ellerimizdeki telefonlardan kocaman bir köle ordusu yaratmak... yazan: bir köle.

    22
    labuneolom 9.11.2017 20:04 ~ 23:40
    şimdi anlatacağım şeyler braz uzun olabilir bunları sizlere part part yedirebilirim bilmiyorum yazarken sıkılıp birden hepsini döküverebilirimde. şimdi anlatmam gereken bir ton paranoya var. anlatacaklarım kendi tarafımca, özgün ilk elden. sorularınız sistemdeki açıklara ışık tutabilir ve onlarada kafa yorabilirim.

    öncelikle sizi 1973 yılındaki yapılan ilk cep telefonu görüşmesine götüreceğim. finlandiyada yapılmıştır. ve motoyoya kurucusu tarafından gerçekleştirilmiştir. ardından mobilizasyon alanında ilerleme kaydetmek için cihazlar ufaltılmaya, katllanır antenler, kapaklar montelenmeye başlanmıştır. 98-99-2000 yıllarındaki o telefonu ağsa gibi havaya kaldırıp sms beklemeleri veya telefonun çekmesi için varsa bir üst kata çıkmaları hatırlatırım. ağ o kadar ilerledi ve genişledi ki kör noktalar azaldı. ve artık veri giriş çıkışı heryerde. her neyse.iki boyutlu renksiz ekranların içinde bir farklı dünyalar geldi bize o yaptığıız görüşmeler falan. inanılmazdı ya. numarayı çeviriyosun adamın sesi yanında bitiyor.

    ardından nokyanın çıkardığı telefonlar girdi hayatımıza. made in finland yazan o antensiz ve gayet estetik telefonlar. oyunları bile vardı. sneakler falan yav play timemım ne kadardır acaba. ihtiyaçlarımızı fazlasıyla karşılıyordu o telefonlar. estetik, küçük, kullanışlı, sağlam ve işe yarar. en önemlisi işe yarar oldu. ihtiyacımıza doğrudan cevap veriyordu. şimdi ki telefonları bir düşünsenize. kitap okumana, araştırma hissine vurduğu darbe inanılmaz. ansiklopedi kavramın artık kalmadı. birinin hayatını sadece googleye yazıp okuyabiliyorsun. bir de kitaptan okumak var tabi.

    ardından kameralı olan o modeller, renkli ekranlar girmeye başladı hayatımıza birden. durum kontrol dışı olmaya başlamış ve karmaşık bir sistem olan kablosuz iletişime dahil olmaya başlayan, nasıl çalıştığından bi haber olduğumuz fonksiyonlar girmeye başladı. bu noktada işin ciddiyeti kalmadı. basit oldu herşey. tek tuşla şak diye fotoğrafını çekip pat diye arkadaşına göndermeye başlamıştın. ihtiyacımızın dışında ortaya çıkan fonksiyonlar geldi sonra da. lüks olmaya başladı. pazarda yerini alabilmek için birçok fonksiyon. gerekli gereksiz. ardından modeller peş peşe. her hafta biri ama. o devirlerde size bir ay-phone x verseler ne olurdu?

    bir diğer konu da; o nokyalarımız, motorolalarımız, bilekberrilerimiz, eriksonlarımız bizi neden bıraktı gitti. mazide kaldılar ? onlar için düşündüğümde birçok şey var.

    nitekim bu geçişe yani bu icadın, lükse dönüştüğü bu süreçte bir alışma süreci var. o süreci sonny errikson, nokya gibi firmalar ile geçirdik. bilekberide bizi oyaladı.

    ardından kocaman bir dev pazara adım attı. insanlar işte bu gibi ürünleri kullandıktan sonra buna hazırdı. işte bu! dedirtti. ay-phone ile tanıştık. cebimize, yatağımıza, tuvaletlerimize, en yakın anlarımıza dahil oldu. ya düşün en yakınına. partnerin ne mesajlar attı sana ordan. ne fotoğraflar attı. ne biçim cinsel içerikli şeyler izledin ondan. yalansam yalan kardeşim de yani.

    applenin geliştirdiği bu cihaz ilk versiyonunda apayrıydı. dokunmatik kocaman bir ekran ve rengarenk. ardından internete falan dokunduk abi o dönemde efsaneydi. hala daha efsane olmaktan çıkamadı.

    herneyse, bu cihazlar birçok özel anımız oldu. bir çok resim, video ve ses kaydı aldık. bunları sanal bir ortam biriktirecek teknolojiyide verdiler bize . telefondan siliyosun ama düşün, internet ortamından silinmiyor. efsane bir özellik.

    ardın diğer modellerinde parmak izi okuyucusuda geldi. seni sadece senin parmak izini tanıyor ve kaydediyor. saniyenin bilmem kaçında tepki verebiliyor o fonksiyon. telefon açılıyor ya da açılmıyor. bu sen olmuyorsan bunu anlıyor. sesini, seni tanıyor. hey siri dediğin zaman seni direk tanıyor. başkası dediği zaman umrunda olmuyor ama. böyle bir teknoloji. düşünsene senin söyleyebildiklerini yazıya döküyor, anlıyor, cevap hazırlıyor, cevabı sesli biçimde sana iletiyor. başlı başına efsane.

    bu fonksiyonlara sahip olmanız imkansız. bilim adamı ve aynı anda dizaynır, mühendisseniz belki 5-6- yıl sürebilir. a birde yazılım mühendisi olmanızda gerekiyor. ios şakaya gelmeyen gayet kapalı bir kutu. her neyse bu cihaza sahip olabiliyorsunuz bugün. böyle bir imkanınız var evet. ardından. düşünün ki sizin yüzünüzü de tanıyor. sizin fotoğraf albümlerinden tutuyor, arkadaşlarınızı klasörlere ayırıyor haahahashd. olum efsane değiller mi. sizi böylece birçok şeye bağlı kılıyorlar. bunun kötü yanlarına ve örtünün altındaki iğneye bir bakalım. toprağın altındaki mayına. basmak üzere olduğumuz toprağın belki.

    şimdi gel gelelim bunların doğurduğu sonuçlara. bunlar gayet ütopik gibi gözüken lakin modern hayatın getireceklerini düşünürken ihtimal dahilinde olabilecek şeylerdir. öncelikle başlıkta köle dedik ama bu köleliği anlatacak kimse olmadı. neyin kölesidir nedir ne değildir.

    bu cihazların hayatımıza kattıklarını saya saya bitiremem. en saçma örneği; istanbuldasınız, arabanızı bilmediğiniz bi mahalleye bıraktınız. şak diye telefonunuzdan arabanızı etiketleyip dönüşte bulabilirsiniz. hiç bilmediğiniz mahalleye park ettiğiniz arabanızı.

    çıkarılan modeller her sene tekrardan tekrardan tasarlanan şeyler değil. bunlar planlı pazara girişlerden ibaret. yani hazır olmadığımız bir sürü teknoloji var. bunu şuan hayal edemiyoruz ya da bize çok imkansız geliyor fikirlerimiz.

    şimdi biraz daha boş yaptıktan sonra konuya bodoslama gireyim. düşünün demiştim...

    şimdi konunu biraz dışına çıkarak sömürgeciliğin modernize olan yanına bakalım. bugün, 19. 20. 21. yy'deki gibi şiddet, kan, silah, barut, patlayıcı, ölüm içeren bir sömürü yapabilir misiniz ? bugünkü sosyal, global dünyada yapmanız zorbalık ve canavarlık ile sonuçlanır. sizlere yalıtımlı ortadoğudan bahsetmiyorum. sömürünün bugünkü en güzel halidir bu sistem. sürükle, bağımlılaştır, ihtiyaç duyulan hale getir ve yenilen. sonra da bırak. adamların izlediği strateji de efsane. sundukları hizmette.

    sundukları hizmetin içinde çektiğin resimleri kaydedebildiğin sanal fakat fiziki bir disk var. istediğin zaman atıp, çekebileceğin bir disk. şimdi düşünün adamların yaptığı argeyi. senin elindeki cihazın yaptıklarını. şöyle bir olaya imkan tanıyamaz mı?

    elinizdeki telefonun kameraları, mikrofonu,parmak izi okuyucusu sizin her anınızı kaydetti. ve mikrofonu sizin sesinizi kelimelere döküp saklıyor mesela. her zaman kameranız çalışmıyor. yüzünüzü algıladığı an ya da arkadaşlarınızı algıladığı zaman devreye giriyor. ya da sizin sesinize göre falan. (yani bunları yapabilen bir cihazlar bunlar, çok efsanevi yanları var.) herneyse. bunları kaydedip karşı tarafa, bir havuza yükleyebilecek bir altyapıda mevcut. bu zihniyet senin geleceğini, geçmişin ile kolayca etkileyebilir. yani şöyle; sahip olduğun aile kavramını, karını çocuklarını, anneni babanı, mesleğini, patronunu, çalıştığın kurumu, çalıştığın kurumun patronunu bile etkileyebilecek bir güç. çünkü onlarda kullanıyor aynı meredi. aynı kayıtları onlardan da aldılar. ve bu kayıtların hepsini o senin kayıtlarının olduğu havuza yüklediler. böylece mevkii olarak katagorize ettiğin insanların mevkiileri ortadan kalmış oldu. çünkü sen patronunun özelini, partnerinin çıplak fotoğraflarını 20 lira karşılında bilmem ne sitesinden alabileceksin ve bunu ona karşı kullanıp efsane bir şantaj aracı olarak kullanabileceksin. belki ama bak. bu olur mu ? böyle bir şey oamaz diyemiyorsun. hiç diyemezsin. şimdi gel gelelim kölelik. olayına

    olay burdan itibaren sarpa sarıyor, mevki veçeşitli dallar ortadan kalkıyor. saygı aynı düzeye iniyor ve şeffafizm ortaya çıkmış oluyor. yani kimse sana emredemiyor. sadece o güç tarafından emir yiyebilirsiniz. ifşa olan karakterler sana emir veremez. ya da sen de ona veremezsin. sadece o güç tarafından işin atanabilir. o güç en başta bir fani akıl olacaktır. lakin daha sonra bu sirinin torununun, tourununun, çocuğu olacak. sınıfsızlaştırma süreci ise çok acımasız ve gerçeklerle dolu olacaktır. mesela karınızın/kocanızın sizinle beraberken, buluştuğu karşı cinsleri öğreneceksiniz. yalanlarını. yani psikolojik olarak yıkılacaksınız. patronunuzdan gelen emiri önemsemeyecek ve çalıştığınız şirketinizin yolsuzlukları ortaya saçılacak, şirketiniz batacak, ekmek teknenizi sular alacak. sonunda sadece yalnız ve tek başına bir birey olarak kalacaksınız.

    bu tek başınalık yaşam mücadelesini getirecek ve emeğinizi satma ihtiyaç duyacaksınız. bol bol sunucu inşa edecek. ya da madencilikte çalışacaksınız. çünkü o aklın madenleri kullanabilecek ve üretim bandının kontrol edebilecek zihniyeti, yetkisi olabilecek. falan filan çok uzun büyük bir hayal gücü ister bu.

    sizin sesinizden, parmak izinizden, yüzünüzden, göz bebeğinizden tanıyabilecek bir sistem. kaçma şansınız yok denecek kadar az. elbet bir yerde takılacaksınız. mesela tüm sanal akılların bir çatı altında toplanacağını da söylemek isterim. yani bugün o akıl istediği her kameraya erişme kabiliyeti olacak. sokakta gezen herkesi izleyebilecek.

    ya yapabileceklerinin sınırı yok diyorum size. sonsuz enerjiyi keşfettiği an bittiğimiz andır. dronelarla belki itaat etmeyenlere ceza falan verecek hani anlıyor musun. bu bizi köleleştiremeyecekte kim köleleştirecek?

    peki bu söylediklerim sizlerde bir 'lan' dedirttiyse??
    biliyorsunuz ki tarih boyunca köleleştirme metotları vardır ve çeşitlidir.
    ya bu masadaki meret bunlardan biriyse ?
  • 0
    karaosman 9.11.2017 20:43
    reservuar akşam okucam
  • 0
    nefretediyorum 9.11.2017 21:17
    peki bunu neden kölelik olarak görüyorsun? muhteşem faydaları var bu cihazların.
    0
    labuneolom 9.11.2017 21:49
    evet şimdi devam edeceğim.
  • 0
    i124 9.11.2017 23:38
    nokia m50 vardı bende altından kamera takıyorduk oda iğrenç bir çözünürlük veriyordu
  • 1
    mastergamer 10.11.2017 01:14
    köleleştirme konusunda sonuna kadar katılıyorum ama öyle bir satıyorlarki sen zaten köle olmak istiyorsun.
  • 0
    mkll 11.11.2017 15:04
    bu böyledir ama bunun önüne geçemezsin. 1000 yıl öncede tekerleğe aynı şeyler söyleniyordu. önemli olan oyunu kurallarına göre oynayarak bu gelişmeleri avantaja çevirmektir.
    0
    labuneolom 11.11.2017 15:06
    bana avantaja yönelik bir örnek verebilir misin.
    0
    mkll 11.11.2017 15:13
    bir uygulama yazarak zengin olmak ve telefonun kölesi olmamak. pablo escobar uyuşturucu satıyordu ama uyuşturucu kullanmıyordu. aptal insanları engelleyemezsin onlar hep bir şeyleri kölesi olurlar.
    0
    labuneolom 11.11.2017 15:18
    bu onları sadece şantaj aracına daha da yaklaştırır. şantaja hizmet etmiş olur, programı yazan kişi.
    0
    mkll 11.11.2017 17:42
    nasıl yani. whatsapp mesela neden şantaj yapsın ki faydalı işte. herkese bedavaya ulaşıyorsun.
    0
    labuneolom 11.11.2017 17:57 ~ 20:18
    saygı suyulmayan bir popülasyon yaratmak için. güvenilmeyen bir sınıf yaratmak için. ve ardından onları kullanmak için.

    edit: bu arada amacın artık bedava olduğu bu cihazlarda bir şeyler mantıksız gibi.
  • 1
    champ 20.11.2017 02:33
    gece gece okudum puvo kıymetimi bil :) ben maksimum 100 yıla kadar tek devlet içerisinde milyarca kölenin yaşadığı bir sisteme geçeceğimizi düşünüyorum.
    1
    labuneolom 20.11.2017 02:35
    hay sen çok yaşa. umarım o köleler mutlu olurlar.
  • 0
    babasikilikli 21.11.2017 00:29
    tüm dünya olarak ise yaradığı kadar kullanıp bağımlılık derecesine çıkarmadan eski haberleşme şekilleri düşünüldüğünde güzel ise yarar bi alet.
  • 0
    et2olamayangenc 21.11.2017 19:03
    brocum simdi bu koleler ile ne yapilacak diyelim tek devlet oldu herkes kole peki amac ne? ınsanlar bir yerlere seyahat edip gulup eglenemedigi bir dunyada neden insanlar yasamak isteyecek?
  • 0
    altiniser 21.11.2017 19:38
    kardeş bunu daha yeni mi farkettin?