0
tek kelimeyle-harika!(ölüm vadisine yolculuk)
tek kelimeyle-harika!(ölüm vadisine yolculuk)
2100-cü yıl.
küçük çocuk:dedeciğim,uykum gelmiyor.bana bir masal anlatırmısın?
dede:tabiikide güzel torunum benim.şimdi sana çocukken ninemin bana anlattığı bir hikayeyi anlatacağım.iyi dinle!
küçük çocuk:tamam dedeciğim.
dede:
yıllar önce bir köyde yaşayan yaşlı bir büyücü bir şeye çok kızarak bütün köye korkunç bir büyü yapar.ve köyde her şey tuhaflaşmaya başlar.gündüzlerde geceler gibi karanlık olmaya başlar.ağaçların yaprakları dökülür.bütün çiçekler solmaya başlar.bu büyüyü bozmanın tek yolu vardı:ölüm vadisindeki ağlayan çiçeğin göz yaşını alıp,büyücüye içirmek.
köyün maceradan-maceraya koşan gençleri-şehirden köye gelmiş cesur kız harika,onun en yakın arkadaşı seda ve tehlikeli anlarda onlara eşlik eden yakışıklı arda köyü kurtarmak için bir maceraya daha başlarlar.ölüm vadisine yolculuğa çıkarlar.fakat ölüm vadisi ismi gibi çok tehlikeli bir yerdir.oraya çoğu insanlar gitmek istemiştir.ama hepsinin kaderi aynı olmuştur.hepsinin cesetleri bulunmuştur.böceklerin didik-didik etdiği,korkunç cesetler...
küçük çocuk:peki onlar ölüm vadisine kadar gide bildilermi?
dede:dur anlatıyorum.kahramanlar sabah erkenden köyün en eski evinin-aziz hocanın evinin önünde buluşurlar.
küçük çocuk:neden o evin önünde buluşuyorlarki?başka yermi yoktu köyde?
dede:çünki,ölüm vadisine giden yolun doğru haritası aziz hocanın evindeydi.aziz hoca köydeki tek coğrafya hocasıydı.köydeki bir çok insanlar ölüm vadisinin haritasını çizerlerdi.ama tek doğru harita aziz hocanın haritasıydı.
küçük çocuk:peki neden onun haritasını kullanmıyorlardı?
dede:onunda ayrı bir hikayesi var evlat.bir gün köye yağmur yağıyordu.aziz hocada okuldan evine dönerken yağmura yakalanır.
yolda ilerlerken,yanındakı ağaçlardan birini yıldırım vurur.o gün aziz hoca korkudan aklını kaybeder ve deli olur.o yüzden hiç kimse ona inanmıyordu.onu yakından tanıyan,onun öğrencisi olmuş arda hariç...
100 yıl önce:
harika:arda bu haritanın doğru yolu gösterdiğine eminmisin?
arda:adım gibi eminim!aziz hoca eskiden köyün en akıllı hocasıydı.
seda:hava kararmaya başladı.hadi çabuk gidelim.
arda:tamam.kızlar tehlikeli bir yolculuğa hazırmısınız?
harika:evet.
seda:tabiikide evet.
arda:o zaman yeni bir maceraya başlıyoruz!
kahramanlar ölüm vadisine doğru yola çıkarlar.hava karardığı için,bu uzun yol daha da korkunç olur.bir tarafdan baykuşların sesi,bir tarafdan da ormandakı tilkilerin sesi kızları ürkütmüştü.ormanın derinliklerine doğru gittikçe korkunç sesler daha da artıyordu.onlar ormanda ilerlerken,iki tilki onlara saldırır.
arda:harika!!dikkat et!!
harika:aaaa!!!
tilkiler harikaya yaklaşırken,arda dedesinin eski tabancasıyla ateş eder.
seda:ohh!kurtulduk.
arda:harika iyimisin?
harika:iyiyim.
arda:iyiki dedemin evde sakladığı eski tabancayı almışım.9 el mermiden 5 el kaldı.
harika:hadi devam edelim.
kaldıkları yerden yola devam ederler.artık gece olduğu için,güvenli bir yer bulup orada uyurlar.sabah 7-de uyanırlar.güneş çıkmıştı.büyülü köyde günlerdir güneşi göremeyen gençler,güzel bir manzarayla karşılaşırlar.ormandaki yabani meyvelerden yiyerek karınlarını doydurduktan sonra,kaldıkları yerden yola devam ederler.küçük ama derin bir göle yaklaşırlar.gölü geçmek için bir kayığa ihtiyaçları vardı.etrafa bakarlar.arda göle balık tutmaya giden balıkçıyı görür.yanına yaklaşıp,onunla konuşurlar.balıkçı onları kayıkla gölün diğer tarafına geçirmeyi kabul eder...
balıkçı:çocuklar nereye gidiyorsunuz?
arda:ölüm vadisine.
balıkçı:ne?!delirdinizmi siz?
harika:niye öyle dedinizki?
balıkçı:ölüm vadisi çok tehlikeli bir yer.oraya giden insanlar bu zamana kadar geri dönmediler.siz iyi çocuklara benziyorsunuz.bende sizinle gelicem.sizi tek başına bırakmak istemiyorum.
arda:tamam.o zaman çabuk gidelim.hava kararmadan oraya yetişmemiz lazım.
balıkçıda çocuklarla birlikte ölüm vadisine gider.gölü geçip,yaklaşık 1kilometre gittikten sonra bir dağla karşılaşırlar.bu dağı geçtikten sonra ölüm vadisine gide bilirler.dağın yamacından bir tren yolu geçiyordu.çocuklar ve balıkçı dağın yamacına çıkıp,tren yolunda ilerlemeye başlarlar.karşıda karanlık bir tünel vardı.başka bir yol olmadığı için,tünele girerek yola devam ederler.birden tünele bir ışık ve uğultulu bir ses gelir.tren yolunun üzerinde ilerleyen seda arkasına dönüp baktığında,trenin üzerine doğru geldiğini görür...
seda:imdatt!!!
harika:seda...
balıkçı sedanın üzerine atlayarak,onu kenara çeker ve hayatını kurtarır.tünelin sonuna kadar gidip,dağın yamacından aşağı inerler.biraz gittikten sonra üzeri kara bulutlarla örtülü,çok tehlikeli ölüm vadisine vararlar.karşıda küçük bir köprü vardı.ama bu köprüden ölüm vadisine sadece bir kişi geçebilir.fazla insan geçtiği halde,hepsi ölücektir.o yüzden üç kahramandan en cesuru-arda köprüden geçer.ağlayan çiçeğe yaklaşıp,gözyaşlarından 2-3 damcı alır.damcıları alıp kalktığı an,yer titremeye başlar.yukarı baktığında,alevli taşların üzerine doğru geldiğini görür.hemen köprüye doğru koşar.köprünün yanında karşısına iki tane tuhaf yaratık çıkar.tabancasıyla yaratıklara ateş eder.yaratıkları öldürdükten sonra köprüyü geçer.
harika:aldınmı gözyaşlarını?
arda:aldım.
seda:oh be!aferin sana arda!
balıkçı:şimdi köyünüze geri döne bilirsiniz...
kahramanlar köye dönerler.arda gizlice büyücünün evine girip,onun kahvesine gözyaşlarını döker.büyücü kahveyi içince büyü bozulur.
2100-cü yıl.
dede:ve o günden sonra köyde her şey eskisi gibi olur.her kes mutlu olur.
küçük çocuk:bu güzel hikaye için sağol dedeciğim.

bu içeriğe henüz yorum yapılmamıştır.



popi yükleniyor...

popi yükleniyor...

pupu yükleniyor...

pupu yükleniyor...

tepe yükleniyor...

tepe yükleniyor...