-1
nesimi nin minnet eylemem şiiri üzerine

Öncelikle Ahmet Aslan ın sesiyle mükemmel bir şekilde yorumladığı "minnet eylemem" şiirini dinleyin.

 https://www.youtube.com/watch?v=uqROdKnNfQk


Hâr içinde biten gonca güle minnet eylemem

Arabi Farisi bilmem, dile minnet eylemem

Sırat-i müstakim üzre gözetirim rahimi

iblisin talim ettiği yola minnet eylemem

Bir acaip derde düştüm herkes gider kârına

Bugün buldum bugün yerim, Hak kerimdir yarına

Zerrece tamahım yoktur şu dünyanın varına

Rızkımı veren Huda'dır kula minnet eylemem.

Oy nesimi, can Nesimi ol gani mihman iken

Yarın şefaatlarım ahmed-i muhtar iken

Cümlenin rızkını veren ol gani settar iken

Yeryüzünün halifesi hünkara minnet eylemem


Dikenlerle (Balçıkta) biten goncaya karşı eziklik duygusu taşımam. Arapçayı ve Farsçayı bilmem ve dile karşı da bir eziklik duygusu taşımam. En doğru yol (Hak yolu) olarak esirgeyenin yolunu gözetirim, şeytanın gezdiği (idman yaptığı)yere de ihtiyacım yok.

 

Herkes kazancının peşine giderken ben bir acayip derde düştüm, bugün bulduğumu bugün yerim, yarın yiyeceğimi Tanrı bağışlar. Bu dünyanın malına zerre kadar değer vermem; çünkü maddi manevi ihtiyacımı veren Tanrı’dır, bu nedenle O’nun kuluna karşı bir eziklik duygusu taşımam.

Oy Nesimi, dost Nesimi ki (şu dünyada) elindekinden fazlasını istemeyen bir misafirim; ahirette affolmam için yolum Hz. Muhammed iken ve tüm kulların maddi - manevi ihtiyacını veren, günahların üstünü örten Tanrı iken bu dünyanın hünkârına karşı da bir eziklik duygusu taşımam.

AÇIKLAMASI

(1. dörtlük: Nesimi, dikenleriyle açan bir goncaya bundan dolayı hayranlık duymamaktadır. O günün yaygın dilleri Arapça ve Farsça bilmediğini, dil bilmemenin de kendi seçimi olduğunu belirtmektedir. Bu dünyaya ait hiçbir şey Nesimi’yi ilgilendirmemektedir. Onun için asıl önemli olan insanı Allah yolundan çıkarmaya çalışan Şeytan’dan uzak durmak ve en doğru yol olan insanı kötülüklerden esirgeyen Tanrı yolunda olmaktır. O, tüm mutasavvıflar gibi Tanrı’ya kavuşma düşünce dışında hiçbir şeyle ilgilenmemektedir.)

(2. dörtlük: Tasavvuf düşüncesinin bu dörtlükte daha da ön plana çıktığı görülmektedir. Nesimi, bu dünya nimetlerine zerre kadar değer vermediğini, mal- mülk peşinde olmadığını, bulduğuyla yetindiğini belirtmektedir. Amacı Tanrı’ya ulaşmak olduğu için, insan-ı kâmil olma yolunda maddi ve manevi yönden bir doyum içersindedir ve bu doyum kendisinden daha iyi durumda olanlar karşısında bir eziklik duymamasını sağlamaktadır. Bu dünya malı bu dünyada kalacaktır, önemli olan Tanrı’ya kötülüklerinden arınmış olarak kavuşmaktır.)

(3. dörtlük: Kendisine dışarıdan bakan Nesimi, yine tasavvuf düşüncesini dile getirirken ülkeyi yönetenlere sultana karşı bir başkaldırı içindedir. Tasavvuf düşüncesine göre yerin ve göğün tek sahibi Tanrı’dır, bu nedenle kendisini bu dünyada elindekiyle yetinmesini bilen bir misafir olarak tanımlıyor. Ahirette günahkâr olmadığına aracılık edecek Hz Muhammed ve tüm günahları affetme, bağışlama gücüne sahip Tanrı karşısında Tanrı’nın yeryüzündeki temsilcisi sayılan sultan, Nesimi için hiçbir şey ifade etmemektedir.


  • 0
    umutcakmak 9 ay önce
    ahmet aslanın mükemmel yorumladığını düşünmüyorum. hatta güzelim şiirin içine etmiştir kanımca. grup ötüken yada selda bağcan dinle. çatallaşmış kafa sesiyle hiç bir zevk vermiyor, hatta dinlerken utanıyorum diyebilirim.
  • 0
    umutcakmak 9 ay önce
    ayrıca şiir o kadarda üstü kapalı, yoruma açık bir şiir değil. incelemenin maksadını anlamadım


  • din ve bilim

    1 takipçi

  • abone ol

  • moderatörler

    heisenberg12

popi yükleniyor...

popi yükleniyor...

pupu yükleniyor...

pupu yükleniyor...

tepe yükleniyor...

tepe yükleniyor...