehrin hikayesi
  • 1
    star__ 1 yıl önce

    ağaç dalındaki, gövdeden ayrılma eğilimini fark ettin mi bilmem? hep öteye öteye uzar. gövdenin toprağa kök salmış rahatlığından bir kaçıştır bu. özgürlüğe susamışlıktır. |yusuf atılgan/aylak adam|
  • 1
    gemici_53 1 yıl önce
    – biliyor musun olric.
    + neyi efendimiz?
    – onunla ne zaman lades oynasak hep o kazandı.
    + neden efendimiz?
    – kalbimdeyken nasıl aklımda derdim?
    0
    portakalsiz_lahmacun 1 yıl önce ~ 1 yıl önce
    sigara "sen dur yanmışım ben abi zaten" dedi.
    (hangi kitaptan alıntı bu bu arada okumak istiyorumda)
  • 0
    yikik2insan 1 yıl önce
    noting last forever
  • 0
    atbb58 1 yıl önce
    çiçekler koptukları ağaçtan özgürlüğe uçarken, kar taneleri gibi mesut ve ölümden habersizdiler."

    hayat askıda, necati göksel
  • 3
    enezz 1 yıl önce
    **eğer
    hiç takılmadan 10’a kadar sayabilecek düzeyde matematik,
    yemek yerken kaşığı kulağına değil de ağzına götürebilecek kadar biyoloji,
    evine bildiğin en kestirme yoldan gidebilecek kadar fizik,
    doğum tarihini ezberden söyleyebilecek kadar tarih,
    yağan şeyin kar değil yağmur olduğunu anlayabilecek kadar coğrafya,
    başkalarından yardım almadan adını yazabilecek kadar türkçe,
    çaya şeker yerine tuz atmayacak kadar kimya biliyorsan,

    emin ol ki senin için öss, doğum gününde en kestirme yoldan evine gidip senin için yaptırılan doğum günü pastasının üzerindeki yazıyı okuyarak mumları eksiksiz sayıp üfledikten sonra pastanın tadına bakıp dışarıda yağan yağmuru seyrederek çay keyfi yapabilmen kadar kolay bir iştir…

    şimdiii yukarıda sayılanları yapamıyorsan lütfen usulca bu kitabı yerine koy ve hiç zaman kaybetmeden git uyu.
    yapabiliyorsan bu kitabı al, en kısa zamanda oku ve dert etme, o iş tamam…**
  • 0
    can23 1 yıl önce
    hiçbir şey üzerinde düşünmeye, hatta bir parçacık durmaya alışmayan gevşek beyinlerimizle kullanmaya lüzum görmeyecek nihayet zamanla kaybettiğimiz biçare irademizle hayatta dümensiz bir sandal gibi dört tarafa savruluyor ve devrildiğimiz zaman kabahati meçhul kuvvetlerde, insan iradesinin üzerindeki tesirlerde arıyoruz.
    sabahattin ali- içimizdeki şeytan
  • 0
    fonojenik 1 yıl önce
    yayın yılı - 2018
  • 0
    kahrmn_kemal 1 yıl önce
    seni seviyorum.. deli gibi değil, gayet aklı başında olarak seviyorum..
  • 0
    thtk03 1 yıl önce
    vatan çalışkan insanların emeğinden doğar.awj
  • 0
    bdbeyzakuru 1 yıl önce
    dostoyevski yoksulluğu anlatırken, şöyle der:
    “anlıyor musunuz, anlıyor musunuz sayın bayım bir insanın artık gidebileceği hiçbir yerinin olmaması ne demektir, anlıyor musunuz? çünkü her insanın gidebileceği hiç değilse bir yerin olması gerekmez mi?”
  • 0
    nechapu_ 1 yıl önce
    ve gece yazdığın mektup orada işte, nasıl okunabileceğini aklım almıyor, bir göğüs havayı solumak için böyle nasıl daralıp genişliyor, aklım almıyor, senden nasıl uzak kalınır, aklım almıyor.

    franz kafka
  • 0
    vaveylaaa 1 yıl önce
    ölüm degilse bizi ayiran yazik olur .
  • 0
    dunyabariscetin 1 yıl önce
    elvet bir insan bir insana yeterdi
  • 0
    portakalsiz_lahmacun 1 yıl önce
    "biz norveç donanması askerleriyiz ve yaklaşık 100 kilometre batıda norveç kralının dreniş gemisi ile birleşeceğiz. açık konuşmayı ve kısa cümleler kurmayı seven biri olarak ifade edeyim; sorun çıkarırsanız ölürsünüz. yine açık konuşayım, başım çok ağrıyor ve başım ağrıdığı zamanlarda tahammülsüz, lanet ve kontrolsüz bir adam oluyorum. bu nedenle bizimle işbirliği yapıp sessizliğinizi korumanızı öneriyorum." tabii ki aslında ne 100 kilometre ileride kralın bir gemisi vardı ne de gidecekleri mesafe 100 kilometreydi. kaçırdıkları gemi ile iskoçya'nın aberdeen limanına doğru 1100 kilonetrelik bir yola çıkmışlardı.

    (yazım hatası varsa kusura bakmayın kontrol etmeye çok üşendim)
    (ikinci dünya savaşında alman cephelerine karşı yaşanmış bir hikayedir)
  • 0
    bnymngv 1 yıl önce
    geldikleri gibi giderler.
    nutuk
  • 0
    selcuk_ak 1 yıl önce
    kitaptan değil
    kimse bakire kalmaz,hayat hepinizi siker
  • 0
    morbidangelx5 1 yıl önce
    "içimde, bir yolculukta tanışıp alıştığım ,fakat pek
    çabuk ayrılmaya mecbur olduğum bir insana veda
    eder gibi bir his vardı.


    veda ..!
  • 0
    kelenmen 1 yıl önce
    buyuk guc buyuk sorumluluk ister..
  • 0
    ugursahinus 1 yıl önce
    yaralarımızı sarmış bekliyoruz fakat sadece zaman geçiyor (u.ş)
  • 0
    piruszaferi 1 yıl önce
    herkesin kalbinin bir yerinden bantaniyenin altına sığınmış bir çocuk yatar...
  • 0
    marillion 1 yıl önce
    yine de sen gül biraz. ısınsın ortalık.
  • 0
    umutbayhan30 1 yıl önce
    ve sözcükler insanların birbirlerini gördükleri mekanlara dönüştüler... öyle mekanlar ki orada ben ve sen ile sen ve ben yalnızca biz ve biz olur
  • 0
    ulusoycn 1 yıl önce
    biz hazır tuttukça içi yangından alev alev dışı buz tutmuş kalplerimizi.
  • 0
    hido_o 1 yıl önce
    ne demiş ünlü yazar " kaldırımda kediler ve birkaç çöpçü dayı"
  • 0
    bk_99 1 yıl önce
    ınsani en çok acıtan şey hayal kırıklıkları değil,
    yaşanması mümkünken yaşayamadığı mutluluk.
  • 0
    kubrabasurall 1 yıl önce
    yalnızlık güzel de sen yine de arada bir uğra
  • 0
    omerfbalak 1 yıl önce
    hayat işte ufaklık...
  • 0
    mangahikayesi 1 yıl önce
    arkadaşını kurtaramayan birisi hogake olamaz

    naruto uzumaki
  • 0
    omersaid 1 yıl önce
    sizdeki gençlik kat'iyyen gidecek. eğer siz daire-i meşruada kalmazsanız, o gençlik zayi' olup başınıza hem dünyada, hem kabirde, hem âhirette kendi lezzetinden çok ziyade belalar ve elemler getirecek. eğer terbiye-i islâmiye ile o gençlik nimetine karşı bir şükür olarak iffet ve namusluluk ve taatte sarfetseniz, o gençlik manen bâki kalacak ve ebedî bir gençlik kazanmasına sebeb olacak.

    risale-i nur - gençlik rehberi(28)
  • 0
    zeyzeyy 1 yıl önce
    -evet sersemlemiş bir haldeyim çocuğum. tıpkı alev alev yanmakta olan bir güneşin etrafında dönmekten sersemleşmiş bir gezegen gibi...
  • 0
    azdahadur 1 yıl önce
    neden güler ki karpuz ansızın
    bağrına saplanınca bir bıçak?

    pablo neruda - sorular kitabı

  • 0
    biriyimben 1 yıl önce
    "çok ağırsın. tenis topu kadar kızsın... çok saçma bu kadar ağır olman."
    "kemiklerim ağır benim sanırım."
    "burada..." dedi elini göğsüne götürüp."çok ağırsın. çok saçma."
  • 0
    therosa 1 yıl önce
    şaheserlerle dolu bir müzeyim ben,
    gözlerin kapalı geçtin önümden.
    -rupi kaur
  • 0
    mccllouch 1 yıl önce
    benim burada yaptığım çıkarım rüzgarın melodisiyle hareket et ulaşmak istediğin sonucun yolu illaki yapılanların yolundan gitmek değildir bunun yanında kendi yolunu çizip aynı şekilde hareket etmek gibidir gidemeyeceğin yoldan yani rüzgarın karşısında yürüyeceksen bu zor olur ama kendi rüzgarını estirir ve bunu arkana alırsan senin rüzgarın karşıdaki rüzgara galip gelecektir "melodiye ayak uydur sonuçta dans etmek senin işindir"
  • 0
    mavi_dyg 1 yıl önce
    gittin! seni benden, beni senden koparttılar! kahpe bir intihara dönüş bileti gişedeki azrail! tımarhanelere kaldırdılar beni, kollarıma kocaman serum şişelerinde gözyaşları bağladılar!

    başlamadan bitti aramızdan her şey! bitti! sen, "bitti" bile diyemedin. "başlayan şeyler biter, ben seni sevmeye başladım ki..." derdim!

    bitti! her bitiş yeni bir başlangıcın fragmanıydı! aramızdaki sıradağlar gibi duran aşılmaz engel "biz arkadaşız" diye başlayan o çocukça masal değil, gözü dönmüş psikitiyatrislerin yazdıkları ufacık bir kağıt parçasıydı: "şizofrenik semptomlar..." diye başlayan ve "gözlem altında tutulmalı!" emir kipiyle noktalanan!

    şimdi dinleyeceğin her şey yalandır... yalan! yalan! yalan! bir yalanın utana utana gerçeğe dönüşmesi, tüm gerçeklerin arsızca yalana dönmesi ve neyin gerçek neyin yalan olduğunun artık hiçbir öneminin kalmadığı bi kaostur şizofreni...!
  • 0
    mavi_dyg 1 yıl önce
    terk edip giderken beni, hiç değilse yatağıma bir köpeğe zehirli et atar gibi attığın kirletilmiş bedeninden utan! ben büyük bir suçmuşcasına yüzüme vurduğun şairliğimi çoktan unuttum! sen hiç değilse terk edip giderken beni, yalnızlıktan kanayan kulaklarıma merhem diye sürdüğün o yalan aşk sözlerinden utan!

    utan tenime değen ellerinden, utan bakışlarından, ki onlar değil miydi sanki durmadan göz bebeklerimi öpen!? şimdi hiçbir şey yokmuşcasına dönüp arkanı giderken hayatımdan, hiç değilse tanıştığımız günden utan ve unut her şeyi! çünkü adını hatırlayınca ben en çok şairliğimden utandım!

    ben çoktan kabullendim, senin beni terk edip gitme mecburiyetini! sen hiç değilse nesli tükenmiş bir hayvan gibi terk edip giderken beni, en çok da beni gecelerce şehvetle öpen o çilek kokulu dudaklarından utan!

    utan aldığın nefesten, utan içtiğin sudan, üzerimize görünmez bir parmaklık gibi örtülen gökyüzünden! utan beni öpüşünden, utan yatağıma girişinden...!
  • 0
    enes_ar25 1 yıl önce ~ 1 yıl önce
    sevgili olric bana bir mektup yazmış olsaydın bende sana cevap vermiş olsaydım da. yazmak anlatmak birbirini seven iki insan olarak bu kadar zor olmasaydı durup duruken yazmak anlatmak zorunda kalmasaydım heşeyden kaçtıgım gibi kaçmasaaydım sendede.( ezbere yazdım eksik olabilir)
  • anlatın

    Yaşadığınız en büyük acıyı anlatın. Feyz alalım.

    1 takipçi
  • abone ol
  • moderatörler
    kohezyon

  • bu bölüm # bölümünün alt bölümüdür.