13

türk dizilerinde şiddetin norm haline gelmesi

zannedersiniz izlerken, sanki ne nedim ne de fuzuli geçmiş bu coğrafyadan.

ne mevlana ne şems varmış bu topraklarda.

leyla için çöllere düşen mecnun, zannedersiniz hiç olmamış.


çeyizini, askerden gelecek nişanlısını hayal eden eli kınalı ablalar ve onların ağlamak için bahane ettikleri soğanı kimse bahane etmemiş derdine, sanırsınız.

siz o dizileri izleseniz, sunileşmiş batının size barbar demesine dahi hak verirsiniz. verirsiniz, metaılaşmış kadınlar demeyeceğim bu cümlede. siz de hak verirsiniz, uhud savaşında hayvan pisliğine bulanmış mekkeli müşrikler gibi kalbi kuyuya düşenleri görürsünüz.peki yusuf'u kuyuya düşüşü bunun neresinde, ve yakub'un gözlerini ama (kör) eden hasret bunun neresinde. züleyha için kadşeğafehahubba (kalb zarı aşktan çatlamış) bahseden kuran ile maziye karışmış bir çoçukluğunuz vardı, hatırlayınız.

hatırlayınız, temiz ve saf oluşunuzu. şecaat dolu okunan istiklal marşını okuyuşunuzdan, ilk nihal atsız kitabını eline almış gençliğiniz, okumak için ceplerinizde sakladığınız o şiirleriniz nerede. bir gönlünüz vardı, gönlünüzü put sanıp da kıracak olana el kaldırmak değil el sürmeye korktuğunuz hanımların sokağından geçtiğiniz, pencere altında yürümeye çekindiğiniz... hani olur da adı çıkmasın diye deli sevdalarınız nerede. yoksa siz sadece mafya babalarının eşlerini aldattığı, hamile kadınların öldürdüğü sahnelerden ibaret olamazsınız ;bir çift kadını değil de bir kadının bir çift avurt içinde kaybolmuş olarak anılmak varken, bir mendilin, sevgi şarkı sözleriyle yazılmış mektuplar olmalıydı. kadınları sevmeniz için boya küpüne çevirdiniz, izlediğiniz dizilerde baş karakter karısını dövdü diye vurmak.

vurmak, öfke, şiddet eğilimini ortaya dökmek her erkek kadar sizin de hakkınız olmalıydı. nihayeti mor bir yüzü hangi fondöten kapatır onu kadınlar bilmeliydi.onlar da, kadınlarınız sevgiyi dizi sahnelerinde arayacaktı öyle mi! peki fuzuli bunun neresinde, hani baki, hani leyla ya mecnun. kim bu hayatın merkezinde biz mi yoksa yapımcıların yarattığı karakterler mi?


*üslup bakımında ikinci tekil şahıslı cümleler sanat kaygısıyla biraz da göndergesel işlevsel kullanılmış olabilir. sadece birleşelim şu dizileri artık izlemeyelim.
  • 1
    devrimm 7 ay önce
    insanları etkiliyor diye alkol ve tütün ürünlerinin sansürlendiği, cinsellik sahnelerinin ceza yediği bu televizyon kanallarında ne hikmetse kadına ve çocuğa şiddet hiçbir zaman ne bir ceza alır ne de sansür yer.
    1
    farkhunda 7 ay önce
    dişisine kötü davranan tek canlı olmanın gururu okşamış olmalı, şiddetten gözü dönmüş canlıyı.
  • 1
    devrimm 7 ay önce
    haklısın fiziksel üstünlüğün verdiği bi ego bu
  • 0
    papaz_mazhar 7 ay önce
    0
    farkhunda 7 ay önce
    çok salt olmuş daha güzel işleyebilirdin konuyu a'canım.
    1
    papaz_mazhar 7 ay önce
    emriniz olur efendim, ne demek.
  • 1
    acupofcoffee 7 ay önce ~ 7 ay önce
    türkiye'de diziler, bir değeri yansıtmaktan çok. bir değere benzeme derdinde ( batı ve amerika)
    mesela
    şahsiyet.
    tamamen amerika ve batı toplumundan bahseder gibi.
    gazeteci dj. genç güzel komser. bar içki. flört. viski ...
    türk toplumuna ait bir kaç kesit var. o da haluk bilginerin renkli çorabı.
  • 1
    siyaasiyabend 7 ay önce
    çünkü o, istiyor. şiddet sarmalı ile, milli duyguların yan yana olduğunu ve sırıtmadığını düşünüyor. insanlara açıktan ve kapalıdan, her taraftan ülkenin bu şekilde korunup, bu şekilde kalkınabileceğini empoze etmek istiyor.
  • 1
    midnightsun 7 ay önce
    ama reytingi tavan yaptıran çoğu kadına sorsan feminist ve erkek düşmanı kertenkeleler.
  • 1
    zodiac 7 ay önce
    elin gavuru hiç değilse bilinç alti mesaj veriyor bizimkiler açık açık gösteriyor

  • hayattan ironiler

    Paraya söverken en çok kendimizde olmasını isteriz yahut aşk sevişmek değil deriz de en çok sevişirken keyif ederiz .

    0 takipçi

  • abone ol

  • moderatörler

    stakkurt