• -1
    ademak 4 ay önce
    siksen olamaz o sebeple gerek yok kasmaya
  • 3
    sbb3 4 ay önce
    halkin bilinclenmesi lazim. sadece bu olsun devami gelir

    ama halk bilinclenmezse de hicbir sey olmaz. her sey halka bagli
    sbb3 tarafından 4 ay önce düzenlenmiştir.
    -1
    enity 4 ay önce
    halkın farkındalık kazanması diyorsunuz da, bu farkındalığın tanımını pek yapmıyorsunuz. eğer tanım yaparsanız daha geniş değerlendirmeler yapabiliriz.
    -3
    sbb3 4 ay önce
    niye entel entel konusuyon lan

    halkin bilinclenmesi derken dunyadaki onemli olaylari takip etme, turkiyeyi diger ulkelere gore ekonomi askeri guc refah vs. alanda karsilastirma, dusunme ve yorumlama falan
    -1
    enity 4 ay önce
    yazma stilim böyle, konuşmada farklı olduğumu söyleyebilirim.

    diğer yandan iddiaya varım ki dünyada olan olayları türkler kadar takip eden başka pek toplum yoktur. biz olan olayları takip ediyoruz etmesine, ancak bizim kimlik oluşturucularımızı olumlayan bilgileri doğru kabul edip bilincimize yerleştiriyor; olumlamayanları da incelemeye değer görmüyoruz -aslında pek çok kişi bu durumda incelemek yerine hakaret yazıyor-. bu konuda farkında olmamız gereken fenomen, öteki olarak nitelendirdiğimiz insanların argümanların mutlak yanlış olmayabileceği. yani bir noktada kendi kimlik oluşturucularımıza nietzsche'ci bir yeniden değerlendirme uygulamalıyız ki bunu başarabilelim.

    türkiye'yi karşılaştırmaktan bahsetmişsiniz, bu noktada söyleyeceğim çok sözüm yok, ancak bir durumdan bahsetmek isterim ki bir yabancı hocamı sürekli meşgul eden bir konu, jingoizm. jingoizm gereksiz milli gurur anlamına geliyor ki hem bu konudan bahseden hocalarıma göre hem de kendi değerlendirmelerime göre türkler oldukça jingoist. kanıtını sürekli vatana ve vatanseverlere methiyeler düzen, türk olmayı yücelten insanlarda görebilirsiniz bu önermenin. yine kimlik oluşturucuların yeniden değerlendirilmesi şart oluyor yani farkındalık kazanabilmek için.

    üçüncü olarak düşünme ve yorumlamadan bahsetmişsiniz, türk kültürü bunun tarafsızca yapılan şekline pek alışık değildir, aslında neredeyse hiçbir kültür alışık değildir. pek çok yerde görebilirsiniz ki filozof olarak nitelendirilen insanlar dahi pek çok kez kendi kimlik oluşturucularını belirleyip onu savunmanın ötesinde iş yapmamışlardır. bu da jakobenleşmeye, kutuplaşmaya ve sosyal entropinin gelişmesine neden oluyor. yani mesele yine salt düşünmek ve yorumlamaktan ziyade kendi kimlik oluşturucularını yeniden değerlendirmeye dönüyor. belki farkındalık edinmenin en etkili yolu budur :)

    bu arada seni eksileyen neden bunu yapmış anlamadım.

    not: bu bir ironi değildir
    enity tarafından 4 ay önce düzenlenmiştir.
    0
    sbb3 4 ay önce
    ıyi mantikli geldi dediklerin. ama birincisi pek dogru degil bence. adamin dunya umrunda degil. bunu bircok akp secmeninde de gorebiliyoruz. ha turkiyedeki cogu insan dunyayi falan takip ediyor ama takip etmeyen de cok fazla adam var

    bu bilincsizligin temel kaynagi siyasi liderlerin halkin beynini yikamasi ve dogru duzgun arastirma yapmasini engellemesi. eger insanlar azicik arastirsalar birsuru seyin farkina varirlar
    0
    enity 4 ay önce
    bu noktada söylediğim şuydu, biz araştırma yapmasına yapıyoruz, ancak işimize gelen, partimizi destekleyen ya da başka çıkarlarımıza uygun bilgileri alıyor; ötekileri incelemiyoruz. en azından benim çevremdeki hemen herkes böyle yapıyor -sosyal medyayı da dahil ederek söylüyorum-. edinilen araştırma yöntemi yalnızca kimlik oluşturucuların bilinçteki yerini sabitlemeye yönelik bir yöntem yani. bu durumda yapılması gereken de kimlik oluşturucuların yeniden değerlendirmeye tutulması.

    araştırma yapılmasını engelleyen iki temel unsur var, birincisi teknolojik ekipmanların araştırmaya niyetli kişide bulunmaması; ikincisi de teknolojik ekipmanların kullanımının bilinmemesi. bu iki engelleyici unsur aşıldığında kapsamlı ve tarafsız araştırma yapmayı engelleyen unsur olarak az önce bahsettiğim bilişsel tutarsızlığı engelleme çabaları (kimlik oluşturucularını olumsuzlayan herhangi bir fenomenden korunma çabası) kalıyor. yani iş yine öznenin kendinde bitiyor.

    burada politik figürlerin etkisi şu; bizim insanlarımız, onları kendi kimlik oluşturucularını olumlamaları için bir araç gibi kullanıyor. ancak bazı durumlarda da politik figürlerin bilgileri kimlik oluşturuculara evriliyor. bu da bilinçteki yerinin sabitlenmesinin engellenmesi gereken ve bunun için ayırca bir efor sarf etmeyi gerektiren yeni bir durum oluştuğu anlamına geliyor.

    bu tip durumların oluşmaması için çocuklar yetiştirilirken onlara herhangi bir görüşün takipçisi olmanın, kendini tanımlayacak herhangi bir olgu sahibi olmanın onları hep doğru yola götürmeyeceğinin aşılanması gerektiği kanaatindeyim. çünkü başta bir kere kimlik oluşturucuları sabitlenmişken onları yerinden etmek için travmalar oluşturmak gerekiyor. o da hiç kolay değil.

    ne demek istediğimi anlamışsınızdır.

    bir de bu tartışmayı faydalı buldum ve hoşuma gitti. ancak herhalde ortada birkaç troll var ve açıkça görüş belirtmekten ziyade eksilemeyi tercih ediyorlar. bu onların seçimi tabii, buna sözüm yok, ancak onlar da tartışmaya katılsalar başka başka görüşleri öğrenme imkanımız olur, öyle değil mi?
    1
    sbb3 3 ay önce
    biraz daha basit bir sekilde yaz. resmi bir sekilde degil de halkin agziyla yani

    dediklerinde cok fazla haklilik payin var. evet maalesef halk boyle. adam sadece atv haber ya da sadece trt haber izleyerek turkiyeyi dunyanin en iyi ulkesi zannediyor. birazcik ta beyin lazim. “la amerika rusya falan varken biz noluyoz amk” diye dusunebilecek bir beyin lazim. maalesef cogu insanda o da yok

    cocuklari tarafsiz yetistirmek lazim. ıleride kendi ideolojilerini kendileri secsinler dogru

    o troller belli zaten. aktroller. tartismak icin henuz yeterli olgunluga erisemeyip sadece eksilerler. tartisacak kadar bilgileri ve dusunmek icin beyinleri yok cunku. buradan onlara soyluyorum. azicik su yazilari okuyun da dusunun. ya da katilmiyorsaniz cevap falan verin. yoksa gercekten de beyinsiz oldugunuzu dusunmeye baslayacagim
    0
    enity 3 ay önce
    büyük kısmına katılıyorum.

    öte yandan bu yazma stilini tercih etmemin bir nedeni var. kendimi bu şekilde yazmaya alıştırıyorum çünkü bu üslupla metin yazmak muhtemelen gelecekte işim olacak. yapım iki farklı üslubu aynı anda kullanmama izin vermiyor.

  • -1
    nesquik 4 ay önce
    halka bakması değil tüm mesele dostlar lozan lozan diye bir türkü var 2023 diye türkü var 2023 ü beklmememiz şart değil ayrıca şuanda sistemi eleştirenleri atıyolar içeri
    0
    oschemat 4 ay önce
    2023 te birşey olacağını sanmam
    halkın bilinçlenmesi tüm mesele olmasa bile en önemlisi o
  • -2
    nesquik 4 ay önce
    yani isterse einstein bu ülkeye gelsin en ufak ters tepkisinde onu bile atarlardı içeri eminim
  • -1
    pcghost 4 ay önce
    emperyalist ve acımasız olmalı
  • -1
    enity 4 ay önce
    türkiye'nin amacı bir almanya ya da bir kore olmak olmamalı. çünkü onların şu anki ekonomik ve kültürel konumlarını etkileyen en önemli unsur tarihte yaşadıkları olaylar. almanlar şimdiye kadar pek çok devlet kurdular, devlet yıktılar. şu anki almanya'nın bulunduğu topraklarda yaklaşık 500 yıl içinde kutsal roma imparatorluğu, alman imparatorluğu, weimar cumhuriyeti, nazi almanyası ve nihayetinde federal almanya gibi devletler yıkılıp kuruldu. ıstırap dolu pek çok tecrübeler atlattılar, ancak bizim pek böyle tecrübelerimiz olmadı.

    dahası tarikatlar gibi yapılanmaların anadolu insanını topluma değil bireyin kendisine yöneltmesi, bizim bu tip tecrübeler yaşamamamızda oldukça etkili bir unsur. ali izzetbegoviç açıkça islam toplumlarını içe yönelten sufizmin 13. yüzyıl sonrasında müslümanların felsefe yapmasını; bilim, sanat ve politikayla ilgilenmesini engellediğini öne sürer. ispatı da harezmi, ali kuşçu ya da ibni sina gibi şahsiyetler yetiştiren coğrafyadan bahsedilen yüzyıl sonrasında kayda değer pek insanın çıkmamasıdır kanaatimce.diğer yandan avrupalılar reform sonrası dönemde dini yaşamlarından bir farkındalık kazanarak koptular, özellikle aydınlanma felsefecileri bu konuda çok etkiliydi, hatta tolstoy'un anlatımına göre aydınlanmacılık kökenli ilerlemecilik felsefesi bir dine dönüşmüştü. (tabi bu söylediklerimden önce avrupalıların neden dinden soğuduğundan bahsetmem gerekirdi, ancak bu herkesin bildiği hikayeyi atlayarak devam ediyorum.) nihayetinde özellikle hristiyanlığa göre sevap kazanmayı değil, fakat çıkar elde etmeyi öncelediler, ve düşe kalka bu günkü ekonomik ve kültürel birikimlerini edindiler. (kore yok burada farkındayım :))

    öte yandan türkiye'nin 1600 sonrasında avrupada yaşananlardan olumlu kültürel kazanımlar edinmesi çok gecikti ve tepeden inmeci bir yaklaşımla topluma dayatıldı. 1850 sonrasındaki 'batılılaşma' hareketi malesef yalnızca kopyacılıktan ibaretti. bu önermeyi o dönemlerde pek çok şair olmasına rağmen neredeyse hiç filozof ve bilim insanı olmamasıyla destekleyebilirim. keşke insanlar kendi felsefelerini üretmeye yöneltilselerdi, bu dönemin barındırdığı düşüncesizce coşkuların hala toplumumuzu etkilediği kanaatindeyim.

    çözüm önerim ise toplumu oluşturan fertlerin kendi kimlik oluşturucularına sıkı bir yeniden değerlendirme yapması. bunu kuru bir 'herkes yobaz' anlayışıyla söylemiyorum. kendine aydın yakıştırması yapıp toplumun öteki yapıtaşlarını kötü ötekiye çeviren insanlar da, küçük kasabalarda yaşayan memurlar da aynı değerlendirmeyi ötekinin kimlik oluşturucularının bilgilerini de kendi mantık mekanizmalarına önyorumsuzca dahil edip üstüne bir de derrida'nın saf düşünceye odaklanma metodunu kullanarak yapmalılar.

    bunu başarabilirsek eğer, özenilecek yeni bir toplum ekolü oluşturabiliriz
  • -1
    secko 4 ay önce
    şuan halk 1920 yılındakinden daha cahil ve bunun nedeni eğitim yada eğitimsizlik değil.

    bir takım güçlerin kitle iletişim araçları ellerindeki maddi kaynak ve manevi duyguları çok iyi kullanıyor olmasıdır.
  • -1
    gregoris 4 ay önce
    'umursamazcılık' politikası izleyip bu coğrafyadan kendini soyutlamalı. içerde halka kaliteli ve bilimsel eğitim tavizsiz bir şekilde edirne'den, kars'a; trabzon'dan antalya'ya yurdun en ücra köşelerine dahil tavizsiz uygulanmalı. tüm tarikatlar kaldırılıp, laiklik ilkesine sıkı sıkıya bağlanmalı. yüksek teknoloji üretimine girişimcileri çekmek adına devlet çeşitli teşvik politikaları izlemeli. çocuklara küçük yaşta oyunla da olsa kodlama eğitimi verilmeli, her türk genci nasıl okuma yazma biliyorsa kodlamayı da bilmeli.
  • -1
    cyranodebergerac 4 ay önce
    eğitim ulan eğitim
  • 0
    pocari 3 ay önce
    neredeyse bütün yorumları eksilemiş biri aq.


  • puivesor

    Puiv üyelerine sorular sorulan bölüm.

    219 takipçi

  • abone ol

  • moderatörler

    mortal

    garavel
    hellomyfriend
    • soracağınız soruyu başlığa tam olarak yazın
    • soruyu yarım bırakıp içerikten devam etmeyin
    • soru cümlesi olmayan başlıklar açmayın
    • belli bir konudaki soruyu ilgili bölüme sorun (örnek: tarih)


popi yükleniyor...

popi yükleniyor...

pupu yükleniyor...

pupu yükleniyor...

tepe yükleniyor...

tepe yükleniyor...