3
acemi ocağı
osmanlı askeri tarihinde, önemli yeri bulunan ve kapıkulu piyadesinin mühim bir bölümünü teskil eden yeniçerilere mense' olan "acemi ocağı", sultan birinci murad zamaninda kadiasker çandarlı kara halil ile karaman'li kara rüstem'in tavsiyeleri sonucu ortaya çikmisti. hoca saadeddin efendi'nin bildirdigine göre bu uygulama, sultan birinci murad'in devr-i saltanatinda 763 (1361-62) tarihindeki zagra'nin fethi ile baslamistir. devlet adina ve "pencik" kanununa göre alinan esirler", yeniçeri ocağına asker yetistirmek için gelibolu'da kurulmus bulunan acemi ocağına gönderiliyor ve yevmiye bir akça ücretle gelibolu ile çardak arasinda isleyen at gemilerinde hizmet görüyorlardi. bir müddet sonra bunlar, yeniçeri ocağına aliniyorlardi. fakat bu esirler, firsat buldukça kaçip memleketlerine gittikleri için bu sistem degistirildi. savaşlarda esir edilen küçük yastaki hiristiyan çocuklari, evvela anadolu'daki türk köylülerinin yanina verilerek (türk'e vermek) az bir ücretle hizmet ettirilmeye baslandi.

gerçi bu ocağın, rumeli fatihi süleyman paşa zamaninda, bizzat kendisi tarafindan savasta esir alinan hiristiyan çocuklari ile basladigi belirtilmekte ise de ocağın gerçek manada müesseselesmesi, yukarida belirtilen sekilde olmustur.

sözlük manasiyle beste bir demek olan "pencik" harplerde ele geçirilen esirlerden, askerlikte kullanilmak üzere beste birinin alinmasi demektir.

islam hukukunun ganimetlerle ilgili vaz' etmis oldugu prensiplerinden dogmus olan "pencik", osmanlı devleti'nin ilk kurulus yillarinda uygulanmiyordu. harpler sonunda ele geçen diğer ganimetler gibi esirler de gazilere taksim ediliyordu. gaziler, hisselerine düsen esirleri, islam hukuku geregince istedikleri sekilde istihdam edebiliyor, istihdam yeri olmayan da onlari satabiliyordu.

osmanlılarda acemi oğlani iki sekilde alinirdi. bunlardan biri savaslarda elde edilen erkek esirlerin beste birinden (pencik), diğeri de osmanlı vatandasi olan hiristiyan çocuklardandi. savaşlarda elde edilen esirlerin asker olarak alinmasiyle ilgili "pencik kanunu" tertib edilmisti. buna göre alinan esir oğlanlara "pencik oglani" adi verilmisti. elde edilen bu esirler, "pencikçi" denilen memur tarafindan tesbit edilir, bunlardan on ila on yedi yaslari arasinda olan erkek esirlerden vücutça kusursuz ve saglam olanlar devletçe üçyüz akça karsiligi satin alinirdi. böylece acemi ocağına ilk efrad, pencik kanunu ile toplanmistir. bu sistemin gelismesinde büyük ölçüde rolü bulunan kara rüstem de gelibolu'da pencik vergisini (resm-i pencik) toplamakla görevlendirilmisti.

pencik oğlanlarinin, anadolu'daki türk çiftçilerinin yanina verilmesi, aradaki deniz sebebiyle kaçmalarina engel olmak içindi. bununla beraber, zaman zaman bazi esir çocuklarin avrupa'ya kaçtigi görülüyordu. esirlerin, türk çiftçilerinin yanina verilmesi ile ilgili kanun hakkinda kaynaklarda farkli tarih ve zamanlar verilmektedir. bu cümleden olarak sirpsindigi savasi, edirne'nin fethi ve bilecik tarafina yapilan ilk akinlarda olduguna dair rivayetler bulunmaktadir.

cüz'i bir ücretle türk çiftçisinin yanina verilen acemi oğlanlarina çok az bir ücretin verilmesi, onlarin "ben padişah kuluyum" deyip çiftlik sahibine kafa tutmamasi içindi.

acemi oğlanlar, ziraat islerinde çalistirildiklari gibi kisa zamanda türkçe ile birlikte islam-türk örf ve adetlerini de ögreniyorlardi. böylece yeni hayata intibak ettikten sonra bir akça gündelikle "acemi ocagi"na kayit ettiriliyorlardi. burada bir müddet hizmet gördükten sonra yevmiye iki akça karsiligi "yeniçeri ocagi"na gönderiliyorlardi. yildirim bayezid döneminin sonlarina kadar belirtilen sekilde devam eden bu usul, ankara savaşi'ndan (1402) sonra fetihlerin durmasi ve iç karisikliklarin bas göstermesi yüzünden büyük ölçüde tatbik edilemez olmustu. kapıkulu ocaklarindaki kadro eksikligini gidermek için baska bir çareye bas vurmak gerekiyordu. bu sebeple rumeli'ndeki hiristiyan tebeadan muayyen bir kanunla ve "devsirme" ismiyle münasib sayida hiristiyan çocugu alinmasina karar verildi.

daha önce de temas edildigi gibi ankara savaşi'ndan sonra osmanlı fetihleri durmus, bazi yerler bizans ve sirplara terk edilmislerdi. gerek çelebi mehmed zamaninda, gerekse oglu sultan ikinci murad'in ilk devirlerinde rumeli'de fütuhat yapilamadigi için esirlerden istifade edilememisti. bunun üzerine osmanlılardan önceki türk ve islam devletlerinde uygulanmamis olan yeni bir usul ile devletin, hiristiyan tebeasi olan ve yaslan uygun çocuklarindan sadece bir tanesinin osmanlı ordusuna alinmasi kararlastirildi. böylece hiristiyan vatandaslarin çocuklarindan asker devsirmek için bir "devsirme kanunu" yürürlüge konuldu. bu yeni kanunla, bastan basa gayr-i müslim olan rumeli halki, tedrici surette müslümanlastirilacakti. müslümanlastirilan bu insanlarla da osmanlı ordusu kuvvetlenecekti. böylece devlet, bu sayede müslüman nüfusunu koruma gibi bir hedefe de ulasmis oluyordu. gerek müslüman nüfusu çogaltma, gerekse harplerde kendisinden istifade etme bakimindan iki yönden faydali olan bu devsirme kanunu , pencik kanunu ile asker almanin yerine geçmisti. zaten pencik kanunu da eski önemini kaybetmeye baslamisti.

devsirme kanunu geregi ihtiyaca göre üçbes senede ve bazan daha da uzun bir sürede hiristiyanlardan sekiz ila on sekiz ve bazan yirmi yas arasindaki sihhatli ve kuvvetli çocuklardan acemi oglani alinmaya basladi. bununla beraber 14-18 yas arasindakiler tercih ediliyordu. önceleri rumeli'de arnavutluk, yunanistan, adalar ve bulgaristan'dan, daha sonra ise sirbistan, bosna-hersek ve macaristan'dan çocuk toplandi. bu durum, xv. muhtelif hizmetlerde bulunan acemilerin, yeniçeri ocagina kayit ve kabullerine "çikma" veya "kapiya çikma (bedergah) denirdi.

devsirme usulü, kendi dönem ve zamanina göre iyi bir sonuç vermisti. bu sonuç hem osmanlılar, hem de çocugu devsirilen aileler için faydali olmustu. osmanlılar açisindan faydali olmustu, zira o dönemin bitip tükenmek bilmeyen harpleri, devamli surette insanlari yutan birer makine haline gelmislerdi. ıste bu makinalarin zararlarini en aza indirebilmek ve kendi müslüman türk nüfusunu koruyabilmek için devlet, gayri müslim vatandaslarindan istifadeyi düsünmüstü. böylece hem islam türk mefkuresinin daha genis sahalarda yayilmasini saglamak, hem de kendi asil nüfusuna dokunmamak suretiyle azinliga düsmeyecekti. devsirme sistemi, çocugu devsirilenler bakimindan da faydali bir seydi, çünkü onlar da çocuklarinin içinde bulunduklari mali sikintidan kurtulacagini biliyorlardi. muhtemelen çocuklari devlet kademelerinde vazife alir ve yüksek bir mevkiye gelebilirdi. bunun da kendileri için faydali olacagi bir gerçekti. bu sebepledir ki kaynaklar, pek çok hiristiyan ailenin, çocugunu devsirmeye verebilmek için adeta birbirleri ile yaristiklarini kayd ederler. hatta sadece hiristiyan çocuklarinin devsirilmesi kanun iken feth edildikten sonra halki müslüman olan bosna'dan da devsirilmek suretiyle acemi oğlani alinirdi. zira bunu bizzat kendileri arzuluyordu.

bilindigi üzere her saha ve konuda oldugu gibi devsirme sisteminde de arzu edilmeyen bazi suistimallerin oldugu söylenebilir. buna karsilik devlet, gönderdigi memurlarinin kanunsuz hareketlerini önlemeye gayret ediyordu. 9. cemaziyelahir 973 (10 ocak 1566) tarihinde semendire beyi ile ıvraca kadisina yazilan bir hükümde acemi oğlani devsirmeye giden bir memurun hane (ev) basina onar akça nal parasi vesair kanunsuz paralar alip 5-10 yasindaki çocuklari önce alip sonra bin ve daha ziyade akçaya tekrar babalarina sattigi bildirilmekle yayabasilarindan ferhad gönderilip hakkiyla teftis olunmasi ve memurun esyasi arasinda bulunan para, kumas vesair mühürlenip defterle merkeze gönderilmesi emr edilmistir. böylece devlet, bu ve benzeri haksizliklarin önüne geçmeyi, adaletsizligi ortadan kaldirmayi istiyordu.

bu içeriğe henüz yorum yapılmamıştır.



  • osmanlıyız biz

    Osmanlıyız Biz Anlı da Şanlıda Osmanlıyız Biz...

    7 takipçi

  • abone ol

  • moderatörler

    666siyonist666

  • bizans torunlarının girmesi yasaktır.
    dini ve milli değerlere küfretmek yasaktır.


popi yükleniyor...

popi yükleniyor...

pupu yükleniyor...

pupu yükleniyor...

tepe yükleniyor...

tepe yükleniyor...