3

sen kazandın

bazı ruh halleri tehlikelidir. insana hata yaptırır. yanlış düşündürür. pişman olacağı şeyler yaptırır. hatta geri dönüşü olmayan şeylerde yaşatır.

insanın sürekli yerinde saydığını düşünüyor olmasıda ayrı bir kötü tabi. yani sanki belli başlı bir kalıp varmış ve bütün rutin hayatına oturmuşta sanki hep öyle geçecekmiş gibi, birileri gelir, gelenler ile süre geçirilir, fedakarlıklar yapılır, çalışılır, edilir, belli seviye emek verilip, yetiştirilip, büyütülüp,

başkalarına sunulmak üzere kaybedilir.

sonra tekrar başa sarar, bu sefer saç rengi ve isim farklı olur, bu rutin şekilde devam eder, sanki "başkalarına hizmet etmekten, başkalarına "kadın" kazandırmak için dünyaya gelmişsin gibi"

yorucu bir şey aslında.

sanırım bir yerden sonra insanda kabul etmek durumunda kalıyor buz kalıbına döndüğünü. bunu fark etmem biraz zamanımı aldı. yani aslında bu satırları dökerken mimiklerimin hareket etmiyor olması, sanki asırlardır yapılan bir geleneği uzun zamandır sürdüren bir keşiş soğukkanlılığı var üzerimde, ama aslında ben bunu anlamıştım daha önce, doğup büyüdüğüm, aşkı ve kaybı sığdırdığım şirin mahallemde, balkonda akşam vakti sigara içerken anlamıştım. o şirin samsun sokaklarındaki kasvet üzerime çöktüğünde dank etmişti.

ama sanki sorun bu yada bunlarda değil gibi, insan düşünmeden edemiyor, nasıl olurda işler bu hale gelir?

5-6-7 jenerasyonu futbol günlerinde, gekas'ın fenerimize hat-trick yaptığı zamanlarda, onunla beraber antreman yapıyor ve maç sonu yunanca sohbet etmeye çalışıyor, coca cola elit ligleri farklı yaş gruplarında gol kralıkları yaşamış ve prof imza için gün sayarken, yusuf yazıcı ve dünya şampiyonu olan trabzon erdoğdu lisesinin rakibi olup, son dakika golü ile yenilip, maçtan sonra yusufun teselli edişini hala zihnimde hatırlarken, nasıl olurda iki kez çapraz bağları kopabilir bir insanın,

-ki bütün hayali top oynamak olan bir genç iken,

lise hayatı boyunca, başarıdan başarıya koşarken akademik anlamda, nasıl olurda 5 tane lise değiştirmek zorunda kaldığı için, o dönemki milli eğitim statülerine takılıp istemediği bir okulda okumak zorunda kalan, ve dayanamayıp liseyi son dönem açıktan bitirmek zorunda nasıl kalır bir insan,

youtube olayları patlamıyorken, semi-pro videolar çekip ciddi girişimde bulunan bir topluluktan olup,bunları insanlara sunup seneler öncesinden youtube platformunun patlayacağını ve bu yolda ilerlenmesi gerektiğini düşünürken, nasıl olurda 15 yaşında garsonluk maaşı ile biriktirip alınan profesyonel kamera denize düşer ve kaybolur.

nasıl olurda, beraber olan her kadın, yanında olmaktan mutlu olduğunu seneler, aylar boyu tekrarlarken, hepsine ayrı ayrı emek ve fedakarlık yapmışken, nasıl olurda, şuan kimin altında yada üstünde olduğunu bilmek zorunda kalır insan,

el bebek gül bebek büyüyüp, bütün zenginlikleri görüp, bir iflas olayı yüzünden hayatı tepe taklak olmuşken bir şeylere tutunup yinede ayakta kalmaya çalışıp, iş ayırt etmeden, pavyonda kusmuk temizleyen komilikten akdenizin en büyük eğlence mekanlarından birinde "bar şefliğine" kadar yükselip, nasıl olurda bir anda bir gecede, yaşanan tatsız bir hadise yüzünden bütün düzeninden olur bir insan,

sokakta kalmak zorunda kalıp 3 ay gibi kısa bir sürede o dönem koyu ülkücü olmasınna rağmen 1 ay gibi bir süre komunistlerinn toplantı evi haline gelmiş bir yerde elektriksiz susuz onlarla beraber kaldıktan sonra, 2 ay gibi kısa bir sürede, altına araba çekip, 4+1 bir eve para dahi vermeden müdürlüğe yükselir ve hayatım dediği insan olan, beraber büyüdüğü kuzenin tarafından sırtından bıçaklanması sonucu bütün bunları elinden kaybeder insan?

ama sorun buda değil. bu veya bunun gibi şeyler,

bazen düşünmeden edemiyorum, insan kısacık ömründe, kısacık zaman dilimine bütün bunları sığdırırken, hayatım dediği herşeyim dediği insanın şuan veya bu zaman diliminde ne yaptığını düşünmeden duramıyor. merak edemiyor. aradan uzun zaman geçmesine rağmen, yinede düşünmeden edemiyor. mesaj atsa, atmaz. konuşmak istesee, konuşamaz. görmek istese, göremez. olsa, ayrı dert, olmasa başka dert. bir dönem bütün bunlar ile başa çıkarken en kadim dostu ve yardımcısı olan, bütün bunları düşünüp geriye bakınca, gördüğü tek tutanağı, bu süreçleri beraber atlattığı insanın, saçının teline zarar gelmesine kıyamadğı insanın, biraz daha açalım, fırsat imkan varken dahi, evlenmek istediği için sırf, özel kalmasını istediği için dokunmaya ve yaklaşmaya kıyamadığı "kadın" denilen figürün,

ciğeri beş para etmez onun ne düşündüğünü umursamayan, tek derdi onu yatağa atmak olan malesef ki aynı erkek sıfatını taşıdığım insanlar tarafından..

-

ama sorun buda değil. sorun böyle şeyler değil. aslında ortada bir sorun yok. yani artık yok. dedik ya insan düşünmeden edemiyor diye bazen.

sorun varlık ise, ki buradan öyle gözüküyor.

varlık yoksa, bedende yoktur.
beden yoksa, zihinde yoktur.
zihin yoksa, düşüncede yoktur.
ve düşünce yoksa, insan yoktur.
insan yok ise, sorunda yoktur.

insan yeterince şey tecrübe ettiğini düşünüyorsa, veya düşündüyse,

yeterince şey yaşamıştır. :)

hani bazen derler ya, ne eksik ne fazla diye.

bu kadar yeterli, teşekkürler herkese ve herşeye.

sonuçta insanların genelinin tecrübe dediği, aslında insanın bütün yaşadıkları, pardon;

insanların tecrübe dediği şey, aslında senin hayatın boyunca boğuşurken ilim ilim vücudundan kopan parçalar oluyor,

son bir şey;

bu tecrübe değildir.
yani kimine göre.

bu bence tam olarak "kandırılmak"

nasıl yedik ama hepimiz, değil mi?

evet, güzel yedik..

tamam baba, sen kazandın. pes ediyorum. benden bu kadar. bu ilk değil ama son isyanımdır sana. ben üstüme düşeni, zihnim ve dilim müddet ettiği sürece, yaptım. bana verdiğin zihin ve yürekçe, ne gerekiyorsa yaptım. doğru dediğin yoldan gitmeye ve yürürken çizgiden taşmamaya dikkat ettim. omurgalıyım bilirsin, kusursuz dengem yoktur. bazen taşırdıysam çizgiyi, benim ayıbımdır. kabulüm.

ama buda önemli değil artık değil mi?

sanırım sıra sende :)

bu içeriğe henüz yorum yapılmamıştır.

  • hayata dair

    Bu bölümde ibretlik hikayeler ve komik paylaşımları bulabilirsiniz..

    1881 takipçi
  • abone ol
  • moderatörler
    gaddarus
    hellomyfriend
    darkier
    polinezyali
    caytiryakisi
    plumerion

  • bu bölüm #karışık bölümünün alt bölümüdür.

  • bölüm kuralları

    • bölümü takip etmeyi unutmayınız..!
    • konu dışında paylaşım yapmak yasaktır..
    • reklam amaçlı paylaşım yapmak yasaktır..
    • bölüm ile alakasız paylaşım yapmayınız..
    • başlıklarınızı her zaman ilgili bölüme açınız..
    • +18 başlıkları +18 içeriği işaretleyerek paylaşınız..
    • kurallara ısrarla uymayıp tekrar eden yazarlar bölümden engellenecektir..
    • başlıklarda ve yorumlarda herhangi bir kişinin ailesine hakaret,küfür ve rencide edici içerikler kesinlikle yasaktır..
    • şahsınıza yapılan küfür-hakaret  gibi içerikleri puiv moderatörlerine bildiriniz..