4
leyla ile mecnun izlerken edebiyat aşkımızı körüklemiş olan replikler
oğuz atay'ın sözleriyle yavuz'un bir sahnesi

akat allah kahretsin, insan anlatmak istiyor albayım; böyle budalaca bir özleme kapılıyor. bir yandan da hiç konuşmak istemiyor. tıpkı oyunlardaki gibi çelişik duyguların altında eziliyor. fakat benim de sevmeye hakkım yok mu albayım?
– yok.
– peki albayım. ben de susarım o zaman. gecekondumda oturur, anlaşılmayı beklerim. fakat albayım, adresimi bilmeden beni nasıl bulup anlayacaklar? sorarım size: “nasıl, kim bilecek benim insanlardan kaçtığımı?” ben ölmek istiyorum sayın albayım, ölmek. bir yandan da göz ucuyla ölümümün nasıl karşılanacağını seyretmek istiyorum. tehlikeli oyunlar oynamak istiyor insan, bir yandan da kılına zarar gelsin istemiyor. küçük oyunlar istemiyorum albayım.
kelimeler… kelimeler albayım, bazı anlamlara gelmiyor.”

(kitabın ismi tehlikeli oyunlar)

mecnun'un ölüm adlı şiiri

“ölmek… ne ki ölmek zaten ya? ölmek…

ölmek uyumak sadece… düşün ki yalnız uykuda bitebilir acıları yüreğin, çektiği bütün kahırlar insanoğlunun.

uyumak… ama düş görebilir insan uykusunda, çok kötü. çok kötü.

çünkü o ölüm uykularında, sıyrıldığımız zaman yaşamak kaygısından, öyle düşler görebilir ki insan. bir düşünsene.. ama işte bu düşüncedir uzun yaşamayı cehennem eden. yoksa kim dayanabilir ki zamanın kamçısına, zorbanın kahrına, gururun çiğnenmesine, sevgisinin kepaze edilmesine, kanunların bu kadar yavaş yüzsüzlüğün bu kadar çabuk yürümesine? kim dayanabilir kötülere kulluk etmesine iyi insanın. bir bıçak saplayıp göğsüne kurtulmak varken, kim dayanabilir? kim ister ki bütün bunlara katlanmak? ağır bir hayatın altında inim inim inleyip ter dökmek. ölümden sonraki bir şeyden korkmasa; o kimsenin gidip de dönmediği, o bilinmez dünya ürkütmese bu kadar yüreğini, kim dayanabilir?

-ak sakallı dede'nin repliği

izlerken içlerimi ürperten yer 30lu bölümlerdeydi bu replik

“gidenler bizden hep bir parça götürürler
o parçanın yerinde de derin izler kalır
herkesin bir yara izi vardır
insanlardan gizlemeye çalıştığı, saklamak için çok uğraştığı bir yara izi
herkesin bir yara izi vardır
kimseye dokundurtmayacak kadar güzel olan
baktıkça nefes alabiliyor olmanın kıymetini anlamanı sağlayacak bir yara izi
bu izlerle yaşamaya alışırsın
bir sabah belki gün doğarken baktığında dışarı yaşamayı yeniden sevebilirsin
ve bir gün elbet birileri o yara izlerine dokunur
acın da biraz olsun hafiflemeye başlar…”

izlemek isteyenler için o sahnenin videosu
-youtube.com/.../watch

-yavuz'un sevgilisine şiir okuması

nereden gelirse gelsin; dağlardan, kuşlardan, denizden, insandan, hayvandan, ottan, böcekten, çiçekten. gelsin de nereden gelirse gelsin! bir hişt hişt sesi gelmedi mi fena. geldikten sonra yaşasın çiçekler, böcekler, insanoğulları…
hişt hişt
hişt hişt…”
  • 1
    canki 5 ay önce
    yavuz sağolsun klasikleri bana sevdirdi
    1
    akumaninbilluru 5 ay önce
    valla okuyunca içim yana yana seviyorum
  • 0
    furkan17 5 ay önce
    :)


  • felsefe

    Felsefik düşüncenizle ilgili yazılar paylaşacağınız yerdir.

    8 takipçi

  • abone ol

  • moderatörler

    quera

    akumaninbilluru
  • -özgürce bütün düşüncelerinizi paylaşacağınız yerdir.


popi yükleniyor...

popi yükleniyor...

pupu yükleniyor...

pupu yükleniyor...

tepe yükleniyor...

tepe yükleniyor...