11
erdemli devlet adamı
Erdemli devlet adamı, sorumluluk duygusu taşıyan ve adâletle hükmeden kişidir. O ilhamını, Hz. Ömer’in, “Fırat kıyısında bir kuzu kaybolsa, Allah’ın bundan ötürü beni hesaba çekmesinden korkarım!” ifadesindeki vicdan muhasebesinden alır.



Erdemli devlet adamının özellikleri üzerine bir yazı inşa etmek için, söze Kitapların Kitabı ile başlamak gerekir: “Allah size, emanetleri ehil olanlara vermenizi, insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adâletle hükmetmenizi emreder.” (Nisâ.58)

Adâlet timsali Hazret-i Ömer (r.a) ”Amirin en kötüsü, halkı kötü yola sevk edendir!” buyurmuştur.

O Ömer ki, “Diçle kıyısında ayağı kırılan bir keçinin, köprüden düşüp ayağı kırılan bir oğlağın hesabı benden sorulur!” demiştir; devlet adamı olacaklara işin erdemini, sorumluluk duygusunu ne de güzel anlatır böylece.

Şeyh Edebâli’nin, Osman Gâzi’ye vasiyetinde dillendirdiği, bütün dünya için adâlet ve saadet sırrını ifade eden sözleri asırlardır yankılanır dünyada:

“Ey oğul! Beysin. Bundan sonra öfke bize, uysallık sana. Güceniklik bize, gönül almak sana. Suçlamak bize, katlanmak sana. Azizlik, yanılgı bize, hoş görmek sana. Kötü göz, şom ağız, haksız tenkit bize, bağışlamak sana. Ey oğul! Bundan sonra bölmek bize, bütünlemek sana. Üşengeçlik bize, uyarmak, gayretlendirmek, şekillendirmek sana. Ey oğul! Sabretmesini bil, vaktinden önce çiçek açmaz. Şunu da unutma: İnsanı yaşat ki, devlet yaşasın! Ey oğul! Yükün ağır, işin çetin, gücün kıla bağlı. Allah celle celâlühû yardımcın olsun!..” Bu düstur cari olduğunda, sadece bir ülkede, bir devlette değil, bütün cihanda sulh ve sükunet sağlanır ve o devlet o zaman “ebed-müddet” olma istidadını kazanır.

Eğer dünyamız hâlâ büyük acılar ve büyük sıkıntılar yaşıyorsa, bu sözlerin yönetimde rehber edinilmemesindendir. Yönetme ve hükmetme makamındaki bir adam, her şeyden önce, hükmü (buna o kişiyi her türlü kötülükten koruma ve kollama mesuliyeti de dahildir) altındaki bir nesne (eşya) değil, bir özne, “yaratılmışların en şereflisi/en güzeli” olduğunu, derunî bir idrakle kavramalı. Düğüm bundan sonra kolay çözülür. Muhatabı insan olan insan; tek kelimeyle insanca davranmakla yükümlüdür.

Erdemli duruş, beraberinde itibarı, iltifatı değil, derin bir yalnızlığı, anlaşılmazlığı getirse de, hak bellediğin onurlu yolda sapmadan yürüyeceksin. Yalnızlık, ama kutsal yalnızlık olacak kaderin. Esrarını ve iç murakabesini kaybetmiş bir dünyanın Donkişot’u sayılsan da, dosdoğru yol üzere olmak erdemliliğin biricik nişânesidir.

Olmak ya da olmamak denilen hayatî mesele budur. Bunun için sufî kültürde kişiye, “Ol ya da öl!” denilmiştir. Erdemin, edebin, dürüstlüğün ve namusun, ‘ara rengi, ara statüsü’ olmaz. Kişi ya erdemlidir ya da erdemsiz. Ünlü İspanyol yazarı Servantes, şunu söyletir şövalye ruhlu Donkişot’a:

“Yalnızlık, mânâ dünyası fetihlerinin ortak kaderi. Başkaları senin için ne düşünürse düşünsün, aldırma. Tanrı ne düşünüyor, ona bak!”

Doğu’nun mistik düşünürü Konfüçyüs ise, “Soylu insan, hak ve adâleti her şeyin üstünde tutar!” demiş. Bizim kültürümüzde böyle bir devlete, “kerim devlet” denir; devlet reisine de kâmil insan. Vatandaşını sadece besleyip, doyuran değil; aynı zamanda koruyup, gözeten, can ve mal güvenliğini sağlayan fâziletli/müşfik kudret.

bu içeriğe henüz yorum yapılmamıştır.



  • siyaset ve politika

    burada ülke gündemini otrurup tartışabiliriz.

    13 takipçi

  • abone ol

  • moderatörler

    gamteli

  • önemli tek kural; buraya yazan herhangi birisi diğer yazan kişiye hiç bir türlü aşağılama ve hakarette bulunamaz.

    herhangi bir konuda atıfta yada suçta bulunmak için yazılı veya görsel kaynak gereklidir.

popi yükleniyor...

popi yükleniyor...

pupu yükleniyor...

pupu yükleniyor...

tepe yükleniyor...

tepe yükleniyor...